Anahtar kelimeler: Zaptının Ateşli Çevrildiği Aletler Bıçaklar Adlî Tutulduğu Lirası Ortamına Tutulan
8. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçundan sanık ...'un, anılan Kanun'un 13/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 25 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, gün para cezasının 5237 sayılı Kanunu'nun 52/2. maddesi gereğince 500,00 Türk lirası adlî para cezasına çevrilmesine dair (KONYA) 1 Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.2009 ve █████████-945 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;

    Dosya kapsamına göre, atılı suçtan hakkında kamu davası açılan sanık ...'un yapılan yargılamasında, 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Kanun'un 62, 50/1-a ve 52. maddeleri gereğince hakkındaki 10 ay hapis cezasının 3.000.00 Türk lirası adli para cezasına çevrildiği █████/2009 tarihli duruşma tutanaklarının Uyap dışı tutulduğu, Uyap dışı tutulan duruşma zaptının Uyap ortamına aktarılmasında hapis cezasının para cezasına çevrilmesine ilişkin kararın duruşma tutanağına geçirilmediği, aynı hatanın gerekçeli karar yazılırken tekrarlandığı, konu hakkında Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesince █████/2013 tarihli tutanak tutulduğu anlaşılmakla, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 11.04.2013 gün ve 23328 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 07.05.2013 gün ve KYB/2013-140316 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
    Gereği görüşülüp düşünüldü
    :
    5271 sayılı CYY’nın 309 ve 310. maddelerinde yasa yararına bozma yasa yoluna istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle, bu yasayolu dar kapsamlı olup, her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. 26.10.1932 gün ve █████ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da yasaya aykırılık halleri açıklanıp, bunların uygulamadaki esaslı yanlışlıklar ile esasa etkili usul hataları olduğu belirtilmiş ve usule ilişkin aykırılık hallerinin, hükme etkili olması halinde ancak yasa yararına bozma konusu yapılabileceği belirlenmiştir.
    İtirazda Ceza Genel Kurulunun 04.10.2011 tarih, ███████ sayılı kararı emsal olarak gösterilmiş ise de emsal karardan söz edebilmesi için olayların aynı veya en azından benzer olması gerekir.
    Ceza Genel Kurulunca incelenen 04.10.2011 tarihli karara konu olayda sanığın kasten yaralamaya teşebbüs suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ve tefhim olunan kısa kararda TCK.nun 86/2-3-e, 35 ve 62. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
    Gerekçeli kararda ise; olayla ve kararın gerekçesi ile hiç ilgisi olmayacak şekilde taksirle ölüme neden olma suçundan TCK.nun 85/1, 62, 50/1-a ve 52/2 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilerek dosya kapsamı ile ilgisi bulunmayan bir suçtan dolayı hüküm kurulmuştur. Bu çelişkinin mahallinde düzeltilmesi mümkün bulunmayıp hükmün infazında karışıklığa neden olabileceğinden kanun yararına bozma yasa yolu ile incelenip bozulması zorunludur.
    Maddi olayda ise 6136 sayılı Yasanın 13/1 ,TCK.nun 62 ve 50/1-a maddeleri uyarınca sanığın 3000 ve 500 lira adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilip tefhim olunmuştur.
    Dosya kapsamına uygun olarak kurulan mahkumiyet hükmü tefhim olunmakla hükmün esasını teşkil etmiştir. Mahkemece gerekçeli karar yazılırken kısa kararın hüküm fıkrasına aktarılması sırasında aynı hüküm kurulmakla birlikte sadece hapis cezasının paraya çevrilmesine ilişkin bölüm unutulmuştur. Bu bölüm dışında gerekçeli karar kısa kararın aynısıdır. Bu durumda emsal olarak gösterilen içtihatla olay benzer olmayıp unutulan bölümün mahkemesince gerekçeli karara eklenip infaza verilmesi mümkün bulunmaktadır.
    Böyle bir olanak varken emsal niteliği olmayacak ve mahallinde düzeltilmesi mümkün bulunacak konularda kanun yararına bozmaya başvurulması olağanüstü kanun yolunun mahiyetine ve kabul ediliş amacına aykırıdır. Zira olağanüstü yolları dar kapsamlı olup her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve özel daire kararlarında usule ilişkin aykırılık hallerinin hükme etkili olması ve başka türlü giderilme olanağı bulunmaması hallerinde yasa yararına bozma konusu yapılabileceği kabul edilmiştir.
    Yasa yararına bozma kurumu ülke sathında uygulama birliğini sağlamak ve farklı uygulamalar nedeniyle oluşabilecek hak kayıplarının önlenmesi açısından kabul edilmiş olup, bu yolla hükümdeki aykırılığın kural olarak Yargıtay tarafından hiçbir yargılama yapılmaksızın, istisnai olarak ise ilk derece mahkemesince yeniden yargılama yapılarak giderilmesi amaçlanmıştır.
    Gerekçeli karardaki mahallinde düzeltilebilecek eksiklik nedeniyle yasa yararına bozma istemi üzerine yapılacak bozma bu amaçlardan hiç birine hizmet etmeyecektir. Diğer taraftan, hükümdeki bu tür noksanlıklar nedeniyle sahtelik iddiası ileri sürülmüş olsa dahi, bu husus 5271 sayılı CYY’nın 309 ve 310. maddeleri kapsamında değil, 311 vd. maddelerinde düzenlenmiş bulunan yargılamanın iadesi konusunu oluşturacaktır.
    Bu itibarla asıl olan, tefhim edilmekle hükmün esasını oluşturan kısa karar olup, kısa kararda yer alan paraya çevirme hükmünün mahallinde gerekçeli karara eklenmesi mümkün görüldüğünden Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine dayalı, Yargıtay C.Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin (REDDİNE), karar verildiği anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.10.2013 gün ve ███████████ sayılı karar düzeltme talebi yerinde görülmediğinden dosyanın gereği için Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine, 19.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!