Anahtar kelimeler: Yacının Pasajı Olarakilk Oynamalara Kafe Yapılınca Uzunca Sayacı Süredir Sokak

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ████████ EDAVANIN KONUSU
: Menfi TespitKARAR TARİHİ
: █████/2025Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ...'nin "... Mah. ... Sokak, ... Pasajı No:... Bakırköy" adresindeki ... Kafe isimli işyerinin sahibi olduğunu, bu işyerinde uzunca bir süredir faaliyet gösterdiğini ve elektrik faturalarını da düzenli olarak ödediğini, 30.08.2024 tarihinde ... görevlisi olduğunu belirten kişiler tarafından elektrik sa- yacının kontrol edildiğini, elektrik sayacı üzerinde bir takım oynamalara yapılınca o sırada iş yerinde olan personel tarafından görevlilerin uyarıldığını ancak bu kişilerce “işimize karışmayın” şeklinde cevap verilmesi üzerine durumdan rahatsız olan personelin müvekkiline haber verdiğini, akabinde müvekkili hakkında “kaçak elektrik kullanıldığı” iddiası ile tutanak düzenlendiğini, bu tutanağın bir örneğinin müvekkiline verilmediğini ,ilgili kişilerin hızlıca işyerinden ayrıldığını, Müvekkilinin davalı ...'ın şubesine giderek tutanağın bir örneğini talep ettiğini, tutanak altındaki tutanak mümzilerinin imzaladığı kısım kesilmiş şekilde tutanak fotokopisinin veril- diğini, akabinde kaçak elektrik kullanımına ilişkin 12.09.2024 son ödeme tarihli faturaların tahakkuk edildiğini, Müvekkilinin hiç bir şekilde kaçak elektrik kullanmadığını , tutanağın güç tespiti kısmında belirtilen cihazlar arasında çok fazla elektrik harcayacak bir cihaz bulunmadığını, faturanın fahiş miktarda olduğunu , ancak faturaların son ödeme tarihinde ödenmemesi halinde elektriğin kesileceğinin belirtildiğini, Elektrik enerjisinin kesilmesi halinde müvekkilinin işyerinde faaliyetini sürdürmesi imkansız olup telafisi güç/imkansız zararının doğacağını, İş bu davadan önce elektriğin kesilmemesi yönünde tedbir kararı verilmesi için Bakırköy 3 Asliye Ticaret Mahkemesine 2024 / 312 D. İş sayılı dosyası üzerinden talepte bulunduklarını, mahkemece bu taleplerinin kabul edildiğini ve "elektriğinin kesilmemesine" dair ihtiyati tedbir kararı verildiğini, mahkemece takdir olunan teminatı yatırdıklarını, kararın taraflarınca uygulandığını, Dava şartı olan arabuluculuk sürecinin işletildiğini ve anlaşmazlık ile sonuçlandığını, Davalı tarafın iş bu faturalara istinaden müvekkili aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesi' nin ... E. sayılı dosyası ile ilamsız takip başlattığını ve itirazları üzerine takibin durduğunu, itirazın iptali davasına esas arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmazlık ile sonuçlandığını beyanla; Dava sonuçlanıp kesinleşinceye kadar Bakırköy 3 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024 / 312 D. İş sayılı dosyadan verilen ihtiyati tedbirin devamına, Yargılama sonunda,müvekkilinin tüketim noktası ... olan 12.09.2024 tarihli 38.659,68 TL bedelli ve 12.09.2024 son ödeme tarihli 162.283,66 TL bedelli iki adet fatura nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitini, Uyuşmazlık devam ederken icra takibine başvurmak sureti ile mahkemece verilmiş ihtiyati tedbir kararının arkasından dolaşmaya çalışan davalı kurumun asıl alacağın % 20 sinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatı ile mahkum edilmesini, Yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa tahmilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket görevlilerince ,davacının " ... Mah. ... Sok. ... Pasajı No:... Bakırköy İst. " adresindeki işyerinde yapılan kontrollerde "abonelik sözleşmesi mevcut iken sayaç ölçüm sistemine müdahale edilerek,sayacın eksik ölçüm yapmasına sebebiyet vermek" suretiyle mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullanımı gerçekleştirdiği tespit edilmekle ... seri nolu , 30.08.2024 tarihli kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzen- lendiğini, bu tutanağa istinaden 12.09.2024 son ödeme tarihli 162.283,66 TL. bedelli ve 12.09.2024 son ödeme tarihli ve 38.659,68 TL. bedelli faturaların düzenlendiğini,müvekkili şirket tarafından yapılan tespit , tahakkuk ve faturalama işleminde bir hata bulunmadığını, kaçak elektrik tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olup davacı tarafça bu belgelerin aksi yönde delil sunulmadığını, Borçlunun elektriğinin kesilmemesine yönelik tedbir talebinin borçlunun ödeme yap- masını engellemek ve zaman kazanmak amacı ile ileri sürüldüğünü, mahkemece verilen tedbir tale- binin kabulüne dair kararın , borçlunun ödeme yapması gerekmediği düşüncesi ile hareket etmesi ne- deniyle tahsil imkanını ortadan kaldırdığını ve müvekkilinin telafisi güç zararına neden olduğunu, her ne kadar borçlunun işletme faaliyetinin devamlılığı düşünülmekte ise de, müvekkilinin alacağının tahsilinin uzun zaman alacağının da düşünülmesinin gerektiğini beyanla, Tedbir kararının kaldırılmasını, mahkeme aksi kanaatte ise teminatın % 115 oranında alınmasını, davacının menfi tespite ve kötü niyet tazminatına ilişkin taleplerinin reddine karar veril- mesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce ; 18.10.2024 tarihinde "Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahke- mesi'nin ████████ D.İş sayılı dosyasıyla verilen ihtiyati tedbirin aynen devamına" , davalının itirazı üzerine yapılan 16.01.2025 tarihli duruşmada " ihtiyati tedbire itirazın reddine" karar verilmiştir.İstinaf Başvurusu
: 16.01.2025 tarihli ara karar davalı tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesinin gerektiğini, mahkemece bu yönde inceleme yapılmadığını, davacının borçlu olmadığını iddia ettiğini, ancak kaçak kullanımın tespitine ilişkin tutanağın dosyaya sunulduğunu ve bu tutanağın aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu, davacı tarafa aksi yönde delil sunulmadığını, mahkemece takdir olunan teminatın yatırılmadığını ve süresinde dava açılmadığını, teminat oranının müvekkilinin ala- cağını garanti altına almadığını beyanla ara kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava, kaçak elektrik tüketim bedeline ilişkin faturalar nedeniyle menfi tespit talebine ilişkindir. Dosya kapsamından,davalı ... çalışanlarında ,davacının " ... Mah. ... Sok. ... Pasajı No:... Bakırköy İst. " adresindeki işyerinde ,30.08.2024 tarihinde yapılan kont- roller sonucu ;"abonelik sözleşmesi mevcut iken sayaç ölçüm sistemine müdahale edildiği, sayacın eksik ölçüm yapmasına sebebiyet vermek suretiyle kaçak elektrik kullanıldığı "gerekçesi ile davacı adına ... nolu 30.08.2024 tarihli kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiği, bilahare iş bu bu tutanağa istinaden 12.09.2024 son ödeme tarihli 162.283,66 TL. bedelli ve 12.09.2024 son ödeme tarihli ve 38.659,68 TL. bedelli faturaların tahakkuk olunduğu, Davacının iş bu davadan önce Bakırköy 3. AHM'nin ████████ D. İş sayılı dosyası üze- rinden söz konusu faturalar nedeniyle elektriğin kesilmemesi hususunda tedbir kararı verilmesi talebinde bulunduğu, mahkemece 12.09.2024 tarihinde; "1-Davacı vekilinin talebinin dava değerinin %15'i oranında takdir edilen teminat karşılı- ğında KABULÜ ile; ... tarafından düzenlenen tedbir talep eden firma işletmesinin hizmet noktası 7217341000, tüketim noktası ... Y olan 12.09.2024 tarihli 38.659,68 TL bedelli ve 12.09.2024 son ödeme tarihli 162.283,66 TL bedelli iki adet kaçak kullanıma dair davacıya ait elektrik enerjisinin kesil- memesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, 2-İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık 04915 oranında (30.141,50 TL) nakdi veya banka teminat mektu- bunun talep eden tarafından mahkememiz veznesine teminat olarak depo edilmesine," karar verildiği, Mahkemece takdir olunan 30.141,50 TL tutarındaki nakdi teminatın, davacı tarafça 12.09.2024 tarihinde (süresi içinde) Bakırköy 3. ATM'nin ████████ D. iş sayılı dosyasına yatırıldığı, Davadan önce arabuluculuk sürecinin işletildiği, 11.10.2024 tarihinde anlaşmazlık tuta- nağının düzenlendiği, 17.10.2024 tarihinde de (süresi içinde) menfi tespite ilişkin iş bu davanın açıl- dığı, mahkemece tensiben 3.ATM'nce verilen tedbiren devamına, bilahare tedbire itirazların reddine karar verildiği ve bu ara kararın istinafa getirildiği anlaşılmaktadır. 1.Mahkemenin görevi; HMK 390/1 maddesinde;"İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir." denilmektedir. Eldeki davada tedbir talebi davadan önce değişik dosyası üzerinden değerlendirilmiş, tedbire yönelik ileri sürülen itiraz ise esas hakkındaki davayı gören mah- kemece ve duruşmalı olarak incelenmiş olmakla bu hususta hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 2. Tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı ile ilgili olarak; 6100 sayılı HMK'nun (HMK)'nın 389/1. maddesi, "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de; tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati ted- bir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir. Yukarıda ifade edildiği üzere HMK'nın 390/2 maddesine göre, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yaklaşık ispat- tan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verile- bilmesi için tam ispat gerekmez. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. İhtiyatî tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır.Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belir- tilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir. Bundan başka , 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memur- ların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar." Özel hukuk tüzel kişisi olan şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzen- lenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD █████████ E., ██████████ K.; █████████ E-████████ sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu mahallin iş yeri ve dava konusu faturalara dayalı borcun varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğu, söz konusu fatu- ralar nedeniyle elektriğin kesilmesi halinde davacının telafisi zor zararının oluşacağına dair yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiği, davacının iş yerindeki faaliyetine devam etmesinde davalı/ alacak- lının da faturaların tahsili noktasında menfaatinin olduğu anlaşılmakla elektriğin kesilmemesi yönünde Bakırköy 3. Ticaret Mahkemesi'nin ████████ D.iş Esas dosyasında verilen 12.09.2024 tarihli tedbir kararının yerinde olduğu anlaşılmaktadır. 3.Teminat miktarı hususundaki istinaf sebepleri yönünden ise; tedbir talebi yönünden alınacak teminat miktarı mahkemenin takdirine bırakılmış olup mahkemece takdir olunan % 15 oranında tutarındaki teminat dosya kapsamına uygundur. Kaldı ki değişen durumlara göre temi- nat oranının her zaman değerlendirilmesi mümkündür. Ayrıca burada takdir olunan teminatın amacı dava konusu alacağın tahsilini güvence altına almak değil, tedbir talep edenin haksız çıkması duru- munda aleyhine tedbir uygulanan tarafın tedbir nedeniyle doğabilecek zararlarının karşılanması oldu- ğundan alacağın tamamı tutarında teminat alınması gibi bir zorunluluk bulunmamaktadır. Bu nedenle teminat oranına ilişkin istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.K A R A R
: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2025