Anahtar kelimeler: Manisa Pilon Ret Hakkın İrtifak İzmir Sayisi Esastan Yeri Dayanan

MAHKEMESİ
: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk DairesiSAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararDAVA TARİHİ
: 19.09.2019KARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Manisa 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince 08.02.2024 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.Ek karar davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava miktarı dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinin “kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği gözetildiğinde; temyiz yoluna başvurulabilen kararları düzenleyen 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi için de aynı hususun uygulanması gerektiğinden temyiz incelemesine konu edilen kararın miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir.Bu durumda, temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; Bölge Adliye Mahkemesinin 08.02.2024 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Manisa ili, Yunusemre ilçesi, Yağcılar Mahallesi 458 parsel ( yeni 210 ada 20 parsel) sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın üzerinden yüksek gerilim hattı geçirilmesine ilişkin 05.07.2018 tarihli ve 1644 sayılı Bakan oluru ile onaylanan ... Genel Müdürlüğünün 21.06.2018 tarihli ve 17-188 sayılı Kamu Yararı kararı alındığını, iş bu kamu yararı kararın iptaline dair Manisa 2. İdare Mahkemesi █████████ Esas sayılı dosyasıyla dava açıldığını ve davanın derdest olduğunu, kamu yararı kararının taşınmazın müvekkile ihale edildiği tarihten sonra alındığını, müvekkil açısından bağlayıcı olmadığını, davalının söz konusu taşınmazı yap-işlet-devret modeli ile 1700'ün üzerinde konuttan oluşan ve 30 milyon lira yatırım gerektiren bir öğrenci yurdu projesini hayata geçirmek için satın aldığını, Manisa Yüksek Öğretim Kredi Yurtlar Kurumu ile ön protokol ve anlaşma sağlanmışken imar işlemlerinin tamamlanması sürecinde davacı idarenin dava konusu tasarrufundan haberdar olunduğunu, davacı idare ile yapılan görüşmeler ve kendisine yapılan taleplerinin sonuçsuz kaldığını, davacı idarenin kendisinin belirlemiş olduğu bedelin taşınmazın bugünkü gerçek değerinin çok çok altında olduğunu savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile bu hakların davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kapitalizasyon faizi ile objektif değer artışının aynı kriterlere dayandırıldığını, kapitalizasyon faizinin uygun olmadığını, verimin yüksek maliyetin düşük alındığını, irtifak değer oranlarının üst hatten alınmasının doğru olmadığını, acele el koyma kararı ile bedel ödendiği hâlde, hatalı karar verildiğini ileri sürmüştür.2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, acele el koyma kararından bile daha düşük belirlenen bedelin mülkiyet hakkını zedelediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza gelir metoduna göre değer biçilmesi yöntem olarak doğru olduğu gibi taşınmazın bulunduğu mahalleye yakın konumdaki Yunusemre ilçesi, Gürle Mahallesinde bulunan 93 parsele ilişkin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında %50 oranında objektif değer artışı uygulanması gerektiği kabul edildiğinden, dava konusu taşınmazın konumu ve yukarıda açıklanan özelliklerine göre %80 oranında objektif değer artışı uygulanması yerinde görüldüğü, dava konusu taşınmazda 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22 nci maddesinin (a) bendi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonucunda, taşınmazın 210 ada 20 parsel numarasını aldığı ve irtifak alanının 4982,84 m² olarak değiştiği belirlenmiş olup, irtifak alanının yüzölçümü ve güzergahına uygun olarak belirlenen değer kaybı oranına göre yapılan hesaplamanın doğru olduğu, her ne kadar davalı vekilince kamulaştırma bedelinin önceki karara göre azalmasının mülkiyet hakkını zedelediği ileri sürülmüş ise de bu azalmanın Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin üretim masraflarına ilişkin içtihat değişikliğinden ve irtifak alanının önceki kararda hatalı olarak fazla hesaplanmasından kaynaklandığı anlaşılmış, davacı vekilince bedel acele el koyma bedelinden daha düşük olduğundan Mahkemece kurulan ödeme hükmünün hatalı olduğu iddia edilmiş ise de Mahkemece acele el koyma bedelinin davalıya ödenmediği tespit edilmiş olduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri sebepleri tekrar ederek, İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 08.02.2024 tarihli ek kararının kaldırılarak temyiz dilekçelerinin incelenmesini ve kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk1. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu ve 11 inci maddeleri.3. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net gelirine göre değer biçilmesine ve yine aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergâhı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle mülkiyet kamulaştırmasına konu olan pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tespit edilerek davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 08.02.2024 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA2. Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.