Anahtar kelimeler: Tükenecek Anasayaya Birmilyarsekizyüzmilyon Bırakacak İvedilikle Muhammen Planlanan Etkisi Bankacılık Konusuz

T.C.

İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; İdare Mahkemesinde açılan █████/2023 tarihli dava ile; “21.10.2023 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan; “..."nün ... idaresi tarafından 29.11.2023 tarihinde saat 11:00'da 1.800.000.000,00-(Birmilyarsekizyüzmilyon) TL muhammen bedel ile satış ve tasfiyesi planlanan idari işleminin uygulanmakla etkisi tükenecek ve yargılamayı konusuz bırakacak olması nedeniyle ivedilikle savunma alınmadan yürütmesinin durdurulmasını, Anasaya'ya aykırılık iddialarının kabulü ile Anayasa Mahkemesine Müracaat Edilmesini, İdari İşlemin iptaline karar verilmesi"nin talep edildiğini, yargılama sonucunda ... 11.İdare Mahkemesi'nin ...Esas, ... Karar ve █████/2023 tarihli kararı ile; "idari yargının görevli olmadığı, adli yargının görevli olduğu" gerekçesi ile görevsizlik kararını verdiğini, bu karara karşı yapılan istinaf talebinin İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10.İdari Dava Dairesinin █████/2024 tarih,... Esas ve .... Karar sayılı kararı ile; “İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10.İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesinin 3.fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine'' karar verildiğini, bu kararın temyiz talebini inceleyen Danıştay 13.Dairesi'nin █████/2024 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamının kesin olarak verilmiş olduğunu, kararı ile; "Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle görev yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10.İdari Dava Dairesinin █████/2024 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49.maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın Onanmasına,” Şeklindeki gerekçe ile ilk derece mahkemesi tarafından verilmiş olan görevsizlik kararının onandığını, bu durumda ise, başkaca dava yolu olmadığından mecburen bu davanın adli yargıda açıldığını, davalı idare tarafından dava dosyasına sunulan █████/2023 tarihli cevap dilekçesindeki bilgilere göre ise ...'nün ...A.Ş.'ye 1.810.000.000,00-TL'ye satıldığının anlaşıldığını, yine açık kaynaklardan yapılan araştırmalara göre ise, yukarıda bahsi geçen idari yargıdaki yargılama aşamalarında KAP'a gönderilen bilgilendirmeye göre; ''... A.Ş.'ye ait mal, hak ve varlıklarının da içinde bulunduğu ''...''nün ... tarafından açık artırma yolu ile ihale edildiğini, ...'nin █████/2024 tarihinde şirkete gönderdiği yazısında, bahse konu Ticari ve İktisadi Bütünlüğe konu mal, hak ve varlıkların █████/2024 tarihinde ihale alıcısına devir ve temsil edildiğinin bildirildiğini, idari yargıda açılan dava sürecinde iptal konusu edilen satış işleminin davalı idare tarafından gerçekleştirilmiş olmakla, hukuk mahkemelerinde bu satış işleminin hukuka aykırılığının tespiti davası açılmasının zaruret haline geldiğini, her ne kadar idari dava konusu edilen satış işlemi neticelenmiş olsa da, müvekkillerinin bu satış işleminde hukuki menfaatleri bulunmadığından, açılacak davada hukuki yararları bulunduğundan bu davanın süresinde tekrar adli yargıda açılmasının zaruret haline geldiğini, Danıştay kararının taraflarına █████/2025 tarihinde tebliğ edildiğini, bu kararın kesin olarak verilmiş olan bir karar olduğunu, bu dava açılırken, idari yargıda açılan davada ileri sürülen argümanların tekrarlandığını, bu süreçte şirketin satılması ile ihale sonuçlanmış olduğundan, dava dilekçesinin değerlendirmesi yapılırken idari yargıda açılan davanın ihale yapılmadan önce açılan dava olduğu, bu davanın açılması aşamasında ise, şirketin satılmış olduğunu, hukuka aykırılığının tespiti istenen işlemin ise, geriye yönelik olarak açılan bir menfi tespit davası (iptal davası) olduğu hususunun özellikle değerlendirilmesi gerektiğini beyanla müvekkillerinin her türlü mal varlıklarına elkonulmak suretiyle tasarruf haklarının ortadan kaldırılması ve müvekkillerinin başkaca gelirleri olmadığından adli yardım taleplerinin kabulüne, ... Fon Kurulu Kararı ile ...”nün oluşturularak satışına gerekçe olarak gösterilen, 6758 Sayılı Kanun'un "Kayyımlık yetkisinin devri ve tasfiye” başlıklı 19.maddesi ve “Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun satış ve tasfiyeye ilişkin yetkileri” başlıklı 20.maddeleri, 26.5.2022 tarih ve 7407 sayılı (Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 655 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun) Kanun'un 17.maddesi getirilen düzenlemelerin Anayasa'ya aykırılık iddialarının kabulü ile, bu husus ön sorun kabul edilerek Anayasa Mahkemesine başvuru yapılmasına, ... Fon Kurulu Kararı ile dava konusu 21.10.2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan; “..."nün ... idaresi tarafından 29.11.2023 tarihinde saat 11:00'da 1.800.000.000-(Birmilyarsekizyüzmilyon) TL muhammen bedel ile satış ve tasfiyesi planlanan idari işlemin (dava tarihi itibariyle satış ve devri gerçekleşmiş olan) hukuka aykırılığın tespitine, (dava satış işlemindeki hukuka aykırılığın tespitine yönelik olup, mahkeme aksi kanaatte olursa; Islah ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik dava değeri 10.000 TL olarak kabul edilmek suretiyle) Vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Dava henüz taraf teşkili aşamasında olup, davalı cevap vermemiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava, ... Fon Kurulu Kararı ile dava konusu 21.10.2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan; “..."nün ... idaresi tarafından 29.11.2023 tarihinde saat 11:00'da 1.800.000.000-(Birmilyarsekizyüzmilyon) TL muhammen bedel ile satış ve tasfiyesi planlanan idari işlemin (dava tarihi itibariyle satış ve devri gerçekleşmiş olan) hukuka aykırılığın tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 115/1.maddesi gereğince Mahkemeler dava şartının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
6100 sayılı HMK'nın 138.maddesine göre Mahkemeler öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinde karar verir.
6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre Yargı yolunun caiz olması dava şartlarındandır.
5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 111.maddesi uyarınca kurulun ... kamu tüzel kişiliğini haiz, idarî ve malî özerkliğe sahip bir kuruluştur. 2557 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesine göre, idari işlemin iptali ile idari eylem ve işlemlerden dolayı açılan tam yargı davaları idari davalardır. İdari davalar ise ilgisine göre Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesinde görülür.
İdari işlem, yetkili idarenin kamu hukuku alanında kamu gücü ile hareket ederek, idari faaliyetle ilgili doğrudan hukuki sonuca yönelik, tek yanlı irade açıklamasıyla aldığı ve re'sen icra olunabilen kararlardır.
Dava konusu ...'ne Sulh Ceza Hakimliğince ...'nin kayyım tayin edildiği anlaşılmıştır.
5271 sayılı CMK'nın Şirket yönetimi için kayyım tayini başlıklı 133.maddesinde; "(1) Suçun bir şirketin faaliyeti çerçevesinde işlenmekte olduğu hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi için gerekli olması halinde; soruşturma ve kovuşturma sürecinde, hâkim veya mahkeme, şirket işlerinin yürütülmesiyle ilgili olarak kayyım atayabilir. Atama kararında, yönetim organının karar ve işlemlerinin geçerliliğinin kayyımın onayına bağlı kılındığı veya yönetim organının yetkilerinin ya da yönetim organının yetkileri ile birlikte ortaklık payları veya menkul kıymetler idare yetkilerinin tümüyle kayyıma verildiği açıkça belirtilir. Kayyım tayinine ilişkin karar, ticaret sicili gazetesinde ve diğer uygun vasıtalarla ilan olunur. (2) Hâkim veya mahkemenin kayyım hakkında takdir etmiş bulunduğu ücret, şirket bütçesinden karşılanır. Ancak, soruşturma veya kovuşturma konusu suçtan dolayı kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararının verilmesi halinde; ücret olarak şirket bütçesinden ödenen paranın tamamı, kanunî faiziyle birlikte Devlet Hazinesinden karşılanır. (3) İlgililer, atanan kayyımın işlemlerine karşı, görevli mahkemeye 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve 29.6.1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre başvurabilirler..." hükmü bulunmaktadır.
CMK'nın 133/3.maddesinde ilgililer atanan kayyım işlemlerine karşı görevli Mahkemeye TMK ve TTK hükümlerine göre başvurulabileceği düzenlenmiş olup, görevli Mahkemenin hangi Mahkeme olduğuna dair açık ve kesin bir hüküm bulunmamaktadır. Kanun maddesinde TMK ve TTK hükümlerine göre başvuru yapılacağının düzenlenmiş olması işlemin Ticaret Hukukundan kaynaklandığı ve bu nedenle Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu anlamına gelmemektedir.
6758 sayılı Kanunun 20.maddesinde; "5411 sayılı kanun ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi ... ne verilen kayyımlık görevi ile satış veya tasfiye işlemlerinde, bu şirketlerin veya bunların sahiplerinin Fona borçlu olup olmadığına bakılmaksızın kıyasen uygulanır. "
6758 sayılı kanunun 19.maddesinin uygulanmasına ilişkin esaslara ilişkin yönetmeliğin 7. (1)maddesinde; ... Mali durum, ortaklık yapısı, piyasa koşulları veya diğer sebepler nedeniyle şirketin mevcut halinin sürdürülebilir olmaması halinde şirketin, şirket varlıklarının veya malvarlığı değerlerinin satılmasına veya feshi ile tasfiyesine Bakan tarafından karar verilebilir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre; TTK hükümleri ile bağlı olmaksızın genel kurulun yetkilerinin Fon Kurulu tarafından kullanılabileceği, kaynağı suç soruşturması olan ve ceza yargılamasının konusunu teşkil eden nedenler ile uyuşmazlığın TTK hükümlerine dayalı olarak çözümünün mümkün olmadığı, davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği şirketlere kayyım atanma sebebinin 6102 sayılı TTK da düzenlenen hususlardan kaynaklanmadığı, kayyımların yaptığı işlemlerin TTK kapsamında denetlenemeyeceği, Fonun TTK hükümlerine bağlı olmaksızın şirketin genel kurulunun yetkilerine haiz olduğu, buna göre davalı ... tarafından alınan satış kararı ve yapılan işlemlerin davalı ...'nin idari bir kurum olması nedeniyle idari işlem ve karar niteliğinde bulunduğu, idari yargılama usulü kanunu hükümleri çerçevesinde idari işlem ve karar niteliğindeki dava konusu karar ve işlemlerinin iptaline yönelik davanın çözüm yerinin İdari Yargı Mahkemeleri olduğu ve dolayısıyla Mahkememizin Yargı yolu yönünden görevsiz olduğu anlaşılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.HD'nin ... Esas - ... Karar sayılı ilamı, İstanbul BAM 13.HD'nin ...Esas - ... Karar sayılı ilamı, İzmir BAM 20. HD'nin ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ve Yargıtay 11. HD'nin ... Esas - ... Karar sayılı ilamı da bu yöndedir.
İzmir Bölge İdari Mahkemesi 6. İdare Dava Dairesinin ... Esas -... Karar sayılı ilamında; "...Yasayla kurulan ve kamu tüzel kişiliğine sahip ... 'nca tek taraflı kamu gücü kullanılarak tesis edilen idari işlem niteliğinde olduğu ve dolayısıyla bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın görüm ve çözümünde idare mahkemesinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır..." gerekçesi ile görevli Mahkemenin İdare Mahkemeleri olduğu belirtilmiştir.
Sonuç itibariyle; davalı ...'nin kamu kurumu olduğu, dava konusu ..."nün ... idaresi tarafından 29.11.2023 tarihinde saat 11:00'da 1.800.000.000-(Birmilyarsekizyüzmilyon) TL muhammen bedel ile satış ve tasfiyesi planlanan idari işlemine ilişkin kararın idari işlem niteliğinde olduğu, yasayla kurulan ve kamu tüzel kişiliğine sahip ...'nin tek taraflı kamu gücü kullanılarak tesis edilen satış işleminin ve diğer işlemlerin idari işlem niteliğinde olması nedeniyle bu işlemlerin iptaline yönelik incelemenin idare mahkemelerince yapılması gerektiği ve dolayısıyla bu işlemin iptali istemiyle açılan davada idare mahkemelerinin görevli olduğu, dolayısıyla adli yargı merciilerinin bu davada görevli olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak HMK'nın 114/1-b maddesi gereğince yargı yolu caiz olmamasından dolayı dava şartı yokluğundan davalı ... aleyhine açılan davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Davanın, HMK'nın 114/1-b ve 115/2. Maddeleri gereğince Yargı Yolunun caiz olmamasından dolayı usulden REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının davacılardan tahsili ile hazine irad kaydına,
3-Davacılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-HMK.nun 333.maddesi gereğince davacılarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının talep halinde ve hüküm kesinleştiğinde davacılara iadesine,
Dair, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize verilecek dilekçe ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde karar verildi. █████/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!