Anahtar kelimeler: Davaitirazın Otoyollardan Otoyol Ödemeksizin Ödeyenlere Köprü Listenin Geçişin Geçişini Geçişlerin

T.C.
İSTANBUL10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2019KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekilinin 26.06.2019 tarihli dilekçesinde özetle; Davacının 3996 sayılı kanun çerçevesinde ... hakkına sahip olduğu, işletme hakkı davacıda bulunan köprü ve otoyollardan geçişlerin 6100 sayılı kanunun 30/5 maddesi kapsamında ücretlendirildiği, ücret ödemeden yapılan geçişlerde geçişin 4 katı ceza uygulandığı, bununla birlikte geçiş tarihini izleyen 15 günlük süre içinde ücretini ödeyenlere ceza uygulanmadığı, Davalının maliki bulunduğu listesi dava dilekçesinde bulunan araçların ücret ödemeksizin geçiş yaptığı köprü ve otoyol geçişini gösteren listenin dava dilekçesi ekinde sunulduğu, söz konusu ihlalli geçişler nedeniyle doğan davacı alacağının .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas dosyası ile icra takibine konu edildiği, Davalının maliki bulunan dava dosyasında dökümü bulunan araçların ücret ödemeksizin geçiş yaptığı köprü ve otoyol geçişini gösteren listenin dava dilekçesi ekinde sunulduğu, söz konusu ihlalli geçişler nedeniyle doğan davacı alacağının .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas dosyası ile icra takibine konu edildiği, Davalı tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yasal süresinde itiraz edildiği, davalı tarafın itiraz dilekçesinde takibe konu edilen araçların mülkiyetini inkâr etmemekle birlikte söz konusu araçların finansal kiralama sözleşmesi kapsamında 3.kişiler tarafından kullanıldığını beyan ederek geçiş ücreti ve cezalarından sorumlu bulunmadıklarını savundukları, Davalı tarafça .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas dosyasından başlatılan takibe karşı da aynı içerikle itirazda bulunulmuş ise de daha sonra 2. dilekçe ile takibe konu edilen borcun 110.415,05 TL asıl alacak kalemi ve buna bağlı ferilerin ödeneceği, ancak ödeme emrinde yer alan 18.895,98 TL işlemiş faiz ve 3.401,27 TL KDV kalemlerinin kabul edilmediği, bu kalemler yönüyle itirazın devam ettiğinin beyan edildiği, Davalı tarafından süresinde yapılan itiraz ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen alacağın tamamı, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında ise takibe konu edilen alacağın 18.895,98 TL işlemiş faiz ve 3.401,27 TL KDV kalemleri yönünden icra takiplerinin durduğu, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığı, Davalı tarafın kötü niyetli olduğunun en büyük kanıtının yine davalı tarafından .... İcra Müdürlüğü ... dosyasına itirazdan sonra sunulan ve 110.415,05 TL üzerinden yapılacak hesaplama neticesinde toplam 128.319,30 TL ödeme yapılacağı, ödeme emrinde belirtilen 18.895,98 TL işlemiş faiz 3.401,27 TL KDV tutarına ilişkin itirazlarının devam ettiğini bildirir dilekçe olduğu, 6001 Sayılı Kanun'un 30 maddesinin 5. Fıkrasında geçiş ücretini ödemeden yapılan geçişlerde 4 kat ceza alınması hususunun düzenlendiği, 7 fıkrasında ise 15 günlük süre içinde ödenmeyen geçiş ücreti ve cezaların genel hükümlere göre tahsiline esas alınmak üzere TTK 9. Ve 10. Maddeleri uyarınca temerrüt faizinin işletilmesinin alacağın niteliği ve yasanın gereği olduğu, Davalının tüccar olması nedeniyle takip öncesi faiz istenmesinin hukuka uygun olduğu, somut olayda tacire ait araçların otoyoldan geçmesi ile birlikte sözleşmenin kurulmuş olduğu, anında ödenmesi gereken tacirler arası ani edimli sözleşme olduğundan kesin vadeden söz edilebileceği, kesin vadeye ilişkin ayrıca bir bildirim yapma yükümlülüğünün bulunmadığı, nitekim ne kanunda ne de işletme protokolünde bildirim yapma yükümlülüğünden bahsedilmediği, bu nedenle ayrıca ihbar ve ihtara gerek bulunmaksızın faiz tahakkuk etmekle birlikte yasal düzenlemenin ceza ve faize istisna olarak 15 günlük bir süre tanıdığı, İhlalli geçişlere ilişkin kayıtların dilekçe ekinde sunulduğu, davalıya ait araçların ihlalli geçiş yaptığının sabit olduğu, bu yönde bir savunmanın da bulunmadığı, belirtilerek, Fazlaya ilişkin başkaca tüm yasal talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü, Davalı tarafın .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali, takibin devamı, Davalı tarafın ... Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi, Davalı tarafın .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali, takibin 18.895,98 TL işlemiş faiz ve 3.401,27 TL KDV alacağı yönünden takip talebinde belirtilen şartla devamı, Davalı tarafça .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı davasına konu alacağın itiraz edilen 18.895,98 TL işlemiş faiz ve 3.401,27 TL KDV alacaklarının toplamı olan tutarın % 20 sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalı vekilinin 09.08.2019 tarihli dilekçesinde özetle;Davacı tarafın yargılanmayı gerektiren ihtilaflı bir alacağa dair ihtiyati haciz talebinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu reddinin gerektiği, Husumet itirazlarının bulunduğu, davalının finansal kiralama şirketi olduğu, araçların zilyetliği ve her türlü fayda etme hakkının sözleşme uyarınca kiracı firmalara ait olduğu, malın sözleşme gereği hasar ve ziyar sorumluluğunun kiracıya ait olduğu, kiracının işleten sayıldığı, davalı şirkete husumet yönlendirilemeyeceği, Davalı şirket aleyhine başlatılmış icra talepleri olduğu, ihlal var ise bunun sorumlusunun işleten sıfatına haiz kiracılar olduğu, Karayollarında Geçişle talep edilen alacakların hukuki dayanaktan yoksun Ücretlerinin Belirlenmesi ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 9/2 maddesinde düzenlendiği üzere aracın plakasına tanımlı HGS/OGS nin bağlı bulunduğu hesaba başvurulması gerekirken bu yola başvurmayıp ödeme süreleri geçirilerek geçişler hakkında araç maliklerine bilgi verilmeden cezaları ile birlikte ödetme yoluna gidilmesinin haksızlık olduğu, İhlalli geçiş yapıldığı belirtilen tarihlerde araçların OGS/HGS kaydının bulunup bulunmadığı ve bakiyesinin olup olmadığının Karayolları Genel Müdürlüğü'nden sorulması gerektiği, Kanunun hiçbir hükmünde geçiş ücretlerine ve cezalara faiz tahakkuk ettirileceği ve buna KDV uygulanacağının düzenlenmediği, kanun ile düzenlenmeyen bir alacağın talep edilmesinin mümkün olmadığı, Davacı tarafın aynı kanunun 30/7 maddesinde belirtilen cezasız ödeme ücreti ödeme hakkının bir temerrüt başlangıcı olarak değerlendirdiği ve genel hükümlere göre tahsiline giderek TTK madde 9 ve 10 uyarınca temerrüt faizi işleteceği başlangıcı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, söz konusu 15 günlük sürenin sadece ceza için iddiasında olduğu, kanunun bu maddesinin bir temerrüt tanınan bir istisna olduğu, 6001 sayılı kanunun 30/5 maddesi uyarınca geçiş ücreti ödemeden yapılan geçişlere ilişkin geçiş ücreti ve ceza tutarının genel hükümlere göre tahsil edileceğinin belirtilmekle, davacı tarafça temerrüt faizine ilişkin genel hükümlere gidilmek istendiği, oysaki 6098 sayılı TBK nın borcun temerrüdünü düzenleyen 117.maddesinin de bir genel hüküm olup, temerrüt koşullarını düzenlediği, 117. Maddenin muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihbarı ile temerrüde düşer.” Şeklinde olduğu, Davacı tarafın alacağının dava dilekçesinde de belirtildiği üzere ticari bir alacak olduğu, ticari alacaklarda temerrüt halinin, alacağın borçluya usulüne uygun bildirim yapılması ile doğacağının izahtan vareste olduğu, iddia edilenin aksine yol ve köprüden ücret ödemeksizin yapılan geçişlerde alacağın muaccel olacağına dair özel bir istisnanın bulunmadığı, Davalı ile davacı arasında otoyol ve köprüden geçişlere dair bir sözleşme bulunmadığı, sözleşmenin karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile kurulacağı, davalının davacının işlettiği yol ve köprülerden geçen taraf olmadığı, sadece geçiş yapan araçların maliki olduğu, salt malik olması nedeniyle açık bir hukuki düzenleme olmadan bir kişinin sözleşmenin tarafı olarak addedilmesi ve sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığı, Davacının iddiasının aksine geçişlerin gerçekten ihlalli olup olmadıklarının tartışmalı olduğu, davacının hazırladığı listeye dayanarak iddianın ispat edildiğinin kabulünün mümkün olmadığı, Davalı şirket tarafından her türlü hak saklı tutularak sadece .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyanın geçiş ücreti ve cezalarına (icra masrafı, harçlar ve avukatlık ücreti dahil) ilişkin ödeme yapıldığının ortada olduğu, bunun dışında herhangi bir ödeme yapıldığına dair bir iddiada bulunulmadığı hem itiraz dilekçesinde hem iş bu dilekçede belirtildiği üzere davalının kanunen talep edilebilecek bir borcunun bulunmadığı, kendisine husumet yöneltilemeyeceği ifade edilerek; Davanın usulden reddi, Sayın Mahkeme'nin aksi kanaatte olması halinde esastan reddi, 9620 kötü niyet tazminatına hükmedilmesi, yargılama gideri ve vekâlet ücretimin karşı tarafa yüklenmesi talep ettiği anlaşılmıştır.DELİLLER VE GEREKÇE
:Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyalarının, İstanbul Trafik Tescil Şube Müdürlüğü ve ... Trafik Tescil Şube Müdürlüğü'nden gelen araçların sicil bilgilerin dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.Dosya kapsamında yer alan .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numarası ile davacı Geçiş ücreti- Para Cezası Alacağına dayalı Asıl Alacak 2.538,50 TL İşlemiş Faiz 127,55 TL, KDV 22,96 TL tutarın da olmak üzere toplam 2.689,01 TL tutarında ilamsız takipte başlatılmıştır.Dosya Mali Müşavir bilirkişisine tevdi olunmuş, düzenlenen █████/2020 tarihli raporda özetle; Yukarıda yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı ve davalı yan ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Dava konusunun davalı ...Ş'ye ait muhtelif plakalı araçların davacı ... tarafından işletilen köprüler ve otoyollardan ihlalli geçişleri nedeniyle 6001 sayılı Kanunun un 30 uncu maddesinden kaynaklı ve ödenmediği iddia edilen ihlalli geçiş tutarı ve bunlara ilişkin para cezası bedellerinin tahsili amacıyla davacı tarafından ibaret olduğu tespit edilmiştir. Dosya kapsamı ve dosyaya sunulan CD incelendiğinde muhtelif plakalı araçlara ait tespit edilen dönem içindeki ihlali geçiş görüntülü kaydının ayrıca ihlali geçiş listesi ve sistem dökümünün (Provizyon Sorgularını İçeren Tablonun Bulunduğunu, kamera kayıtlarında da yer alan araç plaka görüntüleri ile kayıtları ile ihlali geçiş nedeni ile dava konusu icra işlemi uygulanan araç plakaları ile aynı olduğu, davalıya ait araçlar ile yukarıda belirtilen tarihlerde ödeme yapmadan geçiş yaptığın bedeli ödenmeyen geçiş ücretlerinin bu ücretlere ait yasal cezaların toplamının 84.319,63TL olduğunu ancak davacının talebine bağlı kalınarak davacının 27.675,27 TL tutarında alacak talep edebileceği, asıl alacak içinde yer alan geçiş ücretine ek cezanın 4 katına indirildiği ve uyuşmazlık kon usu takibe konu alacak miktarda yasa gereği azalma meydana geldiğini, dosya içerisinde davalıya ait araçların ihlali geçiş ücretlerinin ödendiğine dair herhangi bilgi ve belgenin bulunmadığı, takip tarihindeki asıl alacak tutarı üzerinden geriye doğru yapılan hesaplamada 6001 sayılı kanun 30 madde 5 gereğine göre uyarlanarak güncellenmiş asıl alacağın 84.319,63TL, gerektiği ancak davacının talebine bağlı kalınarak davacının 24.835,75TL tutarında alacak talep edebileceği, buna göre davacının davalı yandan icra takip tarihi olan 12.10.2018 tarihi itibariyle; davacının davalı taraftan toplam 24.986,26TL tutarında alacak talep edebileceği, davalı tarafın beyanlarına Mahkemenizce dava konusu olan araç plaklarına ait Geçiş İhlalli davalı ile dava dışı kiracılar arasında akdedilen sözleşmeler gereği işleten sıratına haiz kiracıya ait olup olmadığın hususu tespit ve rapor edilmiştir.Dosya ek rapor alınmak üzere yeniden Mali Müşavir bilirkişisine tevdi olunmuş, düzenlenen █████/2022 tarihli raporda özetle; Mahkeme ara kararında alacak miktarı ve tarihlerinin tespiti yönünden KDV hesaba katılarak ve katılmayarak ayrı ayrı hesaplamaların yapılmasının istenmesi yönünde ara karar oluşturulduğu, buna göre davalı tarafından .... İcra dairesine davalı tarafından 128.319,30TL tutarında ödeme yapıldığı söz konusu kesinleşen miktardan yapılan ödeme düşüldüğünde 25.103,25TL borç bakiyesinin kaldığı davacı tarafından 26.06.2019 tarihinde açılan davada asıl alacak miktarının 24.835,75 TL üzerinden açıldığı görülmüş olup bu hususta takdir mahkemeye aittir. Kök raporumuzda geçişlerin ayrıntılı bir şekilde tespit edilip gösterildiğinden ek raporumuzda yeniden yer verilmemiştir. Sonuç olarak mahkemenizin ara kararında ayrı ayrı gösterilmesi talebi üzerine davacı tarafın davalı tarafından geçiş ihlalleri ve yapılan ödemeler düşüldüğünde asıl alacak miktarının mahkemenizce kabul edilmesi halinde (kdv ve işlemiş faizsiz) 24.835,75 TL olduğu, davacı tarafın Asıl Alacak +KDV+ İşlemiş Faiz olarak hesaplanmasını mahkemenizce kabul edilmesi halinde 24.986,26 TL Alacaklı olacağı Sonuç ve Kanaate varılmıştır.Dosya 2. defa ek rapor alınmak üzere yeniden Mali Müşavir bilirkişisine tevdi olunmuş, düzenlenen █████/2022 tarihli raporda özetle; Kök raporumda ayrıntılı şekilde bertilmesi üzerine dosya kapsamı ve dosyaya sunulan CD incelendiğinde muhtelif plakalı araçlara ait tespit edilen dönem içindeki ihlali geçiş görüntülü kaydının ayrıca ihlali geçiş listesi ve sistem dökümünün (Provizyon Sorgularını İçeren Tablonun Bulunduğunu, kamera kayıtlarında da yer alan araç plaka görüntüleri ile kayıtları ile ihlali geçiş nedeni ile dava konusu icra işlemi uygulanan araç plakaları ile aynı olduğu, ödenmeyen geçiş ücreti söz konusu faiz alacağı KDV'ye tabi olduğundan KDV kanunu md24/C uyarınca faiz alacağına ayrıca KDV tahakkuk etmesi md olduğu ancak bu husustaki takdirde mahkemeye aittir. .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numarası ile Davacı Geçiş ücreti- Para Cezası Alacağına dayalı Asıl Alacak 2.538,50 TL İşlemiş Faiz 127,55 TL, KDV 22,96 TL tutarın da olmak üzere toplam 2.689,01 TL tutarında alacaklı olduğu, .... İcra dairesine davalı tarafından 128.319,30TL tutarında ödeme yapıldığı söz konusu kesinleşen miktardan yapılan ödeme düşüldüğünde 25.103,25TL tutarında alacaklı olduğu, davacı tarafın her iki icra takibinde de alacakları ayrı ayrı gösterilmiştir. Mahkemenizin ara kararında ayrı ayrı gösterilmesi talebi üzerine Davacı tarafın davalı tarafından geçiş ihlalleri ve yapılan ödemeler düşüldüğünde asıl alacak miktarının mahkemenizce kabul edilmesi halinde (kdv ve işlemiş faizsiz ) 27.641,45 TL olduğu, (25.103,25+2.538,50) davacı tarafın asıl alacak+Kdv+ İşlemiş Faiz olarak hesaplanmasını mahkemenizce kabul edilmesi halinde 27.792,26 TL Alacaklı olacağı sonuç ve kanaate varılmıştır.Dosya Mali Müşavir ...'ye tevdi olunmuş, düzenlenen █████/2022 tarihli raporda özetle; Dosyada mevcut bilgi ve belgeler kapsamında nihai takdir yetkisi Yüce Mahkeme'ye ait olmak üzere; Tarafıma verilen görev çerçevesinde yapılan hesaplamaya göre Sayın Mahkeme'nin takdirinin temerrüdün takip tarihinde oluştuğunun kabulü halinde; .... İcra Müdürlüğü ... Esas Dosya kapsamında 12.10.2018 takip tarihi itibarı ile asıl alacak tutarının 2.538,50 TL olduğu, bu dosya için herhangi bir tahsilat yapılmadığı dolayısı ile dava tarihinde de asıl alacak tutarının değişmeyeceği ve 2.538,50 TL olduğu, asıl alacak tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar TCMB tarafından belirlenen değişken oranlarda avans faizi talep edilebileceği, Sayın Mahkeme'nin kanaatinin davacı talebinde olduğu gibi temerrüdün vade tarihinde oluştuğunun kabulü halinde davacının takip tarihi itibarı ile toplam borcun 2.689,01 TL olduğu, anapara / asıl alacak tutarının değişmeyeceği, (2.583,50 TL olan anapara tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar TCMB tarafından belirlenen değişken oranlarda avans faizi talep edilebileceği), .... İcra Müdürlüğü ... Sayılı Dosya kapsamında bu dosyaya ilişkin asıl alacak tutarının takip tarihinden sonra 05.02.2019 tarihinde tüm ferileri ile birlikte ödendiği, davalının asıl alacak ve ferileri yönünden davacıya bir borcunun kalmadığı, Sayın Mahkeme'nin kanaatinin davacı talebinde olduğu gibi temerrüdün ödeme vade tarihinde oluştuğunun kabulü halinde davacının dava tarihi itibarı ile toplam alacağının takip tarihine kadar işletilen 18.895,98 TL faiz ve 3.401,27 TL KDV'den (Toplam 22.297,25 TL) ve ferilerinden oluşacağı ancak bu durumda 05.02.2019 tarihinde yapılan kapak hesabının dikkate alınması gerektiği, bu dosyaya yapılan 128.319,30 TL tutarın TBK madde 100'e göre öncelikle faiz, vekalet, masraf ve ferilerinden düşülmesi gerektiği esasından hareket edildiğinde ödenmemiş kısım olan 25.103,35 TL'nin ödenmemiş anapara tutarı olacağı, bu tutara ödeme yapılan 05.02.2019 tarihinden tahsil tarihine kadar TCMB tarafından ilan edilen değişken oranlarda ticari avans faizi talep edilebileceği, delillerin değerlendirilmesi ve nihai takdiri ile hukuki tavsif 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü gereği tamamen Sayın Mahkemeye ait olduğu, tarafların icra inkâr ve diğer tüm taleplerinin değerlendirilmesinin Sayın Mahkemenin takdiri olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.Dosya Mali Müşavir ... ile Makine Mühendisi ...'e tevdi olunmuş, düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle;.... İcra Müdürlüğü ... E. İcra Dosyası Yönünden Sonuç: Sayın Mahkemece, yukarıdaki incelemeler kapsamında davacı tarafından ihlalli geçişlere ilişkin asıl alacak, faiz ve KDV'sini davalıdan talep edebileceği yönünde kanaat oluşması halinde takip tarihi itibariyle 2.538,50 TL asıl alacak , 127,55 TL faiz ve 22,96 TL KDV tutarı toplamı 2.689,01 TL olarak alacak tutar hesaplandığı, aksi kanaat olması halinde KDV ve Faiz hariç takip tarihi itibariyle 2.538,50 TL asıl alacak tutarı yönünden alacak tutarı belirleneceği, .... İcra Müdürlüğü ... E. İcra Dosyası Yönünden Hesap Sonuç: Sayın Mahkemece, yukarıdaki incelemeler kapsamında davacı tarafından ihlalli geçişlere ilişkin asıl alacak, faiz ve KDV'sinin davalıdan talep edebileceği yönünden kanaat oluşması halinde takip tarihi itibariyle 110.415,05 TL asıl alacak , 18.895,98 TL faiz ve 3.401,27 TL KDV tutarı toplamı 132.172,30 TL alacak tutarı üzerinden, davalının icra dosyasına 05.02.2019 tarihinde yapmış olduğu 128.319,30 TL ödeme nedeniyle TBK 100 kapsamında hesaplama yapıldığında , ödeme tarihi itibariyle 25.101,96 TL asıl alacak kaldığı , dava tarihine kadar işlemiş faizin 1.890,90 TL olacağı hesaben belirlenmiş olup, davacı tarafından 22.297,25 TL talep edildiği, Sayın Mahkemece, davacı tarafından ihlalli geçişlere ilişkin asıl davalıdan talep edebileceği, işlemiş faiz ve KDV'yi talep edemeyeceği yönünden kanaat oluşması halinde takip tarihi itibariyle 110.415,05 TL asıl alacak tutarı söz konusu olacağı, davalının icra dosyasına 05.02.2019 tarihinde yapmış olduğu 128.319,30 TL ödeme nedeniyle TBK 100 kapsamında hesaplama yapıldığında, yapılan ödemenin faiz ve ferileriyle birlikte karşıladığı dolayısıyla davacının alacaklı olmayacağı, davalı tarafından yapılan Finansal Kiralama Sözleşmeleri kapsamında geçiş ihlallerine konu araçların mülkiyetinin kiralayana devredilmediği dönemde davacının geçiş ücreti ihlali mevcut olduğu, İşletenlik sıfatı noktasındaki itirazların yasal düzenlemeler ve Yargıtay kararları kapsamında hukuki tavsifinin Sayın Mahkemeye ait olacağı hususlarındaki iş bu incelemeleri nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere sonuç ve kanaatine varılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;Dava; Otoyol ve köprü geçiş ücretleri ile buna ilişkin cezanın tahsili maksadı ile yapılan .... İcra Müd. ... Esas ve .... İcra Müd. ... esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Davalı taraf her ne kadar husumet itirazında bulunmuş ise de; Yargıtay 4. HD.'nin █████/2022 tarih ve ██████████ e. ve ███████ K sayılı ilamı ile ''....yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde uyuşmazlık; finansal kiralama sözleşmesine konu olan aracın ihlalli geçişi nedeniyle davacı şirkete ödenecek geçiş ücreti ve ceza tutarından kimin sorumlu olacağı, husumetin kime yöneltileceği noktasında toplanmaktadır. Trafik sicilinde araç maliki olarak görünen kişi, bu aracını finansal kiralama sözleşmesi uyarınca kiracıya teslim ettikten sonra trafik kazası meydana gelmesi halinde, malın zilyedi olan kiracı, 2918 sayılı KTK’nın 3. maddesi uyarınca işleten sıfatıyla zarar gören üçüncü kişilere verilecek zararlardan sorumlu olacaktır. Ancak somut olaya konu alacak, 2918 sayılı Kanun hükümlerine göre aracın trafik kazası sonucu üçüncü kişilere verdiği zararlardan işletenin sorumlu tutulduğu bir eylemden kaynaklı olmayıp, davacı şirket tarafından işletilen otoyoldan davalı adına kayıtlı ve ihbar olunan şirketin finansal kiralama sözleşmesi uyarınca kiracısı olduğu aracın ihlalli geçiş eyleminden kaynaklı bir alacaktır. Yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem, ücret ödenmeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olmakta, ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi halinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme, oluşan neticeyi ortadan kaldırmaktadır. O halde, davaya konu ihlalli geçişten kaynaklı alacak yönünden husumetin araç sahibi/kiralayan davalıya yöneltilebileceği gözetilerek mahkemece, taraf delilleri toplanıp işin esasına girilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, ihbar olunan/kiracı şirketin 2918 sayılı KTK hükümleri uyarınca işleten sıfatıyla sorumlu olduğu ve davalı/malike husumet yöneltilemeyeceği şeklindeki hatalı hukuki değerlendirme ile husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden, Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz isteminin kabulüne karar verilerek kararın bozulması gerekmiştir....'' şeklindeki ilamından da anlaşılacağı üzere finansal kiralama sözleşmesine konu olan aracın ihlalli geçişi nedeniyle davacı şirkete ödenecek geçiş ücreti ve ceza tutarından aracı malikinin sorumlu olduğu anlaşıldığından husumet itirazına itibar edilmemiştir.Davacının itirazın iptali talebi yönünden; davalı taraf her ne kadar itirazın iptalinin istendiği .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyalarına, borçlu olmadığına dair itiraz ederek takibin durmasına neden olmuş ise de; dosyamızdan alınan dosya kapsamına uygun , denetime açık ve hükme elverişli █████/2025 tarihli bilirkişi raporu ile davacının .... İcra Müdürlüğü ... E. İcra Dosyasından ihlalli geçişlere ilişkin asıl alacak, faiz ve kdv dahil takip tarihi itibariyle 2.538,50 TL asıl alacak, 127,55 TL faiz ve 22,96 TL KDV tutarı toplamı 2.689,01 TL olarak alacaklı olduğu, .... İcra Müdürlüğü ... E. İcra dosyasından ise, ihlalli geçişlere ilişkin asıl alacak, faiz ve kdv dahil davalıdan talep edebileceği miktarın takip tarihi itibariyle 110.415,05 TL asıl alacak, 18.895,98 TL faiz ve 3.401,27 TL KDV tutarı toplamı 132.172,30 TL alacak tutarı üzerinden, davalının icra dosyasına 05.02.2019 tarihinde yapmış olduğu 128.319,30 TL ödeme nedeniyle TBK 100 kapsamında hesaplama yapıldığında, ödeme tarihi itibariyle 25.101,96 TL bakiye alacağı kaldığı anlaşıldığından, davanın kabulüne, davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyalarına yapmış olduğu itirazın iptaline, takiplerin aynen devamına, faiz ve ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınmasına,İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir."Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir. Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir.Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir."Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır.Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir. ( İcra İnkar Tazminatı Açısından “Likid Alacak” Kavramı - Prof. Dr. Ejder Yılmaz/ Bankacılar Dergisi, Sayı 67, 2008)Yukarıdaki açıklamalar kapsamında; alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, davalı tarafın takiplere itiraz ederek durmasına neden olduğu anlaşıldığından, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında asıl alacak olan 2.538,50 TL üzerinden %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında ise ana para ödenmiş olduğundan icra inkar tazminatı talebinin bu dosya yönünden reddine miktar itibari ile kesin olarak karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜNE,-Davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyalarına yapmış olduğu itirazın iptaline, takiplerin aynen devamına, faiz ve ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınmasına,-.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında asıl alacak olan 2.538,50 TL üzerinden %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,-.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında ana para ödenmiş olduğundan icra inkar tazminatı talebinin bu dosya yönünden reddine,2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 1.890,50-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 44,40-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.846,10-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 27.675,27-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan; 44,40-TL Peşin/nisbi Harcı, 6.600,00-TL Bilirkişi ücreti, 385,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 7.029,90-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan alınarak Hazine adına gelir kaydına,6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı okunup usulüne uygun anlatıldı. █████/2025Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır