Anahtar kelimeler: Ytarihi Esaskarar Satılan Muhtelif Satım Yapmaya Eser Katip Vermeye Alım

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
HAKİM
:...
KATİP
: ...
DAVACI
:...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVA
: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2021
KARAR TARİHİ
: █████/2023
KARAR Y.TARİHİ
: █████/2023
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (eser sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
İDDİA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 09.07.2021 tarihli alım satım sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirket tarafından satılan malların ve yapılan uygulamaların bedeline ilişkin muhtelif tarihli faturalar düzenlendiğini, fatura bedellerinin davalı tarafça ödenmediğini, düzenlenen faturalara yasal süresi içeresinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için davalı aleyhine ... sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın itirazı ile takibin durduğunu, itirazın haklı nedenlere dayanmadığını belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %20 'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 09.07.2021 tarihli alım satım sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin 2.1. maddesinde "hakları satıcıya ait ... marka ek ve/veya eklerde teknik detayları yer alan ürünün ... adresine teslimi, montajı ile garanti ve servis hizmetlerinin belirlenmesi" olarak işin konusunun belirlendiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6.1. maddesinde "Satıcı yaptığı ürünleri sözleşmeye uygun malzemelerden üretilmiş olduğunu kabul ve taaahüt etmiş" ayrıca 6.2. maddesinde "2 yıl süre garanti" verileceğinin düzenlendiğini, davacı tarafın sözleşme ile taahhüt ettiği işlerin bir kısmını hiç yapmadığını, davacının yaptığı imalatlar için iki yıl garanti verdiğini, davacının yapmış olduğu imalatlardaki aşınma ve eksikliklerin tutanak altına alındığını ve eksikliklerin davacı tarafa e mail yolu ve sözlü olarak bildirildiğini ancak eksiklikler giderilmediğini, davacının eksiklikleri gidermemesi üzerine ... D.İş sayılı dosyası ile davacının imalat yaptığı otelde müvekkili tarafından tespit yaptırıldığını, bilirkişi marifeti ile yapılan tespit sonucunda davacının sözleşme hükümlerine uygun imalat yapmadığının tespit edildiğini, fatura içeriğinde belirtilen iş ve işlemlerin bir kısmı hiç yapılmadığını, bir kısmının sözleşme şartlarına uygun olarak yapılmadığı, bir kısmının da garanti süresi dolmadan aşınmaya uğradığını, davacının fatura alacağı iddiası hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, icra inkar tazminatının hukuki dayanığı olmadığını savunmuş haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE
:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Arabuluculuk son tutanağı, alım satım sözleşmesi örneği, iş teslim tutanağı, fatura örneği, ... D.İş sayılı dosyası, ... sayılı takip dosyasının uyap evrakları, bilirkişi raporu ve diğer bilgi belgeler dosyada mevcuttur.
... sayılı takip dosyasının incelemesinde; alacaklı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından, borçlu ... aleyhine 35.086,00 TL fatura bedeli, 4.593,86 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 39.679,86 TL'nin tahsili için ilamsız icra takibine girişildiği, ödeme emrinin borçlu yana 01.03.2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 05.03.2021 tarihli dilekçesi ile borca ve ferilerine itiraz ettiği, itirazı üzerine icra takibinin durduğu, süresi içinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.
...D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda özetle; davaya esas yapılan tespitler neticesinde, “.... İnş. San. Tic. Ltd. Şti.” tarafından “...” adına yapılan, eşiksiz sürgülü çerçeve kapı-pencere sistemlerinde, yeterli ve uygun nitelikte yalıtım ve birleşim malzemesi (conta-fitil-silikon) kullanılmadığı, giyotin camekân çerçeve sisteminin bir tanesinde kapanma sorunu olduğu, sürme açılır camekân cam balkon pencere sistemlerinde düşeyde terazi bozuklukları olduğu, balkonda dış mahalde bulunan camlı korkuluktarda ve camların bir kısmında, ısı cam imalatlarının bir kısmında kusurlar olduğu, her ne kadar sözleşmede camların tamamının temperli olacağına dair bir ibare bulunmasa da, güvenlik açısından olması gereken temperli cam imalatlarından, depo-ardiye yatakhane mahallindeki kapının camının temperli olmadığı -hali hazırda kırılmış olduğu, çerçeve camekân sisteminin taşıyıcı unsurlarının bir kısmının düşey terazisinde olmadığı, yatayda süreklilik arz etmediği, mimari estetiğe uygun olmadığı, buna mukabil, alüminyum sistem seri ve markalarının, doğramalardan kesilerek alınacak numune örneklerinde yapılacak testler sonucu belirlenebileceği, belirlenen kusurlara sebep olarak; taşıyıcı sistemi oluşturan malzeme seçiminde statik ve dinamik yükleme hesaplarının yapılmadan sistem montajı yapılmış olabileceği, ayrıca eksik kusurlu işçilik-montaj yapıldığı ve eksik-yetersiz birleşim ve tespit malzemeleri kullanıldığı şeklinde görüş bildirilmiştir.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişi kurulu 09.03.2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; taraflar arasında 09.07.2019 tarihli sözleşmenin imzalandığını, yapılan maddi olgu tespitleri ışığı altında; Sayın Mahkeme tarafından davacının işi tutanakla
teslim ettiği, usulüne uygun ayıp ihbarında bulunulmadığı, davacının ticari defter ve kayıtları dikkate
alınarak sonuca varılması gerektiği kanaatinde olunması halinde icra takip tarihi itibari ile
Hesaplananın; 35.086,00 TL bakiye iş bedeli olacağı, davacı yanca, icra takibinde 12.09.2019-25.02.2019 dönemi için 4.593,86TL işlemiş
faiz talep edilmiş ise de; dosya kapsamında cari hesabın kat edilerek, bakiye tutarın ödenmesinin
talep edildiğine ilişkin ihtarnameye rastlanmamış olup, icra takip tarihinden itibaren faiz
işletilebileceğinin değerlendirildiğini, icra inkar tazminatı isteği hakkındaki takdir ve değerlendirmenin münhasıran Mahkemeye ait bulunduğu görüşü bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu dosya kapsamı ve delil durumuna uygun olup, hükme esas alınmıştır.
Taraflar arasında 09.07.2019 tarihli "alım satım sözleşmesi" akdedilmiş olup, sözleşme konusunun; davacı ... ... Ltd. Şti. tarafından davalı ...'a ait ... İlçesi'nde bulunan ...'e tente/pergola örtülü, cepheleri çelik profil konstrüksiyon taşıyıcılı kapalı kenarları alüminyum çerçeveli camekân yapılması işi olduğu görülmüştür. Bu halde, her ne kadar sözleşme "Alım-Satım Sözleşmesi" olarak düzenlenmiş ise de; taraflarca akdedilen sözleşmenin Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan "Eser Sözleşmesi" olduğu anlaşılmıştır.
Kural olarak eser sözleşmesi; taraflardan biri diğer tarafın vermeyi taahhüt ettiği bedel karşılığında bir şey imalini içeren bir akittir. Nitekim; eser sözleşmesi yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmelerden olup yüklenici teslimi, iş sahibi de ödemeyi kanıtlamakla yükümlüdür (TBK 470 vd. md)
Eserin, sözleşmede belirlenmiş olan iş süresi sonunda yani teslim tarihinde, sözleşme hükümlerine, fen ve sanat kurallarına uygun olarak imal edilip iş sahibine teslim edilmesi, yüklenicinin "özen borcu" gereğidir. Yüklenici, eser sözleşmesiyle sadece bir faaliyette bulunmayı değil, aynı zamanda bir sonucu (eser) gerçekleştirmeyi de taahhüt etmektedir. Borçlar Kanunumuza göre; meydana gelen eserin beklentiyi karşılamaması halinde, sözleşmedeki yarar dengesi iş sahibi aleyhine bozulur. Bu bakımdan eserin fen ve sanat kurallarına uygun, iş sahibinin beklentilerini -karşılar- özelliği taşıması gerekir. Ayıp, imâl edilen bir eserde veya malda, sözleşme ve ekleri ile iş sahibinin beklediği amaca ve dürüstlük kurallarına göre bulunması gereken vasıfların bulunmaması, bulunmaması gereken vasıfların ise bulunmasıdır. Şayet, imâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. TBK 475. maddesine göre iş sahibinin seçimlik hakları sözleşmeden dönme, bedelden indirim yapılmasını veya ayıbın giderilmesini talep etme haklarıdır. Eserin iş sahibinin kullanamayacağı derecede ayıplı olması veya hakkaniyet kaideleri gereği eseri kabul etmesinin iş sahibinden beklenememesi veya eserin sözleşmede açıkça kararlaştırılan nitelikleri taşımaması halinde iş sahibi eseri kabulden kaçınarak sözleşmeden dönebilir. Eserdeki ayıpların eserin reddini gerektirecek nitelikte önemli olmaması halinde ise diğer seçimlik hakların kullanılması gerekir. Diğer taraftan ayıbın varlığını ihbar şekil koşuluna bağlı olmayıp tanık dahil her türlü delille kanıtlanabilir. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 474. maddesi hükümlerine göre iş sahibi açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu, TBK'nın 472/son maddesi hükümleri gereğince ayıbın gizli olup sonradan ortaya çıkması halinde gecikmeksizin (derhal) ayıbı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı hükümleri getirilmiştir. Bu hükümler gereğince gerek açık gerek gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilmektedir. İş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek ve iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabilecektir.
Davacı, eldeki dava ile; davalı yan ile 09.07.2021 tarihli sözleşmeyi imzaladıklarını, davacının satılan malların ve yapılan uygulamalara ilişkin düzenlenen faturaların bedellerini ödenmediğini, alacağın tahsiline yönelik girişilen icra takibine haksız şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı yan tebliğ aldığı ödeme emrine karşı, süresi içinde, davacının "... Müvekkilim hakkında başlatılan icra takibindeki borca ve ferilerine süresi içeresinde itiraz ediyoruz. Müvekkilin karşı tarafa böyle bir borcu bulunmamaktadır. ....." şeklinde itiraz etmiş, cevap dilekçesinde ise; davacının eksik ve ayıplı iş teslim ettiğini, ayıp ve eksikliklerin tutanak altına alınarak davacıya bildirildiğini, ancak eksikliklerin giderilmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davacı yan defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesine hazır hale getirmiş, yapılan incelemede; 2021 yılı defterlerinin e-defter ve mevzuata uygun olarak tutulduğu, davacının kendi defterlerine göre takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan 185.086,00 TL alacaklı olarak göründüğü ancak dava dilekçesi ekinde sunulan 15.07.2019 tarihli 100.000,00 TL ve 16.07.2019 tarihli 50.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL'lik ödemlerin mahsubu sonrasında davacı alacağının 35.086,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
Davalı ticari defterlerini bilirkişi incelemesine hazır etmemiş olmakla birlikte, cevap dilekçesinde fatura içeriklerine bir itirazı bulunmadığını bildirmiş ancak davacının işi eksik ve ayıplı ifa ettiğini savunarak, ... değişik iş sayılı dosyasında aldırılan tespit raporuna delil olarak dayanmıştır.
Dava konusu işe ilişkin olarak taraflar arasında 21.09.2019 tarihli tutanak düzenlendikten sonra "... 29.12.2019 tarihinde gelinip ... camların son kontrolleri yapılmış olup, su alan yerlerin camlardan kaynaklı olmadığı tespit edilmiştir. Sorunsuz bir şekilde teslim edilmiştir." açıklama ve tespitlerini içeren 29.12.2019 tarihli ikinci tutanağın düzenlendiği görülmüştür. Böylece, dava konusu işin 29.12.2019 tarihinde eksik ve ayıp olmaksızın davalı yana teslim edildiği anlaşılmasına karşın; davalı, teslim tarihinden yaklaşık 1,5 yıl sonra ... Mahkemesince alınan tespit raporuna dayanarak, davacı tarafın sözleşme ile taahhüt ettiği işlerin bir kısmını hiç yapmadığını, yaptığı bazı imalatların ise aşındığını, tespit edilen eksik ve ayıplı işleri davacı yana bildirdiğini savunmuştur. Her ne kadar dosya kapsamında davalının ayıp ihbarına rastlanmamış ise de, taraflar arasındaki sözleşmenin 6.2. maddesinde; davacı tarafça yapılan işler için 2 yıllık garanti süresi verildiğinden, artık davalı iş sahibi garanti süresi içinde ortaya çıkan ayıplar nedeniyle TBK 475. maddesi uyarınca seçimlik hakları olan sözleşmeden dönme, bedelden indirim yapılmasını veya ayıbın giderilmesini isteme haklarını kullanabilecektir. Ancak, davalı iş sahibi tarafından işin tesliminden yaklaşık 1,5 yıl sonra delil tespiti yapılmış olup, işin teslim tarihindeki durumunu ortaya koyacak elverişli bilgi ve belge tespit dosyasında bulunmamaktadır. Öte yandan ... değişik iş sayılı dosyasında düzenlenen 29.03.2021 tarihli raporunda; davalı iş sahibinin işin bir kısmında değişiklik yaptığı, davacı tarafından yapılan imalatların sökülerek, yerine başkaca imalatların yapıldığı tespitinde bulunulmuştur. Böylece, teslim edilen imalatların, teslim anındaki durumunu belirleme imkanı bulunmadığı gibi, ayıp ve eksik iş savunmasında bulunan ve ispat yükü altında olan davalı tarafta savunmalarının ispatına elverişli bilgi ve belge sunmamıştır. Bu tespitler ışığında; işin tesliminden sonra davalı iş sahibi tarafından hangi imalatların söküldüğü, hangileri üzerinde nasıl değişiklikler yapıldığının teknik olarak belirlenmesi mümkün bulunmadığı gibi, davacının yapmış olduğu imalatların durumunun 29.03.2021 tarihli tespit raporundaki verilerle belirlenmesinin mümkün olmadığı bilirkişi heyetince isabetli şekilde ortaya konulmuştur.
Açıklanan bu nedenlerle; davacı yüklenicinin, taraflarca düzenlenen 29.12.2019 tarihli tutanakla, sözleşme konusu işi eksiksiz olarak davalı iş sahibine teslim ettiği, yapılan işlere dair düzenlediği faturaları kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun şekilde tuttuğu ticari defterlerine kaydettiği, davalının da fatura içeriklerine itiraz etmediği ancak işin tesliminde bir buçuk yıl sonra yaptırdığı delil tespitine dayanarak eksik ve ayıplı ifa savunmasında bulunduğu, işin tesliminden sonra davalı iş sahibi tarafından imalatların sökülerek yerine başkaca imalatların yapılması nedeniyle işin sözleşme şartlarına uygun yapılıp yapılmadığının belirlenmesinin mümkün bulunmadığı ve davalı iş sahibinin de eksik ve ayıp savunmasının ispatına dair belge sunmadığı gözetilerek ve ayrıca davalı yan ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından, 6100 sayılı HMK'nın 222/2. maddesi uyarınca, davacının kendi tuttuğu defterleri lehine delil olarak kabul edilerek, davacının davalıdan 35.086,00 TL alacaklı olduğu kanaatine varılmış ve davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 35.086,00 TL asıl alacak yönünden iptaline karar verilmiştir.
Davalının takipten önce temerrüte düşürüldüğü iddia ve ispat olunamadığından takip öncesi işleyen faiz yönünden davalının itirazında haklı olduğuna kanaat getirilerek bu kısma yönelik davanın reddine karar verilmiştir.
Takip konusu alacak faturaya bağlanmış olup, davalının da fatura içeriğine itirazı bulunmamaktadır. Bu durumda alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirmemekte olup, likittir. Bu sebeple hüküm altına alınan 35.086,00 TL alacağın %20'si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Anlatılan nedenlerle,
HÜKÜM
:
1-Davanın kısmen kabulüne; davalının, ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının, 35.086,00 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin; 35.086,00 TL asıl alacağa yıllık %9 oranında yasal faiz işletilerek devamına, fazlaya dair istemin reddine,
2-İtiraz iptaline karar verilen toplam 35.086,00 TL'nin %20 si oranında hesaplanan 7.017,20 TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
4-Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 4.593,86 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,
5-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.396,72-TL harçtan peşin alınan 479,24-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.917,48 -TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6- Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç ve vekalet harcı toplam 547,04 -TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7- Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 82,25-TL, bilirkişi ücreti olarak 3.000,00.-TL yapılan toplam 3.082,25-TL yargılama giderinin red/kabul oranına göre 2.725,41 -TL’nin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
9-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflar anlaşamadıklarından, Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2 maddesi uyarınca ...bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, red/kabul oranına göre1.167,18 -TL’nin davalıdan, 152,82 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!