Anahtar kelimeler: İzlenebilmesine Kurmadığından Bayisi Stok Otomasyon Dağıtıcı Petrol Onüçüncü Lisansına Taşımacılık

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No
:█████████Karar No
:████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ... Petrol Ürünleri Taşımacılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... KurumuVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Dağıtıcı lisansına sahip ... Petrol Ürünleri Taşımacılık Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından, sözleşmeli bayisi olan 70 adet akaryakıt istasyonunda stok hareketleri ve akaryakıt alım satım işlemlerinin elektronik ortamda günlük olarak izlenebilmesine yönelik otomasyon sistemini █████/2011 tarihine kadar kurmadığından bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun fiil tarihinde yürürlükte olan hâliyle 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca her bir bayi için 739.666,00-TL olmak üzere 70 bayi için toplamda 51.776.620,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin ...tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idare tarafından, davacıya, sözleşmeli bayisi olan 70 adet akaryakıt istasyonunda stok hareketleri ve akaryakıt alım satım işlemlerinin elektronik ortamda günlük olarak izlenebilmesine yönelik otomasyon sistemini █████/2011 tarihine kadar kurmadığından bahisle her bir bayi için 739.666,00-TL olmak üzere 70 bayi için toplamda 51.776.620,00-TL idarî para cezası verildiği, ancak söz konusu 70 akaryakıt istasyonu ile davacı şirket arasındaki bayilik sözleşmesinin █████/2011 tarihi itibarıyla imzalanan sözleşmelerle askıda münfesih sayıldığı, bu tarihten sonra davacı şirket tarafından söz konusu akaryakıt istasyonlarına herhangi bir akaryakıt ikmâli yapıldığına dair bir tespitin bulunmadığı, bayilik sözleşmesi askıda münfesih sayılan akaryakıt istasyonlarının çoğunluğunda otomasyon sistemlerinin kurulmasının ardından bayilik sözleşmelerinin tekrar işlerlik kazandığı, diğer bir kısmında otomasyon sisteminin kurulamayacağının anlaşılması üzerine davacı şirket tarafından tek taraflı olarak bayilik sözleşmelerinin kalıcı olarak feshedildiği, bir kısmında otomasyon sistemi kurulmadan sözleşmenin askıda münfesih olduğu dönemde bayilerin tek taraflı feshinin söz konusu olduğu, bir kısım istasyonun sözleşmenin askıda münfesih sayılmasından sonra bir daha faal olmadığı, birinde ise otomasyon sistemi kurulduktan sonra sözleşme tekrar işlerlik kazanmış ise de bayinin otomasyon sisteminin güvenilirliğini ihlâl etmesi nedeniyle davacı şirket tarafından bayilik sözleşmesinin kalıcı olarak feshedildiği;Bu durumda, davacı şirketin █████/2011 tarihi itibarıyla otomasyon sistemi henüz kurulmamış olan bayilerle arasındaki bayilik sözleşmesini, yeni bir sözleşme yapmak suretiyle askıda münfesih saydığı ve bu tarihten sonra bu bayilere artık akaryakıt ikmâli yapmadığı, aynı bayilerden otomasyon sistemini faaliyete geçirenlerle bayilik sözleşmesine devam ettiği ve sadece bunlara akaryakıt ikmaline tekrar başladığı, otomasyon sistemi kurmama fiilinin gerçekleşmediği anlaşıldığından dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Dairemizin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı ile kısmen onanılması kısmen bozulması üzerine, bozma kararına uyularak bozulan kısım yönünden verilen kararda; Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin █████/2022 ve █████/2023 tarihli ara kararları ile, uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için davalı idareden, Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan ve ilgili vergi dairesinden, dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin, bayilerindeki stok hareketleri ve akaryakıt alım satım işlemlerinin elektronik ortamda günlük olarak izlenebilmesine yönelik otomasyon sistemlerini kurma yükümlülüğünün son günü olan █████/2011 tarihinden sonra faaliyetlerinin bulunup bulunmadığı ve sisteme ilk veri akışının hangi tarihte olduğunun sorulduğu; davacıdan ise, bayilik sözleşmesi feshedildiği belirtilen bayisinin feshe ilişkin ihtarnamesi ve tebliğ mazbatası, hiçbir zaman faal olmadıkları gerekçesiyle otomasyon sistemi kurulmadığı belirtilen bayisine yönelik olarak, bu bayinin █████/2011 tarihinden sonra faal olmadığını gösterir her türlü bilgi ve belgenin gönderilmesinin istendiği, söz konusu ara kararlarına verilen cevapların değerlendirilmesi neticesinde, lisans sahiplerinin, lisans sahibi olmasından dolayı her türlü yükümlülüğe uymak zorunda oldukları, Kurum tarafından belirlenen esaslara uygun olarak bayilerinde kaçak akaryakıt satışının yapılmasını önleyen teknolojik yöntemleri de içeren bir denetim sistemi kurmanın ve uygulamanın da dağıtıcı lisansı sahiplerinin uymak zorunda olduğu yükümlülüklerden biri olduğu, dağıtıcı lisansı sahiplerinin bu yükümlülüğü yerine getirmeleri için belirlenen sürenin son gününün ise █████/2011 olduğu, davacı şirketin 56 bayisine ilişkin olarak akaryakıt istasyonlarında stok hareketleri ve akaryakıt alım-satım işlemlerinin elektronik ortamda günlük olarak izlenebilmesine yönelik otomasyon sistemini kurmadığının anlaşıldığı;Bu durumda, davacıya sözleşmeli bayisi olarak faaliyet gösteren 56 bayisine ilişkin olarak akaryakıt istasyonlarında stok hareketleri ve akaryakıt alım-satım işlemlerinin elektronik ortamda günlük olarak izlenebilmesine yönelik otomasyon sistemini kurmadığından bahisle her bir bayi için ayrı ayrı 739.666,00-TL olmak üzere 56 bayi için toplam 41.421.296,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin kısmında hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise bu kısım yönünden hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Belirtilen gerekçelerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi'nin dava konusu işlemin iptali yolundaki kararının, davacının 56 adet bayisi yönünden verilen toplam 41.421.296,00-TL idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden kaldırılmasına ve bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi'nce bozma kararına uyulmasından sonra anılan 56 adet bayiye █████/2011 tarihli askıda münfesihlik anlaşmalarını takiben kendileri tarafından bayilik sözleşmelerinin yeniden işlerlik kazandığı veya kalıcı olarak feshedildiği tarihe kadar olan dönemde akaryakıt ikmali yapılıp yapılmadığı hususunun hiç irdelenmediği ve bu hususta eksik inceleme ve araştırma yapıldığı, bununla birlikte dava dosyası içerisinde anılan 56 adet bayiye █████/2011 tarihinden itibaren akaryakıt satışı yapıldığına dair bir belge veya kaydın da mevcut olmadığı, bozma kararının temel gerekçesi ve mantığına aykırı nitelikteki, aynı zamanda eksik incelemeye dayalı temyize konu kararda hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine,2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İdare Mahkemesi kararının, davacıya verilen toplam 41.421.296,00-TL idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden kaldırılması ve bu kısım yönünden davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.