Anahtar kelimeler: Firmadan Esaskarar Yapmaya Firmanın Başlattığını Yazildiği Firma Sunduğu Eser Borcun

T.C. ...4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2021
KARAR TARİHİ
: █████/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda;
Dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İDDİA VE İSTEK
:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, borçlu firma ile arasındaki ticari iş nedeniyle doğan bakiye borcun
ödenmesini davalı firmadan talep etmiş olsa da, söz konusu borcun ödenmediğini, bunun
üzerine müvekkili şirketin .... .... .... esas sayılı dosyasından icra takibi
sürecini başlattığını, ancak davalı firmanın herhangi bir borcu olmadığından bahisle icra takibine
haksız ve gerekçesiz olarak itiraz etttiğini,
davalının defalarca kez ödeme yapacağını belirterek yalan beyanda bulunarak
müvekkilini oyaladığını, fakat gelinen noktada ödeme yapmadığı gibi müvekkilin güvenini
de zedelediğini ve takibe itiraz herhangi bir borcu olmadığı iddiasında bulunmuş olduğunu, her iki
şirketin ticari defterlerinde kayıtlı faturaların kesin delil teşkil etmesi ve davalının zaman
kazanarak alacağın eldesini imkansız hale getirmek amacı ile icra takibine haksız olarak itiraz
etmesi nedenleri ile Mahkeme'ce uygun görülecek teminat karşılığında borçlunun, borca yeter
miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin
muhafazası için ihtiyati haciz konulması taleplerinin bulunmakta olduğunu,
davalı ile müvekkili arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak bilinen; davalının, alacaklı
olduğu .... .... .... Ltd.Şti.'de alacağı olduğunun bilinmekte olduğunu,
davalının bu alacağına, davaya konu alacaklarını karşılamaya yetecek kadar olan miktarına, yeterli miktarda alacak yok ise; .... .... .... İşletmeleri Ltd. Şirketindeki tüm alacağına
uygun bir teminat karşılığı ihtiyati haciz konulması taleplerinin bulunduğunu,
dava dilekçesi ekinde sundukları müvekkili Şirketin muhasebe kayıtlarına göre davalının müvekkili şirkete 538.823.99-TL borçlu olduğunun anlaşıldığını beyanla davalının.... ... .... esas sayılı dosyasında başlattıkları icra takibine vaki haksız itirazının iptali ile; % 20'den az olmamak üzere icra-inkar tazminatının yargılama giderleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA
:
Davalı vekili ise sunduğu cevap dilekçesinde özetle; icra takibi ve dava konusu alacak ile ilgili müvekkil şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığını, alacaklı olduğunu iddia eden davacının bu iddiasını ispatlaması gerektiğini,
davacı tarafın ticari defterlerinin kesin delil olduğunu beyan etmişse de bu beyanların
kabulünün mümkün olmadığını, davacının, alacak iddiasını kesin deliller ile ispat külfeti altında
olduğunu, davacının her ne kadar dava dilekçesinde faturalara dayalı bir alacaktan bahsetmiş ise de; faturaların tek başına alacağın varlığını kanıtlayamadığını, faturalarla birlikte aynı zamanda
fatura konusu işlemin gerçekleştiğinin ispatlanması gerektiğini, müvekkiline verilen ticari bir hizmet bulunmadığını, yerleşik içtihatlar gereğince davalı tarafın ticari defter kayıtlarını ibraz etmemiş olması münhasıran defterlerine dayanılmadığından, herhangi bir sonuç doğurmayacağını, somut olayda davacının malın teslimine ilişkin olarak dosyaya sunduğu
delillerin araştırılarak karar verilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine, takibe konu alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının yargılama giderleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
-Ticaret sicil kaydı
-Faturalar
-.... .... .... E. sayılı takip dosyası örneği
-Bilirkişi heyeti asıl ve ek raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, 6098 sayılı TBK'nın 470 v.d.m. gereğince eser sözleşmesine istinaden tanzim edilen faturalara dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra-inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Dava konusu .... .... .... esas sayılı dosyasının örneği celp edilerek incelenmiş, dosyamız davacısı olan takip alacaklısı tarafından davalı borçlu şirket aleyhine takibe dayanak █████/2018 tanzim tarihli fatura ile █████/2018 ve █████/2017 tanzim tarihli faturalara istinaden asıl ve feri alacak dahil toplam 875.938,43-TL alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, davalının borca itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, takibe vaki itiraz üzerine yasal 1 yıllık hak düşürücü süresinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dosyamızda davacının gerçek kişi olduğu gözetilerek kendisi yönünden tacir araştırması yapılmış, davacı Abdullah Tekbaş'ın vergi mükellefi olarak kayıtlı olduğu Hasan Tahsin Vergi Dairesi Müdürlüğü
nden gönderilen müzekkere yanıtından; davacının kazancının gerçek usulde vergilendirildiği ve mükellefin bilanço esasına göre defter tuttuğu,
V.U.K. 177. maddesine göre 1.sınıf tacir konumunda olduğunun bildirilerek 2021 yılına ait
yurt içi alış ve satış miktarlarını gösterir 2021 yılı gelir vergisi beyannamesi dosyamıza gönderilmiştir.
Bu nedenle davacının gerçek kişi, davalının ise tüzel kişi tacir olup davanın niteliği itibariyle nispi ticari dava niteliğinde olduğu dikkate alınarak davaya bakmaya Mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.
Taraf şirketlere HMK 222.m. gereğince ticari defterlerin ibraz etmeleri hususunda açıklamalı davetiye tebliğ edilmiş ise de; davacı yan ticari defterleri konusunda beyanda bulunmuştur. Ancak davalı yan ticari defterleri konusunda beyanda bulunmayarak ticari defterlerini ibrazdan kaçınmıştır.
Dosyamızda taraf delilleri toplandıktan sonra istinabe ile kanalı ile davacı Şirketin ticari defterleri yönünden bilirkişi raporu alınmış, dosyamız sunulan SMMM bilirkişi raporunda özetle; 2017-2018-2019 yıllarına ait ticari defterlerin 213 sayılı VUK. 221. ve 222. Maddeleri
uyarınca ve 6102 sayılı TTK’nın 64/3.m. uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı değerlendirmesinin takdiri Mahkememize ait olmak üzere 6102 sayılı T.T.K 64/3. maddesi uyarınca yevmiye defterlerine yapılması gereken kapanış tasdikinin 2017-2018-2019 yılları için süresinde
yaptırıldığı, takibe konu 05.08.2017 tarihli 1640 nolu, 21.02.2018 tarihli 1645 nolu, 13.12.2018
tarihli 1647 nolu üç adet faturanın davacı ticari defter kayıtlarında yer aldığı,
davacı ticari defterlerinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 538.823,99 TL
tutarında alacaklı olduğunun görüldüğü ancak 2017 yılında bazı ödemelere ait kayıtların
“Alacak” olarak kaydedilmesi gerekirken cari hesaba “Borç” olarak kaydedildiği, bu
nedenle davacı ticari defterlerinde 120-Alıcılar hesabının Alacak bölümüne kaydedilmesi
gerekirken Borç bölümüne kaydedilen ödeme kayıtlarının raporun aşağıdaki bölümünde
“düzeltilerek” davacı alacağının hesaplanacağı, buna göre; davacının ticari defter
kayıtlarında aşağıdaki tabloda yer alan ve toplamı 59.150,00-TL olan ödemenin ticari
defter kayıtlarında tespit edilen 538.823,99 TL olan davacı alacağından düşülmesi ile
(538.823,99 TL-59.150,00 TL) davacının davalıdan talep edebileceği alacak miktarının 479.673,99-TL olduğu mütalaa edilmiştir.
Bilirkişi heyeti raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekilinin asıl rapora yönelik olarak sunduğu █████/2023 tarihli itiraz dilekçesinde bahse konu ve itiraza dayanak 10.05.2017, 05.08.2017, 05.08.2017, 30.10.2017, 25.11.2017 tarihli toplam 59.150,00 TL ödeme yönünden dosyaya sunulan “Kuveyt Türk-Hes Havale” açıklamalı havalelere ait banka dekontları çerçevesinde asıl raporda yer alan ve davacının ticari defterlerinde 2017 yılında bazı ödemelere ait kayıtların “Alacak” olarak kaydedilmesi gerekirken cari hesaba “Borç” olarak kaydedildiği yönündeki asıl raporda yer alan tespite yönelik itirazın ve davalı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi için bilirkişi ek raporu alınmıştır.
Dosyamıza sunulan bilirkişi heyeti ek raporunda ise özetle; sözkonusu banka dekontları incelenmiş olup davacının ticari defter
kayıtlarındaki hesap işlemlerine ilişkin incelemeye göre davacının ticari defterlerinde takip tarihi itibariyle davalıdan takibe konu 3 faturadan
kaynaklı olarak 538.823,99-TL tutarında alacaklı olduğu belirtilmiştir.
Dosyamızda davacının dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığı gözetilerek davacı vekiline davalı tarafa yemin teklifi mevcut ise; yemin metnini sunmak üzere ihtaratlı ara kararı ile kesin süre verilmiş ise de; davacı yan yemin metnini sunmamış ve davacı vekili yargılamanın son celsesinde toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davanın kabulünü talep etmiştir.
Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre davacı yan, davalıdan takip dayanağı 3 adet faturaya dayalı olarak ( eser sözleşmesinden kaynaklı olarak) alacaklı olduğunu ileri sürmektedir. Davalı yan ise; davacı yan ise; dava konusu alacak ile ilgili müvekkil şirketin herhangi bir borcunun ve davacı tarafından kendisine verilen hizmet bulunmadığını, bu nedenle de davacının kendisinden alacaklı olmadığını savunmaktadır. Bilindiği üzere; salt fatura düzenlemesi fatura konusu alacağın varlığının kanıtlanması için yeterli değildir. Ayrıca akdi ilişkinin ve sözkonusu akdi ilişki kapsamında fatura konusu mal ve hizmet yönünden edimin ifa edildiğinin de usulüne uygun deliller ile kanıtlanması zorunludur.
Bilindiği üzere; usulüne uygun olarak itiraz edilmemiş bir faturanın tacir olan tarafların ticari defterlerine kaydedilmesi, taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığını ispat ettiği gibi, faturanın konusunu oluşturan işin de yapılıp teslim edildiğini ispat eder. Bu karine Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği gibi, literatürde de benzer şekilde aşağıdaki görüş dile getirilmiştir.
"Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 Sayılı TTK'nın 21/2.maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdi ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil, ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili HMK 'nın 222.maddesine bakmak gerekir (Yargıtay .... .... .... K. Sayılı ilamı)
Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. [...] Fatura ticari defterlere kayıt edilmemiş olmasına rağmen alınarak kullanılmış ise bu faturanın ticari defterlerine kaydı gereken bir belge olduğunu, mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Ticari defterlerine kayıt etmemiş olsa bile kesin delil sayılan ticari defterlerinde kayıtlı olması gereken bir belge olduğu için ticari defterleri de aleyhine kesin delil olacağından, fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Davalının ticari defterleri incelenmemiş olsa bile ticari defterlerine kayıt edilmiş sayılan belge olduğu ispatlandığı takdirde artık mal veya hizmet alınmadığını ispat yükü faturayı kabul ederek kullanmış olan taraftadır. (Yargıtay .... ... .... Usul ve Esaslarıyla Eser Sözleşmesi Uygulaması-1. Baskı, Sy:861-862)
Bu bilgiler ışığında tüm dosya kapsamı ve sunulan deliler birlikte değerlendirildiğinde; davalı yan tarafından akdi ilişkinin varlığı kanıtlanamadığı gibi dava konusu takip dayanağı faturalarda bahse konu imalatların da akdi ilişki kapsamında ifa edildiğine yönelik delil sunulmamıştır. Dava konusu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı , davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçınması nedeni ile tespit edilemediği gibi davacı yan da dava konusu alacağını ve akdi ilişkiyi ispat hususunda münhasıran davalının ticari defterlerine dayandığını bildirmemiştir. Davalı yan ancak davacının taraflar arasındaki akdi ilişkiyi ve fatura konusu edimini ifa ettiğini kanıtlaması durumunda fatura bedelini TK 470 v.d.m. gereğince ödemekle yükümlü tutulabilir. Davacı yanın edimini ifa konusunda davalıya yemin de teklif etmediği gözetildiğinde; dosya kapsamında ispat yükümlülüğünü yerine getiremediğinden, toplanan delillere göre davasının davasının haklılığını kanıtlayamadığı kanaatine varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle davanın ve ayrıca dava konusu icra takibinde davacının kötüniyeti sabit olmamakla; davalının yasal koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteminin ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Dava konusu icra takibinde davacının kötüniyeti sabit olmamakla; davalının yasal koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddine,
3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı maktu 427,60-TL olup davacı tarafından peşin yatırılan 15.142,88-TL harçtan smahsubu ile bakiye 14.715,28‬-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince nispi 134.631,38-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
7-6325 sayılı yasanın 11 ve 13 m.delaletiyle 18/a maddeleri gereğince maktu 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydına,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2024

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!