Anahtar kelimeler: Şirekete Turları Mercedesbenz Oteli Serisi Havaalanıotelhavaalanı Rehberlik Profesyonel Şehir Otel

T.C.
İSTANBUL6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2015KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ...A.Ş ile davalı ... A.Ş arasında █████/2017 tarihinde müvekkili şirekete taşıma ve rehberlik hizmetlerinin verilmesi hususlarını içeren sözleşme imzalandığını, sözleşmenin konusunu, davalı ... Oteli müşterilerinin, davacı müvekkil şirkete ait, en fazla 2 yaşında olacak Mercedes-Benz E serisi araçlarla şehir içi veya şehir dışı turları ile havaalanı-otel-havaalanı transfer faaliyetlerinde taşıma hizmetleri verilmesi ile yine otel müşterilerine ... içinde ve dışında şehir turları için profesyonel rehberlik hizmetleri verilmesi oluşturduğunu, Sözleşme kapsamındaki hizmetlerin yerine getirilmesinde müvekkil şirkete münhasır yetki verildiğini, Müvekkili şirketin iş bu sözleşme ile yükümlendiği edimleri sözleşmenin imza tarihi olan █████/2007 tarihinden itibaren yerine getirmiş olmasına karşın, davalı █████/2014 tarihinden itibaren ve devam eden süreçte otele ait müşterilerin transferleri ile rehberlik hizmetlerindeki aracılığını müvekkil şirkete vermeksizin ve müvekkil şirket haricindeki kişi ve şirketlere vermek suretiyle sözleşmeye açıkça aykırı davrandığını, davalı yanın ... 7. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı cevabı ihtarnamesi ile de sözleşmeye aykırı davrandığını zimmen kabul ettiğini, davalı yan sözleşmeye açıkça aykırı davranışlarına karşın müvekkili şirket tarafından talep edilen zararları gidereceği ve sözleşmeye aykırılıklarını ortadan talep edilen zararları gidereceği ve sözleşmeye aykırılıklarını ortadan kaldıracağı yerde cevabı ihtar ile haksız bir şekilde müvekkil şirket ile olan sözleşmeyi feshettiğini bu haksız fesihte taraflarınca kabul edilmediğini, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalmak kaydıyla █████/2007 tarihli sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak ihlal edilmesi ve/veya haksız şekilde feshedilmesi sonucu müvekkil şirketin uğramış ve uğrayacak olduğu doğrudan ve dolaylı menfi ve müspet tüm zararlarından satın alınan 6 adet ... Serisi araçlar nedeniyle uğranılan finansman ve değer kaybı karşılığı zararın şimdilik olmak kaydıyla 3. 000 TL, 9 adet personelin hizmetlerin ifası için hazır bulunduruyor olması ve bu durumun devam etmesi nedeniyle uğranılan personel istihdam maliyetleri karşılığı zararın şimdilik olmak kaydıyla 3. 000 TL , araçların sözleşme kapsamına uygun hale getirilmesi ve bulundurulması (sigorta, yetkili mercilerden ilgili mercilerden ilgili belgelerin temini v.s) nedeniyle karşı karşıya kalınan zararın şimdilik olmak kaydıyla 3. 000 TL, █████/2014 tarihinden █████/2015 (█████/2015 tarihi müvekkil şirket tarafından gönderilen ihtarname dikkate alınarak belirlenmiştir.) tarihine kadar , önceki yılların muadil ayları esas alınarak oranlanmış gelir ve kar kaybı karşılığı 152.400 TL zararın şimdilik olmak kaydıyla 3.000 TL (fazlaya ilişkin haklarının saklı olduğunu), Sözleşmeye aykırılık ve/veya haksız fesih taraflarınca kabul edilmediğinden bu nedenle oluşan ve oluşacak zararlarının tam tazmini kapsamında belirlenecek geli ve değer kaybının şimdilik olmak kaydıyla 3.000 TL, menfi ve müspet zarar kalemlerin (diğer ve fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı tutarak) şimdilik olmak üzere yukarıdaki rakamlar toplamı 15.000 TL'lik kısmının ihtarname ve/veya dava tarihinden ticari faiziyle tazminine ve fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı tutulmasına, haksız feshin iptaline, yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerine de mahkum edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ...'nin işletmecisi olduğunu, davacının ise ... adıyla faaliyet gösteren yolcu taşımacılığı ve Seyahat Acenteliği işini yapan bir firma olduğunu, Müvekkili ile davacının akdettiği █████/2007 imza tarihli sözleşme ile mülkiyet veya her türlü kullanma hakkı davacıya ait olan araçlarla, ... müşterilerine şehir içi veya şehri dışı turları ile havaalanı-otel-havaalanı trasfer işlemlerinde taşıma hizmeti verilmesi, ayrıca otel müşterilerine ... içi ve dışında şehir turları için profesyonel rehberlik hizmetleri sunulması ve karşılığında bu işe aracılık yapan müvekkile, aracı olduğu işlerden komisyon bedeli ödenmesi konusunda anlaştığını, bu sözleşme, belirsiz süreli bir sözleşme olup sona ereceği tarih belli olmadığını, Sözleşmenin "B" maddesinde, bu hizmetin isteğe bağlı olacağı, müvekkilinin ...'a müşteri temini taahhüdünde bulunmayacağı, bu konuda sadece aracılık yapacağı, müşterilerinin anılan hizmeti ...'dan almaları yönünde zorlayıcı şartlar ileri sürülemeyeceği ve hizmetin tamamen ... müşterilerinin isteğine bağlı olacağı kabul edildiğini, Müvekkilinin sözleşmeyi ihlal etmediği gibi sözleşmeden doğan akdi sorumlulğun şartları (Borca aykırı davranış, zarar, ihlal fiil ile zarar arasında uygun illiyet bağı ve kusurun olup olmadığı) gerçekleşmediğini, bu nedenle davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine karar verilmesini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesini talep ettiğini, davacı sözleşmenin III.A.1. Maddesinde yazan "... tarafından yapılacak taşıma ve rehberlik hizmetleri, münhasır nitelik arz edecektir" maddesini kasıtlı ve kötüniyetli olarak, konuluş amacından farklı şekilde mahkemeye izah etmiş olduğunu ve bu maddeyle kendisine münhasırlık yetkisi verildiğini iddia etmişse de bunun doğru olmadığını, sözleşmeye aykırılık da olmadığını, davacının menfi yada müspet zararının olmadığını, Müvekkilinin sözleşmeyi dilediği zamanda tek taraflı fesih hakkı olduğunu ve bu hakkını kullandığını, menfi yada müspet zararı isteme koşullarının oluşmadığını, davacı sözleşmedeki 10 günlük süre vererek ihtar şartını yerine getirmediğini, fazlaya ilişkin beyan ve haklarının saklı tuttuklarını, davacının aleyhe olabilecek beyanlarına itiraz ettiklerini, mahkemenin görevsiz olduğunu bu nedenle Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
: Dava, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğranılan müspet ve menfi zararın tazminine ilişkindir.Mahkememizin █████/2019 tarih ... esas... karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili kararı istinaf etmiş, karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin █████/2023 tarih ... esas ve ... karar sayılı ilamı ile "Sözleşmenin, hak ve yükümlülükler başlığı altında düzenlenen III-A-1. Maddesinde, açıkça ... tarafından yapılacak taşıma ve rehberlik hizmetlerinin, münhasır nitelik arz edeceği düzenlenmiş olması ve sözleşmenin nizasız uygulandığı dönemde davalının başka firmalara da çalıştığı yönünde bir savunması bulunmadığına göre, sözleşmenin davacı yönünden münhasırlık şartı taşıdığının kabulü gerekir. Sözleşmenin "hizmetin isteğe bağlı olması"na ilişkin III-B maddesindeki, ...'a müşteri temini taahhüdünde bulunmayacak, ancak bu konuda sadece aracılık edecek olan ..., müşterilerinin anılan hizmeti ...'dan almaları yönünde zorlayıcı şartlar ileri sürmeyecek ve hizmet tamamı ile ... müşterilerinin isteğine bağlı olacaktır, düzenlemesi münhasırlık şartını kaldıracak nitelikte değildir.Ayrıca, sözleşmenin tamamı değerlendirildiğinde ve sözleşmenin davacıya yüklediği yükümlülükler ve bu yükümlülüklerin davalıya karşı olması nazara alındığında sözleşmenin simsarlık sözleşmesi olduğunun kabulü mümkün değildir. Davalı taraf müşterileri adına hareket ederek davacıdan taşıma ve rehberlik hizmeti almaktadır. Bu haliyle sözleşme davalı tarafından kendi adına fakat müşterileri hesabına yapılmıştır. Her ne kadar müşteriler sözleşme tarihinde belirsiz ise de, ifa tarihinde belirli hale gelmektedir. Buna göre taraflar arasındaki sözleşme Türk Borçlar Kanununda düzenlenmemiş bir işgörme sözleşmesidir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 502/2. Maddesinde, vekâlete ilişkin hükümlerin, niteliklerine uygun düştükleri ölçüde, bu Kanunda düzenlenmemiş olan işgörme sözleşmelerine de uygulanacağı düzenlenmiştir.Sözleşmeyi sona erdirme serbestisi de sözleşme serbestisi ilkesi kapsamındadır. Bu nedenle kural olarak kimse bir sözleşmeyle bağlı kalmaya zorlanamaz. Sözleşmede münhasırlık şartı bulunsa dahi bu durum sözleşmenin feshine engel değildir. Ancak sözleşmenin sözleşmede veya Kanunda belirtilen koşul ve usule aykırı feshedilmesi halinde karşı tarafın bundan kaynaklanan zararlarının tazmini gerekir.Taraflar arasındaki sözleşmede, sözleşmeye aykırılık ve mücbir sebep hallerinde fesih öngörülmüş iken olağan feshe ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. TBK'nın 512. Maddesinde ise, vekâlet veren ve vekilin, her zaman sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirebileceği, ancak, uygun olmayan zamanda sözleşmeyi sona erdiren tarafın, diğerinin bundan doğan zararını gidermekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Bu halde davacının sözleşmenin uygun olmayan zamanda feshedildiğini ispatlaması gerekir.Davacı tarafça sözleşmeye aykırılık nedeniyle de tazminat talep edilmektedir. Davacı tarafından iddia olunan sözleşmeye aykırılık davalının diğer firmalarla aynı mahiyette sözleşme imzalayıp bu firmalara iş vermesi nedenine dayalı olup, █████/2014 tarihinden sözleşmenin feshedildiği █████/2015 tarihi arasını kapsamaktadır. Sözleşmenin davalı yönünden asıl ifa maddesi olan otel müşterilerinin davacıya yönlendirilmesi işi müşterilerin isteğine bağlı tutulmuştur. Görüldüğü gibi sözleşmede davalıyı ifaya zorlayacak bir düzenleme daha doğrusu müşterilerin insiyatifine bırakılan müşteri yönlendirme işinden başka ifası istenebilecek bir edim bulunmamaktadır. Elbetteki davalının sözleşmeye konu hizmete ihtiyaç duyan kendi müşterilerine, taşıma ve rehberlik için davacıyı tanıtmış ve önermiş olması gerekir. En nihayetinde davacının sunduğu hizmeti tercih edip etmemek müşteriye ait olmakla birlikte bu durum davalının edimini ortadan kaldırmaz.Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için bilirkişi heyetinden rapor alınmış ise de, alınan raporda taraf ticari defter ve kayıtları yeterince incelenmemiş, celbedilen BA ve BS formları değerlendirilmemiştir. Bu haliyle dosya kapsamına uygun olmayan bilirkişi raporunun hükme esas alınması mümkün değildir.Bu nedenle, mahkemece, aralarında bir sektör uzmanı, bir mali müşavir ve bir Borçlar Mevzuatından Kaynaklanan Nitelikli Hesaplamalar uzmanı bilirkişiye heyet halinde dosyanın tevdi ile, tarafların iddia ve savunmaları kapsamında, dosyadaki sözleşmeler, tarafların ticari defterleri ile dosyaya celbedilen belgeler incelenerek, sözleşmenin davacı yönünden uygun olmayan zamanda feshedilip edilmediği değerlendirilerek davacının feshe ve sözleşmeye aykırılığa ilişkin talep edebileceği varsa davacı zararı hesaplatılmak suretiyle rapor alınması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir. Hal böyle iken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir." bahisle kaldırılmıştır.HMK'nın 266/1. maddesi gereği dosyanın bir sektör (turizm, taşıma ve rehberlik) uzmanı, bir mali müşavir ve bir borçlar mevzuatından kaynaklanan nitelikli hesaplama uzamanı bilirkişi heyetine tevdi ile mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; taraf defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerini olup olmadığı usulüne uygun tutulup tutulmadığı, tarafların iddia ve savunmaları kapsamında, dosyadaki sözleşmeler, tarafların ticari defterleri ile dosyaya celbedilen belgeler incelenerek, sözleşmenin davacı yönünden uygun olmayan zamanda feshedilip edilmediği değerlendirilerek davacının feshe ve sözleşmeye aykırılığa ilişkin talep edebileceği varsa davacı zararının ferileriyle birlikte kalem kalem tespiti ile (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin █████/2023 tarih... esas ve ... karar sayılı bozma ilamında belirtilen her bir eksikliğin tek tek irdelenmesi hususuna özen gösterilerek ve bozma kararında belirtilen dönemle ilgili olarak inceleme yapılmasına hususen dikkat edilerek ) her bir talep yönünden ayrı ayrı değerlendirilme yapılarak her bir talep yönünden yapılan değerlendirmenin açık ve anlaşılabilir bir tarzda raporun sonuç kısmında tablo halinde belirtilmesi hususlarında hazırlanan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda; ... ile ... arasında bir hizmet anlaşması yapıldığı, çalışma çerçevesinin oluşturulduğu, hizmet satış fiyatlarının belirlendiği, sözleşme maddelerine göre ...'un otelde sürekli araç bulundurması gerektiği, tahsis olunan araç ve personelin standartlarının ... tarafından belirlendiği, sözleşmede ... seyahat acentasının (...) adı geçmekteyken münhasır nitelik yazmak bu hizmetlerin münhasır nitelikte mi olduğu yoksa tek satıcılık anlamında mı yazıldığı belirgin olmadığı, her iki anlamın da çıkarılabileceği ancak sözleşmeye istinaden yatırım yapan bir firmanın münhasırlık almamasının ticaretin olağan akışına uymadığı, rakamsal hesaplamanın yapılabilmesi için Sözleşmenin XI. Delil Sözleşmesine göre ...'nın defter, kayıt ve belgelerinin münhasır delil niteliğinde olduğu bu nedenle iki firma arasında yıllık yapılan iş miktarının hesaplanabilmesi için ... defter kayıtlarının incelenmesi gerekliliği, davacı ve davalı tarafında ticari ilişkinin olduğu ve her iki tarafından ticari defterlerinde; Davacı yanında davalı yandan 1.440,66TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ise davacı yana 1.440,66TL borçlu olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin sürekli borç ilişkisi doğuran bir simsarlık ilişkisi olduğu, davalı tarafından sebep gösterilmeksizin ve olağan fesih için tanınması gerekli süre (3 aylık fesih-ihbar süresi) tanınmaksızın sona erdirildiği ve bu durumda ancak davacının ilgili süre boyunca sözleşme varlığını sürdürseydi elde edeceği ifa menfaati (bu zararın da ispatı halinde) dışında bir tazminat talebinde bulunmasının mümkün olmadığı, davacının feshedilmiş bir hukuki ilişkiye yönelik fesih beyanının hüküm ve sonuç doğurmayacağı, bir an için sözleşmenin devam ettiği kabul edildiği ihtimalde dahi, aralarındaki sözleşme uyarınca davalının, iddia edilenin aksine, borca aykırı davrandığının kabulünün mümkün olmadığı ve bu sebeple fesih iradesinin haklı sebebe dayanmadığı, bu sebeple de feshin geçerli ve fakat fesih dolayısıyla uğranılan zararın giderilmesi imkânının davalı bakımından gündeme geleceği bir haksız fesih niteliğinde olduğu bildirilmiştir.Dosyanın kök raporu hazırlayan bilirkişi heyetine tevdii ile davacı vekilinin itirazları değerlendirilerek alacak talebi yönünden sonuç bedelin tek bir tabloda bir araya getirilmek ve itirazları karşılar nitelikte gerekçelendirmek suretiyle hazırlanan █████/2024 tarihli ek raporda; Satın alınan 6 adet ... Serisi araçlar nedeniyle uğranılan finansman ve değer kaybı karşılığı ararın şimdilik olmak kaydıyla tazminat miktarının 3.000. TL olduğu, davalı tarafından dava dışı... A.Ş Firması ile yaptığı sözleşmede kullanılan araçların plakaları ve alım yıllarınında ise farklı olduğu, 9 adet personelin hizmetlerin ifası için hazır bulunduruluyor olması ve bu durumun devam etmesi nedeniyle uğranılan personel istihdam maliyetleri karşılığı zararın şimdi olmak kaydıyla tazminat tutarının 3.000,00-TL olduğu, Davacı tarafın SGK çalışanlarının işten çıkışlarının davalı tarafın fasihinden önce olduğu, bu hususta davacı tarafın sözleşme feshinden sonra işçi çalıştırıp çalışılmadığı yönünde bir belge sunmadığından bu hususta bir tespit edilemediği, araçların sözleşme kapsamına uygun hale getirilmesi ve bulundurulması ( sigorta, yetkili mercilerden ilgili belgelerin temini v.s.) nedeniyle karşı karşıya kalınan zararın şimdilik olmak kaydıyla tazminat miktarının 3.000. TL olduğu, talep edildiği dosya kapsamıda belgeler sunulmadığı sunulması halinde sözleşmenin fesihinden sonra araçların yeniden kullanılıp kullanılmadığı, satılıp satılmadığı ve yine trafik sigortası vs yapılıp yapılmadığının tespitinin belgelerin sunulması halinde değerlendirilecek ise de araç sigorta ve kaskoların her yıl zorunlu olduğu da göz önüne alındığında bu husustaki zarar talebinin Mahkemeye ait olduğu, 31.12.2014 tarihinden 31.03.2015 (31.03.2015 tarihi müvekkil şirket tarafından gönderilen ihtarname dikkate alınarak belirlenmiştir.) tarihine kadar, önceki yılların muadil ayları esas alınarak oranlanmış gelir ve kar kaybı karşılığı 152.400 TL zararın şimdilik olmak kaydıyla tazminat miktarının 3.000. TL olduğu, bu hususta dosya kapsamına sözleşme kapsamında araç servis gelire ait belgelerin sunulması gerektiği,(günde kaç servis kaç kişi günlük kazanç vs) bu hususta belgeler sunulmadığı zarar tespitinin belgelerin sunulması halinde değerlendirileceği, Sözleşmeye aykırılık ve/veya haksız fesih tarafımızca kabul edilmediğinden bu nedenle oluşan ve oluşacak zararlarımızın tam tazmini kapsamında belirlenecek gelir ve değer kaybının şimdilik olmak kaydıyla tazminat miktarının 3.000. TL olduğu, sözleşmede III A.1. Seyahat acentasının ( ... ) adı geçmekteyken münhasır nitelik yazmak bu hizmetlerin münhazır nitelikte mi olduğu yoksa tek satıcılık anlamında mi yazıldığı belirgin olmadığı, Her iki anlamında çıkarılabileceği ancak sözleşmeye istinaden yatırım yapan bir firmanın münhasırlık almaması ticaretin olağan akışına uymadığı, menfi ve müspet zarar kalemlerinin ( diğer ve fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımızı saklı tutarak) şimdilik olmak üzere yukarıdaki rakamlar toplamı 15.000. TL müspet zararın kapsamında hesaplama yapılabilmesi için ifa edilmeyen ediminin değeri, masraflar, üçüncü kişiye ödenen tazminat belgelerinin olması gerektiği, davalı tarafa ait BS ve BA formlarından da zarar hesabının yapılmasının mümkün olmadığı davalı firmanın hangi firma ile aracılık vs yaptığın tespitinin mümkün olmayacağı, davacı tarafından söz konusu belgeler sunulmadığı ve dosya kapsamında da detaylı inceleme de kök raporunda değiştirecek yeniden bir hesaplama yapılamadığı bildirilmiştir.Davacı vekili █████/2024 tarihli tam ıslah dilekçesi ile dava dilekçesindeki dava değerini 764.194,85-TL olarak ıslah ederek, ıslah harcını ikmal etmiştir.Islah ile tamamlanan miktarın 764.194,85 TL olduğu heyet sınırının güncel olarak 2.250.000,00 TL olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin dosyanın heyete tevdi edilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların bildirdiği belgeler, tarafların ticari defter ve kayıtları, BA ve BS formları, taraflar arasındaki taşıma ve rehberlik hizmetleri sağlanmasına ilişkin 01.03.2007 tarihli sözleşme, Mahkememizin █████/2019 tarih ... esas ... karar sayılı kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin █████/2023 tarih ... esas ve ... karar sayılı ilamı, █████/2024 tarihli bilirkişi raporu, █████/2024 tarihli ek bilirkişi raporu, dosya kapsamına alınan müzekkere cevapları, taraf vekillerinin duruşmadaki beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde; davacı şirket ... A.Ş ile davalı ...A.Ş arasında █████/2017 tarihinde davacı şirekete taşıma ve rehberlik hizmetlerinin verilmesi hususlarını içeren sözleşme imzalandığı, sözleşmenin konusunu, davalı ... müşterilerinin, davacı şirkete ait, en fazla 2 yaşında olacak .... serisi araçlarla şehir içi veya şehir dışı turları ile havaalanı-otel-havaalanı transfer faaliyetlerinde taşıma hizmetleri verilmesi ile yine otel müşterilerine İstanbul içinde ve dışında şehir turları için profesyonel rehberlik hizmetleri verilmesi hususunun oluşturduğu, sözleşme kapsamındaki hizmetlerin yerine getirilmesinde davacı şirkete münhasır yetki verildiği, davacı şirketin iş bu sözleşme ile yükümlendiği edimleri sözleşmenin imza tarihi olan █████/2007 tarihinden itibaren yerine getirmiş olmasına karşın, davalı █████/2014 tarihinden itibaren ve devam eden süreçte otele ait müşterilerin transferleri ile rehberlik hizmetlerindeki aracılığını davacı şirkete vermeksizin ve davacı şirket haricindeki kişi ve şirketlere vermek suretiyle sözleşmeye açıkça aykırı davrandığı, davalı yanın ... 7. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı cevabı ihtarnamesi ile de sözleşmeye aykırı davrandığını zimmen kabul ettiği, davalı yan sözleşmeye açıkça aykırı davranışlarına karşın davacı şirket tarafından talep edilen zararları gidermediği, sözleşmeye aykırılıkları ortadan kaldırmadığı ve talep edilen zararları gidermediği, ayrıca cevabı ihtar ile haksız bir şekilde davacı şirket ile olan sözleşmeyi feshettiği ve bu haksız fesihte taraflarınca kabul edilmediği vakıalarına dayanıldığı, duruşma zabıtlarının tetkik edilmesi halinde iddia ve savunma hakkının kısıtlanmaması bağlamında taraf vekillerinin tüm beyan ve itirazlarının duruşma zabıtlarına tam ve eksiksiz olarak geçirildiğinin kolaylıkla tespit edilebileceği, █████/2024 tarihli celsede zapta geçen taraf vekillerinin beyanlarının anılan ilkesel yaklaşımın bir tezahürü olduğu ve █████/2024 tarihli ek bilirkişi raporuna karşı itirazların reddine karar verilmesi sonrasında davacı vekilinin beyanda bulunma talebinin kabulüne karar verilerek alınan beyanında davanın tam ıslahı için süre talebinde bulunduğu yine davalı vekilinin beyanda bulunma talebinin kabulüne karar verilmesi sonrasında davalı vekilince iddianın genişletilmesine muvafakatlerinin olmadığının beyan edildiği, davacı vekilinin davanın ıslahına dair talebinin kabulüne karar verilerek HMK'nın 180. maddesi uyarınca davacı vekiline bir haftalık kesin süre verildiği ve usulüne uygun ihtarat yapıldığı, davacı vekilince █████/2024 tarihli celsede her ne kadar davanın tam ıslah edileceği ve yeni dava dilekçesi sunulacağı beyanında bulunulmuş ise de █████/2024 tarihli ıslah dilekçesinde ilk dava dilekçesinde ileri sürülen vakıalar dışında yeni bir vakıa ileri sürülmediği, esasen davacı vekilince HMK'nın 180. maddesi kapsamında tam ıslah talebinde bulunulsa da █████/2024 tarihli ıslah dilekçesinin HMK'nın 181. maddesi kapsamında düzenlenen kısmi ıslah niteliğinde olduğu ve sadece dava konusunun değerinin arttırılması amacına matuf olduğu ancak usuli bir eksikliğe sebebiyet verilmesi bağlamında yeni bir dava dilekçesi gibi değerledirilerek █████/2025 tarihli celsede █████/2024 tarihli ıslah dilekçesi doğrultusunda tekrar ön inceleme duruşması icra edildiği ve mezkur celsede de az yukarıda izah edildiği üzere tüm taraf beyanlarının eksiksiz olarak duruşma zaptına geçirildiği, taraf vekillerine tahkikatın tümü hakkında açıklamalarının sorulduğunda taraf vekillerinin ayrıca sözlü yargılama duruşma günü taleplerinin olmadığına dair beyanda bulundukları ve 6100 sayılı HMK'nın 186. maddesi hükmü hatırlatılarak sözlü yargılama duruşmasına başlandığı, yine bu bağlamda sözlü yargılamaya dair ihtarın duruşmada hazır bulunan taraf vekillerine usulüne uygun olarak bildirildiği, sözlü yargılama aşamasında alınan beyanların da bütünüyle duruşma zaptına aktarıldığı bu bağlamda davacı vekilinin sözlü yargılamaya dair ihtaratta bulunulmadığına dair itirazına itibar edilmediği, taraf vekillerinin tüm beyan ve itirazlarının eksiksiz bir şekilde duruşma zaptına aktarılmasına ve taraf vekillerinin bu aşamaya kadar bu yönde herhangi bir itirazlarının bulunmamasına karşın, davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarının reddine karar verilmesi ve davanın aleyhlerine sonuçlanacağına dair kanaat edinmesi akabinde de davanın reddine karar verilmesi sebebiyle uyuşmazlık konusunun tespiti bahsinde davacı vekiline ayrılan imza hanesini imzalamaktan imtina ettiği, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde ise; davalı şirketin ...'nin işletmecisi olduğu, davacının ise ... adıyla faaliyet gösteren yolcu taşımacılığı ve seyahat acenteliği işini yapan bir firma olduğu, davalı ile davacının akdettiği █████/2007 imza tarihli sözleşme ile mülkiyet veya her türlü kullanma hakkı davacıya ait olan araçlarla, ... müşterilerine şehir içi veya şehri dışı turları ile havaalanı-otel-havaalanı trasfer işlemlerinde taşıma hizmeti verilmesi, ayrıca otel müşterilerine ... içi ve dışında şehir turları için profesyonel rehberlik hizmetleri sunulması ve karşılığında bu işe aracılık yapan davalı şirkete, aracı olduğu işlerden komisyon bedeli ödenmesi konusunda anlaşma sağlandığı, bu sözleşmenin belirsiz süreli bir sözleşme olduğu ve sona ereceği tarihin belli olmadığı, sözleşmenin "B" maddesinde, bu hizmetin isteğe bağlı olacağı, davalının davacıya müşteri temini taahhüdünde bulunmayacağı, bu konuda sadece aracılık yapacağı, müşterilerinin anılan hizmeti davacıdan almaları yönünde zorlayıcı şartlar ileri sürülemeyeceği ve hizmetin tamamen ... müşterilerinin isteğine bağlı olacağı hususlarının sözleşme ile taraflar arasında kabul edildiği, davalının sözleşmeyi ihlal etmediği gibi sözleşmeden doğan akdi sorumlulğun şartlarının gerçekleşmediği, davacının sözleşmenin III.A.1. maddesinde yazan "... tarafından yapılacak taşıma ve rehberlik hizmetleri, münhasır nitelik arz edecektir" maddesini kasıtlı ve kötüniyetli olarak, konuluş amacından farklı şekilde mahkemeye izah etmiş olduğu ve bu maddeyle kendisine münhasırlık yetkisi verildiğini iddia etmişse de bunun doğru olmadığı, sözleşmeye aykırılık da olmadığı, davacının menfi yada müspet zararının olmadığı, davalının sözleşmeyi dilediği zamanda tek taraflı fesih hakkı olduğu ve bu hakkını kullandığı, menfi yada müspet zararı isteme koşullarının oluşmadığı, davacının sözleşmedeki 10 günlük süre vererek ihtar şartını yerine getirmediği vakıalarına isnat edildiği, taraflar arasındaki temel uyuşmazlık noktalarının taraflar arasındaki taşıma ve rehberlik hizmetleri sağlanmasına ilişkin 01.03.2007 tarihli sözleşmesi çerçevesinde davalı tarafından sözleşmenin haksız şekilde feshedilip edilmediği, feshin haklı olması halinde dahi sözleşmenin davacı yönünden uygun olmayan zamanda feshedilip edilmediği, davacının feshe ve sözleşmeye aykırılığa ilişkin davalıdan talepte bulunup bulunamayacağı bulunabilecek ise miktarı hususlarından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.Dosyada mübrez belgelerden; ... ile ... arasında bir hizmet anlaşması yapıldığı, çalışma çerçevesinin oluşturulduğu, hizmet satış fiyatlarının belirlendiği, sözleşme maddelerine göre davacı ....'un otelde sürekli araç bulundurması gerektiği, tahsis olunan araç ve personelin standartlarının ... tarafından belirlendiği, sözleşmede... seyahat acentasının (...) adı geçmekteyken münhasır nitelik yazmak bu hizmetlerin münhasır nitelikte mi olduğu yoksa tek satıcılık anlamında mı yazıldığının belirgin olmadığı, her iki anlamın da çıkarılabileceği ancak sözleşmeye istinaden yatırım yapan bir firmanın münhasırlık almamasının ticaretin olağan akışına uymadığı, rakamsal hesaplamanın yapılabilmesi için Sözleşmenin XI. Delil Sözleşmesine göre ...'nın defter, kayıt ve belgelerinin münhasır delil niteliğinde olduğu bu nedenle iki firma arasında yıllık yapılan iş miktarının hesaplanabilmesi için ... defter kayıtlarının incelenmesi gerektiği, davacı ve davalı tarafında ticari ilişkinin olduğu ve her iki tarafından ticari defterlerinde; davacı yanın davalı yandan 1.440,66 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ise davacı yana 1.440,66TL borçlu olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin sürekli borç ilişkisi doğuran bir simsarlık ilişkisi olduğu, davalı tarafından sebep gösterilmeksizin ve olağan fesih için tanınması gerekli süre (3 aylık fesih-ihbar süresi) tanınmaksızın sona erdirildiği ve bu durumda ancak davacının ilgili süre boyunca sözleşme varlığını sürdürseydi elde edeceği ifa menfaati (bu zararın da ispatı halinde) dışında bir tazminat talebinde bulunmasının mümkün olmadığı, davacının feshedilmiş bir hukuki ilişkiye yönelik fesih beyanının hüküm ve sonuç doğurmayacağı, bir an için sözleşmenin devam ettiği kabul edildiği ihtimalde dahi, aralarındaki sözleşme uyarınca davalının, iddia edilenin aksine, borca aykırı davrandığının kabulünün mümkün olmadığı ve bu sebeple fesih iradesinin haklı sebebe dayanmadığı, bu sebeple de feshin geçerli ve fakat fesih dolayısıyla uğranılan zararın giderilmesi imkânının davalı bakımından gündeme geleceği bir haksız fesih niteliğinde olduğu, satın alınan 6 adet ... Serisi araçlar nedeniyle uğranılan finansman ve değer kaybı karşılığı zarar bağlamında yapılan incelemede; davalı tarafından dava dışı...A.Ş Firması ile yapılan sözleşmede kullanılan araçların plakaları ve alım yıllarının farklı olduğu, 9 adet personelin hizmetlerin ifası için hazır bulunduruluyor olması ve bu durumun devam etmesi nedeniyle uğranılan personel istihdam maliyetleri karşılığı zarar bağlamında yapılan incelemede; davacı tarafın SGK çalışanlarının işten çıkışlarının davalı tarafın feshinden önce olduğu, bu hususta davacı tarafın sözleşme feshinden sonra işçi çalıştırıp çalışılmadığı yönünde bir belge sunulmadığından tasarruf ilkesi ile taraflarca getirilme ilkeleri uyarınca bu hususta herhangi bir tespit yapılamayacağı, araçların sözleşme kapsamına uygun hale getirilmesi ve bulundurulması ( sigorta, yetkili mercilerden ilgili belgelerin temini v.s.) nedeniyle karşı karşıya kalınan zarar bağlamında yapılan incelemede; dosya kapsamında talebe dayanak belgelerin sunulmadığı sunulması halinde sözleşmenin fesihinden sonra araçların yeniden kullanılıp kullanılmadığı, satılıp satılmadığı ve yine trafik sigortası vs yapılıp yapılmadığının tespitinin belgelerin sunulması halinde değerlendirilecek ise de araç sigorta ve kaskoların her yıl zorunlu olduğu da göz önüne alındığında bu husustaki zarar talebinin yerinde olmadığı, 31.12.2014 tarihinden 31.03.2015 (31.03.2015 tarihi ihtarname dikkate alınarak belirlenmiştir.) tarihine kadar, önceki yılların muadil ayları esas alınarak oranlanmış gelir ve kar kaybı karşılığı olan zarar bağlamında yapılan incelemede ise; bu hususta dosya kapsamına sözleşme kapsamında araç servis gelire ait belgelerin tasarruf ilkesi ile taraflarca getirilme ilkeleri uyarınca davacı tarafça sunulması gerektiği,(günde kaç servis kaç kişi günlük kazanç vs) bu husustaki belgelerin gerek bozma kararı öncesinde gerekse bozma kararı sonrasında davacı tarafça sunulmadığı zarar tespitinin belgelerin sunulması halinde değerlendirileceği gelinen aşama itibariyle anılan talebin delillendirilmemesi sebebiyle işbu tazminat kalemi yönünden de talebin yerinde olmadığı, sözleşmeye aykırılık ve/veya haksız fesih davacı tarafça kabul edilmediğinden bu nedenle oluşan ve oluşacak zararlarımızın tam tazmini kapsamında belirlenecek gelir ve değer kaybı hususunda oluştuğu iddia edilen zarar bağlamında yapılan incelemede; sözleşmede III A.1. Seyahat acentasının ( ... ) adı geçmekteyken münhasır nitelik yazmak bu hizmetlerin münhazır nitelikte mi olduğu yoksa tek satıcılık anlamında mi yazıldığı belirgin olmadığı, her iki anlamında çıkarılabileceği ancak sözleşmeye istinaden yatırım yapan bir firmanın münhasırlık almaması ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğu, tüm talepler yönünden menfi ve müspet zararların tespiti kapsamında hesaplama yapılabilmesi için ifa edilmeyen ediminin değeri, masraflar, üçüncü kişiye ödenen tazminat belgelerinin olması gerektiği ve tüm bu belgelerin tasarruf ilkesi ile taraflarca getirilme ilkeleri uyarınca davacı tarafça sunulması gerektiği, bu bağlamda yalnızca davalı tarafa ait BS ve BA formlarından da zarar hesabının yapılmasının mümkün olmadığı davalı firmanın hangi firma ile aracılık vs yaptığın tespitinin mümkün olmayacağı kanaatine varılmıştır. Mahkememizce aldırılan █████/2024 tarihli bilirkişi raporu ile █████/2024 tarihli ek bilirkişi raporlarının denetime açık, yeterli, objektif ve hüküm kurmaya elverişli olmaları gerekçeleriyle anılan bilirkişi raporlarına itibar edilmiştir. █████/2024 tarihli ek bilirkişi raporuna davacı vekilinin teknik nitelikte olmayan itirazlarının dosya kapsamı ile örtüşmemesi de dikkate alınarak davacı vekilinin dosya kapsamındaki itirazlarına itibar edilmemiştir. TMK'nın 6. maddesinin "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." hükmünü havi olduğu ve yine HMK'nın 190. maddesinin "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." hükmünü havi olduğu, taraflar arasındaki █████/2007 tarihli sözleşmenin haklı sebeple feshi vakıası yönünden ispat yükünün davalı taraf üzerinde bulunduğu, davalı tarafça, taraflar arasındaki taşıma ve rehberlik hizmetleri sağlanmasına ilişkin 01.03.2007 tarihli sözleşmesinin haklı sebeple fesih iddiasının ispat edildiği, taraflar arasındaki █████/2007 tarihli sözleşmenin feshinin davacı taraf açısında uygun bir zamanda fesh edilmediği ve davacının bu sebeple zarara uğradığı vakıalarına ilişkin ispat yükünün ise TMK'nın 6. Maddesi ile HMK'nın 190. Maddesi uyarınca davacı taraf üzerinde bulunduğu, davacı tarafın üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getiremediği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin █████/2023 tarih .... esas ve... karar sayılı kaldırma ilamı doğrultusunda tüm delillerin mahkememizce toplandığı ve kaldırma ilamının gereği gibi ifa edilerek taraf delillerinin celbi sağlanarak kaldırma ilamında uzmanlık alanı belirtilen bilirkişi heyetinden usulüne uygun şekilde bilirkişi raporları tanzim edildiği ve dosya kapsamına kazandırılan █████/2024 tarihli bilirkişi raporu ile █████/2024 tarihli ek bilirkişi raporlarının denetime açık, yeterli, objektif ve hüküm kurmaya elverişli oldukları kanaatine varılmakla; dosya kapsamında toplanan tüm deliller dikkate alınarak, davalı tarafın sözleşmenin haklı feshi bağlamında üzerine düşen ispat yükünü ifa ettiği ancak davacı tarafça ileri sürülen vakıaların sübuta etkili delillerle ispat edilemediği değerlendirilerek davanın reddine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 256,17-TL peşin harç, 12.794,38-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 13.050,55-TL harcın mahsubu ile artan 12.435,15-TL harcın karar kesinleştiği ve talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yapılan 1.500,00-TL bilirkişi ücreti, 37,90-TL posta giderleri olmak üzere toplam 1.537,90-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 118.629,23-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,6-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2025Katip¸e-imzalıdırHakim¸e-imzalıdır*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*