Anahtar kelimeler: Adapazarı Kaymakamlığı Unvanlı Caddesi İçişleri Zabıta Sakarya Sonlandırılmasına Süreci Emniyet
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No
: ██████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ
: Av. ...
DİĞER DAVALI
: ... Kaymakamlığı
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Sakarya ili, Adapazarı İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, ..., K:... adresinde faaliyet gösteren "..." unvanlı işletmenin, Adapazarı Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısına istinaden, geçici olarak faaliyetinin sonlandırılmasına ilişkin Adapazarı Belediyesi Zabıta Müdürlüğü işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; İçişleri Bakanlığının █████/2020 tarih ve E.15055 sayılı Genelgesinde ve söz konusu Genelgeye istinaden Sakarya Valiliği İl Hıfzıssıhha Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararında, COVİD-19 salgını nedeniyle kapalı olması gereken gazino, pavyon, diskotek, bar, birahane, taverna veya gece kulüplerinin ana faaliyet konusunu değiştirerek veya tali faaliyet konusu ekleterek aynı şekilde çalışmaya devam etmesi üzerine alınacak tedbirlerin belirtilerek bu kapsamda olan işyerlerine denetim yapılması ve bu kapsamdaki işyerlerinin kapatılması kararı alındığı, ancak davacının işyerinin işyeri açma ve çalıştırma ruhsatının "içkili lokanta" olduğu, Adapazarı Belediye Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı yazısıyla da COVİD-19 salgını boyunca söz konusu faaliyetler kapsamında İlçede herhangi bir faaliyet konusu değişikliğinin yapılmadığının belirtildiği, bu kapsamda davacının ana veya tali faaliyetinin hali hazırda kapalı olması gereken gazino, pavyon, diskotek, bar, birahane, taverna veya gece kulübü olmadığı ve faaliyet konusu değişikliği yapılmadığı, bu nedenle davacının "içkili lokanta" faaliyetinin söz konusu Genelge kapsamında değerlendirilerek kapatma işlemi uygulanamayacağı gibi, davalı Adapazarı Kaymakamlığının davacının işyerinde canlı müzik yapılarak ve konsomatris çalıştırılarak pavyon olarak işletildiği iddiası gözetildiğinde dahi, anılan denetim kapsamında tutulan tutanakta Ö.S. ve M.S. olarak adı geçen şahısların konsomatris olarak çalıştıkları belirtilmesine rağmen tutanağa eklenen fotoğraflardan bu durumun sabit olduğunu kabule imkan bulunmadığı, söz konusu kişilerin konsomatris olarak çalıştıklarını somut olarak ortaya koyacak bilgi, belgeler idarece ortaya konulamadığından işyerinin pavyon olarak çalıştığı hususunun açıkça ortaya konulamadığından, dava kousu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı soucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Dava konusu işlemin ilgili mevzuata uygun olarak tesis edildiği, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY
:
1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 27. maddesinde, "Umumi hıfzıssıhha meclisleri mahallin sıhhi ahvalini daima nazarı dikkat önünde bulundurarak şehir ve kasaba ve köyler sıhhi vaziyetinin ıslahına ve mevcut mahzurların izalesine yarayan tedbirleri alırlar." hükmüne, 72. maddesinde, "57 nci maddede zikredilen hastalıklardan biri zuhur ettiği veya zuhurundan şüphelenildiği takdirde aşağıda gösterilen tedbirler tatbik olunur. ....
7- Dahilinde sari ve salgın hastalıklardan biri zuhur eden umumi mahallerin tehlike zail oluncaya kadar set ve tahliyesi." hükmüne, 77. maddesinde, "Sari ve salgın hastalıklardan birinin hüküm sürdüğü veya tehdit ettiği mahallerde Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletinin tasvibiyle bütün umumi mahallerde vuku bulacak içtimalar tahdit veya menolunabilir." hükmüne, 261. maddesinde, "Bütün eğlence mahalleri, tiyatro, sinema, bar ve gazino ve kahve ve emsali yerler ve halkın bir arada toplanmasına mahsus sair umumi mahaller ve hamamlarda halkın sıhhatini vikaye ve selametini temin için riayeti lazım gelen tedbirler mahalli belediyelerce neşrü ilan olunur. Bu tedbirlere kısmen veya tamamen riayet edilmiyen mahallerde her türlü içtimalar menedilir." hükmüne, 282. maddesinde, "Bu Kanunda yazılı olan yasaklara aykırı hareket edenler veya zorunluluklara uymayanlara, fiilleri ayrıca suç oluşturmadığı takdirde, ikiyüzelli Türk Lirasından bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir." hükmü ve 283.maddesinde " Bu Kanunda yazılı belediye vazifelerine taallûk edip 266 ncı maddede gösterilen sıhhi zabıta nizamnamesinde mezkur memnuiyetlere muhalif hareket edenlerle mecburiyetlere riayet etmeyenler, 15/5/1930 tarihli ve 1608 sayılı Kanunla değişik 16/4/1924 tarihli ve 486 sayılı Kanun mucibince cezalandırılır." hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen Kanun uyarınca, umumi hıfzıssıhha meclisleri tarafından bölgenin sağlık durumu dikkate alınarak bir kısım tedbirleri alabileceği ve salgın hastalıklardan birinin hüküm sürmesi veya tehdit etmesi halinde ise bütün umuma ilişkin yerlerde Sağlık Bakanlığının onayı ile yapılacak toplantıların sınırlanabileceği veya yasaklanabileceğine ilişkin olarak Umumi Hıfzıssıhha Meclislerine takdir yetkisi tanındığı, yine Kanunda bütün eğlence mahalleri, tiyatro, sinema, bar ve gazino ve kahve ve emsali yerler ve halkın bir arada toplanmasına mahsus sair umumi mahaller ve hamamlarda halkın sıhhatini temin için uyulması gereken tedbirlerin mahalli belediyelerce ilan olunacağı, bu tedbirlere kısmen veya tamamen riayet edilmeyen mahallerde her türlü toplantının menedileceği belirtilmiş, ve Kanunda yazılı olan yasaklara aykırı hareket edenlere veya zorunluluklara uymayanlara, fiilleri ayrıca suç oluşturmadığı takdirde, idarî para cezası verileceği belirtilmiştir.
Görüleceği üzere halkın sağlığı için gerekli tedbirleri almak ve en genel anlamda bütün umumi mahallerde vuku bulacak içtimaların tahdit veya men edilmesi yetkisi Umumi Hıfzısıhha Kurullarına verilmiştir. Bu bakımdan salgın tehlikesi noktasında önleme ya da bu kapsamda önleme amaçlı olarak yasaklanan bir faaliyetin men'i de ilgili kurullarca yapılabilecektir.
Bununla birlikte dünya genelinde yaşanmakta olan covid-19 salgınının ne kadar süreyle devam edeceği hususu öngörülemediğinden halkın sağlığı için gerekli tedbirleri alma konusunda yetkili olan Umumi Hıfzıssıhha Kurullarının süresiz yaptırım uygulamasında toplum sağlığı ve kamu menfaati açısından bir aykırılık oluşturmayacağı da tartışmasızdır.
Dosyasının incelenmesinden, içkili lokanta faaliyet konulu işyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunan davacıya ait işyerinde yapılan denetimlerde söz konusu işyerinin pavyon şeklinde faaliyet gösterdiği, canlı müzik izin belgesi bulunmadığı halde canlı müzik yapıldığı, salgınla mücadele kapsamında alınan önlemlere riayet edilmediğinin belirlendiği, diğer taraftan gerek İçişleri Bakanlığınca gerekse İl ve İlçe Hıfzısıhha Kurulu kararları ile gazino, pavyon, diskotek, bar, birahane, taverna ve benzeri gece kulüplerinin faaliyetlerinin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, içkili lokanta ruhsatı olmasına rağmen ruhsat koşullarına aykırı bir şekilde pavyon şeklinde faaliyet gösterdiği ve canlı müzik izin belgesi olmadığı halde canlı müzik yayını yapıldığı tespit olunan davacıya ait işyerinin yukarıda bahsedilen genelge ve hıfzısıhha kurulu kararları çerçevesinde kapatılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!