Anahtar kelimeler: İddiadavacı Aşkın Süredir Gruplarında Sınıflarda Sınai Fikrî Markası Tescilli Ürün

T.C.

İSTANBUL
1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Marka İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İptali isteminden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İDDİA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... sayılı ... markası ile ... sayılı ... markaları üzerinde beş yılı aşkın süredir tescil hakkı sahibi olduğunu, ... sayılı ... markası ... sınıflarda aşağıda belirtilen ürün ve hizmet gruplarında davalı adına tescilli olduğunu, ... sayılı ... markası ... sınıflarda aşağıda belirtilen ürün ve hizmet gruplarında davalı adına tescilli olduğunu, iki markanın da beş yılı aşkın süredir davalı adına tescilli olduğunu, ... sayılı ... markası 03.07.2014 tarihinde ve ... sayılı ... markası 07.07.2015 tarihinde davalı adına tescil edildiğini, Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 9. maddesinde “Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir.” hükmü yer aldığını, davalının yukarıda belirtilen markaları Türkiye’de en az beş yıldır ciddi bir biçimde kullanmadığı gibi markaları kullanmaması için davalının haklı bir sebebi de bulunmadığını belirterek davalının ... sayılı ... markası ile ... sayılı ... markasını tescil süresi içerisindeki beş yıl boyunca, kapsadığı ürün ve hizmetler bakımından ciddi biçimde kullanmadığının ve kullanmamak için haklı bir sebebinin de bulunmadığının tespiti ile markanın iptaline ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının üçüncü kişilerin sınai haklarına oldukça saygılı olduğunu, markaların tescilli surette korumakta ve kullanmakta olduğunu, davalının güven ilişkisine oldukça önem verdiğini, davalının uzun yıllardan beri yürüttüğü ticari faaliyetinde her zaman müşteri memnuniyetini ön planda tuttuğunu, alanında koyduğu emek ve hizmetleri ile her geçen gün daha da ileri bir noktaya ulaşmaya devam ettiğini, davalının sektörün öncü firmalarından biri olduğunu, kanunlardan kaynaklanan tüm sorumluluk ve özen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacı yanın mezkur davayı ikame etmekte hukuki menfaati olmadığını, davalı yanın markasının iptalinin karşı yana menfaat sağlayacak bir sonucu doğurmasının mümkün olmadığını, davanın kötü niyetli olarak ikame edildiğini, davacı yanın iddialarının nazarı itibara alınmamasını, davanın öncelikle usulden, aksi kanaatte esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Bilirkişiler █████/2024 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; Davalıya ait ... ve ... web sitesinde dava konusu “...” marka adı ve logosunun kullanılmadığı, Davalının delil dilekçesinde belirttiği ve “...” adlı Instagram hesabının “...” tarihinde açıldığı ve ilk paylaşımın da “... “tarihinde ...” marka adı ve logosu ile yapıldığı, Davalının yine delil dilekçesinde sunduğu ... web sitesinin şu anda yayında olmadığı, bu web sitesinin son 5 yıla ait Web Arşiv kayıtları incelendiğinde “Site Tasarım Aşamasında” bilgilendirmesinin yer aldığı tespit edildiği, Davalının, dava konusu ... markası ile 2018, 2019, 2020, 2021 yıllarında satış yapmadığı, 2022 yılında dava konusu marka satışlarında 9 adet belge karşılığında 7.876 metre 336.839,52 TL ürün satışı yaptığı, 2022 yılı toplam satışların içindeki payının % 4,14 olduğu, davalıya ait ... numaralı ve ... “...” markalarının ciddi kullanımının söz konusu olmadığı, Her ne kadar davalı yan; markalarının asli unsurlarının ... ibaresi olduğunu iddia etse de markaların bir bütün olarak parçalara ayrılmadan değerlendirilmesi gerektiğinden dolayı davalının markalarının asli unsurlarının bir bütün halinde “...” ve “...” ibarelerinden oluştuğu, bu yönüyle ilgili markaların seri marka olarak kabul edilemeyeceği, Davacı yan adına tescilli ... markası ile davalı yan adına tescilli ... markalarının genel izlenimleri bakımından; okunuşları ile yazılışlarının benzer olması, her iki markanın siyah renk büyük harften oluşmaları ve ayrıca ... harflerini müşterek şekilde içererek görsel benzerlik oluşturmaları nedeniyle ortalama tüketici nezdinde karışıklık yaratacak şekilde benzer olduğu görüşünü bildirmişlerdir.
Bilirkişiler █████/2024 tarihli ek bilirkişi raporlarında özetle; Davacı yan adına tescilli ... markası ile davalı yan adına tescilli ... markalarının genel izlenimleri bakımından; okunuşları ile yazılışlarının benzer olması, her iki markanın siyah renk büyük harften oluşmaları ve ayrıca... harflerini müşterek şekilde içererek görsel benzerlik oluşturmaları nedeniyle ortalama tüketici nezdinde karışıklık yaratacak şekilde benzer olduğu, Her ne kadar davalı yan; markalarının asli unsurlarının ... ibaresi olduğunu iddia etse de markaların bir bütün olarak parçalara ayrılmadan değerlendirilmesi gerektiğinden dolayı davalının markalarının asli unsurlarının bir bütün halinde “...” ve “...” ibarelerinden oluştuğu, bu yönüyle ilgili markaların seri marka olarak kabul edilemeyeceği, davalının, dava konusu ... markası ile 2018, 2019, 2020, 2021 yıllarında satış yapmadığı, 2022 yılında dava konusu marka satışlarını dava tarihi olan 15.11.2022 tarihinden sonra 9 adet belge karşılığında 7.876 metre 336.839,52 TL ürün satışı yaptığı, 2022 yılında toplam satışlarının 8.136.857,65 TL olduğu 2022 yılı toplam satışların içindeki payının % 4,14 olduğu, markalarının ciddi kullanımının söz konusu olmadığı görüşünü bildirmişlerdir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:
Dava konusu uyuşmalık; Davalı adına tescilli ... sayılı ... markasının tescil kapsamında bulunan ... sınıflardaki ürün ve hizmetler bakımından, ... sayılı ... markasının tescil kapsamında bulunan 25. ve 35. sınıflardaki ürün ve hizmetler bakımından ciddi biçimde kullanmadığının ve markaları kullanmamak için haklı bir sebebinin de bulunmadığının tespiti ile anılan markaların iptaline ve sicilden terkinini, İptal kararının ... sayılı ... markası için 03.07.2019 ve ... sayılı ... markası için 07.07.2020 tarihinden itibaren etkili olmasına ilişkindir.
Davacı vekili █████/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile mevcut talebine konu iptal kararlarının ... sayılı ... markası için 03.07.2019 ve ... sayılı ... markası için 07.07.2020 tarihinden itibaren etkili olmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili her ne kadar davanın açılmasında hukuki yararın bulunmadığını beyan etmiş ise de, iş bu davanın, davacının markasına benzerlik taşıdığı iddia edilen davalının marka başvuru tesciline ilişkin verilen karara ilişkin açıldığı, davalı vekili her ne kadar cevap dilekçesi ile davalının tescil başvurusu yaptığı ... ibareli markanın başvuru tarihinin 22.10.2022 olduğunu, iş bu dava neticesinde verilecek kararın dava tarihinden sonrası için geçerli olacak olması sebebi ile davacı yanın faaliyetine etki etmeyeceğini beyan etmiş ise de, davacı vekilinin █████/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile iptal kararlarının ... sayılı ... markası için 03.07.2019 ve ... sayılı ... markası için 07.07.2020 tarihinden
itibaren etkili olmasına karar verilmesini talep ettiği, etki edecek tarihin ise davalı yanın iddia ettiği başvuru tarihinden önce olacak olması sebebiyle hukuki yararın var olduğu, davanın açılmasında hukuki yararın var olması sebebi ile hukuki yararın mevcut olduğu davada davacının kötüniyetinden bahsedilemeyeceği gibi davacının iş bu davayı açmasında kötüniyetli olduğunu gösterir bir delilin de sunulu olmadığı anlaşılmakla davalı yanın bu yöndeki itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Davalı ... markalarında mart ibaresini esas unsur olarak kullandığını ve mart ibaresini içeren onlarca seri markanın sahibi olduğunu; ..., marteks, derimar gibi mart esas unsurlu markalarını seri surette kullandığını, bu kullanımların mart esas unsuruyla birlikte gerçekleştiği için bunların ciddi kullanım anlamına geldiğini iddia etmekte olup, Yapılan incelemede ..., ... ve ... ibarelerinin farklı olduğu, Markaların bazılarında ... harflerinin ortak olarak kullanıldığı görülmekte ise de burada ...’ın esas unsur değil de yanındaki diğer harflerle birleştirilerek bir kelime markası yaratıldığı, dolayısıyla ...’ın bunlardan ayrıştırılmayacağının görüldüğü ... bu markalarda diğer harflerle eşit etkiye sahip olup herhangi bir vurguyu da üstlenmediği , markalardaki sadece birkaç harfi temsil eden ...’ın tek başına ticari kaynak gösterme gücünün bulunmadığı , markalardaki esas unsurlarının bütünüyle ..., ... veya ... olduğu davalının ticaret unvanının ... unsurunu içermesi de bu sonucu değiştirmeyeceği zira burada da ticaret unvanı ... değil ... olduğu, davalının tüm markalarının bir seri marka grubu olduğu yönündeki iddia yerinde olmadığı gibi yerinde olduğu varsayımında dahi bunun ... esas unsuruyla yapılmadığı, ... kimi markaların başında kimi markaların sonunda olduğu seri markalarda olması gereken istikrarın mevcut olmadığı, Marka İnceleme Kılavuzu’na göre de seri markaların oluşabilmesi için gereken koşulların oluşmadığı, somut olayda davalıya ait markalarda ... esas unsurunun markalardaki konumu ile ilgili bir süreklilik ve sabitlik bulunmamakta olup ... unsurunun markalardaki ayırt edici unsur olmadığı nitekim markalardan ... unsurunu çekip ayırmak da mümkün olmayıp ... harfleri diğer harflerle birlikte kullanılarak bütünsel izlenimi ...’ın bıraktığı bütünsel izlenimden oldukça farklı olan markalar yaratıldığı, nitekim dosya kapsamına sunulu bilirkişi raporlarında da seri marka olarak kabul edilmeyeceği yönünde usul ve yasaya uygun tespitlerin yapıldığı anlaşılmakla bu doğrultuda ... unsurunu içeren markaların kullanımının ...’ın da kullanıldığı anlamına geleceği yönündeki davalı görüşünün isabetli olmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir.
Dosya kapsamı itibari ile kullanım durumunun tespiti amacı ile bilirkişi raporları alınmış, █████/2024 tarihli bilirkişi raporunun yanında davalı yanın itirazları üzerine sektör bilirkişisinin de katılımı ile █████/2024 tarihli raporların alındığı, her iki raporun da yerinde tespit ve değerlendirmeler içerdiği, uyumlu olduğu, hüküm için esas alınabilir mahiyette olduğu mahkememizce değerlendirilmiştir.
Yapılan incelemede; Davacı yan adına tescilli ... markası ile davalı yan adına tescilli ... markalarının genel izlenimleri bakımından; okunuşları ile yazılışlarının benzer olması, her iki markanın siyah renk büyük harften oluşmaları ve ayrıca... harflerini müşterek şekilde içererek görsel benzerlik oluşturmaları nedeniyle ortalama tüketici nezdinde karışıklık yaratacak şekilde benzer olduğu tartışmaya açık olmayacak şekilde sabit olup, bu hususta niza bulunmamaktadır.
Davalının, dava konusu ... markası ile 2018, 2019, 2020, 2021 yıllarında satış yapmadığı, 2022 yılında dava konusu marka satışlarını dava tarihi olan 15.11.2022 tarihinden sonra 9 adet belge karşılığında 7.876 metre 336.839,52 TL ürün satışı yaptığı, 2022 yılında toplam satışlarının 8.136.857,65 TL olduğu 2022 yılı toplam satışların içindeki payının % 4,14 olduğu, markalarının ciddi kullanımının söz konusu olmadığı net bir şekilde tespit edilmiş olup, davalı vekili her ne kadar kök ve ek rapora yönelik itirazlarında davalının ....com.tr alan adının satın almış olması ve para ödüyor olmasının kullanım iradesi olarak kabul edilmesi gerektiğini ve yine dava konusu markaya ihtiva eden kartvizit ve broşürlerin raporlarda değerlendirilmediğini iddia etmiş ise de, davalı yanın iddia ettiği ....com.tr alan adının bilirkişilerce incelendiği,...web sitesinin şu anda yayında olmadığı, bu web sitesinin son 5 yıla ait Web Arşiv kayıtları incelendiğinde “Site Tasarım Aşamasında” bilgilendirmesinin yer aldığı, bu durumda alan adı sahibi olmanın tek başına kullanım iradesi olarak kabul edilemeyeceği, kullanılmayan bir alan adının sadece alan adı ismine bağlı olarak ve buna ilişkin para ödeniyor olması sebebiyle kullanım kapsamında telakki edilmesinin mümkün olmadığı bunun yanında Davalıya ait ...ve ... web sitesinde dava konusu “...” marka adı ve logosunun kullanılmadığı, Davalının delil dilekçesinde belirttiği ve “...” adlı Instagram hesabının “Ocak 2023” tarihinde açıldığı ve ilk paylaşımın da “15 Ocak 2023 “tarihinde ...” marka adı ve logosu ile yapıldığı, davalının alan adı adı ve sosyal medya hesaplarının da dava konusu markanın son 5 yılda ciddi kullanıldığını göstermek için yeterli olmadığı, davalı vekili her ne kadar kartvizit ve broşürlerin değerlendirilmediğini beyan etmiş ise de 2018, 2019, 2020, 2021 yıllarında satışı yapılmayan , 2022 yılı toplam satışların içindeki payının % 4,14 olan, alan adı ve sosyal medya üzerinden aktif kullanımı olmayan bir markanın sadece kartvizit ve broşürünün var olması sebebi ile dava konusu markanın ciddi kullanım olduğu sonucuna varılmasının mümkün olmadığı bunun yanında davalı yanın markaları kullanmamak için haklı bir sebebinin de bulunmadığı mahkememizce değerlendirilmiş, anılı sebeplerle dava konusu ... ibaresini ihtiva eden ... ile ... sayılı markaların iptali için koşulların oluştuğu mahkememizce değerlendirilmiştir.
SMK md. 27/2’de “26. madde gereğince markanın iptaline karar verilmesi hâlinde ise bu karar, iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarihten itibaren etkilidir. Talep üzerine, iptal hâllerinin daha önceki bir tarihte doğmuş olması hâlinde iptal kararının bu tarihten itibaren etkili olacağına karar verilebilir.” hükmü yer almaktadır.
Buna göre, yukarıda ayrıntısı ile ele alındığı üzere iptal hallerinin dava tarihinden de önce, ... markalarının tescil tarihinden itibaren beş yıllık sürenin -hoşgörü süresinin- sonunda doğmuş olduğu açıktır.
Bu kapsamda, 03.07.2014 tescil tarihli ... sayılı ... markası için iptal halinin 03.07.2019’da; 07.07.2015 tescil tarihli ... sayılı ... markası için iptal halinin 07.07.2020’de doğmuş olduğunun kabulü gerekmekte olup anılı sebeplerle açılan davanın kabulü ile aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
1-Açılan davanın kabulü ile;
- Davalı adına tescilli ... sayılı ... markasının tescil kapsamında bulunan ... sınıflardaki ürün ve hizmetler bakımından,
-... sayılı ... markasının tescil kapsamında bulunan 25. ve 35. sınıflardaki ürün ve hizmetler bakımından davalının ciddi biçimde kullanmadığının ve markaları kullanmamak için haklı bir sebebinin de bulunmadığının tespiti ile anılan markaların iptaline ve sicilden terkinine,
- İptal kararının ... sayılı ... markası için 03.07.2019 ve ... sayılı ... markası için 07.07.2020 tarihinden itibaren etkili olmasına,
-Kararın kesinleşmesi ile kararın infazı için TPMK'ya müzekkere yazılmasına,
-Dava konusu markaların 3. Kişilere devrinin engellenmesi için verilen tedbir kararlarının hüküm kesinleşinceye kadar devamına,
-Davalı yanın hukuki yarar dava şartı noksanlığı itirazının REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL peşin harç ile 179,90 TL ıslah harcının toplamı olan 260,60 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 354,80 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan maktu 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı, peşin harç, ıslah harcı, posta, tebligat ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 15.556,60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,
Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.█████/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!