Anahtar kelimeler: Edenin Görüşü Konya Neticesinde Edilebilir İddianamesi Sayisi Onama Usulü Yetkisinin
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    B O Z M A Ü Z E R İ N E

    MAHKEMESİ
    :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    ŞİKÂYETÇİ
    : ...
    SUÇ
    : Hırsızlık
    HÜKÜM
    : Mahkumiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Düzeltilerek onama
    Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
    Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 01.03.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143 , 116/1-4, 119/1-c maddeleri uyarınca kamu davasının açıldığı, mahkemece resen OCAS sisteminden sanığa müdafii atanmasına karar verilmesi üzerine, OCAS vasıtasıyla sanığa müdafii olarak Av...in görevlendirildiği, Konya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2016 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilâmıyla sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan beraat, hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e, 143 ve 62 maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık ve sanık müdafii tarafından kararın temyiz edildiği, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 15.03.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmıyla "... motosikletin park edildiği kamelyanın binanın eklentisi niteliğinde olup olmadığının araştırılarak eklenti olduğunun tespiti hâlinde, eylemin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesinde tanımlanan suçu oluşturacağı, aksi hâlde eylemin TCK'nın 142/1-e maddesinde yazılı suçu oluşturacağı gözetilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi..." gerekçesiyle bozulduğu, mahkemesince sanığın duruşmaya çağrıldığı ancak sanık müdafine duruşmadan haberdar edilmeyerek 20.06.2022 tarihli ████████ Esas ve ████████ sayılı karar ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143, 62 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılarak yapılan incelemede
    Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 15.03.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı bozma ilâmı sonrasında sanık müdafiinin duruşmadan haberdar edilmediği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa atanan zorunlu müdafinin görevinin devam ettiği, sanığın savunmasının müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek hükmün açıklandığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
    Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!