Anahtar kelimeler: Öksürük Davasigorta Aşde Sertifikası Hayat Sertifika Sunmuş Aralığında Poliçe Hastalık

T.C.

İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
:█████/2023
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Müvekkili ... 10.04.2012-17.02.2022 tarihleri arasında ...SAN. ve TİC. A.Ş.'de çalıştığını, çalıştığı şirket tarafından kendisine 01.03.2021- 01.03.2022 tarihleri için ... poliçe numaralı Tamamlayıcı Sağlık Sigortası ile 20.12.2021- 20.12.2022 tarihleri aralığında ... sertifika numaralı davalı şirket ... A.Ş. nezdinde ... Sigortası Sertifikası yapıldığını, hayat sigortası sertifikası ile verilen ek teminatlar arasında "Hastalık Sonucu Maluliyet" teminatı da bulunmakta olup bu teminat sebebiyle verilen tazminat tutarı 70.000-TL olduğunu, Müvekkili 18.02.2021 tarihinde öksürük şikayetiyle ... Hastanesi'ne başvurduğunu ve kendisine ağrı kesici verilerek eve gönderildiğini, müvekkilinin ağrıları ve şikayetleri devam ettiğinden 01.04.2021 tarihinde bu defa ... Üniversitesi Hastanesi'nde Doç. Dr. ... ...'a müracaat ettiğini ve bu muayene sonrasında yapılan tetkikler ve çekilen tomografi sonucunda karın boşluğunda tümör olduğu tespit edildiğini, bu tespit sonrasında biyopsi yapılması istemiyle 07.04.2021 tarihinde ... Üniversitesi ...Göztepe Hastanesi'ne yönlendirildiğini ve yapılan biyopsi işlemi sonucunda bu kitlenin sarkom olduğu tespit edildiğini, müvekkili 02.12.2021 tarihinde maluliyet oranının tespiti amacıyla ...Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne müracaat ettiğini ve Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporu düzenlenerek kendisine 03.12.2021-03.12.2022 tarihleri için %90 oranında maluliyet raporu verildiğini ve sonrasında Balthazard formulüyle %82 oranında maluliyetinin olduğu tespit edildiğini, bu rapor sonrası SGK nezdinde 01.03.2022 tarihinde emeklilik hakkı kazandığını, maluliyet raporunun süresi sona erince müvekkili bu defa ... Şehir Hastanesi'ne 21.09.2022 tarihinde müracaat ettiğini ve bu defa kendisine 22.09.2022-22.09.2025 tarihleri için 3 yıl süreyle ve yine %82 oranında maluliyet raporu verdiğini, açıklanan ve sayın mahkemece re’sen göz önünde bulundurulacak sebeplerle ve fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep haklarımız saklı kalmak koşuluyla; öncelikle müvekkilimin sürekli maluliyetinin tespit edilebilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu veya Devlet Hastanelerinin ilgili birimlerine sevk edilerek sürekli maluliyet raporunun alınmasına, Belirlenen maluliyet oranı sonrası söz konusu Hayat Sigortasının hastalık sonrası maluliyet teminatının hesaplanarak sigorta şirketine başvuru tarihi olan 15.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müvekkilime ödenmesine karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini bilvekale arz ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; davacı, müvekkili şirket nezdinde tamamlayıcı sağlık sigortası ile sigortalı olduğunu , hastalık sebebi ile kendisine ... Şehir Hastanesince 3 yıl süreli olarak %82 oranında maluliyet raporu verdiğini, bu sebeple müvekkil şirketçe kendisine maluliyet tazminatı ödenmesi talebiyle huzurdaki davayı açmıştır. Ancak haksız ve mesnetsiz bu davanın reddi gerektiğini, öncelikle huzurdaki davaya bakmakla mahkemeniz görevli olduğunu, davacı müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, kişinin, mesleği ve ticari faaliyeti ile ilgili olmayan sigortalarda tüketici ilişkisi söz konusu olduğunu, kişisel amaçlı kullanılansağlık sigortası, hastalık veya emeklilik sigortalarında sigortalı tüketici konumunda olduğunu, huzurdaki davaya bakmakla Tüketici Mahkemeleri görevli olduğunu, poliçe şartlarında belirtildiği üzere davacının alacağı raporun tarihinin poliçenin aktif olduğu döneme ait olması gerektiğini, poliçe tarihi itibariyle davacı tarafından poliçe şartlarına uygun olarak alınmış süresiz/sürekli bir maluliyet raporu bulunmadığını, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle ve mahkemenizce re'sen gözetilecek sebeplerle, öncelikle görev itirazımız göz önünde bulundurularak davanın görevsizlikten reddine karar verilmesini, açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle, davacı tarafından ileri sürülecek her türlü iddiaya karşı beyanda bulunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla, davacının haksız olarak ikame ettiği davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini mahkemenizden vekaleten talep etmiştir.
Dava hayat sigortasından kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince de Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları, bu kanundu düzenlenen ve diğer yasalarda düzenlenmekle birlikte ticari dava olduğu belirtilen davaların ticari dava olduğu belirtilmiş, aynı yasanın 5. Maddesinde ise ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler olarak, aksine bir hüküm bulunmadıkça dava olan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olarak ifade edilmiştir.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Yasa ile değişik 4.maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların, Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği kuşkusuzdur.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun uygulanmasında tüketici ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.Bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde genel hükümler uygulanır ve taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı sigorta şirketi nezdinde hayat sigortası ile sigortalı olan davacının poliçe teminatının tahsili istemine ilişkin olduğu, davacının tüketici olduğu anlaşıldığından davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesi'nde olduğu kanaatiyle davanın görev şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi ve 115/2.maddesi gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,
2- 6100 sayılı Yasanın 20/1 maddesi delaletiyle kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize başvurularak dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesi gerektiği, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin kararın tebliği ile birlikte ihtarına,
3- 6100 sayılı Yasanın 331/2.maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, davaya devam olunmaması halinde Mahkememizce dosya üzerinden durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!