Anahtar kelimeler: Müteaddit Davaitirazın Kumaş Defalar Satımdan İlamlı Taahhüdünde Satışlarına Tamamı Sağlanamadığını

T.C.

İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2024
KARAR TARİHİ
:█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davacı ile davalı arasında gerçekleşen kumaş satışlarına istinaden davalı tarafça kısmi ödemeler yapıldığını, bakiye 44.843,67 -TL fatura alacağı müteaddit defalar ödeme taahhüdünde bulunulmasına rağmen ödenmediğini, Davalı şirket hakkında ....İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamlı icra takibi başlatıldığını, icra takibine itiraz edildiği, Dava şartı arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını, ....İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, takibe konu faturaların tamamı davalı tarafça itirazsız olarak kabul edilip defterlerinde kayıtlı olduğu halde kötü niyetli ve mal kaçırmak amacıyla haksız itirazda bulunululduğu, iddia edilerek icra dosyasına haksız olarak yağılan itirazın iptali ile davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ;Davalı şirket dava dosyasına savunma dilekçesi vermemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Taraflara usulüne uygun olarak tebligatlar yapılmış olup, faturaların, İstanbul Gelir İdaresi Başkanlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğünden 2023-2024 yıllarına ilişkin BA/BS formları celp edilmiştir, .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasının UYAP suretinin dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.
.... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 44.843,67-TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; ''...Davacı ile davalı şirketlerin incelenen 2023-2024 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfını haiz olduğu, davalı şirketin ticari defter kayıtlarında davacı şirkete 75.095,35 TL. borcu olduğu tespit edilmiş olup, davacı şirketin talebi ise 44.843,67 TL. olduğu dikkate alındığında, davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olan 44.843,67 TL. alacağı dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiği, Davacı şirketin ticari defter kayıtlarında; 28.03.2024 tarihinde icra takibi yaptığı ....İcra Müdürlüğü ... E. nolu icra dosyası ile talep ettiği 44.843,67 TL. davalıdan alacağının olduğu, ....İcra Müdürlüğü ... E. nolu icra dosyası ile 28.03.2024 tarihinde talep ettiği ana para 44.843,67 TL. talebinin yerinde olmadığı, icra takip tarihi itibariyle 30.095,35 TL. ana para ile bu tutar için icra takip tarihinden itibaren ticari avans faiz talep edebileceği hususuna ulaşıldığı, Davacının, 2024 yılında tanzim ettiği 4 adet e-fatura içeriği ürünlerin; davalı şirkete teslim edildiğine ilişkin belgenin olmaması, söz konusu faturaların da iade faturası olduğuna ilişkin faturalarda açıklama, not vb. bilginin olmaması sebebiyle; davacının bu faturalar toplamı 14.748,32 TL'yı talep edemeyeceği, 11.12.2023 tarihli ... nolu 88.728,75 TL. tutarındaki e-fatura için ... nolu e-irsaliyeyi tanzim ettiği, irsaliyenin ... isimli kişi tarafından imzalandığı (Takdiri Sayın Mahkemeye Ait Olmak Üzere; ...'ın ürünleri teslim aldığı anlamı çıkmaktadır) dolayısıyla bu faturadan kaynaklanan kısmi 30.095,35 TL. alacağı talep edebileceği, (44.843,67 — 14.748,32 — 30.095,35 TL), İcra inkâr tazminatına hükmedilmesi meselesi Sayın Mahkemenizin münhasıran yargılama yetkisine dair bir husus olduğu...'' şeklinde tespitte bulunulduğu anlaşılmıştır.
Taraf iddiası, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
İtirazın iptali talebi yönünden; her ne kadar, cari hesap alacağı nedeni ile davacı tarafça, davalı aleyhine .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile takip başlatılmış ve davalı tarafça borcu olmadığından bahisle takibe itiraz edilmiş ise de, mahkememizce alınan dosya kapsamına uygun, denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile, davacının davalı taraftan takipte talep edilen miktar kadar değil ancak, 30.095,35 TL alacaklı olduğu tespit edildiğinden davanın kısmen kabulüne, davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 30.095,35 TL ana para ve ana paraya takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine
İcra inkar tazminatı yönünden;İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir.
"Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir.
Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir.
Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir."
Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır.
Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir.
Açıklamalar kapsamında davalı tarafça takibe haksız olarak itiraz edildiği, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşıldığından asıl alacak olan 30.095,35 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
-Davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 30.095,35 TL ana para ve ana paraya takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
-Asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 2.055,81-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 541,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.514,21-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 541,60-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 541,60TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
5-Davacı tarafından yapılan; 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 525,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.525,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 3.707,92-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davada haklı çıkma oranına göre 2.416,02 TL'sinin davalıdan, 1.183,97 TL'sinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,
7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.█████/2025 11:59:35
Katip ...
E-İmzalıdır
Hakim ...
E-İmzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!