Anahtar kelimeler: Tufanbeyli Usûl Ret Temsilcisi Adana Hazine Şartı Eksiklikleri Sayisi Esastan

MAHKEMESİ
: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk DairesiSAYISI
: █████████ Esas, ████████ KararDAVA TARİHİ
: 16.12.2019KARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Tufanbeyli Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davacı Hazine temsilcisi ve davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine temsilcisi ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı Hazine temsilcisi dava dilekçesinde özetle; Adana ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 134 ada 42 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin; kıymet takdir raporunda belirlenen kısmın derhal, fark bedelin ise üçer aylık vadeli hesaba bloke edilerek karar kesinleştiğinde davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Maliye Hazinesi adına tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine temsilcisi ve davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1.Davacı Hazine temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; bakiye kalan bedele kararın kesinleşmesine kadar geçen süre için yasal faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın bedelinin yüksek hesaplandığını, objektif değer artışı uygulanmasının yerinde olmadığını, bilirkişi raporunda münavebeye alınan ürünlerin verim ve fiyat değerlerinin yüksek alındığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; sulama maliyetine ilişkin değerlendirme resmi veriler olmaksızın eksik ve hatalı olarak yapıldığını, objektif değer artış oranının daha yüksek hesaplanması gerektiğini, münavebeye ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu, taşınmazın bulunduğu alanda meyve bahçesi mevcut olup taşınmaz üzerinde meyve bahçesi bulunup bulunmadığının tespitinin yapılmadığını, kapitalizasyon faiz oranının yüksek alındığını, taşınmaz Çağlayan Deresi ve kaynak sularından gelen su ile kendiliğinden hiçbir teknik alet kullanılmasına gerek kalmadan sulandığından herhangi bir masraf yapılmadığını, bu husus göz ardı edilerek amortisman ve sair giderlerin düşülmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, taşınmaz üzerindeki ağaç gibi ekonomik değeri olan şeylerde eksik hesaplama yapıldığını, taşınmazın değerinin düşük belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu arazi niteliğindeki taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, taşınmazın sulu tarım arazisi olarak kabulü ile yerleşim yerlerine uzaklığı ve konumu değerlendirildiğinde heyetçe belirlenen %10 objektif değer artışının isabetli olduğu, seçilen münavebe desenin daha önce aynı yöreden Yargıtay'a intikal eden dosyalar ile tutarlılık gösterdiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, bilirkişi raporuna göre hüküm tesisinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine temsilcisi ve davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1. Davacı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.2. İlgili Hukuk1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.2.2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.3. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekilinin tüm, davacı Hazine temsilcisi aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.4. İlk Derece Mahkemesince derhal ödenmesine karar verilen 28.552,50 TL'ye dava tarihinden dört ay sonrası olan 17.04.2020 tarihinden İlk Derece Mahkemesinin karar tarihine, Bölge Adliye Mahkemesinin 09.03.2022 tarihli ara kararı ile ödenmesine karar verilen fark bedel 13.679,05 TL'ye ise 17.04.2020 tarihinden ödemeye ilişkin ara karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davalılar vekilinin tüm, davacı Hazine temsilcisinin diğer temyiz itirazlarının reddine,2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1 inci bendinde yer alan “kalan 13.679,05 TL'lik kısmının ise kararın kesinleşmesine kadar (3)'er aylık vadeli hesapta nemalandırılmasına, karar kesinleştiğinde bedelin hak sahibi davalıya ödenmesine Ziraat Bankası Tufanbeyli Şube Müdürlüğü'ne kararın ve eklerin gönderilmesine” ibaresinin hükümden çıkartılması ve 2 nci bendinde yer alan “ bakiye 13.679,05 TL'ye karar kesinleşinceye kadar yasal faiz işletilmesine,” ibaresinin hükümden çıkartılması, yerine ''Bölge Adliye Mahkemesince 09.03.2022 tarihli ara karar ile derhal ödenmesine hükmedilen bakiye 13.679,05 TL bedele ise 17.04.2020 tarihinden 09.03.2022 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine'' cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Davalı taraftan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.