Anahtar kelimeler: Tahtası Vida Özetidavacı Ltdye Hoparlör Davatazminat Kap Kablosu Poliçeye Emtiasının

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
:█████████ Esas
KARAR NO
:████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI
:████████ Esas- ████████ Karar
TARİH
:█████/2021
DAVA
:Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
KARAR TARİHİ
:█████/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı ... Ortaklığı vekili ve davalı ... Ltd'ye ... A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı sigortalısı ... A.Ş'ye ait olan 14 kap, “... Malzeme (Vida, Güç Tahtası, Güç Kablosu, Hoparlör vb)" emtiasının müvekkili sigorta şirketi nezdinde ...-... no'lu ... Poliçesi ve anılan poliçeye bağlı olarak tanzim edilen ...-... nolu ... Sertifikası ile nakliyat muhataralarına karşı teminat altında iken, Çin'den Türkiye'ye havayolu ile nakledilmek üzere ... no'lu konşimento kapsamında taşıyıcı kargo uçağına 15.01.2017 tarihinde yüklendiğini, davalı şirketlerin bu taşımada taşıyıcı sıfatları bulunduğunu, emtianın davalı ... uçağı ile taşınması aşamasındayken 16.01.2017 tarihinde ...'dan havalandıktan sonra ... yakınlarına düşmesi sonucu ağır şekilde hasara uğrayarak tamamen zayi olduğunu, hasarın meydana gelme nedenine ilişkin müvekkili şirketçe alınan eksper raporunda da “...Yetkililer ile yapılan görüşme ve incelenen belgelerden; sigortalı ... A.Ş. tarafından Çin'de yerleşik .... Ltd. isimli firmadan 10.01.2017 tarih ve ... numaralı fatura kapsamında satın alınan 14 kap (5.090 adet, Brüt 1.266,04 Kg) ... Malzeme (Vida, Güç Tahtası, Güç Kablosu, Hoparlör vb) emtiasının ... Havayollarına ait ...- ... tipi kargo uçağı ile havayolu nakliyesi sırasında uçağın 16.01.2017 tarihinde ... Havalimanı yakınlarında henüz kesin olarak sebebi tespit edilememekle birlikte muhtemelen ağır hava koşulları ve yoğun sis nedeniyle düşmesi neticesinde ağır şekilde hasarlanmış olabileceği görüş ve kanaatine varılmıştır” denildiğini, uzman eksper tarafından yapılan çalışma sonrasında müvekkili sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına 24.03.2017 tarihinde %10 ilave bedel dahil olmak üzere 18.864,19 Euro hasar tazminatı ödediğini ve ödemiş olduğu işbu tutar kadar TTK 1472 maddesi dahilinde sigortalının haklarına halef olduğunu, anılan %10 ilave bedelin tenzili sonucu kalan 17.146,29 EURO tazminatın davalı taşıyıcı firmalardan rücuen talep edildiğini, gerek TTK gerekse Montreal ve Varşova Konvansiyonunda öngörülen sorumluluk sistemine göre taşıyıcıların, emtianın kendilerine teslim edildiği ancak gönderilene teslim edileceği ana kadar geçen süre içinde oluşabilecek ziya ve hasarlardan sorumlu olduklarını, davalılara bu hususta başvuruda bulunulmasına karşın sonuç alınmaması nedeniyle işbu davanın ikamesinin zorunlu hale geldiğini belirterek, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 17.149,26 EURO hasar tazminatının müvekkili tarafından dava dışı sigortalısına ödendiği 24.03.2017 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince fiili ödeme tarihine kadar bankaların döviz cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre işletilecek olan döviz faizi ile birlikte, TBK 99. maddesi uyarınca, fiili ödeme tarihindeki ... efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen rücuen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili (sadece bu anonim şirketi asaleten temsil kapsamında verdiği, ...'ye izafeten verdikleri bir cevap dilekçesi olmadığını son celsede açıklamıştır) cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının olduğunu, delil olarak sunulan konşimentoda davalı müvekkilinin konşimentoyu düzenleyen taraf olmadığını sadece evrakların alınması için irtibata geçen taraf olarak zikredildiğini, bu yönden müvekkilinin sorumluluğunun acenta sorumluluğu kapsamında değerlendirilerek kendilerine ancak izafeten sorumluluk yöneltilmesi mümkün olduğu halde işbu davada müvekkiline doğrudan husumet yönlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle müvekkili yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkilinin işbu davaya konu taşımada acente gibi değil, taşıma işleri komisyoncusu gibi sorumlu olacağı düşünülse bile TTK 928/1 uyarınca taşıma komisyoncusunun yalnız zilliyedinde olan malların hasarlanmasından sorumlu tutulabileceğini, oysa ki taşıma hasarının müvekkilinin taşıması sırasında değil ara taşımada meydana geldiğini, malların ...uçağına sağlam şekilde nakliyesi için teslim edildiğini, uçağın düşmesinde teknik veya pilotaj hatasından olsa da kendilerinin kusurundan söz edilemeyeceğini, bu nedenle müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca talep edilen tutarın sorumluluk üst sınırını aştığını, kazanın 16.01.2017 tarihinde meydana geldiği ancak ihtilafa konu poliçe tarihinin 17.01.2017 tarihli olduğunun görüldüğünü, bu nedenle davacının geçerli bir poliçeye dayanan bir hasar ödemesi olmadığını, bu nedenle rücu talebinde bulunamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu uçağın, uçuş ekibiyle birlikte... A.Ş.'den kiralandığını, 16.01.2017 tarihinde gerçekleşen kazaya ilişkin kesin rapor henüz yayınlanmamış olduğundan kazanın sebebinin halen bilinmediğini, davaya konu uyuşmazlığa 1999 tarihli ... Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağını, kalkış ve varış ülkelerinin sözleşmenin imzacılarından olduğunu, değer beyan edilmeyen (...) emtiaya ilişkin müvekkili ortaklığın 1999 tarihli ... Konvansiyonu kapsamınca ancak sınırlı sorumluluğunun olabileceğini, 16.01.2017 tarihli TK 6491 sayılı taşımaya ilişkin ...-... sayılı konşimentoda malın değerine göre değil, ağırlığına göre beyan edildiğini ve konşimentoda ..(...- ...)'ne ilişkin kayıt yer aldığını, bu sebeple davacı taraf zayi olduğu iddia olunan emtianın bedeli için fazlaya dair hakları saklı tutulmak kaydı ile toplam 17.146,29 Euro'nun fiili ödeme tarihindeki ... Efektif Satış Kuru karşılığı olan Türk Lirası parasını talep etmişse de, müvekkilinin sorumluluğunun Montreal Konvansiyonu 22/3 maddesine göre; “kargo taşımacılığında, kontrol edilmiş kargonun taşıyıcının sorumluluğuna verildiği anda gönderen kargonun ulaşacağı yerde teslimi ile ilgili özel taşıyıcının kargonun tahrip olması, kaybolması yada kargoya hasar gelmesi halinde her kilogram için sorumluluğu 17 Özel Çekme Hakkı ile sınırlıdır” denildiğini, SDR limitinin md 24 uyarınca 19 SDR'ye yükseltildiğini, bu açıdan taşıma konusu 18 kap emtianın 1.670 kg olduğu dikkate alındığında en fazla 1.670,00 Kg x 19 SDR =3.040,00 SDR üst limit sorumluluktan söz edilebileceğini, aşan talebin reddinin gerektiğini, işbu hesaplanan üst limitin her halükarda ödenmesi gereken bir meblağ olmadığını, davacı tarafın bu sınırlı sorumluluk limiti içinde kalmak kaydıyla ispat ettiği ölçüde gerçek zararını talep edebileceğini; müvekkili ortaklığın davaya konu emtianın ziyanından kaynaklanan zararı davadan önce tazmin etmiş olduğunu, dava konusu hava yolu taşımasına ilişkin müvekkili tarafından düzenlenen 23564219024 sayılı ana konşimentonun göndericisinin ...Ltd., alıcısının ... Hava ve Deniz A.Ş. olarak belirtildiğini, diğer davalı ... Ltd.'nin davacının sigortalısı ... A.Ş. ile ... ve ... sayılı ara konşimentoları düzenlediğini, meydana gelen kazanın ardından gönderici ... Ltd tarafından müvekkiline yapılan tazminat başvurusu ve hasar bildirimi sonrası, diğer davalı ... AŞ'nin 235/-... sayılı konşimentodan kaynaklanan tüm hak ve yükümlülüklerini ... Ltd'ye devretmesi üzerine, müvekkilinin sigortacısı olan dava dışı... A.Ş. tarafından, talepte bulunan ... Ltd.'ye huzurdaki davaya konu emtianın tazminat bedeli olarak toplamda talep edildiği gibi 31.285,00 USD ödeme yapıldığını, bu hususta ... Ltd.'nin de ibraname imzaladığını, müvekkilinin böylelikle tazminat sorumluluğunun sona ermiş olduğunu, hal böyle iken davacı ... Sigorta A.Ş.'nin müvekkilinden tazminat talep etmesinin mümkün olmadığını, zira tazminat ödemesinin sigortacıları tarafından gerçekleştirildiğini ve bu bedelin diğer davalı tarafından davacının sigortalısına ödenip ödenmediği hususunun müvekkili ortaklığın bilgisi veya sorumluluğunda olmadığını, Montreal Konvansiyonu madde 31 hükmü gereğince kargoda meydana geldiği iddia olunan hasarın en geç 14 gün içinde taşıyıcıya bildirilmesi gerektiğini ve müvekkiline herhangi bir hasar bildiriminin bulunmadığını, davacı şirket tarafından ancak karar tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini, ödeme tarihinden itibaren faiz talep etmesinin mümkün olmadığını, Yargıtay 11. HD'nin ... lehine vermiş olduğu ████████ E. █████████ K 09.02.2001 tarihli kararının mevcut olduğunu belirterek, müvekkilinin tazminat talebini tazmin etmiş olması nedeniyle haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Diğer davalı ... Ltd ünvanlı yabancı şirkete izafaten ...AŞ'ye yöneltilen husumet yönünden, usule uygun tebligata rağmen izafeten davayı takip yetkisi bulunan acente tarafından davaya cevap verilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:"Dava, uluslararası taşıma sırasında tam zayi olan emtia nedeniyle nakliyat abonman sigorta poliçesi kapsamında dava dışı sigortalısına maddi tazminat ödemesi yapan davacı sigorta şirketinin, akdi ve fiili taşıyıcıların müşterek müteselsil sorumluluğu esasına dayanarak açtığı rücuen tazminat davasıdır.Davalılardan... vekilinin süreuzatım talebini içeren ilk cevap dilekçesinde yasal sürede ileri sürdüğü (HMK md 6 gereği Bakırköy mahkemelerinin yetkili olduğuna dair) yetki ilk itirazı yönünden yapılan değerlendirmede, davalılardan birinin (...AŞ) yerleşim yeri ve dava dilekçesini tebliğ aldığı bilinen adresi olan Kağıthane ilçesi İstanbul adliyesi yetki alanında olmakla HMK md 7 gereği mahkememiz yetkili olduğundan, ayrıca zarar gören dava dışı sigortalının yerleşim yeri Beyoğlu adliyemiz yetki alanında kaldığından, yerinde görülmeyerek kabul edilmemiştir.Dava konusu olan emtia taşıması, davalılardan ...'nin hava yolu ile kargo taşıması sırasında uçağın düşmesi nedeniyle meydana geldiğinden, uyuşmazlıkta (dava konusu ürün grubunun yüklendiği ülke olan) Çin Halk Cumhuriyeti ile ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşme olan 1929 tarihli Varşova Sözleşmesi ile bu sözleşmenin devamı-özeti mahiyetindeki 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu hükümlerinin (özellikle kargo taşımasına ilişkin md 18 ve devamı), bu uluslararası sözleşmelerde hüküm bulunmaması halinde TTK taşıma hukuku hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Montreal Konvansiyonuna göre,taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun sözkonusu olduğu durumlarda uygulanması gereken üst sınırı-özel çekme hakkı sınırını-SDR belirleyen md.22 uyarınca dava konusu havayolu taşıma tarihinde (2017) geçerli olan SDR limiti 19'dur.Davalılardan...AŞ cevap dilekçesinde ileri sürülen zamanaşımı def'i hakkında önceki safhalarda hüküm kurulmamış olduğu anlaşılmakla, son celsede bu hususta değerlendirme yapılarak, █████/2017 tarihli taşıma sırasında tam hasar gören emtia nedeniyle ödeme yapan davacı tarafından, ödeme sonrası rücu talebi nedeniyle Montreal Konvansiyonu md 62 uyarınca iki yıllık zamanaşımı süresi içinde dava açılmış olduğundan reddedilmiştir.Davacı şirketin hasar dosyası, nakliyat abonman sigorta poliçesi, spesifik alt blok poliçesi, ihbar ve ödeme belgesi, eksper raporu, emtianın hasarlandığı havayolu taşımasına ilişkin air waybil ile hava konşimentosu (Türkçe tercümeleri de sunuludur), emtia faturaları, ambalaj listeleri, yazışmalar, taşımayı yaparken düşen ... kargo uçağının kaza kırım raporları, davalı...AŞ'nin ticaret sicil kayıtları, davalı ...'nin nakliyat sigortacısı olan dava dışı ... AŞ'den celbedilen hasar dosyası, poliçe, ödeme belgeleri, davalı...AŞ'nin nakliyat sigortacısı olan dava dışı ... AŞ'den celbedilen hasar dosyası, poliçe, ödeme belgesi, taraf vekillerinin sundukları dilekçeler incelenmiş; önce uluslararası lojistik uzmanı öğretim üyesi bilirkişi ile elektronik mühendisi bilirkişiden oluşan bilirkişi kurulundan, daha sonra ise uluslararası taşıma sektör uzmanı bilirkişi ile sigorta sözleşmeleri uzmanı sigortacı bilirkişiden oluşan bilirkişi kurulundan iki ayrı kök rapor alınmıştır. Montreal Konvansiyonu md 31 uyarınca hasar ihbar süresinin 14 gün olduğu belirtilmişse de, konuyla ilgili Yargıtay 11.HD'nin istikrar kazanmış içtihatları uyarınca, herkesçe bilinen bir hasar/kaza durumunda bu ihbar süresi içinde ihbarda bulunulmamış olması, zarar görenin haklarına halel getirmez, ihbar zorunluluğu bile bulunmamaktadır.Dava konusu kargo taşıması sırasında █████/2017 tarihinde Bişkek'te şehir merkezine düşerek yerleşim yerinde de 33 kişinin ölümüne neden olan uçak kazasının taşıyıcılar tarafından bilinemediği-tespit edilemediği gibi bir durumdan sözedilemeyeceğine göre, dosyada alınan ilk kök raporda da lojistik uzmanı öğretim üyesi bilirkişi ... tarafından (her ne kadar gerekçesi rapora yazılmamışsa da) ihbar yükümlülüğünün bulunmadığı belirtilmiştir.Dava konusu olayda zarar gören dava dışı ... tarafından dava konusu ürün grubunun taşıma hasarıyla ilgili olarak kazadan hemen sonra (aşağıda açıklanacağı üzere dava konusu hava konşimentosundan akdi taşıyıcının acentesi olduğu anlaşılan) davalılardan...AŞ'ye ihbar yapılmış olup, akdi taşıyıcının malı yüklediği ara fiili taşıyıcı konumundaki ...'ye mal sahibi ... tarafından hasar ihbarında bulunulmamış olması, taşıma sırasında oluşan zararını akdi ve fiili taşıyıcılardan talep etmesine engel değildir, bu nedenle kendi sigortasından zararını tazmin ettiğinden davacı sigorta şirketinin halefiyet hakkına dayalı rücuen talep etmesine de engel değildir.Yargılama sırasında davacı vekilince sunulan █████/2018 tarihli beyan dilekçesinde, dava konusu tazminata ilişkin olarak davalılardan...AŞ'nin nakliyat sigortacısı olan dava dışı....AŞ'ye yapılan başvuru üzerine müvekkiline (dava tarihinden sonra █████/2017'de) 39.326,00 TL tazminat ödemesi yapıldığı, davaya bakiye kısım yönünden tüm davalılar hakkında devam ettikleri beyan edilmiş, bu beyan nedeniyle ödemenin yapıldığı tarihteki ... EURO efektif satış kurundan TL ödeme EURO'ya çevrildiğinde dava sonrası kısmi ödemenin 8.365,81 EURO'ya tekabül ettiği tespit edilmekle, dava açıldıktan sonra ödenen kısım yönünden dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Bu kısımla ilgili olarak HMK md 331 kapsamında davalılardan yargılama gideri-vekalet ücreti talebi olup olmadığını açıklamak üzere █████/2020 tarihli celsede oluşturulan ara kararla davacı vekiline kesin süre verilip kesin sürede beyanda bulunmazsa talebi olmadığının kabul edileceği ihtarı yapılmış, davacı vekilince bir beyanda bulunulmadığından kesin süreye bağlanan yaptırımın geçerli olduğu anlaşılmakla, KVYO kararı verilen kısım yönünden talep gibi taraflar lehine/aleyhine yargılama gideri-vekalet ücreti yüklenmemiştir.Dava dilekçesinde davalılardan ... Hava ve Deniz AŞ'ye hem asaleten, ayrıca hem de Çin Halk Cumhuriyetinin Hong Kong özerk bölgesinde yerleşik olan ... Ltd ünvanlı yabancı menşeli şirkete izafeten husumet yöneltilmiş olması nedeniyle davacı vekiline süre verilerek açıklaması istenmiş, davacı vekilince sunulan husumet açıklama dilekçesinde...AŞ'ye davada hem taşıma işleri organizatörü sıfatıyla asaleten, ayrıca yabancı menşeli şirketin acentesi sıfatıyla yabancı taşıma şirketine izafeten husumet yöneltildiği, müvekkilince bu davalının taşıma işindeki konumunun tespit edilemediği, bu nedenle bu şekilde ayrı ayrı husumet yöneltildiği, yargılama sırasında bu hususun tespiti gerektiği beyan edilmiştir.Öncelikle, davalı...AŞ'nin dava konusu taşıma işindeki sıfatı/konumu noktasında dosyada mevcut delil durumuna göre yapılan değerlendirmeye göre, davacı vekilince bu anonim şirketin taşıma işleri organizatörü sıfatıyla hareket ettiği, davacının dava dışı sigortalısı (taşıtan) ... AŞ'nin akdi taşıma ilişkisini bu davalıyla kurmuş olduğuna dair bir delil dosyaya sunulmamıştır, mahkememizce kendisine bu hususta süre ve imkan da verilmesine rağmen bir delil sunulamamıştır. Davalı...AŞ vekili ise sunduğu davaya cevap dilekçesinde müvekkilinin dava konusu taşımada acente sıfatıyla hareket ettiğini beyan ederek kendisine asaleten husumet yöneltilemeyeceği şeklinde husumet itirazında bulunmasına rağmen, yargılamanın ilerleyen safhalarında sunduğu beyan dilekçelerinde "yabancı taşıma şirketiyle müvekkilinin hiç bir ilgisi olmadığı, sadece ünvan benzerliği olduğu, müvekkilinin tamamen ayrı bir tüzel kişiliği olduğu, dava konusu taşımada taşıyan veya acente sıfatıyla hiç yer almadığı, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceği" ileri sürülmüş, son celsede de dosyaya sunduğu davaya cevap dilekçesini sadece "müvekkiline asaleten (taşıma işleri organizatörü/akdi taşıyıcı sıfatıyla) yöneltilen husumete karşılık" sunduğunu, Hong Kong menşeli diğer davalı şirkete izafeten cevap dilekçesi sunmadığını beyan etmiştir.Görüldüğü üzere Türkiye'de yerleşik davalı...AŞ'nin dava konusu taşıma faaliyetindeki konumu açısından çelişkili beyanlar bulunmakta olup, bu durumda dosyada mevcut yazılı delil durumu ve taşıma ilişkisiyle ilgili sunulan belgelerdeki duruma göre bu davalının sıfatı/taşımadaki konumunu belirlemek gerekmektedir. Davacı vekilince sunulan ve davamızın konusu ürün grubunun taşımasına ilişkin olan 14 palet ürüne ait akdi taşıyıcının düzenlediği ... no.lu ara konişmentoda (house air waybill) davalılardan ... Ltd taşımacı olarak, davalı ... Hava ve Deniz AŞ ise onun acentesi olarak yazılıdır. Bu durumda...AŞ'nin malın tam hasara uğradığı hava yolu taşıması sırasında yabancı menşeli taşıma şirketinin acentesi sıfatıyla hareket ettiği, bizzat akdi taşıyıcı tarafından düzenlenen ara konişmentoda açıkça yazılıdır, ayrıca doktrin ve içtihatlarda kabul edildiği üzere çelişkili davranış yasağına aykırı şekilde beyanlarda bulunulduğunda esas alınması gereken ilk beyandır. ...'nin düzenlediği ana konişmentoda da...AŞ'nin "alıcı" kısmında (ara konişmentosuna göre İstanbul'da havaalanından acentesi vasıtasıyla alınarak ... AŞ'ye iletileceği şeklinde) yazılmış olduğu, yani yükün Hong Kong havaalanından İstanbul'a taşınmasında...Ltd'nin acentesi sıfatıyla hareket ettiğinin akdi taşıyıcının bizzat kendisinin düzenlediği ara konişmentoda açıkça yazılı olmasından anlaşılmaktadır. Ara konişmentodaki açık durum ve...AŞ'nin dava konusu ürün grubunun taşımasında taşıma işleri organizatörü veya akdi taşıyıcı olduğuna dair bir delilin davacı vekilince de sunulamadığı gözetildiğinde, davalı...AŞ'ye ancak yabancı menşeli akdi taşıyıcı şirkete izafeten acentesi olarak husumet yöneltilebileceği anlaşılmakla, bu davalıya asaleten yöneltilen husumet yönünden, taşıyıcı olduğu ispatlanamadığından ve acenteye asaleten husumet yöneltilemeyeceğinden, davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; ...AŞ'ye ... LTD'nin acentesi olduğundan izafeten yöneltilen husumet yönünden ise istikrar kazanmış Yargıtay içtihatları uyarınca yabancı ülkelerde yerleşik şirketlere izafeten Türkiye'deki acentesine husumet yöneltilmesi mümkün ve kabul edilebilir olduğundan, esasa ilişkin değerlendirme yapılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Öncelikle, dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan fatura-ambalaj listesi-ara ve ana air waybill delilleri ile davacı şirketin hasar dosyası ve davadaki tazminat talep tutarı hep birlikte incelendiğinde, aslında düşen kargo uçağında dava dışı ...'in iki farkı ülkeden iki farklı şirketten farklı faturalarla, bedellerle, farklı miktarlarda satın aldığı iki farklı ara konişmentoyla taşınan ürün grubunun tek ana ... konişmentosuyla aynı anda taşınmakta iken hasarlanmış olduğu, davamızın konusu olan ürün grubunun ise ... firmasından ... no.lu 18.060,00 USD bedelli faturayla alınıp uçağa yüklenen 14 kap ve brüt 1.266,04 net 1128 kg'lık ürün grubuna ilişkin olarak davacı şirketin sigortalısına tam hasar tazminatı ödemesinin davalılara rücuundan ibaret olduğu, dava dilekçesi ekinde ara konişmento ile ana taşıma konşimentosu birlikte sunulduğundan davalıların cevap dilekçelerinde hatta bilirkişi raporlarında yapılan hesaplamalarda bu iki ürün grubu da dava konusuymuş gibi değerlendirme ve beyanlar bulunduğu görülmüş, mahkememizce sadece davanın konusu olan mal grubu ve bu grubun taşınmasına ilişkin belge ve deliller ile bilirkişi tespitleri esas alınarak hukuki değerlendirme yapılmıştır.Davalı ...'nin cevap dilekçesi ekleriyle... sigortacısı dava dışı ... Sig.hasar dosyasının incelenmesinde, ... sefer sayılı aynı uçakta aynı uçuş sırasında ... ürünlerinden iki grubun akdi taşıyıcı ... Ltd tarafından düzenlenen iki ayrı ara konşimento ve ... tarafından düzenlenen bir ana konşimento ile taşınmış olduğu, bunların ise detaylarının:1-... tarafından Çin'in Shenzhen şehrinde bulunan ... firmasından █████/2017 tarihli .../... no.lu 18.060,00 USD bedelli faturayla alınıp akdi taşıyıcı ... Ltd'nin ... no.lu ara konşimentosu (house air waybill) kapsamında miktarı 14 kap/palet- brüt 1128 kg olduğu yazılan, ambalaj listesinde brüt 1.266,04 kg net 1128 kg olduğu yazılan, elektronik yedek parça vb ürünlerden oluşan ürün grubu (davamızın konusu bu ürünlerin taşımasıyla sınırlıdır) 2-Diğerinin ise ... Ltd ünvanlı başka bir firmadan ... no.lu 14.545,00 USD bedelli faturayla alınıp ... Ltd'nin ... no.lu ara konşimentosu (...) kapsamında miktarı 4 kap/palet-brüt 566 kg olarak yazılan (bunun ambalaj listesi sunulmamıştır) ve yine elektronik ürünlerden oluşan ürün grubu olduğu;Bu iki ürün grubunun ... uçağına yüklenmesi sırasında da fiili taşıyıcı ...tarafından ... no.lu ana konşimento-air waybill düzenlendiği, yükün toplamda (14+4) 18 palet ve brüt 1.670,00 kg olduğu şeklinde ana konşimentoda belirtildiği anlaşılmaktadır.Davamızın konusu ise davacı şirketin hasar dosyası, ödeme belgesi, dava dışı şirketlerin hasar dosyası içerikleri ile davadaki talep tutarından açıkça anlaşıldığı üzere, sadece sigortalısı ... tarafından ... firmasından alınan 14 kap brüt 1266,04 kg net 1128 kg olan ürün grubunun taşıma hasarı nedeniyle yaptığı ödemeyi rücuuyla sınırlıdır, aynı uçakta taşınan diğer (4 kap-14.545,00 USD bedelli fatura içeriği) ürün grubunun taşıma zararı bu dava dosyasında dava konusu değildir. ...'nin sigortacısına davalı akdi taşıyıcı (...'ye fiili ara taşımayı yaptıran)...Ltd tarafından yapılan hasar ihbarında bu iki farklı ürün grubu için tazminat talebinde bulunmuş olduğu, ancak bu başvurusu sırasında ... faturasının (dava dilekçesine ekli faturadaki ürün miktarı ile birim fiyatları toplanarak yazılmış bir fatura olmasına rağmen) 18.060,00 USD bedelli şeklinde değil 16.740,00 USD bedelli haliyle sunularak, ayrıca ...'in 14.545,00 USD bedelli faturası sunularak toplam 31.285,00 USD tazminat talep ettiği, ... hava aracı mali mesuliyet sigortacısı olan ... Sig. (yeni ünvanı ...AŞ) tarafından davalı yabancı menşeli şirkete █████/2017 tarihinde (davadan önce) 35.747,35 USD'lik dekontun içinde 31.285,00 USD'si ... ürünlerine ilişkin ... no.lu ana konşimento-air waybill'den doğan taşıma tazminatı olarak (ara konişmentolarda, ambalaj listesinde taşıtan mal sahibinin ... AŞ olduğu açıkça yazmasına rağmen) akdi taşıyıcı ...Ltd'ye tazminatın ödenmiş olduğu görülmektedir. Bu nedenle mahkememizce █████/2020 tarihli celsesinin 3 no.lu ara kararıyla davalı...AŞ vekiline (akdi taşıyıcının acentası sıfatıyla) kesin süre verilerek bu tazminatın taşıtan ...'e ödenip ödenmediğine dair bilgi-belge sunulması istenmiş, sunulmazsa ödenmediğinin kabul edileceği ihtar edilmiş, alınan tazminatın gerçek zarar gören taşıtana ödendiğine dair bir delil-bilgi-belge dosyaya yargılama boyunca sunulmamıştır.Davamızın konusu olan emtianın hava konşimentosu ... no.lu air waybil- konşimentodur. Bu konşimentoda malı yükleyen ..., alıcısı ... AŞ, akdi taşımacı (konşimentoyu neşreden) davalılardan ... Ltd, taşımacının nakliye acentesi ise davalılardan ... Hava ve Deniz AŞ'dir. ... bu taşımada sadece fiili ara taşıyıcıdır. Davamızın konusu olan taşıma faaliyeti, sadece bu konşimentoyla yapılan taşımadır.Davacı şirketin hasar dosyasına göre sigortalısı ...'in █████/2017'de her bu iki ürün grubunun faturalarını sunarak yaptığı hasar ihbarı üzerine sigortalısına 18.060,00 USD tutarlı (davamızın konusu olan) ... faturası içeriği ürün grubuyla ilgili █████/2017 tarihli eksper raporu düzenleterek, bu tutarı kendi poliçe teminatı EURO cinsinden verildiğinden EURO'ya çevirmek suretiyle bulduğu sigorta bedeli olan 17.149,26 EURO bedele yine poliçede yer alan %10 ilave bedel ekleyerek sigortalısına 18.864,19 EURO tazminatı █████/2017 tarihli dekont ile ödemiş olduğu, kendi abonman ve alt spesifik poliçesinden kaynaklanan %10 ilave bedeli düşerek, iş bu davada taşıyıcılardan TTK md 1472 kapsamında sigortalısının haklarına halefiyet hakkına dayanarak 17.146,29 EURO şeklinde rücuen talep ettiği anlaşılmıştır.Davalılardan...AŞ vekilince sunulan cevap dilekçesinde, davacının poliçesinin uçağın düştüğü █████/2017 tarihinden sonra █████/2017'de düzenlendiği, bu nedenle davacının ödemesinin hatır/lütuf ödemesi niteliğinde olduğu ileri sürülmüşse de, davacının nakliyat abonman poliçesinin sigortalısı ...'in █████/2017-█████/2018 arası her türlü yolla tüm uluslararası taşınan emtialarını kapsayacak şekilde düzenlenmiş olduğu, █████/2017 tarihli blok poliçe sertifikasının ise dava konusu ürün taşımasına ilişkin ana abonman poliçesiyle çelişmeyen ve limit dahilinde kalan spesifik alt poliçe niteliğinde olduğu, bu hususun alınan uzman bilirkişi raporlarıyla da tespitli olduğu gözetilmekle, davacının ödemesinin poliçesinin temin etmediği ex gratia ödeme olarak nitelendirilemeyeceği sonucuna varıldığından bu iddiaya itibar edilmemiştir.Davacının hasar dosyası içeriğinde dava dışı sigortalısı ...'in davalılardan...AŞ'ye olaydan bir gün sonra █████/2017'de hasar ihbarına ilişkin dilekçesi de bulunmaktadır. Davalı ...AŞ tarafından ne asaleten yöneltilen husumet yönünden ne de izafeten yöneltilen husumet yönünden, dava dışı taşıtana emtia zararının ödenmiş olduğuna dair bir iddia-delil ise sunulmamış durumdadır.Davamızın konusu olmamasına rağmen dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulmuş olan dava dışı ... mali mesuliyet sigortacısı ... Sig.dan celbedilen hasar dosyası içinde yer alan ... no.lu ara konşimento ise, başka bir firmadan (...) alınıp tutarı-miktarı-içeriği farklı 4 kap/palet 14.545,00 USD bedelli brüt 576 kg olan ürünlerin taşımasına ilişkin düzenlenen ara konşimento olup, bu ara konişmentoyla taşınan ürün grubunun davamızın konusu ürün grubuyla (aynı ... ana konişmentosuyla aynı uçakta taşınması dışında) ilgisi bulunmamakta, davamızda bu 4 kap ürün hakkında rücuen tazminat talebi yer almamaktadır.Davanın esası yönünden yapılan değerlendirmelere göre, öncelikle belirtmek gerekir ki, Montreal Konvansiyonu md 41/1 ve md 45 gereği, akdi taşıyıcı ve fiili taşıyıcı, taşınan malda oluşan hasar nedeniyle taşıtanın taşıma sırasında oluşan zararından müteselsilen sorumludurlar (Emsal İstanbul BAM 14.HD'nin ████████ E █████████ K sayılı kararı). Akdi taşıyıcının görevlendirdiği ara fiili taşıyıcıya eşyayı teslimi sırasında üzene düşen tüm özen yükümlülüklerine uygun edimini yerine getirmiş olması, müteselsil sorumlular arası iç ilişkiyi ilgilendiren husus olup, görevlendirdiği fiili taşıyıcının eşyaya verdiği hasar ve ziyadan TTK md 879 ve Montreal Konvansiyonu hükümleri uyarınca sorumlu olan akdi taşıyıcıyı taşıtana karşı hukuki sorumluluktan kurtarmaz. Davalı fiili ara taşıyıcı ...'nin ise hasar tazminatını gerçek zarar gören eşya sahibi yerine kendisini görevlendiren akdi taşıyıcının talebi üzerine ve zarar gören eşya sahibiyle de iletişime geçmeden, muvafakatını almadan akdi taşıyıcıya ödemiş olması, ...'yi taşıtan-zarar gören eşya sahibine karşı müteselsil sorumluluktan kurtarmaz, bu husus ancak akdi-fiili taşıyıcı arası müteselsil sorumluluk rücu iç ilişkisinde ileri sürülebilir, ... ile arasında taşıma sözleşmesi bulunmayan, bu nedenle ...'den doğrudan talep zorunluluğu da olmayan, akdi taşıyıcısına ertesi gün ihbar yapmış olan dava dışı zarar gören/taşıtana (...) karşı ileri sürülemez, bu nedenle halefiyet hakkına dayalı dava açan davacıya karşı da ileri sürülemez. Fiili taşıyıcı THY'nin düşen kargo uçağına ilişkin nihai kaza kırım raporunun dosyaya sunulması sağlanmış olup, rapor incelendiğinde, uçağın ... havaalanına ara yükleme için inişe geçtiği sırada meydana gelen kazanın temel sebebinin, kötü hava koşullarında uçuş-iniş kurallarını (pas geçme vb) doğru uygulayamayan pilotaj hatası olduğunun tespit edildiği görülmektedir. Dolayısıyla davalı taşıyıcıların sorumluluktan kurtulabilmesine imkan sağlayacak bir mücbir sebep bulunduğundan da sözedilemez. Dosyada alınan iki kök bilirkişi kurulu raporunda da, taşınan eşyanın tam zayi olduğu, bu nedenle faturayla sabit olan bedelinin tazmini gerektiği, davacı nakliyat abonman sigortacısının sigortalısı ...'e yaptığı hasar ödemesinin poliçesinin klozları ve teminatı dahilinde yapmış olduğu ödeme niteliğinde olduğu, dava konusu olaya ilişkin dava dışı taşıtanın taşıyıcılara hasar ihbarında bulunmuş olmasının zorunlu olmadığı, davalı taşıyıcıların kötüniyetli veya pervasız davaranışı nedeniyle eşyanın hasarlandığından sözedilemeyeceğinden sınırlı sorumluluk uygulanması gerektiği, sınırlı sorumluluk ilkesi uyarınca Montreal Konvansiyonu hükümleri doğrultusunda, taşıma/hasar tarihinde yürürlükte olan SDR'nin 19 olduğu, dava konusu ürün grubunun taşıma konşimentosunda yazılı ürün brüt ağırlığı (1128 kg) ve ücretlendirilecek ağırlık (2.792,50 kg) üzerinden 19 SDR hesabıyla yapılan sınırlı sorumluluk limitinin (SDR kuruyla çarpılmasına bile gerek kalmadan) SDR cinsinden bile dava konusu tazminat tutarının çok üstünde olduğu, davalı ...'nin hasar tazminatını zarar gören eşya sahibi yerine akdi taşıyıcıya ödemesinin ...'yi taşıtan eşya sahibine karşı sorumluluktan kurtarmayacağı, dolayısıyla davalıların dava konusu hasar tazminatının tamamından müştereken müteselsilen sorumlu tutulmaları gerektiği tespit edilip bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı, incelenen deliller, alınan bilirkişi kurulu raporları hep birlikte değerlendirildiğinde, öncelikle acenteye tek başına husumet yöneltilemeyeceğinden ve acentenin aynı zamanda taşıma işleri komisyoncusu olduğu davacı tarafça ispatlanamadığından...AŞ'ye asaleten yöneltilen davanın pasif husumet yokluğundan reddine; diğer davalılar yönünden dosya kapsamına ve istikrar kazanmış Yargıtay 11.HD ile BAM içtihatlarına uygun, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi kurulu raporlarındaki tespit ve görüşlere itibar edilmemesini gerektiren bir durum bulunmadığı, uluslararası hava yolu taşıması sırasında taşınan eşyanın sovtaj değeri de kalmayacak şekilde tam hasarlanması nedeniyle, taşıtanın miktar ve tutar yönünden fatura-ambalaj listesi-ara ve ana hava konşimentosuyla sabit hasar zararından davalı akdi ve fiili taşıyıcıların TTK md 882-Montreal K md 22 kapsamında sınırlı sorumluluk ilkesine göre ve Montreal K md 18 ile devamı ve 41-45 kapsamında müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, sorumluluktan kurtulabilecekleri bir hususun ise taşıyıcılarca ispatlanamadığı, talep edilen zararın sınırlı sorumluluk limitinin altında kalması nedeniyle tamamının talep edilebileceği, dava dışı sigortalısına poliçesinin teminatı dahilinde ödeme yapan davacı sigorta şirketinin TTK md 1472 uyarınca halefiyet hakkına dayanarak davada talepte bulunabileceği, ayrıca hasarlanan mal bedeli yabancı para cinsinden olduğundan, davacının poliçe teminatı ve ödemesi de yabancı para cinsinden olduğundan,TBK md 99 kapsamında seçimlik hak olarak yabancı para cinsinden (EURO) rücu talep hakkının da bulunduğu anlaşılmakla, yukarıda açıklandığı şekilde yargılama sırasında davalılardan...AŞ'nin dava dışı sigortacısı ...AŞ tarafından ödenen kısım EURO'ya çevrilmek suretiyle bulunan tutar yönünden (39.326,00 TL: 4,7008 -29.11.2017 ödeme tarihindeki efektif satış Euro kuru = 8.365,81 EURO yönünden) dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, bakiye talep (17.149,26 Euro-8.365,81 Euro=) 8.783,45 EURO yönünden ise davanın kısmen kabulüyle davalı ... Ltd.'ye izafeten ... Hava ve Deniz A.Ş. ile davalı ....'dan müştereken müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, davacının sigortalısına ödeme tarihinden itibaren faiz talep hakkı bulunduğundan, hükmedilen tazminata davacının sigortalısına ödeme tarihinden itibaren (talep gibi ve kanuna uygun talep olduğundan) 3095 sayılı Kanunun 4-a maddesine göre faiz işletilerek fiili ödeme günündeki TL karşılığı ile ödenmesine karar vermek gerekmiştir.Konusuz kalan kısım yönünden HMK md 331 kapsamında yapılan değerlendirmeye göre dava açılış tarihi itibariyle davacı haklı ise de, yukarıda açıklandığı üzere talep bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilen kısım yönünden davacı yararına yargılama gideri-vekalet ücreti hükmedilmemiştir..."gerekçesi ile,''1-Davalılardan ... Hava ve Deniz ... A.Ş.'ye karşı asaleten açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Diğer davalılara (... Ltd.'ye izafeten ... Hava ve Deniz ... A.Ş.'ye ve ....'ya) karşı açılan davanın KISMEN KABULÜ ile, 8.783,45-EURO maddi tazminatın █████/2017 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4-a maddesine göre devlet bankalarının EURO cinsi 1 yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranına göre işleyecek faiziyle birlikte ve fiili ödeme günündeki TL karşılığı ile ödenmek suretiyle bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,Bu davalılardan olan fazla istem yönünden dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,'' karar verilmiş ve karara karşı ... Ortaklığı vekili ve davalı ... Ltd'ye ... A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı ... Ltd'ye ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı şirketin müvekkil aleyhine rücuen tazminat davası açtığını, yerel mahkeme tarafından davalı ... Hava ve Deniz ... AŞ'ye asaleten yöneltilen davanın pasif husumet yokluğundan reddine; diğer davalılar yönünden davanın 8.783,45-Euro üzerinden kısmen kabulüne karar verildiğini, yerel mahkemenin kararının hukuka aykırı olduğunu beyan etmiştir. Müvekkile işbu davanın izafeten yönlendirilmesinin mümkün olmadığını, davaya konu olan taşımacılık faaliyetinde husumet yöneltilmiş olan ve sorumlu tutulan ... LTD firmasının, müvekkil ... Hava ve Deniz A.Ş'den tamamen bağımsız bir konumda olup ilgili firmalar ... Hava ve Deniz A.Ş. ile farklı tüzel kişilikler olduğunu,Davacı tarafından delil olarak sunulan taşıma belgelerinde görüleceği üzere davalı müvekkilin belgeyi düzenleyen taraf olmadığını, taşıma belgesinde müvekkilin adının taraf olarak bulunmadığını, Ayrıca şekilde müvekkil şirketin diğer davalı şirketin acentesi de olmadığını, müvekkil şirketin TTK uyarınca ayrı bir tüzel kişiliği olmakla, diğer davalı ile ayrı muhasebesi ve yönetimi bulunduğunu, davalı şirketin işbu dava konusu taşımalara ilişkin acenta gibi değil de taşıma işleri komisyoncusu gibi sorumlu olacağı düşünülse dahi, TTK 928/1 uyarınca, taşıma işleri komisyoncusu yalnızca zilyetliğinde bulunan malların hasarından sorumlu tutulacağını, Bu nedenle müvekkil davalı şirketin mallar üzerindeki doğrudan yahut dolaylı bir zilyetliğinden bahsedilmeyeceği için taşıma işleri komisyoncusu sayılsa dahi TTK 928/1 hükmü uyarınca sorumlu tutulamayacağını, bu nedenle davanın kendilerine izafeten açılamayacağı kanaatinde olduklarını, kendileri tarafına asil olarak açılan davanın reddi yönünde verilen karara ise itirazları bulunmadığını beyan etmiştir. Zamanaşımı süresi dolduğundan işbu davanın ikamesinin mümkün olmadığını, gerek..., gerekse de havacılık taşımasında uygulanan MONTREAL Konvansiyonu zamanaşımı hükümleri uyarınca davacının hukuki talepte bulunmasının mümkün olmadığını, Türk Sivil Havacılık Kanununun 128’inci maddesinde bagajın hasara uğraması halinde taşıyıcının sorumluluğuna gidilebilmesi için hasarın belli süre içinde taşıyıcıya ihbar edilmesi gerektiğinin hüküm altına alındığını, benzer bir düzenlemenin Montreal Konvansiyonunun 31’inci maddesinde de mevcut olduğunu, İşbu belirtilen sürede davacı bir ihbarda bulunulmaz ise taşıyıcının kötü niyetli olması dışında, taşıyıcı aleyhine bir dava açılamayacağını, işbu davada da kanuni bildirim sürelerine uyulmadığını, işbu neden ile davanın reddi gerekirken verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, Hasarın müvekkilin taşıması sırasında değil, ara taşımada meydana geldiğinden müvekkil şirketin meydana gelen hasarda bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının iddia ettiği hasarın kesinlikle müvekkilin taşıması esnasında olmadığını, Türk Sivil Havacılık Kanununun 123’üncü maddesinde taşıyıcının; kendisinin ve adamlarının, zararı önlemek için gerekli olan bütün tedbirleri aldıklarını veya bu tedbirleri alma olanağı bulunmadığını ispatlarsa sorumluluktan kurtulacağı öngörülmüştür. (HAVAYOLU İLE TAŞIMALARDA BAGAJIN ZIYAI VEYA HASARA UĞRAMASI NEDENİYLE DOĞAN ÂKDİ SORUMLULUK;ORTAÇ, ORBAY, Nurdan s:156) Yukarıdaki hükümler ışığında, müvekkil şirketin, ... nin kargo uçağına yüklemeyi en sağlam şekilde adamları ile yaptığını, artık uçakta kargonun sağlam şekilde taşınacağı ihtimali ile emtiayı uçağı kullanan uçuş ekibine teslim ettiğini, müvekkil şirketin uçak teknisyeni ya da pilot olmadığından uçağın emniyetle uçuşuna istinaden önlem alma yetkisi veya teknik bilgisi bulunmadığını,Müvekkilin en büyük sorumluluğunun, emniyetine ve teknik bilgisine güvendiği kargo uçuş şirketini seçmekten ibaret olduğunu, onun da alanında en pahalı yetkin, tecrübeli uçuş şirketi olan ...'yi seçerek sorumluluğunu tamamladığını, bu aşamadan sonra sorumluluğun kendine has uçuş bilgi donanım ve tecrübe sahibi ...'nin olduğunu, zaten müvekkil taşıyıcı firma istese de bu uçuş emniyeti hakkında bir önlem alma yetisi ve becerisine sahip olmadığını, bu nedenle müvekkilin kargo uçağının düşüşünden bir sorumluluğu bulunmadığını,Diğer yandan hasar kabul edilse bile, bu husustaki sorumluluğun sınırlı sorumluluk olması gerektiğini, davacının taleplerinin fahiş olduğunu, bu doğrultuda yerel mahkemece kendileri sorumlu tutulsa bile verilen sorumluluğun sınırlı sorumluluk olması gerektiğini, Aynı şekilde konusuz kaldığı için reddedilen kısım için kendilerine ve ...'ye vekalet ücreti öngörülmediğini, işbu doğrultuda da yeniden karar verilmesi gerektiğini beyanla, yerel mahkemenin hukuka aykırı olarak vermiş olduğu davanın kısmen kabulü yönündeki kararın istinaf incelemesi ile ortadan kaldırılmasına, tüm dosya kapsamındaki delil ve beyanları nazara alınarak davanın reddine karar verilmesini, tehiri icra talebinin kabulünü, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkil Ortaklığın, tanzim olunan ana konişmento uyarınca ihtilaf konusu emtianın ziyaından kaynaklanan zararı tazmin etmiş olduğunu, dava konusu ihtilafta üzerine düşen edim ve sorumluluklarını yerine getirdiğini, ancak Gerekçeli Karar’da diğer Davalı ... Ltd.’ye yapılan ödeme ile müvekkil şirketin sorumluluktan kurtulamayacağına dair kurulan hükmün hukuken hatalı olduğunu,İhtilaf konusu uluslararası hava yolu taşımasına ilişkin müvekkil ortaklık tarafından düzenlenen 23564219024 sayılı ana konşimentonun alıcısının davalılardan ... Hava ve Deniz ... A.Ş. olup, göndericisinin ise diğer Davalı ... Ltd. olarak belirtildiğini, bu konşimento altında diğer Davalı ... Ltd. ile Davacının Sigortalısı ... A.Ş. arasında ... ve .. sayılı ara konşimentoları düzenlendiğini, Dava konusu emtiaların 14 kap, 1128 kg ağırlığında ve ... numaralı ara konşimento altında taşındığını, ... numaralı ara konşimento altında taşınan 4 kap 576 kg ağırlığındaki emtiaların ise huzurdaki davanın konusunu teşkil etmediğini, davaya konu meydana gelen kazanın ardından tazminat başvurusu ve hasar bildiriminin, müvekkil ortaklığa ... Ltd. tarafından 24.01.2017 tarihinde yapıldığını, bu bildirimde dava konusu uçuşta ana konşimento altında taşınan toplam 18 kap 1670 kg olarak belirtilen emtialar için toplamda 31.285,00 USD tazminat talebinde bulunulmuş olup, dava konusu emtialara ilişkin, cevap dilekçesi 4/a eki ile sunmuş oldukları 16.740-USD bedelli fatura tanzim edildiğini, dolayısıyla, işbu davanın konusunu toplam 16.740-USD fatura bedelli emtiaların teşkil ettiğini,... Ltd. tarafından yapılan hasar bildirimi ve tazminat istemini takiben müvekkil ortaklığın sigortacısı ... Sigorta (yen ünvanı ... Sigorta) tarafından talepte bulunan ... Ltd.’ye ana konşimento altında taşınan 18 kap emtianın tazminat bedeli olarak toplamda talep edildiği üzere 31.285,00 USD ödeme yapıldığını, ödeme neticesinde cevap dilekçesi 7 no’lu eki ile dosyaya sunmuş oldukları İbraname imzalandığını, dava konusu edilen 14 kap ürün için tazminat bedelinin de bu ödenen tutarın içerisinde olduğunu,Müvekkil Ortaklık tarafından, tanzim olunan ana konşimento uyarınca hasar ve tazminat bildiriminde bulunan diğer Davalıya yapılan ödeme ile emtianın ziyaından kaynaklanan zarar tazmin edildiğini,Yerel Mahkemece, müvekkil ortaklığın hasar tazminatını, zarar gören eşya sahibiyle iletişime geçmeden ve onun muvafakatini almadan akdi taşıyıcı ... Ltd.’ye ödemiş olmasının müvekkil ortaklığı sorumluluktan kurtarmayacağına ilişkin bir değerlendirme yapılmışsa da, gerek sigorta hukukunda gerekse de Montreal Konvansiyonu uyarınca yapılan uluslararası taşımalara ilişkin hasar tazminatı ödemelerinde, Karar’da hükmolunduğu üzere, onay ve muvafakat alma gibi bir usul bulunmadığını, Diğer yandan, Müvekkil Ortaklık ile dava dışı Sigortalı ... A.Ş arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığından, kararda hükmolunduğu üzere müvekkil ortaklığın ödemeyi dava dışı ...’e yapma onayını alma, bildirimde bulunma gibi herhangi bir yükümlülük ve sorumluluğunun bulunduğunun kabulünün hukuken mümkün olmadığını, Yerel mahkemenin gerekçeli kararında her ne kadar ara konşimentolarda ambalaj listesinde taşıtanın ... A.Ş olduğunun açıkça yazılmış olduğundan bahisle, müvekkil ortaklık sigortacısı tarafından ... Ltd.’ye ödeme yapılmış olmasının müvekkil ortaklığın sorumluluğunu kaldırmadığı hükmolunmuşsa da, müvekkil ortaklık tarafından tanzim olunan ana konşimentoda dava dışı ... A.Ş’nin herhangi bir hukuki sıfatı bulunmadığını,Tanzim olunan konşimento uyarınca müvekkil ortaklık tarafından tazminat ödemesinin, hukuken sorumlu olduğu ve tazminat talebinde bulunan, ana konşimentonun alıcısı davalı ... Ltd.’ye yapılmış olmasının usul ve hukuka uygun olup, aksinin kabulünün müvekkil ortaklığın hukuken sorumlu olmadığı hukuki ilişkinin tarafları dışındaki bir 3.kişiye yapılmış ödeme anlamına gelecek olup, bu ödemenin de hukuken kabul görülebilir bir mahiyette olmayacağının izahtan vareste olduğunu, Yerel mahkemenin gerekçeli kararında müvekkil ortaklığın sorumluluğunun devam ettiğine ilişkin kurulan hükmün açıklamasında, huzurdaki ihtilafın tarafları, tarafların sıfatları ve sorumluluklarının irdelenmediğini, TTK ve Montreal Konvansiyonu’na aykırı olarak hüküm kurulduğunu, Mahkemece yapılan yargılamanın 20.11.2020 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararında Davalılardan... Hava ve Deniz A.Ş’ye kesin süre verilerek, müvekkil sigortacısı tarafından ödenen tazminatın dava dışı Sigortalı ...’e ödenip ödenmediğine ilişkin belge sunulmasına karar verilmiş olmasına karşın, bu davalı tarafından alınan tazminatın zarar gören dava dışı Sigortalıya ödendiğine ilişkin hiçbir somut bilgi ve belge dosyaya sunulmadığını,Müvekkil Ortaklık Sigortacısı tarafından, tazminat talebinde bulunan diğer Davalı alıcı ... Ltd.’ye 31.285,00 USD tutarında ödeme yapıldığını, dava konusu emtiaların ziyaından kaynaklanan zararın tazmin edildiğini, dava konusu ihtilafa ilişkin tazminat ödemesini gerçekleştiren müvekkil ortaklığın, bu ödemenin diğer davalı tarafından davacıya veya davacının sigortalısına ödenmediğinden bahisle sorumluluğunun devam ettiğine hükmedilmesinin açıkça hatalı olduğunu, nitekim, müvekkil ortaklığın, anılan tazminat ödemesinin diğer davalı tarafından davacıya veya dava dışı sigortalıya ödenmesinde herhangi bir tasarruf veya sorumluluğu bulunmadığının izahtan vareste olduğunu,Müvekkil ortaklığın tarafı olduğu ana konşimento uyarınca hasar ve tazminat bildiriminde bulunan ve hukuken sorumlu olduğu diğer davalıya emtianın ziyaından kaynaklanan zarar nedeniyle ibraname karşılığından Sigortacısı vasıtasıyla tazminat ödemesi yapan müvekkil ortaklığın, diğer davalının davacının sigortalısı ile aralarındaki ara konşimento uyarınca ödemelerin gerçekleştirilmemiş olmasından sorumlu tutulmasının hukuk ve hakkaniyete açıkça aykırı olup, anılan kararın bu sebeple kaldırılması gerektiğini,Yerel mahkemece, davanın müvekkil ortaklık açısından kabule ilişkin kısım dışındaki fazla istem yönünden ise dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verildiğini, müvekkili ve diğer davalı ... Ltd.’ye izafeten ...Hava ve Deniz A.Ş lehine ilam vekalet ücreti hakkında gerekçeli kararda hüküm kurulmadığını, Yerel mahkemenin gerekçeli kararında, aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 8.783,45-EURO maddi tazminatın █████/2017 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4-a maddesine göre devlet bankalarının EURO cinsi 1 yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranına göre işleyecek faiziyle birlikte ve fiili ödeme günündeki TL karşılığı ile ödenmesi ve fazla olan istem yönünden davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmişse de, hüküm fıkrasında vekalet ücretine ilişkin hiçbir açıklama ve hüküm getirilmediğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri” başlıklı 331. Maddesinde;“ (1) Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” denildiğini,Müvekkil ortaklık tarafından davanın açıldığı tarihten önce, hukuken sorumlu olduğu diğer davalıya emtianın ziyaından kaynaklanan zarar tazmin edilerek, hukuken üzerine düşen tüm yükümlülük ve sorumluluğu yerine getirilmiş olmasına karşın, yerel mahkemece müvekkil ortaklığın davanın açıldığı tarihte bu ödemeyi yapmış olması ve dolayısıyla haklılık durumu irdelenmeksizin vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının açıkça hatalı olduğundan kararın bu yönüyle de kaldırılması gerektiğini, Geriye dönük olarak ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hukuken hatalı olup, ancak karar tarihinden itibaren faize hükmedilebileceğini, Montreal Konvansiyonu madde 23/1; “Özel Çekme Hakkı bağlamında bu Sözleşmede bahsedilen miktarlar, Uluslararası Para Fonu tarafından tanımlanan Özel Çekme Hakkına atıfta bulunuyor sayılacaktır. Adli yargılama durumunda bu toplamların ulusal para birimlerine çevrimi, yargılamanın yapıldığı tarih itibariyle bu tür ulusal para birimlerinin Özel Çekme Hakkı bakımından değerine göre yapılacaktır. Uluslararası Para Fonu’nun üyesi olan bir taraf devletin ulusal para biriminin Özel Çekme Hakkı açısından değeri Uluslararası Para Fonu tarafından yargılamanın yapıldığı tarihte o devletin işlem ve para hareketi için tatbik ettiği değerleme yöntemine uygun olarak hesaplanacaktır. Uluslararası Para Fonu’nun üyesi olmayan bir taraf devletin ulusal para biriminin Özel Çekme Hakkı açısından değeri, o devlet tarafından tayin edilen bir usule göre hesaplanacaktır.”Bu itibarla, mezkûr protokol hükümleri kapsamında takip tarihinden itibaren değil, ancak karar tarihinden itibaren faize hükmedilebileceğini, bu konuda Yargıtay 11. Hukuk dairesinin aynı mahiyetteki bir dava ile ilgili olarak karar düzeltme talebi doğrultusunda ... lehine vermiş olduğu ████████ E. ve █████████ K. sayılı 09.02.2001 tarihli kararı;“Mahkemece, hüküm altına alınan tazminat karar tarihine göre saptandığına göre, davacı zararı, zaman içerisinde enflasyonist baskı altında olan TL.nin aşınmasının önlenmesi sağlanarak karar tarihindeki altın değerine göre hesaplanması karşısında temerrüt faizi başlangıcının geriye doğru taşınmasını gerektirmeyeceğinden, temerrüt faizinin de hüküm tarihinden yürütülmesi gerekirken, 09.05.1997 tarihinden itibaren faizi hükmedilmesi hatalı olduğundan, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.” denilerek karar tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğinin karara bağlandığını,Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin, ████████ E., █████████ K. sayılı, 09.02.2001 tarihli,██████████ E., █████████ K. sayılı, 07.04.2014 tarihli ve ██████████ E., █████████ K. sayılı, 27.02.2014 tarihli ilamlarının da bu yöndeki savunmalarını destekler mahiyette olduğunu beyanla, istinaf başvurusunun kabulü ile İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 20.11.2021 tarih, ████████ E. ve ████████ K. sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davacı sigorta şirketi nezdinde nakliyat abonman blok sigorta poliçesi kapsamında sigortalı dava dışı sigortalı şirkete ait emtianın uluslararası hava taşıması sırasında tamamen ziya uğraması sebebiyle ödenen hasar tazminatının davalılar akdi ve fiili taşıyıcıdan rücuen tahsiline karar verilmesi talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalılardan ... Hava ve Deniz A.Ş.'ye karşı asaleten açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılara (... Ltd.'ye izafeten ... Hava ve Deniz A.Ş.'ye ve ...'ya) karşı açılan davanın kısmen kabulüne, bu davalılardan olan fazla istem yönünden dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve verilen karara karşı ... Ortaklığı vekili ve davalı ... Ltd'ye ... A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı ... Ltd'ye ... A.Ş. vekili, kendisinin davalı ... Ltd.den farklı tüzel kişilik olduğunu, bu kişinin acentesi olarak hareket edilmediğini, kendilerine izafeten dava açılamayacağını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, hasar ihbarının süresinde yapılmadığını, hasar ara taşıma sırasında meydana geldiğinden kendilerinin sorumlu olmadığını, sınırlı sorumluluk ilkesinin geçerli olduğunu, konusuz kalan kısım yönünden lehlerine vekalet ücreti hükmedilmediğini, bu hususlar dikkate alınmaksızın verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.Davalı ... Ortaklığı vekili, kendileri tarafından diğer davalı ... Ltd.’ye yapılan ödeme ile sorumluluktan kurtulmasına rağmen aksinin kabul edildiğini, konusuz kalan kısım yönünden lehlerine vekalet ücreti hükmedilmediğini, ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, bu sebeplerle verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. Davalılar tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri cevap dilekçelerinde, yargılama aşamasında sunulan beyan ve itiraz dilekçelerinde ileri sürülmüş, Mahkemece gerekçeli kararda her bir iddia ve savunma sebebi hakkında ne şekilde değerlendirme yapıldığı açıklanmıştır.HMK'nın 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, itiraz dilekçeleri, bilirkişi raporları, taşıma belgelerine, taraflar tarafından sunulan bilgi ve belgelere, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre; akdi taşıyıcının düzenlediği ... no.lu ara konişmentoda (house air waybill) davalılardan ... Ltd taşımacı olarak, davalı ... Hava ve Deniz AŞ ise onun acentesi olarak yazılı olduğu ve TTK'nın 105/2 maddesi uyarınca acente sıfatıyla kendisine husumet yönetilmesinin yasaya uygun olduğu, Montreal Konvansiyonunun 35/1. maddesi uyarınca davanın iki yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, Konvansiyonun 31 maddesine uygun olarak hasardan hemen sonra süreside akdi taşıyıcıya ihbarda bulunulduğu, emtianın taşıma sırasında ziya uğradığının ihtilafsız olması ve ziyandan akdi ve fiili taşıyıcının müteselsilen sorumlu olmaları sebebiyle HMK'nın 331/1 maddesi uyarınca konusuz kalan kısım yönünden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu, Mahkemece sınırlı sorumluluk ilkesinin uygulandığı ve zararın sınırlı sorumluluk miktarının altında kalması sebebiyle tamamına hükmedilmesinin yerinde olduğu, fiili taşıyıcı tarafından akdi taşıyıcıya yapılan ödemenin zarara uğrayana yapılmadığı sürece davalıların sorumluluklarını sona erdirmediği ve davacıya karşı ileri sürülemeyeceği, davalıların ödeme ile temerrüte düştüğü ve faiz başlangıcının ödeme tarihi olarak dikkate alınmasının usul ve yasaya uygun olduğu dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, HMK'nın 355/1 maddesi uyarınca incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı anlaşılmakla davalı ... Ortaklığı ve davalı ... Ltd'ye ... A.Ş.nin istinaf başvurularının HMK m. 353/1-b1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Tarafların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı ... Ortaklığı'ndan alınması gereken 2.474,03-TL istinaf karar harcından, istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 618,51-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.855,52‬-TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı ... Ltd'ye ... A.Ş'den alınması gereken 2.474,03-TL istinaf karar harcından, istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 618,51-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.855,52‬-TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!