Anahtar kelimeler: Elektik Olarakilk Soğutucu Dolap Atmnin Uğraştığını Toptan İthalat Düzenli İhracat

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ E
BİRLEŞEN İSTANBUL 3. ATM'NİN ████████ ESAS SAYILI DOSYASINDA
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit / İtirazın İptali
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
ASIL DAVADA
: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin toptan et satış işi ile uğraştığını, iş yerinde kullandığı elektrik enerjisi ile ilgili olarak ... İthalat İhracat A.Ş. ile abonelik sözleşmesi imzaladığını, tahakkuk olunan elektik faturalarının düzenli olarak ödendiğini, iş yerinde elektrik enerjisi ile çalışan dört adet + soğutucu dolap ve bir adet - 18 soğutucu dolap ve aydınlatma lambaları bulunduğunu, ... çalışanlarının 02.07.2024 tarihinde,müvekkilinin iş yerine gelip " elektrik sayacını kontrol edeceklerini" söylediklerini, sayacı kontrol edip gittiklerini, akabinde müvekkili aleyhine "direk bağlama sureti ile kaçak elektrik enerjisi kullanıldığı" iddiası ile iş yerindeki elektrik enerjisini kestiklerini ve müvekkili hakkında kaçak elektrik kullanım tutanağı düzenlendiğini, dana sonra bu tutanak gereğince 1.404.492,71 TL ve 2.234.391,88 TL bedelli iki adet kaçak elektrik faturası düzenlendiğini , müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını, düzenlenen tutanakta müvekki- linin imzasının bulunmadığını ,söz konusu tutanak ile ve faturaların gerçeği yansıtmadığını beyanla müvekkili şirketin 16.07.2024 son ödeme tarihli 2.234.391,88 TL bedelli ve 16.07.2024 son ödeme tarihli tarihli 1.404.492,71 TL bedelli iki adet kaçak elektrik faturası nedeniyle davalıya borçlu ol- madığının tespiti ile işbu faturaların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde;Müvekkili şirket personelince, ... hizmet numaralı adreste, 02.07.2024 tarihinde yapılan kontrolde, dağıtım sistemine müdahale ederek ayrı bir hat çekmek sureti ile sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketildiğinin tespit edildiğini, işbu tüketim zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42/1-b maddesi kapsamında kaçak elektrik tüketimi olduğundan dava konusu, 02.07.2024 tarihli ve ... seri nolu kaçak elektrik tespit tutanağının tanzim edildiğini, kaçak elektrik tespit tutanaklarının fiili kullanıcılar tarafından muhakkak imza edilmesi gerektiğine dair emredici veya düzenleyici bir hüküm bulunmadığını, ... seri nolu tutanağa istinaden, davalı müvekkili şirket tarafından, zabıt tari- hinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri ışığında tespit edilen (0,5 kw x 30) / 0,6 =25 kw ve 110,2 kw - 25 kw = 85,2 kw tüketim ile 04.01.2024- 02.07.2024 =180 gün ile 3 vardiya çalışmaya istinaden 21 saat çalışma süresine nazaran, 180 gün x 85,2 kw x 21 h üzerinden, 322056 kwh kaçak elektrik tüketim miktarı karşılığı olarak, zabıt tarihinde cari olan EPTHY' nin 46/2 maddesi, hükmüne istinaden, 2.234.391,88 TL kaçak elektrik ve zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri ışığında tespit edilen (0,5 kw x 30) / 0,6 =25 kw ve 110,2 kw - 25 kw = 85,2 kw tüketim ile 03.07.2023-04.01.2024=185 gün ile 3 vardiya çalışmaya istinaden 21 saat çalışma süresine nazaran, 185 gün x 85,2 kw x 21 h üzerinden, 331002 kwh kaçak elektrik tüketim miktarı karşılığı olarak 1.404.492,71 TL ek tüketim faturası tahakkuk edildiğini,müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen kaçak elektrik tespit ve tahakkuk işlemi, mevzuata ve somut olaya uygun olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
BİRLEŞEN DAVADA Davacı ... vekili dava dilekçesinde; 02.07.2024 tarih ... seri nolu tuta- nağa istinaden davalı şirket adına tahakkuk ettirilen 3.638.884,59 TL kaçak elektrik bedelinin ödenmediğini, söz konusu kaçak tüketim bedelinden şirketin yanı sıra yetkilisi olan diğer davalının da sorumlu olduğunu, bu nedenle borçlular aleyhine fatura bedeline 32.749,96 TL gecikmiş gün faizi ve 6.550,00 TL faizin KDV ilave edilerek toplam 3.678.184,55 TL alacağın tahsili talebiyle İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden icra takibine girişildiğini, borçluların itirazı nedeniyle takibin durduğunu, Davalı tarafın dava konusu faturalar ile ilgili olarak İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyası üzerinden menfi tespit davası açtığını, İş bu davadan önce başvuruları üzerine, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ D. İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne karar verildiğini, gerekli teminat yatırılarak haczin uygulanması talebinde bulunulduğunu , söz konusu değişik iş dosyası kap- samında verilen kısmen ret kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğunu beyanla; Öncelikle İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ D. İş sayılı dosyası kapsamında verilen ihtiyati haciz kararının devamına ve ayrıca işbu karar kısmen ret hükmü de içermekle reddedilen kısmı da kapsayacak şekilde dava konusu tüm alacak miktarı yönünden, davalı/borçlunun taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde İİK m. 257 gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya Mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyası ile iş bu dosya arasında fiili ve hukuki bağlantı bulunduğundan bu iki davanın birleştirilmesine, Davalı tarafın İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, Davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirketin yukarıda belirtilen adreste toptan et satış işi yaptığını, diğer müvekkili ...'ın ise bu şirketin ortağı olduğunu, davacı taraf, müvekkil şirkete ait iş yerinde bulunan ... hizmet numaralı elektrik sayacı ile ilgili 02.07.2024 tarihinde yapılan kontrolde, dağıtım sistemine müdahale edilerek ,ayrı bir hat çekmek sureti ile sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketildiğinin tespit edildiğini iddia etmiş ise de bu iddiaların doğru olmadığını, müvekkilleri tarafından kaçak elektrik enerjisi kullanılmadığını, davacı şirket tarafından tek taraflı, usul ve yasalara aykırı olarak düzenlenen ve delil niteliği olmayan tutanak belgesini ve içeriğini kabul etmediklerini, müvekkili şirketin iş yerinde kullandığı elektrik enerjisini ... İthalat İhracat A.Ş den imzaladığı abonelik sözleşmesi ile kullandığını, tahakkuk ettirilen elektik faturalarını düzenli olarak ödediğini beyanla davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi'nce: 13.01.2025 tarihinde " icra takibine itiraz nedeniyle açılan davada ihtiyati haciz isteminin çekişmeli alacağın ispatına ilişkin olarak alacağın varlığı, miktarı ve muaccel olduğu hususunda kanaat uyandırıcı nitelikte olmadığı, alacağın varlığının tespiti hususunun yargılamayı gerektirdiği ve bu haliyle de İİK'nın 258. maddesindeki yaklaşık ispat koşullarının da oluşmadığı" gerekçesi ile "birleşen davada davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine" karar erilmiştir.
İstinaf Başvurusu
: 13.01.2025 tarihli ara karar birleşen davada davacı ... tarafından istinaf edilmiştir. Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde:mahkemenin ara kararının gerekçesiz olduğunu, davalı tarafın kaçak elektrik tüketiminin dosyaya sunulan tutanak, fotoğraf ve video kaydı ile kesin olarak ispatlandığını, borçlu tarafça aksi yönde delil sunulmadığını, alacak muaccel olup rehin ile temin edilmediğini, iş bu davanın sonuçlanması ve icra takibinin kesinleşmesi beklenildiği takdirde, "kamu alacağı" niteliğinde olan kaçak elektrik bedelinin tahsili tehlikeye girecek olup alacak miktarı düşünüldüğünde ciddi bir kamu zararının oluşacağını beyanla ihtiyati haczin reddine dair 13.01.2025 tarihli ara kararın kaldırılmasını, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Asıl dava İİK 72 maddesine dayalı menfi tespit,birleşen dava ise İİK 67 maddesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir. Birleşen dava dilekçesinde; "iş bu davadan önce başvuruları üzerine, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ D. İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne karar veril- diğini, gerekli teminat yatırılarak haczin uygulanması talebinde bulunulduğunu , söz konusu değişik iş dosyası kapsamında verilen kısmen ret kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğu"ndan bahisle "verilen ihtiyati haciz kararının devamına , ayrıca işbu kararın kısmen ret hükmü de içermesi nedeniyle reddedilen kısmı da kapsa- yacak şekilde dava konusu tüm alacak miktarı yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesi " talep edilmiştir. İlk derece mahkemesince ,13.01.2025 tarihli ara karar ile "birleşen davada davacı veki- linin ihtiyati haciz talebinin reddine" karar verilmiş ve bu ara karar istinafa getirilmiş olmakla,uyuş- mazlık 13.01.2025 tarihli ara kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı hususunda toplanmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edil- memiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı,borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. Maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olması"ndan anlaşıl- ması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yarg. 19.HD █████/2019 Tar. █████████ E-2019/ 5531 K). Yaklaşık ispat konusunda, ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muh- temel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mah- keme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar." Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tara- fından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fık- rasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir (Y.3.HD █████████ E., ██████████ K.; █████████ E-████████ sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve ███████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir. Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tari- hinde muaccel olacağı, koşullarının bulunması halinde, ölçülülük ilkeleri de nazara alınarak, talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahke- menin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterli olduğu hususu yukarıda açıklanmıştır. Somut uyuşmazlıkta; kaçak kullanım türü ve yerinin niteliği, süresi, hesaplamada esas alınacak diğer unsurlar yönünden ispat yükünün davacı üzerinde olduğu noktasında duraksama yoktur. İhtiyati haciz talep eden ... alacağını yaklaşık ispat noktasında; kaçak tespit tutanaklarına, bu tutanağa dayanarak yaptığı tahakkuk ve faturalara, kaçak kullanımını gösterir fotoğraf ve video görüntülerine dayanmaktadır. Dosya kapsamına göre; 1. ... çalışanları tarafından, borçlu şirketin kullanımında bulunan ... nolu hizmet noktasındaki "... Mahallesi, ... Sokak, No: ..., Fatih/İstanbul" adresinde 02.07. 2024 tarihinde yapılan kontrollerde; "ilgili kullanım yerinde dağıtım sistemine müdahale edilerek ve aynı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirmeksizin elektrik kullanıldığı" tespit edilmekle,borçlu şirket adına ... nolu kaçak/usulsüz elektrik kullanımı tespit tutanağı düzenlendiği, tutanak ekindeki listede harici hattan beslenen cihazların dökümünün yapıldığı, tespit anının ayrıca video görüntüleri ile kayıt altına alındığı, tespit anında borçlunun hazır bulunduğu, ancak imzadan imtina ettiği, 2. Tutanak gereğince tahakkuk olunan 16.07.2024 son ödeme tarihli 1.404.492,71 TL ve 2.234.391,88 TL bedelli faturaların ödenmediği, 3. ... tarafından iş bu faturalara dayalı olarak borçlular aleyhine , İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden 22.07.2024 icra takibine girişilerek 3.638.884,59 Tl asıl alacak + 32.749,96 TL gecikmiş gün bedeli + 6.550,00 TL faizin KDV'sinden ibaret 3.678.184,55 TL alacağın tahsilinin talep edildiğini, borçluları temsilen vekilleri tarafından ibraz olunan dilekçeler ile kaçak kullanıma, borca ve ferilerine itiraz edilmekle takibin durdurulmasına karar verildiği, 4. Davacı tarafça başvurulan arabuluculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuçlandığı, 5. Ayrıca davacı ...'ın eldeki davadan önce söz konusu faturalar ile ilgili olarak İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ D. İş sayılı dosyası üzerinden ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, Mahkemece evrak üzerinde yapılan değerlendirme sonucu ; "Mahkememizce benzer dos- yalarda yapılan yargılamalar ve alınan bilirkişi raporlarına göre kaçak/usulsüz elektrik kullanımından dolayı düzenlenen faturalarda zaman zaman hesaplama hataları bulunmaktadır. Bu husus ve karşı tarafın elektrik kullanımına devam ettiği hususu gözetilerek mevcut dosya kapsamında bu aşamada faturalardan dolayı ala- cağın miktarı bakımından takdiren % 50 oranında indirim yapılmasının hakkaniyete ve menfaatler den- gesine uygun olacağı kabul edilmiştir." denilerek " 1.839.092,28 TL alacak üzerinden" ihtiyati haciz kararı verildiği, 6.İhtiyati haciz talebinin kabul edilen kısmı ile ilgili takdir olunan teminatın yatırıl- dığı, kararın icra dosyası üzerinden uygulamaya konulduğu, 7.Red olunan kısmın ... tarafından istinafa getirildiği , bu talep ile ilgili olarak dairemizce yapılan inceleme sonucu █████████ E. █████████ K. Nolu 19.11.2024 tarihli ilam ile " Dosya kapsamı, mevcut deliller ve Yargıtay 3. HD'nin kararında belirtilen ölçülülük ilkesi dikkate alındığında mahkemece 1.839.092,28 TL alacak miktarı üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir." denilerek ihtiyati haciz talep eden (birleşen davanın davacısı )nın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmiştir. Eldeki davada davaların birleştirilmesinden sonra düzenlenen 08.01.2025 tarihli tensip tutanağı gereğince dosya ele alınmış, neticede 13.01.2025 tarihli ara karar ile; ...'ın birleşen davada red olunan kısım ile ilgili olarak yeniden ileri sürdüğü ihtiyati haciz talebi reddedilmiştir. İhtiyati hacze ilişkin olarak değişik iş yoluyla ilk olarak verilen kısmi kabul kararı dairemizce yerinde bulunmuş, ...'ın bu hususta ileri sürdüğü istinaf başvurusu reddedilmiştir. Red olunan kısım ile ilgili yeniden ihtiyati haciz talebinin ileri sürüldüğü tarih ,hatta bugüne kadar dosyaya dairemizin görüşünde değişiklik yapılmasını gerektirir yeni bir delil sunulmamıştır. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, birleşen davanın davacısı ...'ın 13.01.2025 tarihli ara karara ilişkin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
K A R A R
: Yukarıda açıklanan nedenlerle; ...'ın birleşen dava yönünden belirlenen 13.01.2025 tarihli ara karara ilişkin istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden esas hakkında; ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!