Anahtar kelimeler: Gizlendiğini Kaçmak Kendine Bilançolara Tutulduğunu Hatta Yansıtmadığını Ödemediğini Paralarının İik

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVA
: İFLAS (Doğrudan İflas (İİK 177))KARAR TARİHİ
: █████/20256100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı kooperatifin adresinin kapalı olduğunu, kooperatifin alacaklılardan kaçmak için kapalı tutulduğunu, kooperatifin defter ve kayıtlarının ortaklardan hatta mahkemeden dahi gizlendiğini, kooperatif ortak sayısının gerçeği yansıtmadığını, kooperatifin kendine ait banka hesabı olmayıp, bilançolara işlenmeyen kooperatif paralarının kooperatif başkanının hesabında tutulduğunu, kooperatifin borçlarını ödemediğini ve ortakların zararına olarak aleyhe hükümler için kanun yoluna başvurulmadığını, genel kurulda gerekli nisap sağlanmadan kooperatifin yüksek meblağlı alacağı için feragat yetkisi alındığını, bu gibi nedenlerle kooperatifin malum yerleşim yeri olmadığını, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçtığını, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunduğunu veya teşebbüs ettiğini, ödemelerini tatil ettiğini ileri sürerek davalı kooperatifin İİK'nın 177/1.1 ve 2 maddesi uyarınca iflasına karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP Davalı vekili cevabında; davacının 2003 yılında yapılan genel kurul toplantısında kooperatiften ihraç edildiğini, genel kurul kararına itiraz edilmediğinden ihraç kararının kesinleştiğini, 20 yıldır üyelik kaydı bulunmayan davacının ihraçtan sonra alacağı için dava açmadığı gibi aksinin kabulü halinde de alacağının zamanaşımına uğradığını, davacının alacağı bulunmayıp tam aksine davacının kooperatife borcunu ödemediğini, davacının alacağı tespit edilmeden müvekkilinin iflasına karar verilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacının İİK'nın 177. maddesi uyarınca iflas talebinde bulunabilmesi için alacaklı olduğunu iddia ve ispat etmesi gerektiği, davalı kooperatif kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde davacının üyelikten kaynaklı aidat ödemelerine dair tespitte bulunulduğu, davacının, davalı kooperatiften alacaklı olduğunu iddia etmediği gibi kooperetif kayıtları ve dosya kapsamı incelenerek düzenlenen bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere davacının dava tarihi itibari ile davalı kooperatiften alacaklı olmadığı, alacaklı sıfatı bulunmayan davacının, İİK'nın 177. maddesi kapsamında davalı kooperatifin iflasına karar verilmesini dava etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; sözlü yargılama yapılıp yapılmayacağı yönünde bir ara karar alınmadan ve tahkikatın bittiği bildirilmeden, ayrıca mazeretleri konusunda karar verilmeden yokluklarında karar verildiğini, mahkemenin davacının, davalı kooperatiften alacaklı olduğunu iddia etmediği yönündeki kabulünün doğru olmadığını, bilirkişi raporunda davacının kooperatiften alacağı bulunduğu kanaatine varıldığını, müvekkilinin kesinleşmiş bir alacak kararı bulunmadığını, ancak davalının borçlarını ödeyemediği ve hileli yollardan borçlardan kaçındığı durumu ispatladıklarını, bu nedenle doğrudan iflas talebinde bulunduklarını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep ve istinaf etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME Dava, davalı kooperatifin İİK'nın 177/1 maddesi uyarınca doğrudan iflası istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı kooperatiften alacağı bulunmayan davacının, İİK'nın 177. maddesi kapsamında kooperatifin iflasına karar verilmesini dava etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir. HMK'nun 322. maddesi delaletiyle basit yargılama usulüne tabi olan davalarda da uygulama imkanı olan HMK'nun 150. maddesi “Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.” düzenlemesine yer verilmiş olup, İlgili hüküm gereğince tarafların mazeret bildirerek duruşmaya gelememesi halinde mahkemece öncelikle mazeretin geçerli bir mazeret olup olmadığı hususu değerlendirilerek, mazeretin kabul edilip edilmeyeceğine ilişkin bir karar verilerek, mazeretin geçerli görülmemesi halinde hazır bulunan tarafın davayı takip edeceğini beyan etmesi halinde davaya devam edilir. (Yargıtay 6. HD'nin 05.11.2014 tarih ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararı) Somut olayda davacı vekili 11.07.2024 tarihli celsede sağlık mazereti nedeniyle hazır bulunamayacağını belirterek mazeret dilekçesini dosya ibraz etmiştir. Bu durumda öncelikle davacı vekilinin mazeretinin geçerli bir mazeret olup olmadığı değerlendirilerek, HMK'nun 322 ve 150 maddesi hükümleri çerçevesinde işlem yapılması gerekirken, mazeret konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan nedenler ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a ve 355. maddeleri uyarınca esası incelenmeden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2024 tarihli kararının HMK'nın 353/1.a ve 355. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun353/1.a ve 355.maddeleri gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2025