Anahtar kelimeler: İşlemiyle Aşne Otomotiv Çelik Beton Endüstri Almaya Tekstil Petrol Yapıp

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul İli, ...... İlçesi, ..... Mahallesinde yer alan arsa nitelikli, 12.766,00.-m2’lik ..... ada ..... parsel sayılı taşınmaz Tapu Müdürlüğü’nün 29.12.2006 tarih ve ..... yevmiye nolu işlemiyle ..... Konut Yapı Kooperatifi adına tescil edildiğini, dava dışı Tasfiye Halinde ..... Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş., Tasfiye Halinde ..... İnşaat Malzemeleri Petrol Ürünleri Otomotiv ve Tekstil Sanayi Ticaret Ltd. Şirketi ve Tasfiye Halinde ..... Beton ve Yapı Endüstri Sanayi Ticaret A.Ş. ...... Bankası A.Ş.’ne başvuru yapıp kredi talebinde bulunmuş ve kullanılacak kredinin teminatı olarak ...... adına tescil ettirildiğini, ..... ada ..... parsel gösterildiğini, Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ..... Talimat sayılı dosyası üzerinden satış işlemlerine başlanıldığını, dava konusu ...... ada ..... parseldeki ...... paya yönelik olarak Bakırköy ..... ATM’nin ..... E. ..... K. sayılı dosyası üzerinden 13.10.2011 tarihinde davacı ..... Kooperatifi tarafından ...... aleyhine tapu iptali ve tescil davası açıldığını, İstanbul İli, ..... İlçesi, ..... Mahallesinde yer alan ..... ada ..... parsel sayılı sayılı taşınmazdaki davalı ..... Ltd. adına tescil ettirilmiş ██████ oranındaki payın, iktisap edildiği 30.10.2020 tarihinden önce Küçükçekmece ...... İcra Dairesi’nin ..... Talimat sayılı takip dosyası üzerinden yapılan cebri ihale sonucunda müvekkil ..... A.Ş. tarafından iyi niyetli olarak 13.08.2020 tarihinde satın alınıp, 4721 sayılı TMK’nın 705/2 ve 1023 maddeleri gereğince ihale tarihi itibariyle ve davalı ..... Ltd. ve malik-i evveli ..... Boğazköy …. Kooperatifi’nden önce mülkiyetinin kazanılmış olması nedeniyle TMK’nın 1024 ve 1025 maddelerine dayalı olarak tapu kaydının iptali ile müvekkil ...... A.Ş. adına tesciline, 6100 sayılı HMK’nın 389 ve devamı maddeleri gereğince ihtiyati tedbir talebimizin kabulü ile işin aciliyeti, Mahkeme’ce kurulacak hükmün infazının temini, yargılamanın uzamasının önlenmesi ve Müvekkil’in haklarının korunması için çekişmeli ..... ada ..... parseldeki davalı ...... Ltd. adına tescil ettirilmiş ██████ oranındaki payın eldeki dava sonucunda verilecek kararın kesinleşmesine kadar üçüncü kişilere devrinin ve taşınmaz üzerine şahsi ya da ayni haklar kurulmasının tercihen teminatsız olarak ya da uygun görülecek makul bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir olarak önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu taşınmazın ██████ kısmının Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...... E. ...... K. sayılı ilamının 07.05.2019 tarihinde kesinleşmesi üzerine ..... Konut Yapı Kooperatifi adına tescil olunduğunu, müvekkilin taşınmazı bu kooperatiften satın aldığını, müvekkilin hakkının dayanağı 07.05.2019 tarihinde kesinleşen mahkeme kararına dayalı tescil ilamına dayandığını, müvekkilin hak sahipliği, hak devraldığı ...... Kooperatifinin hak sahipliğine dayalı olup, 07.05.2019 olduğunu, davacının 13.08.2020 tarihli ihale tarihinden çok önce olduğunu, kendini iyiniyetli gören davacı, müvekkili ve hak devraldığı Kooperatifi nasıl olup ta kötüniyetli kabul edildiğinin anlaşılamadığını, müvekkil ve hak devraldığı koopertifin mülkiyet hakkı mahkeme ilamına daynmakta olup, mülkiyetin kazanılması da, davacıdan çok önce olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava ; Satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının cebri satışa dayalı olarak mahkeme kararı dikkate alınarak tapu iptali ve tescil isteminin yerinde olup olmadığı, tapu iptali ve tescil koşullarının oluşup oluşmadığından kaynaklandığı, tespit edilmiştir.
1-İlgili taşınmaza ait tapu kayıtları celp edilerek delil olarak incelenmiştir.
2- Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ..... E. ..... K. sayılı dosyası celp edilerek delil olarak incelenmiştir.
3-Küçükçekmece ...... İcra Dairesi’nin ..... Talimat sayılı takip dosyası celp edilerek delil olarak incelenmiştir.
4- İstanbul ....... İcra Dairesi'nin ....... E. Sayılı takip dosyası celp edilerek delil olarak incelenmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde:
Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu dava ile; ..... İli, ..... İlçesi, ...... Mahallesinde yer alan ..... ada ..... parsel sayılı sayılı taşınmazı cebri icra sonucunda ihale ile satın aldığını, ihalenin kesinleştiğini ancak ilgili taşınmazın ██████ oranındaki hissesinin davalı adına tescilli olduğunu, cebri icra sonucunda kesinleşen ihale ile mülkiyeti kazanmış olmalarına rağmen tescilin yapılmadığını, taşınmazın cebri icra sonucunda kesinleşen ihale ile satın alınmış olması sebebiyle davalıya ait payın davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ise sunduğu cevap dilekçesinde; Davacı tarafından tapu iptal ve tescil talebine konu edilen payın Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...... E. ...... K. sayılı dosyası ile kesinleşen ilam gereğince ...... Yapı Kooperatifi adına tescil edildiğini, söz konusu kooperatifin mülkiyeti kazanma tarihinin ihale tarihinden önce olduğunu, kendilerinin de kooperatiften satın aldığını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...... E. .... K. sayılı dosyası incelendiğinde; ..... KONUT YAPI KOOPERATİFİ ile ..... KONUT YAPI KOOPERATİFİ arasında görülen dava olduğu ve davanın tapu iptal tescil talebi ile alacak talebinden kaynaklandığı; dava sonucunda; "asıl davanın kabulü ile davaya konu İstanbul İli Başakşehir İlçesi .....Köyü..... ada ..... parselin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile bu taşınmazın tamamı 2400 pay kabul edilerek ████████ payın davacı adına, kalan █████████ payın davalı adına tapuya kayıt ve tesciline,
2-Karşı davanın kabulü ile 39.740 TL nin karşı dava tarihi olan █████/2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte karşı davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesine," şeklinde karar verildiği, karar tarihinin 26.02.2015 olduğu, kararın Yargıtay tarafından onanarak 07.05.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Taşınmazın tapu kayıtları incelendiğinde; ..... Bankası A.Ş. Lehine 16.07.2014 tarihinde ipotek tesis edildiği, sonrasında söz konusu ipoteğe istinaden İstanbul ..... İcra Dairesi'nin ...... E. Sayılı takip dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığı ve 13.08.2020 tarihinde yapılan ihale ile ipoteğin paraya çevrilerek yapılan satış sonucunda taşınmazın davacıya ihale edildiği, ihalenin kesinleştiği, ipotek alacaklısı bankaya paranın ödendiği, taşınmazın ██████ hissesinin davacı adına tescil edildiği ancak davaya konu ██████ payın tescil edilmediği anlaşılmaktadır.
Davacının talebi üzerine Küçükçekmece ..... İcra Dairesi’nin ..... Talimat sayılı takip dosyası üzerinden tapu dairesine yazılan müzekkereler sonucunda da İcra Dairesi'nin tescil talebinin tapu dairesince reddedildiği, tapu dairesince Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...... E. ..... K. sayılı dosyasına müzekkere yazılarak tescil hususunun ilgili Mahkemesinden sorulduğu, Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ..... E. ...... K. Sayılı dosyasındaki 03.05.2023 tarihli ek karar ile taşınmazın davalının taşınmazı satın aldığı davacı lehine tescili için karar verildiği ve kararın Küçükçekmece İcra Dairesine ve Başakşehir Tapu Müdürlüğüne gönderildiği ve davacı tarafından tapuya tescil için yapılan başvuruların da Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ..... E. ..... K. Sayılı dosyasındaki 03.05.2023 tarihli ek karar gereğince tapu idaresi tarafından reddedildiği anlaşılmaktadır.
Davalının taşınmazı satın aldığı malik yönünden mülkiyete esas olan davanın Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...... E. ...... K. Sayılı kararı olduğu, söz konusu tapu iptal ve tescil talepli davanın 13.10.2011 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
4721 sayılı Kanun'un taşınmaz mülkiyetinin kazanılmasına ilişkin 705. Maddesi şu şekildedir:
"Madde 705- Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur.
Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır."
4721 sayılı Kanun'un 705. Maddesinin 2. Fıkrası gereğince mahkeme kararı ile taşınmaz mülkiyetinin kazanılması kararın kesinleşmesine bağlı olarak tescilden önce karar tarihi itibari ile gerçekleşmektedir. Bu bağlamda davalının taşınmazı satın aldığı malikin açmış olduğu tapu iptal ve tescil davası olan Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ..... E. ..... K. Sayılı dosyasında karar tarihinin 26.02.2015 olduğu, kararın kesinleşmesi ile birlikte mülkiyetin 26.02.2015 tarihinde 4721 sayılı Kanun'un 705. Maddesinin 2. Fıkrası gereğince kazanıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı yönünden ise; davacı İstanbul ..... İcra Dairesi'nin ..... E. Sayılı takip dosyasında başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi neticesinde Küçükçekmece ..... İcra Dairesi’nin ...... Talimat sayılı takip dosyasından yapılan cebri icra sonucu ihale neticesinde ihalenin kesinleşmesi ile ihale tarihi olan 13.08.2020 tarihinde 4721 sayılı Kanun'un 705. Maddesinin 2. Fıkrası gereğince mülkiyeti kazandığı anlaşılmaktadır.
Davacının ihale ile kazandığı taşınmaza ilişkin takip dosyasının ise ..... Bankası A.Ş. Lehine 16.07.2014 tarihinde taşınmaz üzerine tescil edilen ipotek gereğince başlatıldığı görülmektedir. ..... Bankası A.Ş. Lehine 16.07.2014 tarihinde taşınmaz üzerine tescil edilen ipotek incelendiğinde; ipotek tesis işleminin Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ..... E. ..... K. Sayılı dosyasında dava derdest iken tesis edildiği, ipoteğin tesis tarihinin de Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ..... E. ...... K. Sayılı dosyasında karar tarihi ve davalının davaya konu taşınmazı satın aldığı malikin mülkiyeti kazanma tarihi olan 26.02.2015 tarihinden önce olduğu anlaşılmaktadır. Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...... E. ..... K. Sayılı dosyasında verilen karar incelendiğinde; taşınmazın ipotekten ari olarak tesciline karar verildiği, dava sırasında konulan ipoteğin geçersizliğine veya kaldırılmasına dair bir karar veya davanın bulunmadığı da anlaşılmaktadır.
Bu sebeple davalının taşınmazı satın aldığı malik Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...... E. ..... K. Sayılı dosyasında verilen karar neticesinde 26.02.2015 tarihinde mülkiyeti mahkeme kararı ile kazanmış ise de mülkiyetin kazanılmasından önce taşınmaz üzerine 16.07.2014 tarihinde ipotek tesis edildiği, ipoteğin geçersizliği veya kaldırılmasına dair bir davanın da bulunmaması sebebiyle davalının taşınmazı satın aldığı malikin ipotekle yüklü olarak mülkiyeti kazandığı, sonrasında da ipoteğin geçersizliğine veya kaldırılmasına dair herhangi bir dava açılmadığı ipotekle yüklü olarak davalıya devredildiği anlaşılmaktadır.
Bu sebeple her ne kadar davalının taşınmazı satın aldığı malik 26.02.2015 tarihinde mülkiyeti Mahkeme kararı ile tescilden önce kazanmış ise de mülkiyetin kazanılmasından önce taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiği ve ipoteğin geçerli olduğu gözetildiğinde sonrasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan icra takibinde ipoteğin paraya çevrilmesinde usulsüzlük olmadığı, nitekim ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takip neticesinde yapılan ihale ile satış sonucunda ihalenin de kesinleştiği davacının ihalenin kesinleşmesi ile 13.08.2020 tarihinde cebri icra yolu ile mülkiyeti kazandığı analaşılmaktadır.
Bu sebeple taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın yolsuz tescile dayalı olmadığı, zira davacının veya davalının yolsuz tescile dayalı olarak herhangi bir hak kazanmadığı bu nedenle 4721 sayılı Kanun'un yolsuz tescile dayalı olarak tapu iptal ve tescil talebine ilişkin hükümlerinin davaya konu somut olayda uygulanamayacağı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık İstanbul ..... İcra Dairesi'nin ...... E. Sayılı takip dosyasında başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi neticesinde Küçükçekmece .... İcra Dairesi’nin ..... Talimat sayılı takip dosyasından yapılan cebri icra sonucu ihale neticesinde ihalenin kesinleşmesine rağmen ihale sonucunda davacı adına tescil yapılması talebi ile icra dairesince yazılan müzekkerenin gereğinin davacının idareye başvurusu ve icra dairesinin idareye yazılarına rağmen ve ayrıca ipoteğin terkini veya geçersizliğine yönelik bir karar olmamasına rağmen tapu idaresi tarafından yerine getirilmemiş olmasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Nitekim 4721 sayılı Kanun'un 716. Maddesi şu şekildedir:
"Madde 716- Mülkiyetin kazanılmasına esas olacak bir hukukî sebebe dayanarak malikten mülkiyetin kendi adına tescilini istemek hususunda kişisel hakka sahip olan kimse, malikin kaçınması hâlinde hâkimden, mülkiyetin hükmen geçirilmesini isteyebilir.
Bir taşınmazın mülkiyetini işgal, miras, kamulaştırma, cebrî icra veya mahkeme kararına dayanarak kazanan kişi tescili doğrudan doğruya yaptırabilir.
Bir taşınmazın mülkiyetinde eşler arasındaki mal rejimi dolayısıyla meydana gelen değişiklikler, eşlerden birinin istemiyle tapu kütüğüne doğrudan tescil olunur."
İlgili hükümden görülebileceği üzere 716. Maddenin 1. Fıkrası gereğince malikten mülkiyetin kendi adına tescilini istemek hususunda kişisel hakka sahip olan kimse, malikin kaçınması hâlinde tapu iptal ve tescil davası açabilecek olmakla birlikte 716. Maddenin 2. Fıkrası gereğince mülkiyetin cebri icra yolu ile kazanılması halinde kişinin tapu iptal ve tescil davası açmasına gerek bulunmamakta olup, taşınmazın tescilini doğrudan yaptırma hakkına sahiptir. Nitekim kesinleşen cebri icra sonucu ihale neticesinde icra dairesince ve davacı tarafından ihalenin sonucunun yerine getirilmesi ve taşınmazın tescili için tapu idaresine başvurulmuş ise de tapu idaresince başvurunun gereği yerine getirilmemiştir. Bu bağlamda davacının mülkiyet için tapu iptal ve tescil davası açmasına gerek bulunmamakta olup, 4721 sayılı Kanun'un 716. Maddesinin 2. Fıkrası gereğince idareye başvurusu yeterlidir. İdarenin başvuru sonucu gereğini yerine getirmemesi hususunda ise idari işlemin iptali suretiyle tapu iptal ve tescil kararı verilmesi ise adli yargıda dava yolu ile istenemeyecektir. Zira idari işlemin iptali, kanun hükmünün veya cebri icra sonucunda gereğinin yerine getirilmemesine ilişkin işlemin iptaline yönelik talep idari yargıda öne sürülmelidir.
Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ..... E., ..... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “Tescil” başlıklı 705. maddesinin birinci fıkrasına göre taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Ancak, aynı maddenin hemen ikinci fıkrasında tescilsiz kazanım durumları düzenlenmiş ve miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyetin tescilden önce kazanılacağı öngörülmüştür.
Bir taşınmazın mülkiyetini miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma hâllerinden biri ile tescilsiz olarak kazanan kişi ise TMK’nın 716. maddesine göre tescili doğrudan yaptırabilir. Bu bağlamda, 17.08.2013 tarihli ve 28738 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren █████████ sayılı yeni Tapu Sicili Tüzüğünün 17. maddesinde; kanuni istisnalar dışında, tapu sicilinde hak sahibi olan kişilerin istemde bulunabileceği belirtildikten sonra tescilden önce hak sahibi olmuş kişilerin de hakkın tescili için gerekli belgeleri ibraz ederek istemde bulunabilecekleri düzenlenmiştir.
Cebri icra veya ortaklığın giderilmesi yoluyla yapılan satışlarda; gerçek kişi ihale alıcısının ayni hakkın tescili isteminde bulunabilmesi için Tüzüğün “Resmi Senet Düzenlenmesini Gerektirmeyen İşlemler” başlıklı 20. maddesinin (d) bendinde; Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaralı nüfus bilgilerini ve fotoğrafını içeren, ihalenin kesinleştiğini ve tescili belirten yetkili merciin yazısını ibraz etmesi yeterli görülmüştür.
Davaya konu tescil isteminin reddine dair kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan mülga Tapu Sicili Tüzüğünün 12 ve 13. maddeleri ile 21. maddesinin (e) bendinde de, hâlen yürürlükte olan yeni Tapu Sicil Tüzüğüne paralel şekilde hak sahibinin belirlenmesine esas kimlik belgesi ile cebri icra veya ortaklığın giderilmesi yoluyla yapılan satışlarda, taşınmaz malın kime ihale edildiğini belirten ve tescili içeren ilgili merciin yazısının tapu sicil müdürlüğüne sunulması hâlinde tescil işleminin gerçekleştirilebileceği hüküm altında alınmıştır.
Hak sahiplerince yapılan tescil isteminin hangi durumda ne şekilde reddedileceği ise ...... sayılı yeni Tapu Sicili Tüzüğünün 26. maddesinde;
“(1)Mevzuat ve bu Tüzükte yer alan hükümlere uygun olmayan ve 4721 sayılı Kanunun 1011 inci maddesine göre geçici tescil şerhine de imkân bulunmayan istemler geciktirilmeden, gerekçesi, itiraz yeri ve süresi de belirtilmek suretiyle reddedilir.
(2)Ret kararının varlığı, tarih ve yevmiye numarası esas alınarak kütüğün beyanlar sütununda belirtilir. İstemin reddi halinde, ret gerekçesi giderilmeden reddin konusu tapu işlemi yapılamaz.
(3)Ret kararı, istem sahibine elden veya 11/2/1959 tarih ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir.
(4)Ret kararına, tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde müdürlüğün bağlı bulunduğu bölge müdürlüğüne, bölge müdürlüğünün kararına karşı da tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Genel Müdürlüğe itiraz edilebilir” şeklindeki düzenleme ile mülga Tapu Sicil Tüzüğünün 23. maddesine paralel olarak hükme bağlanmıştır.
Yukarıda açıklanan tüm bu yasal mevzuat çerçevesinde dava konusu olay ele alındığında, davacı Safranbolu İcra Dairesinin ..... Talimat sayılı takip dosyası kapsamında gerçekleştirilen ihale neticesinde ..... ada ..... parselde dava dışı ..... adına kayıtlı ...... payı satın almış, ihalenin kesinleşmesi üzerine tescili yaptırmak için yetkili merciin yazısı ile Safranbolu Tapu Müdürlüğüne müracaat etmiş, ancak idarenin 22.09.2011 tarih ve 3254 sayılı kararı ile 5578 sayılı Kanun ile değişik 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 8. maddesi uyarınca taşınmazın bölünemez nitelikte tarım arazisi olduğundan işlem yapılamayacağı belirtilerek tescil istemi reddedilmiştir. Davacının bölge müdürlüğüne yaptığı itiraz da reddedilmiş, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğüne yaptığı itiraz ise cevapsız bırakılmıştır. Ret kararının iptali ve taşınmazın tescili talebiyle açtığı dava ise Zonguldak İdare Mahkemesinin 30.12.2011 tarih ve ...... E., ..... K. sayılı kararı ile adli yargının görevli bulunduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Bu şekilde sonuç alamayan davacı, 17.02.2012 tarihinde Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü aleyhine eldeki davayı açarak, idari işlemin yerinde olmadığından bahisle maliki olduğu taşınmazın tescilini istemiştir.
Görüleceği üzere, Safranbolu Tapu Müdürlüğü tek taraflı ve kamu gücüne dayanan olumsuz bir idari işlemle davacının tescil talebini reddetmiştir. Ret kararlarına karşı Tapu Sicil Tüzüğünde idari itiraz yolu öngörülmüş olmasına karşın bu şekilde sonuç alamayan, idare mahkemesinde açtığı iptal davası da yargı yolu nedeniyle reddedilen davacı, adli yargı yerine gelerek bu davayı açmak zorunda kalmıştır.
Ne var ki davacı ihalenin kesinleşmesi ile mülkiyet hakkını iktisap etmiş olup, eldeki davada TMK’nın mülkiyet hükümlerine çözümlenmesi gereken bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davada tescil istemi bulunmakta ise de yukarıda açıklanan süreç ve dava dilekçesindeki anlatım dikkate alındığında, davacının asıl amacı elindeki belgelerin tescil için yeterli olduğu kanaati ile idareye yaptığı müracaatın reddi nedeniyle bu olumsuz idari işlemin hukuka aykırı olduğu iddiası ile iptalini sağlamaktır. Davanın Tapu Kadastro Genel Müdürlüğüne yöneltilerek açılması da bu amacın en açık göstergesidir.
Davanın temelinde, idarenin 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile kamu yararına getirilen yasal kısıtlamayı resen dikkate alarak ve kamu gücüne dayanarak tesis ettiği idari işlem yer almaktadır.
Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu tarafından, davada taşınmaz mülkiyetinin iktisap yollarına ilişkin bir ihtilafın bulunmadığı, idarenin kamu hizmetinin yürütümü sırasında tesis ettiği işlemin hukuka aykırılığının ileri sürüldüğü, böyle olunca ilgili kararın yerindeliğinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-a maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu değerlendirmeyi yapma görevinin de idari yargı yerlerine ait olduğu sonucuna varılmıştır."
Bu bağlamda davaya konu somut olay değerlendirildiğinde; Mahkememiz dosyasındaki davacı ve davalı arasında mülkiyet uyuşmazlığının bulunmadığı, yolsuz tescilin de söz konusu olmadığı, bu sebeple yolsuz tescile dayanarak tapu iptal ve tescil talep edilemeyeceği, davacının cebri icra sonucunda ihale yolu ile kazandığı mülkiyetin davacının tapu idaresine başvurusu ve icra dairesince davacı lehine tescil yapılması talepli olarak tapu idaresine yazı yazılmasına rağmen tapu tarafından gerekli idari işlemin tesis edilmemesinden ve davacı ile icra dairesinin tescil talebinin tapu idaresi tarafından reddinden kaynaklandığı, yukarıda detaylıca açıklandığı ve davacı ile davalının mülkiyeti kazanma süreçleri gözetildiğinde taraflar arasında mülkiyet ihtilafı ve uyuşmazlığının bulunmaması, yine davacı ya da davalı lehine ya da aleyhine bir yolsuz tescilin bulunmaması sebebiyle 4721 sayılı Kanun'un taşınmaz mülkiyetine ilişkin hükümleri doğrultusunda Mahkememizce çözümünün ve uyuşmazlığın giderilmesinin mümkün olmadığı, nitekim davacının ve icra dairesinin tescil talebine rağmen tescil işleminin tapu idaresi tarafından yerine getirilmemesi hususunda da ilgili idari işlemin iptaline yönelik olarak adli yargıda inceleme yapılamayacağı anlaşılmakla davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın Usulden REDDİNE,
2-Tedbirin karar kesinleşinceye kadar DEVAMINA,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harcın davacı tarafça peşin yatırılan 132.350,63-TL peşin harçtan mahsubu ile artan 131.923,03‬-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya İADESİNE,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer OLMADIĞINA,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7. Maddesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2024
Başkan .....
¸e-imza
Üye ......
¸e-imza
Üye ......
¸e-imza
Katip ......
¸e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!