Anahtar kelimeler: Senedir Metninin Halihazırda Sicili Gazetesinin Sayfasında İşleyişine Görmesine Görüleceği Yazildiği

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: Ticari Şirket (Bilgi Alma Ve İnceleme Hakkı İhlali)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Bilgi Alma Ve İnceleme Hakkı İhlali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1.Müvekkili ..., davalı Şirket'in halihazırda %25 hisse sahibi olduğunu, ayrıca Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 20.05.2022 tarihli ve .... sayılı ilan metninin .... sayfasında görüleceği üzere Müvekkil ..., aynı zamanda davalı Şirket'in 13.05.2025 tarihine kadar yönetim kurulu üyesi olduğunu, müvekkili, son 2 senedir davalı Şirket'ten uzaklaştırılmaya çalışılmakta, kendisine şirketin işleyişine dair hiçbir bilgi verilmemekte, şirkete ilişkin herhangi bir evrak dahi görmesine izin verilmemekte, bu sebeplerle şirketin mali durumuna, mal varlıklarına ve şirketin işlemlerine dair bilgi sahibi olmadığını, bunun üzerine Müvekkili, bilgi almak amacıyla davalı Şirket'e Büyükçekmece .... Noterliği'nden 22.08.2024 tarihli ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide etmiş ve bilgi talebinde bulunduğunu, ancak davalı Şirket tarafından müvekkiline herhangi bir bilgi veya cevap verilmediğini, Bunun üzerine Müvekkili, huzurdaki davayı ikame etmeden evvel Kadıköy .... Noterliği'nin 21.11.2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile özetle; davalı Şirket tarafından gönderilen cevabi ihtarnamede yer alan hususların gerçeği yansıtmadığını ve çelişkiler içerdiğini, bu hususların şirketin kötü yönetildiğinin de bir itirafı niteliğinde olduğunu belirterek netice olarak Türk Ticaret Kanunu m.392/3 uyarınca yönetim kurulu başkanının izniyle şirketin işleyişine dair tüm belge ve evrakların ve şirketin defter ve belgelerinin, davalı Şirketin yönetim kurulu başkanı tarafından 8 Aralık 2024 tarihine kadar belirlenecek bir tarihte incelemeye açılmasını talep ettiğini, ihtarname davalı Şirket'e UETS adresi üzerinden tebliğ edilmiş olmasına rağmen ve ihtarnamede yer verilen tarih de geçmiş olmasına rağmen davalı Şirket tarafından olumlu ya da olumsuz herhangi bir cevap verilmediğini, mevcut durumda müvekkilinin denetiminden uzak bir ortam yaratılmaya çalışıldığını, 21.11.2024 tarihinde, yönetim kurulu üyesi sıfatıyla Müvekkili tarafından davalı Şirket'e bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılabilmesi amacıyla başvuru yapıldığını, davalı Şirket ve yönetim kurulu başkanı tarafından Müvekkil'e olumlu veya olumsuz herhangi bir cevap verilmediğini, bir başka ifade ile Müvekkil'in talebi sürüncemede bırakıldığını, dolayısıyla davalı Şirket'te yönetim kurulu üyesi olan Müvekkilinin TTK m.392 uyarınca bilgi alma ve inceleme hakkı ihlal edildiğini, Tüm bu sebepler doğrultusunda; TTK m.392 uyarınca Müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılabilmesi amacıyla mahkeme tarafından verilecek karar ile davalı Şirket'in işleyişine ilişkin bilgilerin ve şirket defterlerinin incelenmesini talep etmişlerdir izah edilen sebeplerle ve mahkeme tarafından re'sen gözetilecek hususlar birlikte değerlendirilerek; davanın kabulüne,ttk m.392 uyarınca müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkının mahkeme aracılığıyla sağlanmasına ve neticeten davalı şirket'in işleyişine ilişkin olarak şirket defterlerinin incelemelerine sunulmasına, yargılama masrafı, giderler ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava ; TTK.nun 392.maddesine dayalı olarak davacıya bilgi alma ve inceleme hakkı tanınması istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; TTK.nun 392.maddesine dayalı olarak davacıya bilgi alma ve inceleme hakkı tanınması şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre HMK'nun 14/2 maddesi gereğince işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK'nun 1521.maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır.
Davalı şirketin sicil kaydını faal olarak devam ettiği, şirketin muamele merkez adresi itibariyle mahkememizin kesin yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Davalı şirketin sicil kaydının incelenmesinde; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil no'lu ... Vergi Kimlik Numaralı... , ... MAH.... YOLU CAD. NO.12 ESENYURT adresinde sicilde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama, toplanana ve sunulan deliller, sicil kaydı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
TTK MADDE 392- (1) Her yönetim kurulu üyesi şirketin tüm iş ve işlemleri hakkında bilgi isteyebilir, soru sorabilir, inceleme yapabilir. Bir üyenin istediği, herhangi bir defter, defter kaydı, sözleşme, yazışma veya belgenin yönetim kuruluna getirtilmesi, kurulca veya üyeler tarafından incelenmesi ve tartışılması ya da herhangi bir konu ile ilgili yöneticiden veya çalışandan bilgi alınması reddedilemez. Reddedilmişse dördüncü fıkra hükmü uygulanır.
(2) Yönetim kurulu toplantılarında, yönetim kurulunun bütün üyeleri gibi, şirket yönetimiyle görevlendirilen kişiler ve komiteler de bilgi vermekle yükümlüdür. Bir üyenin bu konudaki istemi de reddedilemez; soruları cevapsız bırakılamaz.
(3) Her yönetim kurulu üyesi, yönetim kurulu toplantıları dışında, yönetim kurulu başkanının izniyle, şirket yönetimiyle görevlendirilen kişilerden, işlerin gidişi ve belirli münferit işler hakkında bilgi alabilir ve görevinin yerine getirilebilmesi için gerekliyse, yönetim kurulu başkanından, şirket defterlerinin ve dosyalarının incelemesine sunulmasını isteyebilir.
(4) Başkan bir üyenin, üçüncü fıkrada öngörülen bilgi alma, soru sorma ve inceleme yapma istemini reddederse, konu iki gün içinde yönetim kuruluna getirilir. Kurulun toplanmaması veya bu istemi reddetmesi hâlinde üye, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Mahkeme istemi dosya üzerinden inceleyip karara bağlayabilir, mahkemenin kararı kesindir.
(5) Yönetim kurulu başkanı, kurulun izni olmaksızın, yönetim kurulu toplantıları dışında bilgi alamaz, şirket defter ve dosyalarını inceleyemez. Yönetim kurulu başkanının bu isteminin reddedilmesi hâlinde başkan, dördüncü fıkraya göre mahkemeye başvurabilir.
(6) Yönetim kurulu üyesinin bu maddeden doğan hakları kısıtlanamaz, kaldırılamaz. Esas sözleşme ve yönetim kurulu, üyelerin bilgi alma ve inceleme haklarını genişletebilir.
(7) Her yönetim kurulu üyesi başkandan, yönetim kurulunu toplantıya çağırmasını yazılı olarak isteyebilir.
Sonuç olarak, yukarıda ayrıntılarıyla izah edildiği üzere,
Yönetim kurulu üyesinin yönetim kurulu dışında bilgi alma ve şirketin defterleri ile belgelerini inceleme hakkı, TTK’nın 392’nci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir. Anılan fıkrada; “Her yönetim kurulu üyesi, yönetim kurulu toplantıları dışında, yönetim kurulu başkanının izniyle, şirket yönetimiyle görevlendirilen kişilerden, işlerin gidişi ve belirli münferit işler hakkında bilgi alabilir ve görevinin yerine getirilebilmesi için gerekliyse, yönetim kurulu başkanından, şirket defterlerinin ve dosyalarının incelemesine sunulmasını isteyebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Yönetim kurulu üyelerine, toplantı dışında kullanılmak üzere anılan fıkrayla tanınan bu hak, bireysel ve sınırlı bir haktır.
TTK, bu konuda yönetim kurulu başkanının iznini şart koşmuştur. Çünkü, yönetim kurulu üyesinin -kural olarak- yönetim kurulu dışında bilgi almak hakkı bulunmadığı gibi, kurul dışında defterleri ve/veya belgeleri incelemek hakkı da bulunmamaktadır. Bu nedenle, TTK, üyeye bu hakkını sınırlı bazı hallere münhasır olmak üzere ve de yönetim kurulu başkanının izni ile kullanma imkânı tanımıştır. Böylece, yönetim kurulu üyeleri, yönetim kurulu başkanından izin almak kaydıyla, şirket yönetimiyle görevlendirilen kişilerden, işlerin gidişi ve belirli münferit işler hakkında bilgi alabilirler. Yönetim kurulu üyesinin, şirketin defterlerini ve belgelerini incelemeyi talep edebilmesi ise, ancak görevini, hesap verilebilirlik ilkesine uygun olarak yapması bakımından gerekliyse mümkün olabilir. Şirket defterlerinden şirket tarafından tutulan ticarî ve malî defterler ile muhasebe kayıtlarına ilişkin belgeler; dosyalardan da şirketin dışarıyla yaptığı her türlü yazışmaya ilişkin belgeler ile iç işleriyle ilgili belgeler anlaşılmalıdır. Defterlere pay defteri dahil değildir, çünkü pay defterini inceleme hususunda tüm yönetim kurulu üyeleri sınırsız ve oldukça geniş hakka sahiptirler .
Diğer yandan, anılan fıkra gereği, toplantı dışında kullanılacak bu hak “işlerin gidişi ve belirli münferit işler” hakkında kullanılabilir. Bu nedenle, anılan kavramlar üzerinde durmak gerekir. Öğretide, anılan kavramlar için getirilmiş ortak bir tanım bulunmamaktadır.
İşlerin gidişi kavramı ile, genel olarak, geçen zamana kadar işletmede ne olup bittiğine ilişkin bilgilerin, diğer bir ifadeyle, işletmenin satış ve hâsılat gelişmeleri, piyasa payı ve rekabet gücü hakkında genel bilgilerin kastedildiğini belirtirken ; doktrinde işlerin gidişi kavramı ile, genel olarak işletmede belirli bir süre içinde yapılmış her türlü işlerin ve işlemlerin kastedildiğini ile işletmenin satış ve hâsılat gelişmeleri, piyasa payı, personel sayısı ve hareketliliği ve rekabet gücü hakkında genel bilgiler de kavramın kapsamına girmektedir.
Belirli münferit işler kavramı ise, işlerin gidişine göre daha dar bir kapsama sahip olup, somut ve özellikli işleri ifade eder. Münferit işlere örnek olarak, şirketin devam etmekte olan bir inşaatı, katıldığı bir ihale, şirketin belirli bir alandaki Ar-Ge faaliyetleri, akdedilen yahut feshedilen bir sözleşme, şirkete çekilen bir ihtarname gösterilebilir .
TTK m. 392/3 hükmü gereği, kurul üyeleri toplantı dışında “işlerin gidişi” ve “belirli münferit işler” hakkında başkanın izni ile bilgi isteyebilecektir. Başkanın iznine tabi bilginin kapsamının tespit edilmesi yönetim kurulu üyelerinin şirketi yönetim hakkı açısından önem arz eder.
Görev sınırı
: Talep edilen bilgiler, yönetim kurulu üyesinin, yasadan doğan görevini şirketin çıkarları doğrultusunda ifa etmesini uygun şekilde gerçekleştirmeye yönelik olmalıdır.O
rantılılık ilkesi sınırı Bu ilke özellikle zamanlama ve kapsam hususlarında söz konusu olur. Buna göre, söz konusu sorular uygun olmayan zamanda yönetilmemelidir ve kapsamı da geniş olmamalıdır. Örneğin toplantı gündeminde bulunan bir konu hakkında tam çetin geçen müzakere safhasında yazılı bilgi talep edilmesi gibi. Ayrıca orantılılık ilkesi, özellikle talep edilen bilgilerin kapsamı hususunda da geçerlidir.
Çıkar çatışması sınırı Yönetim kurulu üyesinin, bizzat kendi çıkarlarını ilgilendiren (örneğin kendisinin pazar rakibi, davalı tarafı veya rakibi) konu ve alanlarda bilgi isteme hakkı yoktur.
Hakkın kötüye kullanılması yasağı sınırı :Bu sınır, yönetim kurulu üyesinin talep ettiği bilgileri sadece kendi görevini ifa etmek amacıyla değil, aksine başka amaçlar için kullanmasının söz konusu olduğu hallerde veya işletmeye ait bilgilerin kötüye kullanılmasıyla ilgili somut bir tehlikenin varlığında ortaya çıkar. Ayrıca bir yönetim kurulu üyesinin, işletmenin öncelikli çıkarlarıyla mücadele etmek amacıyla şirket içi bilgileri derleyip toparlaması da, hakkın kötüye kullanılmasıdır. Aynı şekilde bir YK üyesinin, şirketin kendi rakibi olduğu bir şirketle yapacağı iş ve işlemler (fiyatlar, indirimler, koşullar, teknik özellikler vs.) hakkında ayrıntılı bilgi talep etmesi, şirketin çıkarlarına değil, aksine açıkça üyenin kişisel menfaatine hizmet edecek niteliktedir. Bu konudaki başka bir örnek de şudur: Bir YK üyesinin merak saikiyle şirketin kendi akrabası (veya boşandığı eşi) ile yaptığı iş ilişkileri hakkında bilgi istemesidir. 5) İşletme veya ticarî sır sınırı : Bu sınır, kaynak İsviçre ve Türk yasalarında açıkça belirtilmemekle beraber, işletme sırlarının her somut olayın şartları dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Somut talep bakımından; davacı yönetim kurulu üyesi son iki senedir davalı Şirket'ten uzaklaştırılmaya çalışılmakta olduğunu, kendisine şirketin işleyişine dair hiçbir bilgi verilmemekte, şirkete ilişkin herhangi bir evrak dahi görmesine izin verilmemekte, bu sebeplerle şirketin mali durumuna, mal varlıklarına ve şirketin işlemlerine dair bilgi sahibi olamadığı gerekçesiyle iş bu davayı açmış olmakla Yönetim kurulu üyesinin, şirketin defterlerini ve belgelerini incelemeyi talep edebilmesi ise, ancak görevini, hesap verilebilirlik ilkesine uygun olarak yapması bakımından gerekliyse mümkün olabilir.
Somutlaştırılmış bir bilgi alma veya inceleme talebinde bulunmuş olması vakıasının tam ispat derecesinde ispatı gerekir. Zira bu vakıa, bilgi alma veya inceleme hakkının şirket nezdinde kullanılması aşamasında somutlaşacak bir vakıadır ve bizzat pay sahibi tarafından gerçekleştirilecek bir işlemdir. Bilgi alma talebinin şirket nezdinde kullanılması sırasında genel ve soyut bir talep yetmez, hangi şirket işleri konusunda bilgi istendiği somut bir biçimde şirkete bildirilmelidir. Bu aşamada somutlaşan talep edilen bilginin konusu ve kapsamı, dava aşamasında da somutlaştırma yükü (HMK m. 194) çerçevesinde iddia olunmalı ve tam ispat ölçüsünde ispat edilmediğinden talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Yeterince harç alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yargılama gideri yapılmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine,
HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; TTK 392/2.maddes uyarınca KESİN olmak üzere dosya üzerinden oy birliğiyle karar verildi. █████/2024
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!