Anahtar kelimeler: Avronun Avro Eur Efektif Yükün Elli Kara Cinsi Döviz Taşımacılığı

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2020
KARAR TARİHİ
: █████/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davanın kabulü ile yükün fatura değeri olan 58.608,00EUR (Yalnız Elli sekiz bin altı yüz sekiz Avro)'nun, hasarın ihbar tarihi olan 27.05.2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca EUR (Avro) cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak işletilecek faizi ile birlikte ödeme günündeki ----- efektif döviz satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının müşterek ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:
Davalı ----- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; İddia edilen hasardan müvekkil şirket sorumlu olmadığından davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, davacının taşıtan, davalı --- şirketinin akdi taşıyıcı ve diğer davalı ---- şirketinin ise fiili taşıyıcı olduğu, ------ ihraç edilen dava konusu balık emtiasının uygun sıcaklıkta taşınmaması ve davalı fiili taşıyıcının kusurlu olması sebebiyle zarara uğradığı iddiası ile meydana gelen zararın davalılardan tahsili talebine ilişkindir.
Somut olayda; Davacı-----. arasında dondurulmuş deniz ürünü satım akdi yapıldığı, akde konu ürünlerin taşınması amacıyla davacı ve davalı -----arasında anlaşma sağlandığı, davalı-----davalı-----ile alt taşımacılık sözleşmesi akdettiği, emtianın davalı ----- mülkiyetindeki soğuk hava depolu---- plakalı çekici ve ----- plakalı römorka 17.05.2019 tarihinde yüklendiği ve fiili taşıyıcı tarafından düzenlenen CMR belgesinin davacıya teslim edildiği, malların27.05.2019 tarihindeki teslimi sırasında taşıma belgesinin üzerine malların sıcaklığının şerh düşülerek taraflarca imzalandığı, taşımaya konu emtianın donuk ürün teslimat ısısının en yüksek sıcaklığı olan -18 dereceden 4-5 derece daha yüksek bir sıcaklık olan -12 / -13 derecelerinde teslim edilmesi nedeniyle alıcı tarafından kabul edilmediği ve emtianın davalı şirketlerin kusuru nedeniyle tamamen hasarlanması nedeniyle malların fatura değeri olan EUR 58.608,00 zarar meydana geldiği iddiasıyla huzurdaki davanın ikame edildiği görülmüştür.
CMR'nin 17. maddesine göre; taşımacı, yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan yüke has bir kusurdan yahutta taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri geliyorsa, taşımacı sorumlu tutulamaz. Taşımacı taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıttan, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahutta çalışanlarının hata veya ihmallerinden dolayı sorumludur.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; dava konusu balık emtiasının herhangi bir ihtirazi kayıt konulmaksızın sağlam olarak göndericiden teslim alındığı, ancak bilirkişi raporlarıyla da tespit edildiği üzere ürünün teslimi esnasında yapılan ekspertiz çalışmasında, tüm partiyi temsil edecek şekilde örnekleme ile alınan ürünlerin merkez sıcaklıklarının uygun olmadığının görüldüğü, ayrıca yapılan ekspertiz incelemesinde ürünlerde buz kristali ve karlanma bulgusuna rastlanmış olmasının ürünlerin çözünüp tekrar donduğunu gösterdiği, araç içi ısı kayıtlarının incelenmesinde 17.05.2019 ile 18.05.2019 18:40 a kadar olan taşıma sıcaklığının uygunluğu konusunda bir verinin bulunmadığı, 18.05.2019 18:40 ile 19.05.2019 19:21 e kadar olan süreçte ise taşıma sıcaklığının uygun olmadığının tespit edildiği, dava konusu ürünlerin bozuk olduğu gerekçesi ile alıcı ----Şirketi tarafından teslim alınmadığı hususunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, emtianın imha raporu dosyaya ibraz edilemese dahi ürünlerin bozuk olduğunun laboratuvar sonuçları ile tespit edildiği, ürünlerin satımının mümkün olmadığının, açıkça tadının ve görüntüsünün bozuk olduğunun belirtildiği, bu haliyle artık imha raporunu araştırmanın dosyaya bir katkısının bulunmayacağı, dava konusu ürünlerin taşıyıcının kusuru nedeniyle zayi olmuş olması nedeniyle davacı tarafın tazminat taleplerinin yerinde olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davalı ----- vekilinin davacının taşımaya konu ürünlerin bedelini tahsil edip etmediği ve KDV iadesinin yapılıp yapılmadığına ilişkin itirazlarının değerlendirilmesinde;
Taşımaya konu ürünlerin hasarlı olduğuna ve teslim alınmadığına ilişkin CMR senedine alıcı firma tarafından düşülen şerh ve tine dava konusu ürünlerin bozuk ve kullanılamaz durumda olduğuna ilişkin test sonuçları ile dava dışı alıcı firmanın temlik yazısı (davacı tarafın █████/2021 tarihli beyan dilekçesi) karşısında artık davacının dava dışı alıcıdan dava konusu ürünlerin bedelinin tahsil edilip edilmediğini araştırmanın dava dosyasına herhangi bir katkı sağlamayacağı, davacının dava dışı alıcıdan satış bedelini tahsil ettiğine dair dosyaya yansıyan herhangi bir delil olmadığı gibi tahsil edildiğinin kabulü halinde dahi artık bu hususun dava dışı alıcı firmayı ilgilendireceği, bununla birlikte davacının dava konusu taşımaya konu satış işlemine ilişkin aldığı KDV iadesinin yapılıp yapılmadığı hususunun da davacının vergi hukuku sorumluluğu kapsamında değerlendirmesi gerektiği, somut uyuşmazlığa herhangi bir etkisinin bulunmayacağı görülmüştür.
CMR m. 29 kapsamında yapılan değerlendirmede;
CMR'nin 23.maddesi, taşıyıcıyı sınırlı sorumluluk ilkesiyle koruma altına almış, ancak Konvansiyon'un 29. Maddesinde bazı durumlarda taşımacının sınırlı sorumluluk ilkesinden yararlanamayacağını hükme bağlamıştır. Taşımaya konu ürünün balık ürünün belirli standartlarda taşınması gerektiğinin taşımacı tarafından biliniyor olmasına karşın, -20 derecede taşınması gereken ürünlerin araçta ürünlerin sıcaklığını düzenli olarak ölçen bir sistem olmasına rağmen bu sıcaklığın çok daha altında bir sıcaklıkta taşınması, taşıyıcının meydana gelen hasarın gerçekleşmesinde ağır kusurlu olduğunu, bu haliyle davalıların sınırlı sorumluluk ilkesinden yararlanmasının mümkün olmadığını göstermektedir.
Faiz başlangıç tarihi ve faiz oranına ilişkin yapılan değerlendirede;
---- BAM ----- HD ---- Esas ------ Karar sayılı ilamı; "CMR Konvansiyonunun 27. maddesi uyarınca, bu konvansiyona tabi taşımalarla ilgili tazminat taleplerine uygulanacak faiz oranı yıllık %5 olarak kabul edilmiş ise de, bu hüküm yabancı para üzerinden talep edilen tazminat bakımından uygulama alanı bulmakta olup, Türk Lirası cinsi alacaklarda milli hukukta geçerli olan faiz oranlarının uygulanacağı yerleşik yargı uygulamasıyla kabul edilmektedir. Bu durumda somut olayda, davacının tazminat talebi TL cinsine ilişkin olmakla, hükmedilen tazminata değişen oranlarda avans faizi uygulanması gerekirken yıllık %5 faiz işletilmesine hükmedilmesi doğru olmamıştır." şeklindedir.----BAM ----. HD ---- Esas ----- Karar sayılı ilamı; "CMR'nin 27. maddesi uyarınca, yabancı para tahsili talepleri yönünden % 5 faiz oranı uygulanabileceğinden ve hükmedilecek faizin, ödeme isteğinin yazılı olarak taşımacıya bildirildiği tarihten veya böyle bir istekte bulunulmamışsa davanın açıldığı tarihten itibaren başlatılması gerekir. Davacı tarafından her ne kadar dava dilekçesi ekinde davalıya hitaben düzenlenen █████/2017 tarihli rucu yazısı örneği delil olarak sunulmuşsa da davalıya tebliğ edildiği kanıtlanmamıştır. Bu durumda faizin dava tarihinden itibaren hüküm altına alınması gerekmiştir." şeklindedir.
Somut olayda, dava konusu taşımanın CMR Konvansiyonuna tabi bir taşıma olduğu, emtianın varış noktasına ulaşıp dava dışı alıcısı tarafından bozuk oldukları gerekçesi ile kabul edilmediği hususunun, 27.05.2019 tarihinde davacı----- tarafından asıl taşıyıcı davalı ----- ihbar edildiği, tazminat bedelinin yabancı para alacağı üzerinden talep edildiği anlaşılmakla CMR m. 27 gereği talep edilen alacağa 27.05.2019 tarihinden itibaren %5 oranında faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede;
Tarafların talepleri dikkate alınarak 6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerinin, davanın kabul edilmiş olması nedeniyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yine davanın kabul edilmiş olması nedeniyle hazineye gelir kaydedilmek üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.Vekalet ücreti bakımından yapılan değerlendirmede;
Yargıtay ---- HD nin--- Esas ---- Karar sayılı ilamı; "....yabancı para alacağına ilişkin davalarda dava tarihindeki kur üzerinden hesap edilen dava değerine göre vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmasına...", şeklindedir. (aynı yönde Yargıtay ----HD ---- Esas ---- Karar, Yargıtay ----. HD nin ---- Yargıtay ----HD nin ------Yargıtay ---. HD nin ----- sayılı ilamları.)
---- BAM ----. HD nin---- Esas ------ Karar sayılı ilamı; "... Yabancı para alacağına ilişkin davalarda, dava değeri dava tarihi itibariyle Türk parası karşılığı üzerinden belirlenir. Aksinin kabulü, dava değerinin yargılama sırasında değişmesi sonucunu doğurur. Bu nedenle yabancı para alacağına ilişkin davalarda vekalet ücreti hesabında hükmolunan alacağın dava tarihindeki kur karşılığı ve karar tarihindeki tarife hükümleri dikkate alınır. Harç da dava tarihindeki kur karşılığı üzerinden hesaplanır. Somut olayda mahkemece harç ve vekalet ücretinin dava tarihindeki kura göre belirlenmesi gerekirken karar tarihindeki kura göre hesaplama yapılması doğru değildir..." şeklindedir. (Aynı yönde ---- BAM ----. HD -----Karar sayılı ilamı)Her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiği, buna göre yabancı para alacağına ilişkin davalarda dava değerinin dava tarihi itibariyle Türk parası karşılığı üzerinden belirleneceği, aksi halde dava değerinin yargılama sırasında değişmesi sonucunun ortaya çıkacağı anlaşılmakla mahkememizce yabancı para alacağına ilişkin açılan huzurdaki davada dava tarihindeki kur ve karar tarihindeki tarife hükümleri esas alınarak vekalet ücretine hükmedilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın KABULÜ ile 58.608 Euro tutarın 27.05.2019 tarihinden itibaren CMR madde 27/1 gereğince işletilecek %5 oranında faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 27.824,43 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 6.956,11 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 20.868,32 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı, 6.956,11 TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 8.929,5‬0 TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 65.098,90 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili hazineye irad kaydına,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, ihbar olunan vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!