Anahtar kelimeler: Fransada Paylara Fransız Tercüman Türkçe Kaşesi Bilmemesinden Yeminli Aktarmadan Satımdan

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2016KARAR TARİHİ
: █████/2024GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2024Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri ile davalı ...'ın davalı şirketin 1/3 oranında eşit paylara sahip ortağı ve müvekkili ...'in aynı zamanda şirket temsilcisi olduğunu, ancak ...'ın davalı şirkete hiçbir para aktarmadan emek olarak katıldığını, müvekkillerinin Fransa'da yaşadıklarını, müvekkili ...'in Fransız vatandaşı olup Türkçe bilmediğini, şirket ortağı ...'ın müvekkili ...'in Türkçe bilmemesinden yararlanarak yeminli tercüman ve bakanlık temsilcisi bulundurmadan █████/2014 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağını müvekkiline imzalattırarak kendisini şirket kaşesi veya unvanı altına münferiden atacağı imza ile şirketi her hususta ve istisnasız olarak 3 yıl süre ile temsil ve ilzam etmesine oybirliğiyle karar verilmesini sağladığını, ...'ın hukuka aykırı şekilde elde ettiği bu yetkiyle tamamı şirket mülkiyetinde olan İstanbul ili, ... ilçesi, .... Mahallesi .... mevkiinde tapuda kain .... parselde kayıtlı bulunan 4 katlı bina ve arsanın 1/3'ünü █████/2015 tarihinde 549.670,00 - TL'ye 3.kişi ....'e müvekkillerinden gizlice satarak gayrimenkulü oğlu ....'a 2/3'ünü 72.000,00- TL ye, 1/3'ünü de 36.000,00- TL bedelle otelin tamamını 10 yıllığına 108.000,00- TL'ye kiraya verdiğini ve bu kira akdini tapu kaydına şerh ettirdiğini, oysaki gayrimenkulün emsal kira değerinin yıllık en az 500.000,00- TL olduğunu, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile gerçek kira değerinin ortaya çıkacağını, █████/2015 tarihli ortaklar protokolünün 2.maddesinde otelcilik faaliyetinin sadece ....'nin kendi tüzel kişiliği ile yapılacağı, otelin satışına engel olacak anlaşmaların yapılamayacağı karar altına alındığından kiralama işinin bu protokole de aykırılık teşkil ettiğini, ... parselde geriye kalan 2/3'ünün de davalı ... tarafından aynı şekilde satılması ve müvekkillerinin zarara uğratılması tehlikesi nedeniyle Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati tedbir kararı verildiğini, █████/2014 tarihli Borç-Alacak Protokolünde şirketin söz konsuu gayrimenkul için 1.747.000 Euro (yaklaşık 5.000.000,00- TL) harcama yaptığının tüm şirket ortaklarının ve yetkililerinin imzası ile sabit olduğunu, gayrimenkulün 1/3'ünün değerinin en az 1.900.000,00- TL olmasına rağmen 3.kişiye 549.670,00 - TL ye satılarak müvekkillerinin ve şirketin zarara uğratıldığını, ayrıca satışı yapan ...'ın satış parasını ne yaptığına ilişkin müvekkillerinin bilgi sahibi olmadığını, şirket defterlerinin ve evraklarının müvekkillerinden kaçırıldığını, şirkete ait gayrimenkulün alımı ve tadilatı için müvekkili ... tarafından şirket hesabına 1.083.000 -Euro (3.519.750,00- TL) aktarıldığını, █████/2014 tarihli Borç-Alacak protokolünde de görüleceği üzere müvekkili ...'ın davalı şirkete 669.000 - Euro aktardığını, ayrıca bu müvekkilinin █████/2014 tarihinden █████/2015 tarihine kadar söz konusu gayrimenkulün alımı için şirketin kredi borç taksitlerini de ödediğini, şirket mal varlığının azalmasından ve usulsüz hukuka aykırı kiralamadan kaynaklanan zararın tazmini için huzurdaki sorumluluk davasını açmak zorunda kaldıklarını, şirket mal varlığını azaltan her eylemin hisseleri oranında pay sahiplerini etkilediğini, müvekkillerinin pay sahibi olarak hem doğrudan doğruya hemde dolaylı zararların talep haklarının bulunduğunu, davalıların görev ve yetkilerini kötüye kullanarak yaptıkları işlemler nedeniyle müvekkillerinin zarar gördüklerini, malvarlığı değerlerinin azaldığını, ayrıca cezai yönden suç duyurusunda bulunacaklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere davalıların .... Teknojileri San. Tic. A.Ş adına kayıtlı İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mah. ... Mevkiinde .... parselde kayıtlı 4 katlı bina ve arsasının 1/3 hissesini 3.kişi ....'e çok düşük bedelle hukuka aykırı olarak satmış olmaları nedeniyle müvekkillerinin malvarlıklarında meydana gelen azalmanın ve mahrum kaldıkları kârın, menfi ve müspet zararların tazmini için şimdilik 400.000,00- TL nin satışın yapıldığı █████/2015 tarihinden itibarin ticari faizi ile birlikte, taşınmazın ....'a düşük bedelle hukuka aykırı olarak kiraya verilmesi nedeniyle müvekkillerinin uğrayacakları menfi ve müspet zararların tazmini için şimdilik 100.000,00- TL nin kira akdinin yapıldığı █████/2016 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacılara payları oranında ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacılar ile davalı ...'ın davalı şirket ortağı olup, davacılardan ... ile davalı ...'ın şirketi temsil konusunda münferit imza yetkisine sahip olduklarını, davacı iddialarını kabul anlamına gelmemekle beraber zararın varlığından söz edilecekse ancak müvekkili .... San. Tic. A.Ş'nin zararından söz edilebileceğini, bu nedenlerle öncelikle davanın husumet ve hukuki menfaat yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, davacı iddialarının yerinde olmadığını, davalı ... tarafından şirket hesabına 300.000- Euro ile farklı tarihlerde toplam 832.112,00-TL aktarıldığını, düzenlenen protokolün davacı .... ve ...'in tüm şirketlerinin 10 yıldan fazla süredir mali müşavirliğini yapan yeminli mali müşavir .... tarafından hazırlanarak davacı ...'in aile dostu olan ve anadili gibi Fransızca bilen ...'nun tercümanlığında yapıldığını, yönetim kurulunda bulunan ... ve ...'a █████/2014 tarihinde münferit imza yetkisi verildiğini, ayrıca bu yetkiye gerek olmadan da şirket ana sözleşmesi ile münferit imza yetkisi olan kişilerin "satış" dahil her türlü yetkiye sahip olduğunu, şirket ortaklarının son olarak █████/2015 tarihinde bir araya gelerek şirkete ait taşınmazın işletilmeye açılması ve otel ruhsatı alınması yönünde karar alındığını, bu görüşmelerden sonra ortaklardan ...'in şirkete ait taşınmazın satışı için broşür bastırarak birkaç emlakçıyla ve alıcıyla satış için görüşmeler ve emlakçılık sözleşmeleri yaptığı bilgisinin müvekkillerine ulaşması üzerine müvekkilinin davacıları aramasına rağmen kendilerine ulaşamadığını, bu durum karşısında inşaatın yapımından beri süre gelen borçların ödenmemesi ve taşınmazın kendilerinden habersiz bir şekilde satılacağı endişesiyle müvekkilinin tedbire konu edilen taşınmazda yapılan inşaat işleri ve işçilik ücretlerinin yanı sıra alınan eşyaların borçlarının kapatılması için taşınmazın 1/3'ünü satmak zorunda kaldığını, taşınmazın düşük fiyatla satılmasının Türkiye'nin içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik belirsizlikler ve taşınmazın 3 yıldır işletmeye kapalı olması gibi reel nedenlerden kaynaklandığını, davaya konu taşınmazın inşaatının bitmesinin üzerinden yaklaşık iki yıl geçmesine rağmen davacıların davranışları ve kararsızlıkları nedeniyle hiçbir şekilde işletilmeye geçilemediğinden .... A.Ş'nin çok büyük maddi kayıplara uğradığını, bu nedenle █████/2015 tarihli yönetim kurulu kararıyla gayrimenkulün işletilmesi amacıyla kiracı olarak kendi ortak olduğu şirkete veya ortak olmadığı herhangi bir gerçek veya tüzel kişi ile kira kontratı ve işletme sözleşmeleri yapmaya tam yetkili kılındığını, sözleşme aşamasına geçilmesine rağmen davacıların bu kişileri değişik bahaneler ile kabul etmediklerinden █████/2015 ve █████/2015 tarihli kararlardan dönülerek satışa engel olabilecek iş anlaşmaları yapmaksızın konaklama şeklinde faaliyet gösterme hususunda karar kılındığını, müvekkilinin yapmış olduğu kira sözleşmesinin özel şartlar bölümünün 3.maddesinde "kiracı, kiraya konu taşınmazın ... satılması halinde ilk yazılı ihbar ile kiralananı tahliye etmek zorundadır." şartı bulunduğundan kira sözleşmesinin satışa engel olduğu iddiasının yerinde olmadığını, taşınmazın kira bedeli aylık 9.000,00- TL den olmak üzere yıllık 108.000,00- TL 'ye kiraya verildiğini, yine davacıların emlak komisyoncusu .... ile yapmış oldukları sözleşmede taşınmazın 10.000.000,00- ABD dolarına satılacağı maddesinin yer aldığını, müvekkilinin yapmış olduğu kira sözleşmesi ile binanın aylık masraflarından (aylık 12.000,00- TL civarı) kurtulmanın yanısıra düzenli bir şekilde işletilmeye açılarak her ay düzenli olarak kira geliri ile ilk kez kazançlı duruma geçeceğini, bu durumda şirketin yanı sıra şirket ortaklarının da dolaylı olarak kâr elde etmiş olacaklarını, taşınmazın tadilatı ve işletmeye açılması için şirketin çekmiş olduğu kredi borcunun ilk 5 taksitinin şirket tarafından, geriye kalan 19 tanesinin davacı ... tarafından, son iki taksitin ise ... tarafından ödendiğini, ancak ödenen bedelin davacıların şirket ortağı olarak şirket borçlarından paylarına düşen kısım olduğunu, yaklaşık üç yıldır ise taşınmazın tüm masrafları, elektrik, su, doğalgaz, temizlik, internet, muhasebe, güvenlik ve benzer diğer harcamalarının müvekkilleri tarafından yapıldığını, davacı ... tarafından 1.083.000 Euro (3.519.750 TL) şirket hesabına aktarıldığı iddiasını kabul etmediklerini, şirkete ait taşınmazın müvekkili ...'ın tek başına olan çabaları ile baştan sona yenilenerek kullanıma hazır hale getirilen taşınmazın davacıların kararsızlıkları nedeniyle ne satıldığını ne de işletilmeye açılabildiğini, 2 yıldan uzun süre beklemede bırakılan taşınmazın yıpranarak atıl duruma geldiğini, ayrıca her ay düzenli olarak 12.000,00- TL masraf yapılmak zorunda kalındığını, davacıların değil davalı müvekkili şirketin malvarlığında azalma meydana geldiğini belirterek öncelikle davanın usulden reddine, aksi takdirde davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:Dava ;Anonim şirket ortaklarının şirket yöneticisi sorumluluğu esasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.Davacılar vekilinin UYAP Bilişim Sistemi üzerinden göndermiş olduğu █████/2024 tarihli dilekçesi ile;Taraflar arasındaki uyuşmazlığın sulh yolu ile çözüme kavuşmuş olduğu, sulh protokolü gereğince sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin istendiği anlaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle; Davanın taraflarının sulh olduğu anlaşılmakla, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tarafların vekalet ücreti talebi bulunmadığından taraflar yararına vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin ...üzerinde bırakılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: yukarıda açıklanan nedenlerle;1-HMK 315.madde gereğince SULH NEDENİYLE KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 8.538,00-TL harçtan mahsubu ile 8.110,40-TL bakiye harcın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacılara İADESİNE,3-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL peşin harç ve 29,20-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 456,80-TL harcın davalı ...alınarak davacıya VERİLMESİNE,4-Davacı tarafça yapılan 6.354,40-TL yargılama giderinin davalı ... San. Tic. A.ş ' den alınarak davacıya VERİLMESİNE,5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin ...üzerinde BIRAKILMASINA,6-Tarafların talebi doğrultusunda vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara İADESİNE,8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde oy birliğiyle karar verildi. █████/2024Başkan ...¸e-imzaÜye ...¸e-imzaÜye ...¸e-imzaKatip ...¸e-imza