Anahtar kelimeler: Kemer Ret Ecrimisil Antalya Sayisi Esastan Atılan Derece Adliye Bölge

MAHKEMESİ
: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk DairesiSAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararDAVA TARİHİ
: 01.10.2018KARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Kemer 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ Esas, ███████ KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz ve ecrimisil bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmak suretiyle dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 107.090,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup, bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz.Ecrimisil talebi yönünden davalı idare aleyhine hükmedilen bedel Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır.Bu nedenle; hükmedilen ecrimisil bedeli yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı idare vekilinin kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat davası için gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, Kemer ilçesi, Kemer Mahallesi 34 ada 4 parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından okul yapılmak suretiyle el atıldığını, bu nedenle kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan bedeli ile dava tarihinden itibaren geriye dönük 5 yıllık ecrimisil bedelinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın zamanında açılmadığını, davalı idarenin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davanın belediyeye yöneltilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin tespiti ile bedelin ve ecrimisilin davalı idareden tahsiline ve dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; ecrimisilin hatalı tespit edildiğini, davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, Belediyenin sorumlu olduğunu, dava konusu taşınmazın değerinin yüksek hesaplandığını, ecrimisil bedelinin de zamanaşımına uğradığını, toplam bedele dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, davalı idare aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti hükmedilmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının hissesi nispetinde hükmedilen ecrimisil miktarı, hüküm tarihi itibarıyla İlk Derece Mahkemesi kararları için kesinlik sınırı olan 8.000,00 TL'den az olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun’un (6100 sayılı Kanun) 352 nci maddesi gereğince usulden reddine karar verildiği, kamulaştırmasız el atma tazminatları yönünden yapılan incelemede ise imar planında " İlköğretim Alanı" olarak ayrılmış olan, dava konusu taşınmaza kamulaştırma olmaksızın davalı tarafından fiilen el atıldığı, hükme esas bilirkişi kurul raporunda, dava konusu taşınmaz arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırma yöntemi ile dava konusu taşınmazın değerinin tespiti yoluna gidilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, taşınmazın bulunan m² değerinin ve tazminat miktarının taşınmazın bulunduğu, konum itibarı ile uyumlu olduğu, değerlendirmenin davanın açılış tarihine göre yapılıp, faize de dava tarihi itibarıyla hükmedilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.2. İlgili Hukuk1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66 ncı maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesi.3. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi ve bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.3. İlk Derece Mahkemesince verilen ilk karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmadığı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince, 6100 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesinde belirtilen taleple bağlılık ilkesi ve aleyhe hüküm verme yasağı gözetilerek 310.507,98 TL tazminat bedeline hükmedilmesi doğrudur.4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;A.Davalı İdare Vekilinin Ecrimisil Talebine İlişkin Temyizi Yönünden;Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,B.Davalı İdare Vekilinin Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden;Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi karının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.