Anahtar kelimeler: Gebze Sakarya Ret Kesinlik Şartı Eksiklikleri Sayisi Esastan Atılan Adliye
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : █████████ Esas, █████████ Karar
    DAVA TARİHİ
    : 12.05.2016
    KARAR
    : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ Esas, ███████ Karar
    Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı ... Belediyesi yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı ... yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
    Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu Kocaeli ili, Darıca ilçesi, Darıca Ş. Mahallesi 1240 ada 5 parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından halk plajı yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını, kamulaştırma yapılmaksızın el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili kuruma herhangi bir uzlaşma başvurusunun söz konusu olmadığını, uzlaşma yoluna gitmenin dava şartı olduğunu, el atıldığı iddia edilen yerin idarenin yetki ve sorumluluğunda bulunan ana arter yerlerden olmaması veya el atan idarenin müvekkili idare olmaması halinde açılan davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmaz üzerine müvekkili idare tarafından el atılma gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza müvekkil idare tarafından el atmanın söz konusu olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... Belediyesi yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı ... yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    B. İstinaf Sebepleri
    Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Darıca Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından verilen yazılardan da anlaşılacağı üzere taşınmazın imar uygulaması sonrasında yani yasal kesintiler sonrası müvekkile ait 121 m²lik alanın imar yolunda kaldığını, söz konusu 121 m²lik alanın şuyulandırma ile müvekkilden kesinti yapılan bir alan olmadığını, müvekkile kalan alan içerisinde planlamada yol olarak belirlenen kısım olduğunu, söz konusu plan içerisinde yol olarak belirlenen kısmın belediyece kamulaştırılmadığını, bilirkişi hesaplamasında imar yolunu dahil etmeden sanki imar yolu davalı belediyenin malı gibi hesaplama yaptığını, ayrıca dava konusu taşınmazın metrekare birim değerinin düşük belirlendiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin cevabi yazısı itibarıyla Darıca Halk Plajının yapısal peyzaj yapım işinin 2013 yılında yapıldığı bildirildiğinden, el atma tarihinin 1983 sonrası olduğunun kabulü ile yapılan değerlendirmede ve davalı ... Belediyesi bakımından açılan davanın husumetten reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, taşınmazın plaj ile sınırında kalan taş duvarın dava konusu taşınmaz içerisinde bulunup dava konusu taşınmazın 6,45 m²lik kısmına bu suretle fiilen el atıldığı, taş duvardan sonrasına ise idarenin kum dökmek ya da başkaca bir suretle fiili bir el atmasının bulunmadığı belirtilmiş, İlk Derece Mahkemesince davalı idarece duvar örülmek sureti ile fiilen el atılan 6,45 m²lik kısım esas alınmak sureti ile hüküm kurulduğunun anlaşıldığı, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrası hukuki el atmalara ilişkin davaların adli yargıda görülmesi mümkün ise de davacı vekilinin gerek dava, gerek aşamalardaki beyan dilekçeleri ve gerekse istinaf dilekçesi itibari ile hukuki el atma bakımından herhangi bir iddiası bulunmamakta olup, talebin fiili el atmaya ilişkin ve fiilen el atılan kısmın 6,45 m²'lik kısım olması karşında İlk Derece Mahkemesince fiilen el atılan bu kısım üzerinden hüküm kurulmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığı, dava konusu taşınmaz için 2014 yılı için belirlenen 1.477,00 TL/m² birim fiyatının, yakın bölgede bulunan Darıca Ş. Mahallesi 1887 ada 3 parsel sayılı taşınmaza 2018 yılı için belirlenen 3.330,74 TL/m² birim fiyatının Yargıtay denetiminden geçmek sureti ile kesinleştiği gözetildiğinde, anılan taşınmazın konumu ve değerleme tarihleri karşılaştırıldığında makul olduğu kanaatine varıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçelerinde ileri sürdügü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu, 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
    3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
    4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesi.
    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yerindedir.
    3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!