Anahtar kelimeler: İiddialar Ytarihi Ltdştinin Arandığından İnşaatları İstemli Esaskarar İhalelerde Ciro Yapmaya

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİAdına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye YetkiliT.C.ANKARA GEREKÇELİ KARAR7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████BAŞKAN
:...ÜYE
: ...ÜYE
: ...KATİP
: ...DAVACI
:...VEKİLİ
: Av. ...DAVALI
:...VEKİLİ
: Av. ...DAVA
: Ticari Şirket / Genel Kurul Kararının İptali İstemliDAVA TARİHİ
: █████/2020KARAR TARİHİ
: █████/2023KARAR Y.TARİHİ
: █████/2023Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali İstemli davanın yapılan açık yargılaması sonunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir.I-İDDİALAR1. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Kamu İhale Kanunu kapsamında yol inşaatları yaptığını, bazı ihalelerde ciro şartı arandığından davalının tek ortağı ve yetkilisi olduğu ... ltd.şti.'nin devir alınmak istendiğini, bu kapsamda ... sicil nolu ......ltd.şti.'nin tüm hisseleriyle birlikte 12.10.2017 tarihli genel kurul kararıyla devir alındığını, kararın 27.10.2017 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, ... ltd. Şti.'nin de sicilden terkin edildiğini, devirden sonra, ... tarafından davalının yetkili olduğu ... ltd.şti.'nin 2016 - 2017 yılındaki usulsüz işlemleri nedeniyle bu şirketi devralan müvekkili şirket aleyhine devirden 5 ay sonra, 08.03.2018 tarihinde vergi incelemesi başlatıldığını, incelemenin konusunun sahte fatura düzenlemek ve usulsüz kdv iade organizasyonu yapmak fiilleri olduğunun dava tarihi itibariyle öğrendiklerini, inceleme sonucunda müvekkili şirkete 10.857.531,25 TL ceza kesildiğini, ceza boyutunun müvekkili şirketin faaliyetini sekteye uğratacağını, müvekkili şirketin bu cezaya muhatap bırakılmasına rağmen vergi inceleme raporunda VUK m.359 kapsamında adli cezadan müvekkili şirket yetkilisinin değil, davalı ...'nın sorumlu tutulduğunu, cezalara dava açıldığını, ancak davaların ilk derece mahkemelerince reddedildiğini, istinaf aşamasındayken ...sayılı yapılandırma kanunu çerçevesinde yapılandırıldığını, halen taksitler halinde ödenmekte olduğunu beyanla; müvekkili şirketin ... Ltd. Şti'nin hisselerini eski pay sahibi ...'dan devir almasına ilişkin genel kurul kararı ile hisse devir işleminin iptalini, müvekkili şirket ile ... Ltd. Şti'nin birleşmesine ilişkin genel kurul kararının iptali ile birleşmenin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II-SAVUNMALAR2. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; kendisini ...'nin yetkilisi olarak tanıtan ... isimli şahısın davacı şirketin ...'da bir kaç şirketi devraldığını, bu kapsamda müvekkili şirketi de devralmak istediğini belirttiğini, bu kapsamda şirketin tüm mali kayıtlarının ...'ın verdiği e-posta adresine gönderildiğini, belgelerin 5 ay süreyle incelendiğini, inceleme sonucunda herhangi bir sorun görülmediğinden .... Noterinde devrin gerçekleştiğini, 2019 yılında davacı şirket yetkilisi olduğu düşünülen ...'nun müvekkiliyle iletişime geçerek ...'nin vergi denetimine alındığını belirttiğini, müvekkilinin vergi denetimine tüm belgeleri vererek incelemeye iyi niyetli olarak yardımcı olduğunu, vergi müfettişine tüm satışların gerçek olduğu beyan edildiğini, vergi incelemesinin 2017 yılında devirden 2 yıl sonra 2019 yılında gerçekleştiğini, inceleme sonucundan müvekkilinin kötü niyetli olarak bilgilendirilmediğini, bilgilendirilseydi kesilen cezalar için dava yoluna gideceğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLARA. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar3. Taraflar üzerinde anlaştıkları her hangi bir vakıa bulunmamaktadır.B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları4. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, şirket hisse devir işleminin ve şirket birleşmesine yönelik genel kurul kararının hile hukuksal nedenine dayalı olarak iptali koşullarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER5. ... ... A.Ş.'nin tamamı ...'ya ait olan hisselerinin adı geçen Şirketin 12.10.2017 tarihli genel kurul kararı ile ...A.Ş'ye devredildiği, devre ilişkin kararın 19.10.2017 tarihinde sicile kaydedildiği ve ... Gazetesi'nin 27 Ekim 2017 tarihli ve ... sayılı nüshasında yayınlandığı anlaşılmıştır.6. ...A.Ş. yönetim kurulunun 18.10.2017 tarihli ve ... sayılı kararında ... ... İnş. Petrol San. ve Tic. A.Ş.'nin 100 adet paya karşılık gelen 500.000,00 TL'lik hissesinin satın alınmasına karar verildiği, ...A.Ş.'nin 25.12.2017 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantı Tutanağı'nın 3. Maddesinde; şirketlerinin, ... Sicil numarasında kayıtlı ... Vergi sicil numaralı ... ... Şirketi'ni Türk Ticaret Kanunu 134-157 maddeleri ve ilgili diğer maddeleri ile Kurumlar Vergisi Kanunu'nun ilgili maddeleri hükümleri dairesinde tüm aktif ve pasif ile kül halinde devir alarak birleştirilmesine ve bu birleşme ile ilgili hazırlanan ve imzalanan ekli Birleşme Sözleşmesi ile 31.12.2016 Tarihli Bilanço ve Konsolide Bilançonun ilgili kanun ve mevzuat hükümleri çerçevesinde onaylanmasına oybirliğiyle karar verildiği, toplantı tutanağına ekli yönetimin sunduğu birleşme sözleşmesinin aynen oybirliği ile kabul edildiği, devralan şirketin tüm hisselerine sahip olan şirketileri olduğundan ve haricen hissedar bulunmadığından TTK 149. maddesinde belirtilen inceleme hakkından vazgeçilerek birleşmesine oybirliği ile yetkili kılındığı hususlarına yer verildiği görülmüştür.7. ... ... İnş. Petrol San. ve Tic. A.Ş.'nin 21.12.2017 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan 3 nolu kararında; şirketlerinin tüm hisse paylarına sahip hissedarı ... numarasında kayıtlı ve ... Vergi sicil numaralı ...Anonim Şirketi ile Türk Ticaret Kanunu 134-157. Maddeleri ve ilgili diğer maddeleri ile Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 17-20. Maddeleri hükümleri dairesinde tüm aktif ve pasifi ile kül halinde devir olunarak birleştirilmesine oybirliği ile karar verildiği, Bu birleşme ile ilgili şirket yönetimince hazırlanan ve imzalanan ekli Birleşme Sözleşmesi ile 31.12.2016 Tarihli Bilanço ve Konsolide kanun ve mevzuat hükümleri çerçevesinde onaylanmasına oybirliği ile karar verildiği, Şirketin tek hissedarı olunduğundan TTK 155 ve 156. maddelerinde yer alan kolaylıklar hükümlerine ve ayrıca yine şirketimiz küçük ve orta ölçekli şirket statüsünde yer almasından dolayı TTK 149. madde hükümlerinde bahsedilen inceleme hakkından vazgeçme hakkını kullanarak inceleme yapılmadan ve 147. madde de yer alan birleşme raporu düzenlenmesinden vazgeçilerek ...Anonim Şirketi ile birleşmesine oybirliği ile kabul edildiği, bu durumun ... bildirilerek sicilden terkini, tasfiyesiz infisah etmesi için gerekli iş ve işlemi yapması konusunda şirket yönetiminin yetkili kılındığı hususlarına yer verildiği, her iki şirketin yönetim kurulunun 20.12.2017 tarihinde birleşme kararı aldığı, ... Gazetesi'nin 17.01.2018 tarihli ve ... sayılı nüshasında; ...A.Ş. yönetim kurulunun 20.12.2017 tarihli ve ... sayılı kararı ile adı geçen şirketin (devralan), ... ... İnş. Petrol San. ve Tic. A.Ş.'nin (devrolunan) olarak birleştiğinin ilan edildiği, ... Gazetesi'nin 18.01.2018 tarihli ve 9497 sayılı nüshasında; ... ... İnş. Petrol San. ve Tic. A.Ş.'nin, .... Noterliği'nin 22.12.2017 tarihli ve ... sayı ile tasdikli birleşme devir konulu 21.12.2017 tarihli ve 1 sayılı genel kurul kararı ile ...A.Ş. ile birleşmesi nedeniyle infisah ettiğinin belirtildiği, birleşmeye ilişkin olarak her iki Şirket için ... Gazetesi'nde alacaklılara TTK. madde 157 uyarınca çağrı yapıldığı anlaşılmıştır.8. ...A.Ş.'nin 25.12.2017 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantı Tutanağı'nın 3. maddesinde; “...bu birleşme ile ilgili hazırlanan ve imzalanan ekli Birleşme Sözleşmesi ile 31.12.2016 Tarihli Bilanço ve Konsolide Bilançonun ilgili kanun ve mevzuat hükümleri çerçevesinde onaylanmasına oybirliği ile karar verildi.” denilmesine karşın; █████/2021 ve 03.08.2021 tarihlerinde taraflara haber verilmek suretiyle ...kayıtlarında Heyetimizin mali müşavir üyesi ... tarafından inceleme yapılmış olup; incelemede; ... ... İnş. Petrol San. ve Tic. A.Ş.'nin 100 adet paya karşılık gelen 500.000,00 TL'lik hissesinin satın alınması sırasında devre ilişkin olarak varsa yapılan sözleşme ile hisse devir bedelinin ödenmesine ilişkin belgeler talep edilmiş; ancak Şirket yetkilisi ... tarafından, devre ilişkin sözleşme ve ödemeye ilişkin belge olmadığı beyanında bulunulduğu anlaşılmıştır.9. Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup; bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; davacı ... A.Ş.'nin davalı ...'nın tek ortağı ve yetkilisi olduğu ... ltd.şti.'ni birleşme yoluyla kül halinde devir aldığı, devrin 19.10.2017 tarihinde tescil edilerek gerçekleştiği, bu hususlarda taraflar arasında ihtilaf olmadığı, davacı vekilinin ... ltd.şti.'nin devralma gerekçesini "kamu ihale kanunu kapsamında yol inşaatı ihalelerine girildiği, dolayısıyla şirketin iş bitirme belgesine ihtiyaç duyulduğu" şeklinde açıkladığı, ... ltd.şti.'nin kamu ihale kanunu kapsamında inşaat işiyle iştigal ettiğine ve bu kapsamda iş bitirme belgesi olduğuna dair dosyada belge görülmediği, ... ltd.şti. nezdinde 2016 ve 2017 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ve alma fiilleri nedeniyle devir tarihi sonrasında, 2018 ve 2019 yıllarında vergi incelemeleri başlatıldığı, incelemeler sonucunda, sahte fatura düzenleme ve alma fiillerinin gerçekleştiğinin tespit edildiği, bu fiillerden bir kısmının 19.10.2017 devir tarihi sonrasında ... .aylarda gerçekleştiği, bu fiiller nedeniyle ... ltd.şti.'ni 19.10.2017 tarihinde devralan davacı ...A.Ş.'ne vergi aslı + ceza olmak üzere toplam 11.272.402,52 TL cezalı tarhiyat yapıldığı, cezaların davacı şirkete devir tarihi sonrasında 16.08.2020 tarihinde e-tebligat edildiği, davacı şirketin tüm cezalara karşı İdare Mahkemesinde dava açtığı, tüm davaların mahkemelerince reddedildiği, sonrasında da Karar'ların İstinaf edildiği, dosyalar İstinaf aşamasındayken 7326 sayılı Yapılandırma Kanunu çerçevesinde yapılandırılarak ödenmeye başlandığı, Vergi müfettişince düzenlenen 23.12.2019 tarihli Vergi Suçu Raporu'na istinaden,... 01.04.2020 tarihli "Mütalaa"sının Sonuç kısmında davalı "...'nın 2016 ve 2017 takvim yıllarında sahte belge düzenlemek ve bilerek sahte belge kullanmak suretiyle 213 sayılı VUK 359/b maddesinde yer alan hükümler kapsamında tanımlanan kaçakçılık suçunu irtikap etmeleri nedeniyle hakkında suç duyurusunda bulunulmasının uygun olacağı" mütalaa edildiği, bir diğer anlatımla vergi ve cezalar davacı şirkete tarh edilirken, davacı şirket için VUK m.359/b kapsamında suç duyurusunda bulunulmadığı bildirilmiştir.V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE10. Dava, birleşme ve pay devirlerine ilişkin genel kurur kararlarının iptali istemine ilişkindir.11. Davacı yan hem ... Tar. Ürü. İnş. Pet. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin (...) hisselerinin davacı şirket olan ... İnş. A.Ş.'ye (...) devrine ilişkin işlemin iptalini, yine bu hisse devrinden sonra gerçekleşmiş olduğu anlaşılan ...'nın ... ile birleştirilmesi yönündeki Genel Kurul Kararının iptalini talep etmiş olduğu anlaşılmaktadır.12. İptali istenilen işlemler incelendiğinde ise, ...'nın pay devri işleminden önceki ortaklık yapısının tek ortaklı bir şirket olduğu, tek pay sahibinin davalı ... olduğu, şirketin .... Noterliği'nin 18.10.2017 tarih ve ... sayı ile tasdikli 12.10.2017 tarihli Genel Kurul Kararı ile % 100 hissesinin tamamının ...'ye devrine karar verildiği, sözkonusu kararın 19.10.2017 tarihinde sicile kaydı yapıldığı ve 27.10.2017 tarih ve 9439 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlandığı görülmektedir.13. ... yönetim kurulunun 18.10.2017 tarih ve ... sayılı kararında ... şirketinin % 100 paylarının alınmasına karar verildiği, ...'nın paylarının az yukarıda açıklanan şekilde ... tarafından tamamen devri akabinde, ...'nın 21.12.2017 tarihli Olağanüstü Genel Kurulunda ... ile birleşme yönünde karar alındığı, buna paralel olarak ...'nin 25.12.2017 tarihli Olağanüstü Genel Kurul kararı ile birleşme sözleşmesinin oy birliği ile kabul edildiği ve birleşmeye oy birliği ile yönetim kurulunun yetkili kılındığı, 17.01.2018 tarih ve ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesi nüshasında ...'nın ...'ye devir suretiyle birleştiğinin ilan edildiği, yine 18.01.2018 tarih ve 9497 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi nüshasında ...'nın ... ile birleşmesi nedeniyle infisah ettiğinin ilan edildiği anlaşılmaktadır.14. Davacı yan dava dilekçesinde ...'nın ...'ye devri akabinde yapılan vergi incelemelerinde ...'nın işlemlerinde usulsüzlük tespit edildiği ve bu nedenle davacı şirket hakkında vergi cezası düzenlendiğini, davalının tek pay sahibi olarak ...'yı ...'ye devrinin hileli olduğu ve müvekkilinin iradesinin sakatlandığını, bu nedenle ... paylarının ...'ye devrine yönelik işlemin iptalini ve yine buna bağlı olarak ... ile ...'nin birleştirme işlemine yönelik genel kurul kararının iptalini talep ve dava etmiştir.15. Uyuşmazlığın çözümü için konu ile ilgili yasal düzenleme ve kavramların kısaca açıklanmasında yarar vardır.16. Sözleşme; hukuki bir sonuç doğurmak üzere, iki veya daha ziyade kişinin karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile uyuşmasını ifade eder (...).17. Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nda (BK) olduğu gibi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda da (TBK) sözleşme; borç ilişkisinin kaynakları arasında sayılmış ve sözleşmenin, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulacağı (TBK. m.1) hüküm altına alınmıştır.18. İrade beyanı, irade ve beyan unsurlarından oluşur. Bir sözleşme yapılırken taraflardan birinin işlem iradesinin oluşum veya beyanı aşamasında ortaya çıkan sakatlıklara irade bozukluğu denir (...).19. Belirtmek gerekir ki; bir hukuki işlemin geçerli ve amacına uygun hukuki sonuçlar doğurabilmesi için o hukuki işlemi yapan kişi veya kişilerin sağlıklı bir şekilde oluşmuş iradelerinin bulunması ve yine bu iradelerinin istenilen hukuki sonuca uygun şekilde açıklanması gerekmektedir.20. İrade bozukluğu kavramının iki farklı yönü bulunmakta olup, bunlardan ilki iradenin henüz oluşum evresindeki sakatlık, diğeri ise iradenin açığa vurulması (beyanı-bildirimi) evresinde meydana gelen sakatlıktır.21. İrade bozukluğu hâlleri mülga 818 sayılı BK'nda "Rızadaki fesat" başlığı altında "Hata", "Hile" ve "İkrah" olarak 23 ila 31. maddeler arasında hükme bağlanmış iken, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK'nın 30 ila 39. maddeleri arasında bu defa "Yanılma", "Aldatma" ve "Korkutma" başlıkları altında düzenlenmiştir.22. Görüleceği üzere Türk Borçlar Hukuku sisteminde iradeyi bozan sebepler üç durum olarak hüküm altına alınmış olup, yanılma (hata), aldatma (hile) ve korkutma (ikrah) gerçekleşme biçimleri bakımından birbirinden farklıdırlar.23. Aldatma TBK'nın 36. maddesinde; "Taraflardan biri, diğerinin aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile, sözleşmeyle bağlı değildir.24. Üçüncü bir kişinin aldatması sonucu bir sözleşme yapan taraf, sözleşmenin yapıldığı sırada karşı tarafın aldatmayı bilmesi veya bilecek durumda olması hâlinde, sözleşmeyle bağlı değildir" şeklinde düzenlenmiştir.25. Kanunda hilenin tanımına doğrudan yer verilmemiş ise de aldatma (hile); genel olarak, bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı korumak yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Yanılma (hata) ise; irade ile beyan arasında istemeyerek meydana gelen bir uyumsuzluk hâlidir. Hatada yanılma, hilede ise kasıtlı olarak yanıltma söz konusudur.26. Nitekim, Hukuk Genel Kurulunun 03.04.1963 tarih ve ... E., ..... K. sayılı kararında hile; "…gerçek durumu bilmesi hâlinde bir kimsenin kabul etmeyecek olduğu bir şeyi kabul etmesine diğer bir kimse tarafından yol açılmış olması demektir" şeklinde tanımlanmıştır.27. Hilenin varlığının kabulü için bazı şartların gerçekleşmesine ihtiyaç vardır: Birinci şart "aldatma fiili"dir. Aldatan şahıs diğerini yanıltmış (hataya düşürmüş) olmalıdır. Fakat karşı tarafın düştüğü bu yanılmanın esaslı olması gerekmez (TBK. m.36/1). Çünkü aldatan hiçbir surette korunmaya layık değildir. Aldatan, sözleşmenin yapılması ve özellikle görüşmeler sırasında, belirli konu ve hususlarda doğru olmayan bilgiler vermekte veya bazı hususları dürüstlük kuralına göre açıklaması gerekirken kasten gizlemektedir. İkinci şart; "aldatma kastı"dır. Aldatan, karşı tarafı sözleşme yapmaya ikna etmek için ona bilerek ve isteyerek (kasten) gerçek dışı beyanda bulunmuş olmalıdır. Başka bir deyişle, yalan söyleyende karşı tarafı aldatmak ve onun gerçeği bilmesi halinde yapmayacak olduğu bir sözleşmeyi yapmağa sevk etmek niyeti bulunmalıdır. Eğer bir kimse, bilmemesi ağır bir kusur teşkil etmesine rağmen, durumu bilmeden bir beyanda bulunmuş ise aldatma kastı yoktur. Üçüncü şart ise "illiyet bağı"dır. Sözleşme aldatma sonucu, onun etkisi ile yapılmalıdır. Aldatılan yapmış olduğu sözleşmeyi, aldatma olmasıydı ya hiç yapmayacak ya da daha iyi şartlarda yapacak idiyse, illiyet bağı gerçekleşmiş olur. Aldatma fiili, sözleşmenin kurulmasının asli şartı olmalı, aldatma ile sözleşmenin kurulması arasında tabi bir illiyet bağı bulunmalıdır (.. sayılı kararı).28. Türk hukukunda irade bozukluğuna bağlanan yaptırım ise bir kesin hükümsüzlük (butlan) hâli değildir. Mülga BK'nın 23 ve devamı maddelerinde "...ilzam olunamaz." (BK.23), "...o akit ile ilzam olunmaz." (BK.28), "...kendi hakkında lüzum ifade etmez" (BK.29/I), TBK'nda ise "... bağlı olmaz." (TBK. m.30), "...sözleşmeyle bağlı değildir." (TBK. m.36 ve 37/1) ibareleri kullanılmak suretiyle irade bozukluğuyla yapılan sözleşmelerin, iradesi hata, hile veya ikrahla sakatlanan kimseyi bağlamayacağı öngörülerek, bu kişiye belli bir süre içerisinde kullanabileceği iptal hakkı tanımıştır.29. Tüm bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere taraflardan biri diğer tarafı hileyle sözleşme yapmaya yöneltmişse hata esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı hâlinde aldatılan taraf, hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable şamil) olarak ortadan kaldırılabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir. Ancak, hile üçüncü bir kişi tarafından da yapılabilir. Böyle bir durumda kural olarak aldatılan taraf sözleşme ile bağlı ise de üçüncü kişinin hilesini karşı taraf sözleşmenin yapıldığı sırada biliyor ya da bilmesi gerekiyor ise aldatılan taraf sözleşmenin iptalini isteyebilir.30. Öte yandan, aldatmayı (hileyi) ispat yükü aldatılan tarafa aittir. Hile bir haksız fiil olduğundan her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Sözleşme resmî senetle yapılmış olsa dahi 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Resmî belgelerle ispat" kenar başlıklı 7. maddesi "Resmî sicil ve senetler, belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur. Bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatı, kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça, her hangi bir şekle bağlı değildir." hükmünü içermekte olduğundan, hile olgusu tanık dâhil olmak üzere her türlü delille ispatlanabilir.31. Tüm bu açıklamalarla somut olay değerlendirildiğinde, davacı yan hile hukuksal nedenine dayalı olarak davalı ...'nın tek ortağı ve yetkilisi olduğu ...'nın ... İnş. A.Ş.'ye paylarının devri işleminin iptalini, yine buna bağlı olarak devir işleminden sonra ...'nın tek pay sahibi olan ... ile birleşmesi suretiyle devri işleminin iptalini talep etmiştir.32. Öncelikle davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmış olup olmadığının değerlendirilmesi bakımından yapılan vergi incelemesi neticesinde vergi suçu raporunun 18.06.2020 tarihinde ... suç duyurusu olarak intikal ettirildiği, yine vergi inceleme raporuna istinaden düzenlenen vergi tarhı ve vergi ziyaı cezası elektronik ortamda davacı şirkete 16.08.2020 tarihinde tebliğ edilmiş olduğunun anlaşılması karşısında TBK m. 39 hükmü uyarınca davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığının kabulü gerekmiştir.33. Esasa yönelik değerlendirmede ise davacı yanın ileri sürdüğü hile hukuksal nedeninin ispatı bakımından dava dilekçesinde gösterdiği deliller dikkat edileceği üzere, davacı ile davalının şirket hisselerinin devrine ilişkin ticaret sicil ilanına yönelik gazete, birleşmeye ilişkin mali müşavir raporu, defter belge teslim alma tutanakları, ticari defter ve kayıtlar, Vergi Müfettişlerince yapılan inceleme neticesinde düzenlenmiş olan Vergi Tekniği Raporu, Vergi İnceleme Raporu, pay defteri, tanık ve bilirkişi incelemesinden oluştuğu görülmektedir.34. Bilindiği üzere TTK m. 18/2 hükmü uyarınca her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekmektedir. Böyle olmakla birlikte tüzel kişi tacire yönelik olarak hile suretiyle iradesinin fesada uğratılamayacağı da söylenemez. Ancak bunun için tacirin yapmış olduğu işlem sırasında sözkonusu işin gerektirdiği özeni ve basireti göstermesi beklenmektedir.35. Dosya kapsamında yer alan ve yine mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 07.08.2021 tarihli raporda da yer verilen Vergi Müfettişlerince yapılan inceleme neticesinde düzenlenmiş olan Vergi Tekniği Raporu ve Vergi İnceleme Raporu içeriğindeki sahte belge düzenleme ve kullanmaya ilişkin usulsüz işlemler olarak gösterilen dava dışı ...'ya ait işlemlere değinmek gerekmektedir.36. Vergi İnceleme Raporu ve Vergi Tekniği Raporlarında da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, banka işlemlerinin büyük kısmının hiçbir EFT ve havale işlemine dayanmayan nakit işlemleri kapsayan tediye tahsil işlemleri olduğu, tediye tahsil işlemlerinin dakika ile ifade edilebilecek kısa sürelerde banka hesap numaralarına nakit para girişi ve çıkışı şeklinde gerçekleştirildiği, ...'nın defter ve belgelerinin özenli tutulmadığı, ... temsilcisinin emtia bulunmadığını beyan etmesine karşın arpa, mercimek ve mısır emtiası yönünden eksi bakiye, buğday yönünden ise fazla bakiye gösterildiği, kaydi envanter ile diğer defter ve belgeler arasında uyumsuzluk bulunduğu, ... yöneticisi olan davalının vermiş olduğu stok bilgilerinin uyumsuz olduğu, gerçekleştirilen iş hacmi konusunda gerçek beyanda bulunulmadığı, ...'nın edindiği faaliyeti yürütecek organizasyona sahip olmadığı, beyan edilen iş hacmine göre hiç işçi çalıştırılmaması, taşıtının olmaması ve deposuna ait her hangi bir belge ibraz edememesinin ticari hayatın icaplarına uygun olmadığı, beyan edilen KDV ve Kurumlar Vergisi Beyannamelerinin kurgu olduğu, çiftçilerden müstahsil makbuzu ile alınan hububatlara ilişkin yapılan ödemelerin tamamının nakit olarak gerçekleştirilmesi ancak bunları tevsik edici ödeme belgelerinin bulunmaması ile alınan hububatlara ilişkin her hangi bir nakliye faturasının ibraz edilememesi, fatura ile hububat alımı yapılan firmalar hakkında vergi tekniği raporu bulunması gibi dava dışı ... tarafından paylarının davacı şirkete devrinden önceki işlemlerinde bir çok usulsüzlük bulunduğu tespit edilmiştir.37. Davacı yanca vergi inceleme raporuna istinaden düzenlenen vergi tarhı ve vergi ziyaı cezalarına karşı vergi mahkemesinde iptali yönünde dava açılmış ancak dosya kapsamında yer alan kararlardan da anlaşılacağı üzere az yukarıda (m. 37) belirtilen işlemlerden ötürü düzenlenen vergi ceza ve vergi tarhlarının usulüne uygun olduğu gerekçesi ile davalar reddedilmiştir. Davacı yanın dava dosyasına sunmuş olduğu beyan dilekçesi ve ekindeki belgelerden sözkonusu cezaların taksitlendirmek suretiyle ödemesini yaptığı da görülmektedir.38. Yargılama sırasında sunulan belgeler ve davacının dayandığı delillerden de görüldüğü üzere, davalı ... tarafından payları hileli olarak devredildiği iddia edilen ... şirketinin devri aşamasında davacı şirket tarafından ... şirketinin mali yapısı, şirketin öz varlığı ile mali kayıtlarına ilişkin ne gibi bir inceleme ve rapor alındığı hususunda bilgi ve belge sunulmamıştır. Yine davalı tarafından şirket paylarının devrine yönelik olarak davacı şirkete ...'nın mali yapısından farklı bir bilgi ve belge sunulduğu da iddia edilmemiştir.39. Bu bakımdan davacı tarafından az yukarıda belirtildiği biçimde devirden önce payları devralınacak şirketin mali yapısının belirlenmesi bakımından her hangi bir inceleme yaptırılmamış olması nazara alındığında TTK m. 18/2 hükmünde yer verilen basiretli tacir olarak gereken özen ve dikkatin gösterilmemiş olduğu, yukarıda yer verilen ve vergi inceleme raporu ile ortaya çıkarılmış olan işlemlerin gizlendiğine ilişkin her hangi bir bilgi ve belge sunulmadığı gibi hile hukuksal nedeninin unsurlarından olan aldatma fiili ve aldatma kastının varlığına yönelik olarak davacı her hangi bir delil ortaya konulmamış olduğu değerlendirildiğinden davanın ispat edilememesi nedeni ile reddine karar verilmesi gerekmiştir.VI-HÜKÜM1-Davanın REDDİNE,Karar ve İlam Harcı2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 179,90.-TL harçtan, peşin alınan 54,40.-TL harcın mahsubu ile bakiye 125,50.-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,Yargılama Giderleri ve Gider Avansı3-Yargılama sırasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,4-HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE,Vekalet Ücreti5-Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3,13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 9.200,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı taraf yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ...Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere █████/2023 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2023Başkan ...e-imzaÜye ...e-imzaÜye ...e-imzaKatip ...e-imzaNOT
: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR."5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"