Anahtar kelimeler: Davaalacak Dünyanın Kodlu Davadavacı Üretmekte Ekstresindeki Ürettiği Sundukları Denetçilerine Cari

T.C.

İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:███████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:Alacak.
DAVA TARİHİ
:█████/2023
KARAR TARİHİ
:█████/2025
DAVA
:Davacı vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde, müvekkili şirket bir belediye iştirakı şirketi olduğunu, kendi üretmekte olduğu ürünleri dünyanın birçok yerinde bulunan şirketlere ihraç ettiğini, müvekkili şirketin , davalı şirkete belirli bir süre boyunca ürettiği ürünlerden satış yaptığını, bu satışların ödenmemiş bedellerinden dolayı davalı şirketin ... numaralı cari kodlu hesaba göre müvekkili şirkete 235.683,32 Euro miktarında borçlu bulunduğunu, dava dilekçesi ekinde sundukları cari hesap kayıtlarına göre davalı şirketin, taraflar arasındaki sözleşmeden doğan borçlarını süresinde ödemediğini ve müvekkili şirkete toplamda 235.683,32 Euro miktarında borçlandığını, cari hesap ekstresindeki tutarın davalı tarafından; müvekkili şirketin bağımsız denetimini gerçekleştiren ... A.Ş. denetçilerine gönderilen 28.11.2019 tarihli mutabakat metni imzalanmak suretiyle onaylandığını, daha sonra 30.01.2019 tarihinde davalı tarafından müvekkiline gönderilen imzalı mutabakat metniyle yeniden onaylandığını ve yine 05.02.2019 tarihli yazılı borç ikrarının müvekkiline gönderilmek suretiyle yeniden ikrar edildiğini, bu tür mutabakat yazılarının, yerleşik yüksek mahkeme içtihatlarına göre de borcun varlığını ispatı için yeterli olduğunu, bunun yanında davalıya borcun önce 17.11.2017 tarihinde ihtar edildiğini, daha sonra 13.09.2018 tarihinde o tarih itibariyle olan bakiye ile yeniden ihtar edildiğini ve nihayet .... Noterliği'nden çekilen ... numaralı 14.01.2019 tarihli ihtarname ile bahsi geçen borcunu ödemesi için 7 günlük süre verildiğini , borçlunun bu süre içerisinde de ödemeyi yapmadığını, bu süre içerisinde borçlu tarafın borcunu ödeyeceğini, ekonomik durumunun olmadığını, alacaklarını toparlayacağını belirterek müvekkilinden süre ve ödeme kolaylığı isteyen yazılı talepler gönderdiğini, davalı şirketin merkezinin her ne kadar Hollanda'da bulunsa da taraflar arasında uygulanacak hukuk olarak Türk Hukuku'nun seçildiğini, Möhuk'un 24. maddesine göre sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tâbi olduğunu, sözleşme hükümlerinden veya hâlin şartlarından tereddüde yer vermeyecek biçimde anlaşılabilen hukuk seçimi de yine aynı madde uyarınca geçerli olduğunu, . Taraflar arasındaki sözleşmeye uygulanacak hukukun tespitinde bu hüküm kapsamında bir değerlendirme yapılması gerektiğini, somut olay yönünden her ne kadar taraflar yazılı bir şekilde uygulanacak hukuku açıkça kararlaştırmamışsa da taraflar arasındaki yazışmalarda; maillerde ve diğer tüm belgelerde Türk Ticaret Kanunu'nun spesifik hükümlerine atıfta bulunulduğunu, bu durumun tarafların zımnen Türk hukukunu seçmiş olduklarını gösteren bir gösterge olduğunu, tarafların zımni olarak hukuk seçimi yapmamış olduğu kabul edilse dahi MÖHUK m.24/4 kapsamında sözleşmeden doğan ilişkiye, o sözleşmeyle en sıkı ilişkili olan hukukun uygulanacağını, bu hukukun, karakteristik edim borçlusunun, sözleşmenin kuruluşu sırasındaki mutad meskeni hukuku, ticari veya mesleki faaliyetler gereği kurulan sözleşmelerde karakteristik edim borçlusunun işyeri, bulunmadığı takdirde yerleşim yeri hukuku, karakteristik edim barçlusunun birden çok işyeri varsa söz konusu sözleşmeyle en sıkı ilişki içinde bulunan işyeri hukuku olarak kabul edildiğini, somut olay yönünden karakteristik edim borçlusunun, satış sözleşmesi konusu ürünlerin teslimini borçlanan müvekkili şirket olduğunu, müvekkili şirketin işyeri Türkiye'de bulunduğunu, tüm bu nedenlerle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin Türk Hukuku'nun uygulanması gerektiğini belirterek şimdilik 5.000,00Euro'nun temerrüd tarihinden itibaren işleyecek kanuni temerrüd faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Yargılama esnasında dava dilekçesi, mahkememizin tensip zaptı ve tebliğ mazbatası davalının diline çevrilerek davalı tarafa 04.07.2023 tarihinde tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış olup davalı tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmakla HMK M.128 hükmü uyarınca davalının dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
:Dava , cari hesaba dayalı alacak istemine ilişkindir.
Deliller ; Cari hesap ekstresi, faturalar, e posta yazışmaları, ihtarname, davacı tarafın ticari defter ve belgeleri , bilirkişi incelemesi.
Davacı taraf, dava dilekçesi ekine davalı ile olan ticari ilişkisini gösteren cari hesap ekstresini, davacı tarafından davalıya kesilen faturaları, denetim rapor mailini, davacı tarafından davalıya gönderilen cari hesap alacaklarının 235.683,32 Euro olduğunu ve bu miktarın ödenmesi istemini bildiren █████/2019 tarihli e posta yazışmasını, davalı tarafça da bu maile aynı tarihte verilen ve "█████/2019 tarihi itibari ile 235.683,32Euro muaccel borcumuz olduğunu kabul ederiz " denilen cevabi maili yine davalı tarafça mail ekinde gönderilen ve fatura bilgilerinin yer aldığı, toplam fatura miktarının 234.280,76Euro olduğunu gösteren belgeyi, davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarname evraklarını , arabuluculuk tutanağını bildirdiği görülmüştür.
Dava, taraflar arasındaki satım sözleşmesi kapsamında tahakkuk ettirilmiş olan faturalardan kaynaklı cari alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından davalıya ürün satışının yapıldığı, satıştan kaynaklı olarak düzenlenen fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine 235.683,32 Euro cari hesap alacağının oluştuğu, davalı tarafça bu bedelin ödenmediğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 Euro'nun temerrüt tarihinden itibaren işleyecek kanuni temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ederek işbu kısmi alacak davasını açmış olduğu görülmüştür.
Yargılama esnasında davacının BA- BS formları, ticari defterleri, dosyada bulunan deliller bir bütün olarak incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden rapor alınmış olup bu kapsamda mahkememize ibraz edilmiş olan raporda özetle;
"Davacı 2013,2014,2015,2016,2017,2018,2019,2020,2021,2022 ve 2023 yıllarına ait Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davalı şirketin Yurt Dışı (Hollanda) şirketi olduğu ve ticari defterler inceleme için sunulmamış olduğu,
Davacı ticari defterlerine göre, dava tarihi olan █████/2023 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 228.063,10 EUR Alacaklı oldukları,
Davacı ticari defterlerine göre, davacı tarafından davalı yana 2013-2018 yılları arasında kümülatif tutarı 2.435.201,03 EUR (8.500.040,63 TL) olan 278 Adet Fatura düzenlenmiş olduğu, davalı tarafından davacı yana toplam olarak 2.188.033,76 EUR ödeme yapılmış olduğu, 2013 yılında Arvend İhr.Virman açıklaması ile 9.411,09 EUR ve Alps İmpex Virman açıklaması ile 9.693,08 EUR olmak üzere toplam olarak davalı firma lehine cari hesaba 19.104,17 EUR Alacak kaydedilmiş olduğu, davacının kalan alacak tutarının (2.435.201,03 EUR- 2.188.033,76 EUR- 19.104,17 EUR) 228.063,10 EUR olduğu,
Davacı yan tarafından dosyaya sunulu 30.01.2019 tarihli davalı tarafa gönderilmiş mutabakat mektubuna göre, 235.683,32 EUR Alacağın davalıya bildirilmiş olduğu, davalı tarafından 05.02.2019 tarihinde cevap olarak ekli dosyaya bakınız açıklaması yapılmış olduğu ve ekli dosyada davalının borcunu oluşturan faturaların listelenmiş olduğunun anlaşılmış olduğu ve borç tutarının 234.280,76 EUR olduğu ve tablonun altına davalı firma kaşesinin basılmış olduğu ve imza atılmış olduğunun görülmüş olduğu,
05.02.2019 Tarihinden sonra da davalı tarafından davacı yana 2021 yılında 5.099 EUR ve 2022 yılında 2.521,22 EUR ödeme olmak üzere toplam olarak 7.620,22 EUR ödeme yapılmış olduğu, bu ödemeler davalı tarafından kabul edilmiş olduğu görülen borç tutarından düşüm yapılmış olduğunda (234.280,76 EUR-7.620,22 EUR) 226.660,54 EUR borcunun kalmış olacağının hesaplanmış olduğu,
Davacı yan alacak tutarını oluşturan faturalar listesi belirlenirken ilk fatura ilk ödemeye saydırılarak son düzenlenmiş faturalar davacı alacağı olarak listelenmiş olduğu, ancak davalı tarafın borç tutarını oluşturan gönderilmiş fatura listesinde farklılıklar olduğu, yapılan ödemelerin farklı faturalara saydırılmış olabileceği değerlendirilmiş olduğu, davalı ticari defterleri ve belgeleri incelenemediği için aradaki (228.063,10 EUR-226.660,54 EUR) 1.402,56 EUR farkın nedeni tespit edilememiş olduğu,
Dosyaya sunulu belgeye göre, davalı şirket adına ... tarafından davacı şirkete gönderilmiş olduğu görülen borç ödeme taahhüdü içeren yazısına göre, ... Havayollarından kaynaklı olarak, davacı şirket Hamidiye Kaynak Suları'na birikmiş olan borçları ile ilgili olarak ... için yaptıkları masrafların yeni yönetim tarafından ödenmek istenmediği, ödemelerin geçici olarak durdurulduğunu, bu nedenle davacı şirkete ödemede zor duruma düştüklerini ve davacıdan ödeme kolaylığı talep ediyor oldukları görülmekte olduğu, ancak borca ilişkin bir tutarın ilgili yazıda görülmemiş olduğu,
Davacı yan tarafından 14.01.2019 tarihinde davalı şirkete ve ...'a konusunun “....Ve Tic.A.Ş. ile ... BV arasındaki ticari ilişki sonucunda muaçcel hale gelen 235.683,32 EURO borcun ödenmesi istemine ilişkin” olan ....Noterliği ve ... yevmiye numaralı ihtarname gönderilmiş olduğu, işbu ihtarnamede söz konusu borcun teminatı olarak taşınmaz üzerine ipotek tesis edilmiş olduğunu, işbu borcun ödenmemesi halinde mevcut İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçileceğini ve alacaklarının tahsiline ilişkin her yasal işlemlere başvurulacağını ihtar etmiş oldukları görülmekte olduğu, ancak tebliğ şerhlerinin görülmemiş olduğu,
Davacı yan tarafından dava dilekçesinde alacağının, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek kanuni temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş olduğu görülmekte olduğu, dosya içeriğinde davacı yan tarafından davalı yana 14.01.2019 tarihinde ihtarname gönderilmiş olduğu görülmekte olduğu, ancak tebliğ belgelerinin görülmemiş olduğu, sunulu belgeler ile temerrüt tarihinin tespit edilememiş olması ve EUR Alacağına uygulanacak faiz yöntemi olarak Kanuni temerrüt faizi talep edilmesi nedeniyle, EUR için hangi faiz yönteminin uygulanacağı anlaşılamadığından dava tarihine kadar faiz hesabı yapılmamış olduğu," şeklinde kanaat bildirildiği görülmüştür.
Alınan işbu rapor akabinde davacı vekili tarafından her ne kadar rapora karşı itiraz dilekçesi sunulmuş ise de alınan raporun dosya kapsamında bulunan deliller nezdinde hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, talep tarihinden itibaren dava tarihine kadar faiz hesaplamasının yapılmasının gerekmediği kanaatine varılmakla davacının rapora karşı itirazlarının reddine karar verilmiş, davacının talebi uyarınca ıslah için verilen kesin süre içerisinde 28.05.2024 tarihinde ıslah dilekçesinin ibraz edilmiş olduğu ve bu kapsamda "raporda tespit edilen 228.063,10 EUR ve temerrüt tarihinden itibaren işleyecek 4095 Sayılı Kanun 4/A maddesi uyarınca Devlet Bankalarının EUR ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz uygulanarak aynen müvekkil şirkete verilmesi" talebinde bulunmuş olduğu görülmüştür.
Islah dilekçesinin bir sureti davalı tarafa tebliğe çıkartılmıştır.
Dava dilekçesi ekinde ibraz edilen delillerin içerisinde dava dışı ... A.Ş. Tarafından yapılan denetimde davalının davacıya 235.683,32 Euro alacağının olduğunun saptandığı ve bu sebeple bu miktarın kendi kayıtları ile karşılaştırılarak dönüş yapılması talebinde bulunulduğu ve buna ilişkin evrakın davalı tarafa 30.01.2019 tarihinde mail yolu ile gönderildiği, davalı tarafça bu miktara mutabık olduklarına dair cevap verildiği, mutabık kalındığı ve bu hususta davalı şirketin kaşesi ile imzalandığı görülmüş, bu belge akabinde davalı tarafça ödeme yapıldığına dair dosyaya herhangi bir evrak ibraz edilmediği gibi davaya cevap verilmediği, davacının incelenen ticari defter ve belgelerinde mutabakat sonrasında yapılan kısmi ödemelerinde mahsup edildiği ve dava tarihi olan 23.01.2023 tarihi itibari ile 228.063,10 EURO alacağının bulunduğunun bilirkişi raporu ile de tespit edilmiş olması karşısında davacının bu miktar üzerinden davalı taraftan alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır.
6098 sayılı TBK.117.(mülga 818 sayılı BK.101) maddesi uyarınca sözleşmeden kaynaklanan alacaklarda temerrüt faizi uygulanabilmesi için, alacağın muaccel olması yeterli olmayıp, kararlaştırılan kesin vadede borcun ödenmemiş yada alacaklanın usulüne uygun ihtarı ile temerrüde düşürülmüş olması zorunludur. Dosyaya ibraz edilen .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı 14.01.2019 tarihli ihtarnamesi incelendiğinde davacı tarafından davalı şirkete ve şirketin yetkilisine 235.638,32 EURO'nun 7 gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği ve ihtarnamenin ekine cari hesap ekstresinin bir suretinin eklendiği, bu evrakın "... vekili Kürşat Kaya" denilerek ve "... " denilerek yurt içindeki .....Sincan/Ankara adresine tebliğ edilmiş olduğu, davalı şirkete yurtdışında yapılan tebliğ evrakının bulunmadığı görülmekle bu hali ile davalının ihtarname ile usulüne uygun şekilde temerrüde düşürülmemiş olduğu anlaşılmıştır. Emsal mahiyetteki Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ Karar Sayılı █████/2018 Tarihli "... somut olayda kesin vade kararlaştırılmadığı gibi, davacı yüklenicinin davadan önce alacağının ödenmesi talebini içeren davalıyı temererüde düşürücü ihtarı bulunmadığından, davada istenen talep için dava tarihinden, ıslahla attırılan tutar yönünden ise ıslah tarihi "█████/2016" gününden itibaren faiz uygulanması gerekirken, hüküm altına alınan tüm alacağa dava tarihinden faiz işletilmesi doğru olmamıştır." şeklindeki gerekçeli ilamı göz önünde bulundurulduğunda dava dilekçesinde talep edilen 5.000,00 EURO'ya dava tarihinden, ıslah ile arttırılmış olan 223.063,10 EURO'ya ise ıslah tarihi olan 28.05.2024 tarihinden itibaren işletilecek 4095 Sayılı Kanun 4/A maddesi uyarınca Devlet Bankalarının EURO ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının kabulü ile;
228.063,10 Euro alacağının, 5.000,00 Euro'suna dava tarihi olan █████/2023 tarihinden, kalan 223.063,10 Euro'sunun ise ıslah tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işletilecek 4095 sayılı kanunun 4/A maddesi uyarınca devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davacı kendisini vekille temsil ettiğinden 510.270,98 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan 205,5‬0 TL ilk masraf, 6.500,00 TL bilirkişi ücreti, 98,00 TL tebligat ve tezkere gideri olmak üzere toplam 6.803,5‬0 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yazı işleri müdürlüğünce resen ilgilisine iadesine,
6-Davacı tarafından peşin yatırılan 135.275,24TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Bu dava sebebiyle 320.061,00TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan ( dava da 1.742,69TL + ıslah ile 133.532,55TL=) 135.275,24‬TL'nın mahsubu ile kalan 184.785,76TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davacının yüzüne karşı davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!