Anahtar kelimeler: Ohal Propagandası Yapmakta Bünyesinde Süreci Örgütü Beşinci Yapmak Kararname Terör

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Bakanlığı / ANKARAVEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... adına ... SendikasıVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; Komisyon tarafından, davacı hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, soruşturma dosyasında davacının muhtelif tarihlerde örgüte müzahir yapılarca düzenlenen eylemlere iştirak etmek suretiyle DHKP-C terör örgütüne destek verdiğinin belirtildiği, ayrıca davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla soruşturmanın bulunduğunun tespit edildiği, davacı hakkında Kurumu tarafından Komisyona intikal ettirilen personel bilgi dosyasında, davacının, DHKP-C terör örgütü ile irtibat ve iltisakı olduğu bilgisine yer verildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasında, DHKP-C silahlı terör örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Halk Cephesine bağlı olarak faaliyet gösteren Devrimci Memur Haraketi-Kamu Emekçileri Cephesi isimli yapı içerisinde faaliyet gösterdiği tespit edilen şüpheliler hakkında İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünün tahkikat ve araştırması sonucu düzenlenen fezlekesinde davacının da aralarında bulunduğu şüphelilerin muhtelif tarihlerde toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleyerek terör örgütü içerisinde faaliyet gösteren ve örgüte eleman kazandırdığı tespit edilen Kamu Emekçileri Cephesi aracılığıyla DHKP-C silahlı terör örgütünün propagandasını yaptıklarının tespit edildiği, bu hususta dosyada fotoğraf ve tespitlerin bulunduğu, şüphelilerin muhtelif tarihlerde ve 1 Mayıs etkinliklerinde pankart ve dövizlerle örgüt propagandası yaptıklarının tespit edilmesi üzerine şüpheliler hakkında ... tarihinde ... sayılı dava açılmasının ertelenmesi kararının verildiği, söz konusu karar verildikten sonra zaman aşımı süresince şüphelilerin herhangi bir suç ve eyleme katılmadıkları anlaşıldığından █████/2019 tarihinde dava açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılmasına karar verildiği, bu sebepten şüpheliler hakkında kamu davası açılmasını gerektirir bir durum olmadığının tespit edildiği ve DHKP-C silahlı terör örgütüne üye olma/yardım etme suçu için hakkında kovuşturma açılmasına yeter delil elde edilemediğinden kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakta ise de; Komisyon tespitlerinin ve ceza soruşturmasında belirtilen hususların ceza yargılamasından bağımsız olarak davacının terör örgütüyle irtibatı ve iltisakı yönünden Mahkemelerince hükme esas alınabileceği belirtilmiş ve davacının durumu değerlendirildiğinde ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülüp yukarıda aktarılan Komisyon tespitleri ve davacı ile ilgili ceza soruşturmasında elde edilen deliller birlikte dikkate alındığında, davacının DHKP-C terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu anlaşıldığından, dava konusu Komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında Eğitim-Sen üyesi olan davacının da aralarında bulunduğu bazı şüpheliler hakkında, DHKP/C silahlı terör örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Halk Cephesine bağlı olarak faaliyet gösteren Devrimci Memur Haraketi-Kamu Emekçileri Cephesi isimli yapı içerisinde faaliyet gösterdikleri, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünün tahkikat ve araştırması sonucu düzenlenen fezlekede şüphelilerin muhtelif tarihlerde toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleyerek terör örgütü içerisinde faaliyet gösteren ve örgüte eleman kazandırdığı tespit edilen Kamu Emekçileri Cephesi aracılığıyla DHKP-C silahlı terör örgütünün propagandasını yaptıkları tespitine yer verildiği, ancak, suç ve suç tarihi itibariyle 6352 sayılı Yargının Hızlandırılmasına İlişkin Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1. maddesi kapsamında kalan soruşturmada kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, erteleme süresi içerisinde davacının da aralarında bulunduğu şüphelilerin herhangi bir suç işlememesi nedeniyle davanın ertelenmesi kararının kaldırılarak kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, söz konusu soruşturmaya konu eylemlerin tespiti amacıyla yapılan █████/2022 tarihli ara kararı üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığınca gönderilen soruşturma dosyasında davacının 2011 ve 2012 yıllarında Devrimci Memur Haraketi-Kamu Emekçileri Cephesi tarafından organize edilen iki ayrı gösteride yer aldığına yönelik tespitin bulunduğu, bu gösterilerden 2011 yılında yapılanda paralı eğitimin protesto edildiği, 2012 yılında yapılanda ise grev ve toplu sözleşme hakkını içeren sendika yasası isteğinin dile getirildiği, davacının başkaca bir eyleminin bulunmadığı, dava konusu işlemde davacı hakkındaki diğer tespit olan silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ... sayılı FETÖ/PDY'ye ilişkin olduğu anlaşılan soruşturmada ise; "F" içerikli mesajlaşma tespit edilen hattın davacı tarafından kullanıldığına ve "F" olarak tabir edilen mesajlaşmanın örgütsel mesajlaşma olduğuna ilişkin somut bir tespit bulunmadığından █████/2022 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, somut tespitlere dayanmadığı anlaşılan kurum kanaatinin ise davacı aleyhine değerlendirilmesinin hukuken mümkün görülmediği, yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, davacının DHKP/C silahlı terör örgütü ile irtibat veya iltisaklı olduğu kanaatine varılmasının hukuken mümkün olmadığı anlaşıldığından dava konusu Komisyon kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı hakkında yapılan değerlendirme neticesinde terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı olduğunun ortada konulduğu, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin OHAL KHK hükümlerine göre kamu görevinden çıkarılmaya yönelik tedbirin uygulanması için mutlaka terör örgütüyle, terör faaliyetleriyle ve darbe teşebbüsüyle bağ kurulması koşulunun aranmadığı, Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla bağ kurulmasının yeterli olduğu, bu bağlamda davacının kamu görevinden çıkarılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Bölge İdare Mahkemesi kararının Anayasaya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi ve Danıştay'ın içtihatlarına uygun olduğu, hukuka uygun olan mahkeme kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının eksik inceleme nedeniyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek işin gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:MADDİ OLAY
:İstanbul ili, Beyoğlu ilçesi, ... Ortaokulunda Sosyal Bilgiler Öğretmeni olarak görev yapan davacı, █████/2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, davacının kamu görevine iade edilmesi istemiyle yaptığı başvuru Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedilmiştir.Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.Diğer yandan, davacının "terör örgütü propagandası yapmak" suçundan hakkında açılan ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma ve ... karar sayılı dosyasında; DHKP-C silahlı terör örgütünün propagandasını yaptığının tespit edildiği, ancak suç ve suç tarihi itibariyle █████/2012 tarihli 6352 sayılı Yargının Hızlandırılmasına İlişkin Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1. maddesi kapsamında kalan soruşturmada █████/2013 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, erteleme süresi içerisinde herhangi bir suç işlenmemesi nedeniyle █████/2019 tarihinde davanın ertelenmesi kararı kaldırılarak kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.İLGİLİ MEVZUAT
:Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından █████/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu █████/2016 tarihinde, ülke genelinde █████/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar █████/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve █████/2018 tarihinde kaldırılmıştır.█████/2017 tarih ve 29972 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 686 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasında, ''Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir. Anılan KHK, █████/2018 tarih ve 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7086 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile kanunlaşmış olup, anılan Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasındaki “…üyeliği, mensubiyeti veya…” ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 24/6/2021 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararı ile iptal edilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın bu KHK eki listelerle kamu görevinden çıkarılmaları, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.AİHM, "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: ████████, █████/2001; Petersen/Almanya, B. No: ████████, █████/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: ████████, █████/2009, § 28).Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir.Anayasa Mahkemesi █████/2019 tarihli ve E:███████, K:███████ sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.Yukarıda da belirtildiği üzere, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karşı yapılan darbe teşebbüsü ve sonrasında yaşanan olağanüstü dönem ve koşullar gereğince alınan tedbirler kapsamında, yine Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karşı silahlanmış bir terör örgütü olan DHKP-C'ye yönelik olarak da tedbir alınmasının ve bu bağlamda kamu görevlilerinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na, kanunlarına, kurumlarına, dolayısıyla Devlete sadakat yükümlülüklerine riayeti konusundaki denetimin en hassas ve azami şekilde yapılmasının, yaşanan söz konusu olağanüstü dönemin doğal bir sonucu olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.Bu bağlamda, söz konusu "terör örgütü propagandası yapmak" suçundan hakkında açılan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ███████████ sayılı ceza soruşturması neticesinde verilen karara konu tespitler incelendiğinde; DHKP-C silahlı terör örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Halk Cephesine bağlı olarak faaliyet gösteren Devrimci Memur Hareketi - Kamu Emekçileri Cephesi isimli yapı içerisinde faaliyet gösterdiği tespit edilen davacının da aralarında bulunduğu şüphelilerin, muhtelif tarihlerde toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleyerek terör örgütü içerisinde faaliyet gösteren ve örgüte eleman kazandırdığı tespit edilen Kamu Emekçileri Cephesi aracılığıyla DHKP-C silahlı terör örgütünün propagandasını yaptıkları tespitlerine yer verildiği görülmüştür.Anılan tespitler ile ilgili olarak her ne kadar temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında; davacının 2011 ve 2012 yıllarında organize edilen iki ayrı gösteride yer aldığı, bu gösterilerden 2011 yılında yapılanda paralı eğitimin protesto edildiği, 2012 yılında yapılanda ise grev ve toplu sözleşme hakkını içeren sendika yasası isteğinin dile getirildiği, davacının başkaca bir eyleminin bulunmadığı belirtilmiş ise de, ceza soruşturması neticesinde elde edilen tespitlerde davacının katılmış olduğu █████/2011 ve █████/2012 tarihli basın açıklamalarının Kamu Emekçileri Cephesi tarafından organize edildiği, anılan yapının DHKP-C terör örgütünün memur kesimindeki yapılanması olduğunun değerlendirildiği, davacının DHKP-C terör örgütü ile irtibat ve iltisakının varlığına kanaat getirilmesine yetecek düzeyde bir tespitin bulunduğu ve bu eylemi nedeniyle davacının kamu görevinden çıkarılmasının söz konusu olağanüstü durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne;2. Dava konusu işlemin reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.