Anahtar kelimeler: Lavvar Amasra Rıhtım Dolgu Köyleri Planlanan Kömür Maden Müşaviri Anonim
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR)
:
1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
5- Sınırlı Sorumlu ...
Kooperatifi
6- ...
7- ...
8- ...
9- ...
10- ...
11- ...
12- ...
13- ...
14-...
15- ...
16-...
17- ...
...
304- ...
305-...
306- ...
VEKİLLERİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Bakanlığı
VEKİLİ
: Hukuk Müşaviri ...
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA)
: ... Enerji ve Maden Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Bartın İli, Amasra İlçesi, ..., ..., ..., ... ve... Köyleri sınırları içerisinde ... Enerji ve Maden Tic. A.Ş tarafından yapılması planlanan Kömür Hazırlama (Lavvar) Tesisleri ve Dolgu Alanı ile Rıhtım Projesi ile ilgili olarak tesis edilen ... tarihli, ... sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: İdare Mahkemesince verilen kararda; dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporlarındaki tespitler, Nihai ÇED Raporunda ve eki raporlardaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde; Nihai ÇED Raporunda yapılan tespitlerin ve taahhüt edilen önlemlerin yeterli olduğu, davaya konu projenin ülke ekonomisine enerji ihtiyacı bakımından sağlayacağı katkıdan kaynaklanan kamu yararı da göz önüne alındığında, projenin çevreye olan olumsuz etkilerinin kabul edilebilir seviyelerde olduğu anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Temyize konu kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, Amasra özelinde çevreye olumsuz etkileri olma ihtimali bulunan Entegre Projelere tek ÇED süreci yürütülmeksizin kümülatif etki değerlendirmesinden kaçınılarak projenin parçalara bölünerek yürütüldüğünü, var olan kümülatif etkilerin de düşük gösterildiği, davanın reddine dair kararın aksi yöndeki bilirkişi raporlarına rağmen verildiği, projenin isminin entegre olduğunu, ancak ÇED Raporunun içeriğinde projenin bileşenlerin tamamının bulunmadığı, 3. Lavvar tesisi ve yer altı kömür işletmesinin raporda bulunmadığı, lavvar tesisleri ile yer altı kömür tesisinin entegre projenin parçası olduğu, dolgu alanı ve rıhtım projesinin Çevre Düzeni Planına aykırı olduğu, ... tarihli Termik Santral Projesi ve Hema Limanı (Dolgu Alanı Rıhtım) projeleri için verilen ÇED Olumlu Kararları gerekçe gösterilerek planların değiştirildiği, plan değişikliklerinin iptali istemiyle açılan davalarda verilen iptal kararlarının Danıştay Altıncı Dairesince onandığı, olumsuz kurum görüşlerine rağmen dava konusu kararın alındığı, yeraltı kömür işletmesinin ÇED kapsamı dışında tutulduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı Bakanlık ve davalı yanında müdahil ... Enerji ve Maden Ticaret A.Ş. tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
TETKİK HÂKİMİ
:...
DÜŞÜNCESİ
: Bartın İli, Amasra ve Merkez İlçesi, ... Köyü ve ... Köyü sınırları içerisinde yapılmak üzere içerisinde; Dolgu Alanı, Dalgakıran ve Rıhtım ile Hizmet Binaları ile İki Adet Lavvar Tesisinden oluşan entegre proje için tesis edilen dava konusu ... tarihli, ... sayılı ÇED Olumlu Kararının; kömür sahasına ait işletme ruhsatının 1993 yılı öncesine ait olduğu gerekçesiyle, bu sahadaki yeraltı kömür işletme faaliyetlerinin, (mülga) Bartın İl Çevre ve Orman Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile ÇED Yönetmeliği kapsamı dışında değerlendirilen, üretimin yapılacağı Amasra-B sahasında yer alan kömür ocağını da kapsayacak şekilde tesis edilmesi gerektiği, kömür ocağının da entegre proje unsurlarına dahil edilmesi, entegre proje içerisinde çevresel etkilerinin kümülatif olarak incelenmesinin gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptal edilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
MADDİ OLAY
:
... Enerji ve Maden Ticaret A.Ş. (... A.Ş) tarafından, Bartın İli, Amasra ve Merkez İlçesi, ... Köyü ve ... Köyü sınırları içerisinde yapılmak üzere içerisinde; Dolgu Alanı, Dalgakıran ve Rıhtım ile Hizmet Binaları, (200 ton/saat kapasiteli 1 adet ünite ve 500 ton/saat kapasiteli 1 adet üniteden oluşan) İki Adet Lavvar Tesisinden oluşan entegre bir proje planlanmış, ruhsat uhdesi Türkiye Taşkömürü Kurumunda olan 50 m2 büyüklüğündeki Amasra- B sahası için, ... A.Ş ile yapılan rödovans anlaşması uyarınca, ... A.Ş tarafından işletileceği, Amasra-B sahasında açılan üç adet kuyudan (Gömü Kuyu-1, Kazpınarı Kuyu-2 ve Amasra-3 Nolu Kuyu) 1 nolu kuyuda üretim yapılacağı, Kömür sahasına ait işletme ruhsatının 1993 yılı öncesine ait olduğu için bu sahadaki yeraltı kömür işletme faaliyetlerinin, (mülga) Bartın İl Çevre ve Orman Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı yazısı ile ÇED Yönetmeliği kapsamı dışında değerlendirildiği, Amasra sahasındaki taş kömürü rezervinin mevzuat çerçevesinde değerlendirilmesi için ... numaralı ruhsat sahasının sınırlarının değiştirilerek ... numaralı ruhsat sahası olarak Türkiye Taşkömürü Kurumundan devir alınarak 42 km2'ye düşürülen Amasra-B sahasının, █████/2020 tarihinde ... AŞ'ye devrinin tamamlandığı, █████/2024 tarihinden başlayarak 21 yıl boyunca üretimi planlanan 56 milyon ton tüvenan taşkömürünün (ortalama 2,7 mt/yıl) yıkama, eleme, boyutlandırma ve torbalama işlemlerinin yapılabilmesi için üç adet Lavvar Tesisi kurulacağı, bir adet Lavvar Tesisi için █████/2022 tarihli "ÇED Gerekli Değildir" kararı alındığı, dava konusu karar kapsamında yer alan iki adet Lavvar Tesisi için ... tarihli, ... sayılı "ÇED Olumlu" kararı alındığı, sahadan çıkan ve Lavvar Tesisinde yıkanan kömürün kapalı konveyör bantları vasıtasıyla Gömü Kuyusuna yaklaşık 674 metre mesafede, Tarlaağzı balıkçı barınağının kuzeydoğusunda inşa edilmesi planlanan dalga kıran korumalı rıhtımdan 30.000 DWT dökme yük gemileri ile sevkinin sağlanması için Rıhtım ve Dolgu Alanı Projesi planlandığı, bu proje için de ... tarihli, ... sayılı ÇED Olumlu Kararı alındığı, dava konusu Karara konu olan; Lavvar Tesisi ve Rıhtım ve Dolgu Alanı Projesi (ile başlangıçta dava konusu karara dahil olan, ancak, süreç içerisinde █████/2021 tarihinde yapılan İDK Toplantısı sonrasında mevcut ÇED süreci kapsamından çıkarılan Termik Santral ve Kül Depolama Tesisi projesi) için daha önce tek tek tesis edilen Çevresel Etki Değerlendirmesi Kararlarının, bu projelerin; entegre proje niteliğinde olması, projelerin çevresel etkilerinin kümülatif olarak değerlendirilmesi ve alınacak önlemlerin tüm projelerin birlikte değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle yargı kararlarıyla iptal edilmesi neticesinde, proje entegre bir proje olarak planlanarak, Bartın İli, Amasra İlçesi, ..., ..., ..., ... ve ... Köyleri sınırları içerisinde yapılacak olan Kömür Hazırlama (Lavvar) Tesisleri ve Dolgu Alanı ile Rıhtım Projesi ile ilgili olarak ... tarihli, ... sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu kararı alınmıştır.
Bunun üzerine, alınan kararın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
:
2872 sayılı Çevre Kanununun 2872 sayılı Çevre Kanununun 2. maddesinde; "Çevresel Etki Değerlendirmesi: Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları" olarak ifade edilmekte, Çevre Kanununun 10. maddesinde, "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmektedir.
█████/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde; ''Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak; Çevresel Etki Değerlendirme Süreci: Gerçekleştirilmesi planlanan projenin çevresel etki değerlendirmesinin yapılması için; başvuru, inşaat öncesi, inşaat, işletme ve işletme sonrası çalışmaları kapsayan süreç olarak tanımlanmış, 6. maddesinde ise; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) (Değişik:RG-26/5/2017-30077) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez. (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır." kuralına, 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1 listesinde yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-1 listesinde belirtilen eşik değer veya üzerinde olan projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur." kuralına, 25. maddesinde; "Bu Yönetmeliğe tabi birden fazla projeyi kapsayan entegre bir projenin planlanması halinde, Bakanlıkça entegre proje için tek bir ÇED Başvuru Dosyası/Proje Tanıtım Dosyası hazırlanması istenir." kuralına yer verilmiştir. Aynı Yönetmeliğin Ek-III bölümünde; Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Formatının ihtiva etmesi gereken hususlar düzenlenmiş, Bölüm I: Projenin tanımı ve özellikleri; a) Proje konusu yatırımın tanımı, özellikleri, ömrü, hizmet maksatları, önem ve gerekliliği, b) Projenin yer ve teknoloji alternatifleri, proje için seçilen yerin koordinatları Bölüm II: Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri; Proje alanının ve önerilen proje nedeniyle etkilenmesi muhtemel olan çevrenin; nüfus, fauna, flora, jeolojik ve hidrojeolojik özellikler, doğal afet durumu, toprak, su, hava, atmosferik koşullar, iklimsel faktörler, mülkiyet durumu, kültür varlığı ve sit özellikleri, peyzaj özellikleri, arazi kullanım durumu, hassasiyet derecesi (Ek-5’deki Duyarlı Yöreler Listesi de dikkate alınarak) benzeri özellikleri Bölüm III: Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri ve Alınacak Önlemler, Projenin; a) Çevreyi etkileyebilecek olası sorunların belirlenmesi, kirleticilerin miktarı, alıcı ortamla etkileşimi, kümülatif etkilerin belirlenmesi, b) Sera gazı emisyon miktarının belirlenmesi ve emisyonların azaltılması için alınacak önlemler, c) Projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin azaltılması için alınacak önlemler, ç) İzleme Planı (inşaat dönemi), Bölüm IV: Halkın Katılımı; a) Projeden etkilenmesi muhtemel ilgili halkın belirlenmesi ve halkın görüşlerinin çevresel etki değerlendirmesi çalışmasına yansıtılması için önerilen yöntemler, b) Görüşlerine başvurulması öngörülen diğer taraflar, Notlar ve Kaynaklar; Ekler: Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası hazırlanmasında kullanılan bilgi ve belgeler ile raporda kullanılan tekniklerden rapor metninde sunulamayan belgeler, Proje için seçilen yerin koordinatları, Proje için belirlenen yer ve alternatiflerinin varsa; çevre düzeni, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri, Proje ile ilgili olarak daha önceden ilgili kurumlardan alınmış belgeler şeklinde düzenlemeler yer almıştır.
Yine 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Tarafların Kişilik veya Niteliğinde Değişiklik" başlıklı 26. maddesinde; "Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir." hükmüne, 2577 sayılı Kanunun 31. maddesinin atıf yaptığı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu yerine çıkarılan ve █████/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Bilirkişi Raporuna İtiraz" başlıklı 281. maddesinde; (1) Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. (2) Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
ÇED süreci sonunda verilecek kararların yargısal denetimi yapılırken, seçilecek bilirkişiler arasında bir çevre mühendisinin bulunması, diğer bilirkişilerin ise projenin bulunduğu çevrenin özelliklerine göre ve proje tanıtım dosyası ve ÇED raporunu hazırlayan kişilerin uzmanlık alanları da dikkate alınmak suretiyle belirlenmesi önemli bir gereklilik olmakla birlikte; böyle bir heyet tarafından hazırlanacak bilirkişi raporunun, dava konusu proje kapsamında öngörülen faaliyetin çevresel etkilerinin ve bu etkilerin minimize edilmesi için Proje Tanıtım Dosyası ya da ÇED Raporu içinde yer verilen önlemlerin yeterli olup olmadığının tespit edilerek değerlendirilmesi açısından, tarafları tatmin edici düzeyde hazırlanmasının da önemli bir gereklilik olduğu açıktır. Belirtilen hususların sağlanması, adil bir yargılama yapılması açısından önem arz etmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, bilirkişi raporunda eksiklik veya belirsizlik arz edilen hususların varlığı durumunda, Mahkemece bu hususların, bilirkişiye tamamlattırılması ya da belirsiz olan hususların açıklattırılması veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği sonucuna varılmaktadır.
Dava dosyasının, dava konusu işleme dayanak Nihai ÇED Raporuyla birlikte incelenmesinden; Bartın İli, Amasra ve Merkez İlçeleri ... Köyü ve ... Köyü sınırları içerisinde yapılması planlanan Entegre Projenin; Dolgu Alanı, Dalgakıran ve Rıhtım ile Hizmet Binaları ve İki Adet Lavvar Tesisindan oluştuğu, ÇED Olumlu Kararına konu Entegre Projeden kaynaklı çevresel etkilerin belirlenmesi ve alınan önlemlerin yeterli olup olmadığının tespiti amacıyla Harita Mühendisi, Çevre Mühendisi, Jeoloji Mühendisi, Maden Mühendisi, Ziraat Mühendisi, Orman Mühendisi ve Biyologtan oluşan bilirkişi heyetiyle mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan (Orman Mühendisi bilirkişinin belirttiği ve raporda Orman Mühendisi Bilirkişinin muhalefet şerhi olarak belirtilen tespitleri ayrı tutulmak üzere) █████/2024 tarihli Bilirkişi Raporunun; 3.1.) Dava konusu ‘Çevresel Etki Değerlendirme Olumlu’ kararının dayanağı proje
tanıtım dosyasında yer alan hususlar ayrı ayrı değerlendirilerek, söz konusu
projenin çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili
mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olup olmadığının
araştırılması ve bu suretle ‘Çevresel Etki Değerlendirme Olumlu’ kararının yerinde
olup olmadığının değerlendirilmesi başlığında; Nihai ÇED Raporu ve ÇED sürecinde Kurum Yazışmaları ve Mahkeme Kararları
incelendiğinde ve mer’i Mevzuat çerçevesinde değerlendirildiğinde; projenin başvuru
dosyasının mer’i mevzuata uygun şekilde hazırlanarak bakanlığa 2019 yılında sunulduğu,
ÇED süreci içerisinde revize edildiği, ilk sunumundan yaklaşık 4 yıl sonra 2023 yılında
tamamlanarak mevzuata uygun şekilde komisyon tarafından incelendiği ve
değerlendirildiği, halkın görüşlerine sunulduğu, Bakanlık tarafından ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu’ kararı verildiği, bu kararın e-ÇED sistemine yüklendiği, Nihai
ÇED Raporunun ekleri ile birlikte 4172 sayfadan oluştuğu, Raporun Ekinde sunulan
raporların bilimsel esaslara uygun şekilde hazırlandığı, bu raporlarda ve bu raporları
dikkate alarak hazırlanan Nihai ÇED Raporunun proje alanına özgü jeolojik, hidrojeolojik,
madencilik, çevre mühendisliği, doğal yer süreçleri ve ekolojik bilgiler bakımından yeterli
olduğu, alandaki habitat tiplerine, fauna türlerine olumsuz zararının önleneceğinin
belirtilmesi, tesisin faaliyete geçmesi halinde projede öngörülen hususların planlandığı
şekilde gerçekleştirilmesi ve verilen taahhütlere uyulması durumunda deniz ekosistemi
ve su ürünlerini olumsuz etki yapmayacağının belirtildiği, Lavvar tesislerinde oluşan atıklar arasında şlam malzemesi bulunacağı, bu şlam
malzemesinin, kömür yıkama tesislerinde üretilip ve havuzlarda bekletildiği, içeriği, yüksek
miktarda çok küçük boyutlu kaolinit, illit, muskovit, kuvars gibi minerallerden oluşan
inorganik kirleticileri ve kömür tanelerini içerdiği, bu atıksuların bertaraf edilmemesi halinde
dere boyu hattında ve denize ulaşması halinde koyu renk oluşturacak kolloidal maddeler
oluşabileceği, ancak ÇED raporu incelediğinde çevre mühendisliği açısından uygulanan
atıksu arıtma tekniğinin bu kolloidal maddelerin çöktürülmesinde etkili olacağı, arıtılmış
atıksuyun yönetmelikler çerçevesinde alıcı ortama deşarjı uygunsa verilebileceği veya
kapalı devre sistemde tekrar hatta verilerek kullanılacağının belirtildiği, ayrıca tesis alanı
içerisinde de yağış suları, toz bastırmak için kullanılan sprink sularının oluşturduğu yüzey
sularının da lavvar tesisi atıksuyu olarak kabul edilmesi gerektiği ve bu suların toplama
hatları ile toplanarak arıtılacağının belirtildiği, Lavvar tesisin hemen deniz kenarında
yapılmasına rağmen atıkların deniz suyuna karışmasının önleneceği, kapasitelerinin
yeterli olduğu, üretilmesi planlanan tüvenan kömürün lavvarda yıkanarak temizleneceği,
bu esnada oluşabilecek sızıntının Çatak Deresi yoluyla Karadeniz’e ulaşmasının
önleneceğinin belirtildiği, bu sebeple ÇED dosyasında belirtilen hususlar ve keşifte yapılan incelemeler
doğrultusunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ilgili yönetmeliklerine
uyulması taktirinde tesisten kaynaklı atık ve atıksuların denize ulaşmasının söz konusu olmayacağı,
Tarlaağzı balıkçı barınağının söz konusu projenin inşasından dolayı
etkilenmeyeceği, proje alanının büyük kısmının ormanlık alanda olmaması nedeniyle, proje
dosyasının jeolojik, madencilik, çevre mühendisliği, doğal süreç ve ekolojik yönden
yerindeliği noktasında, ‘ÇED Olumlu’ kararı verilmesine ilişkin dava konusu işlemin
yerinde olduğu değerlendirmesi yapıldığı belirtilmiştir.
Bilirkişi Raporunun
3.1.2) Proje tanıtım dosyasında verilmiş taahhütlerin yeterli ve gerçekçi olup
olmadığı hususunda kanaat oluşturacak proje alanında yapılmış gözlem ve
incelemelere dayalı somut ve teknik tespitlere yer verilmesi başlığında; Taşkömürü Havzası içerisinde alt ölçekli planların (1/25.000, 1/5000 ve 1/1000)
tasmana maruz kalacak/olası alanlar/tasman etki alanları göz önünde bulundurularak
yapılması ve Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü’nün görüşünün alınması
zorunludur. Bu doğrultuda, jeolojik yapı irdelenerek, bu alanlar üzerinde herhangi bir
yapılaşma kararı getirilmemesine özen gösterilecektir. Aksi halde “3303 sayılı Taşkömürü
Havzası’ndaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun” hükümleri geçerlidir. VI.33.12.4.
Planlama Bölgesi içerisinde Taşkömürü İşletme Müesseselerine ait kömür üretimine
yönelik tesislerde ve atık sahalarında ekolojik, çevresel ve altyapıya ilişkin tüm önlemlerin
alınması zorunludur. Bu alanların kullanımı sona erdiğinde rehabilite edilmesi
sağlanacağı, Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğü’nün ... tarih ve ... sayılı
görüş yazısında belirtildiği üzere kömür hazırlama tesisleri faaliyetin bitmesi sonrasında
kaldırılarak faaliyet alanının rehabilite edileceği, Entegre Proje ile ilgili Bartın İl Özel
İdaresi’nin görev ve sorumluluk alanında bulunan alt yapı ve üst yapılara zarar
verilmeyeceği, yapılacak çalışmalarda Bartın İl Özel İdaresi’ne bilgi verileceği, İDK’ya dahil edilen Ulaşım ve Kıyı Yapıları şube Müdürlüğü’nün 03.08.2022 tarihli görüş
yazısında, proje kapsamında yer alan kıyı yapıları ile uyumlu plan teklifinin ÇED
Raporuna eklenmesi ve plan teklifi hakkında Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğü ile
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürlüğü’nün görüşünün alınmasının uygun olacağı belirtilmiştir. Mekânsal Planlama ile Tersaneler ve
Kıyı Yapıları Genel Müdürlükleri İDK üyesi olup, görüş yazıları ÇED Raporu Ek-7, Ek-8,
Ek-31’de verilmiştir. Kıyı yapıları için hazırlanan plan teklifi ÇED sürecinin tamamlanması
ile sunulacaktır.
Bartın İl Özel İdaresi,... tarih ve ... sayılı görüş yazısında 1/100.000, ve 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planları ile ilgili plan hükümlerine uygun işlem
yapılması, alt ve üst yapılara zarar verilmemesi kaydıyla, projenin kurumları açısından
sakınca oluşturmadığını belirtmiştir. Bartın il Özel İdaresi’nin ... tarih ve ...
sayılı görüş yazısında projenin kurumları açısından sakınca oluşturmadığı yinelenmiştir.
Bartın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün... tarih ve ...
sayılı görüş yazısında, 5543 Sayılı İskan Kanunu kapsamı içerisinde kalmadığı
belirtilmiştir.
Bu görüşe ek olarak, Bartın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün
...tarih ve ... sayılı görüş yazısında, 3621 Sayılı Kıyı Kanununun
Uygulanmasına Dair Yönetmelik kapsamında yapılan incelemede, proje alanına ilişkin
27.10.2016 tarihinde onaylanan Zonguldak-Bartın-Karabük Planlama Bölgesi 1/100000
ölçekli Çevre Düzeni planı değişikliğine ilişkin işlemin yürütülmesinin durdurulması ve
iptali talebiyle Danıştay 6. Dairesi’nin E.█████████ esasına kayden açılan davada işlemin
iptaline dair mahkeme kararı bulunması nedeniyle talebin üst ölçek planlarına göre
değerlendirilmesi yönünde görüş verilemediği belirtilmiştir. 3621 Sayılı Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine göre kıyıda ve sahil şeritlerinde kalan
alanlar için uygulama imar planı yapılmadan ve onaylanmadan uygulama
yapılmayacaktır.
Davacılar vekilinin dava konusu idari işlemin hem ÇED Yönetmeliğinin 25.
maddesine hem de Dolgu Alanı ve Rıhtım ile Liman Tesislerinin 1/100.000 ölçekli
Zonguldak-Bartın-Karabük illerini kapsayan Çevre Düzeni Planına işleyen 27.10.2016 tarihli Bartın ve Bartın Kıyı Kesimi
planlama alt bölgesi 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına Dolgu Alanı ve Rıhtım ile
Liman Tesislerinin işlenmesine dair değişikliğin iptaline dair ... Bölge İdare
Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... Esas ... Kararına açıkça aykırı
olması nedeniyle Yürütmenin Durdurulmasına karar verilmesini gerekçe göstererek idari
işlemin iptal talebinin yerinde olmadığı, söz konusu kararların dava konusu ÇED olumlu kararı
ile herhangi bir bağlantısının bulunmadığı, ÇED sürecinde T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Mekânsal
Planlama Genel Müdürlüğü’nün 28.02.2023 tarihli cevabi yazısı özetlenerek gerekli izinler alınmadan projeye başlanmayacağının taahhüt edildiği, Bartın Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün █████/2023 tarihli yazısı özetlenerek proje alanında, Çevre Düzeni Planı talebinde bulunulduğu, bu talep ile sürecin devam ettiğinin Nihai ÇED Raporundaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığının belirtildiği, devamında Bilirkişi raporunda; Çevresel Etkiler ve Çözüm Önerileri Başlığında; Nihai ÇED raporunda yer verilen tesisin konumu ve yerleşimi, Hava Kirliliği ilişkin ÇED Raporunda yer verilen Toz Kontrolü, Açık Alanlar, Kapalı Alanlar, Rüzgar Yönü, Sürekli Önlemler alt başlıklarına yer verilmiş, "Tesiste 9 adet noktada PM10 ölçümleri yapılmış olup, SKHKKY Ek-1-b.2 kapsamında
sınır değer olan 3 mg/Nm3 değerini aşmadığı saptanmıştır. Tesiste 4 adet noktada çöken
toz ölçümü yapılmış olup, SKHKKY Ek-1-b.2 kapsamında sınır değer olan 450 mg/m2-
gün değerini aşmadığı yapılan ölçümlerle saptanmıştır. Ancak toz emisyonları anlık
gerçekleşebilen emisyonlardır ve ölçüm yapıldığında tozuma olmamış olabilir bu sebeple
özellikle yaz aylarında toprağın nemli kalması önemlidir. Ancak genel itibari ile tozuma
toprak ve türevlerinden olduğundan tesise gelen yolların ve tesis içinin beton ile
kaplanması gerekmekte ve sulama sıklığı arttırılmalıdır.
Tesiste organik buhar ve gaz emisyonu oluşturacak kirletici bulunmamaktadır. Tesiste
baca kaynaklı herhangi bir emisyon kaynağı bulunmadığından filtre sistemi yoktur bu
sebeple tesis sahası, kırma, eleme, yükleme, boşaltma ve depolama alanları pulverize
su ile yaz aylarında hava koşullarına göre daha sık olmak şartı ile sık sık sulanmalıdır.
Tesis içi yollar düzenli olarak temizlenmekte ve gerektiği durumlarda sulanacağı
belirtilmiştir. Tesiste toz yapıcı herhangi bir yanma işlemi gerçekleşmemekte olduğu
belirtilmiştir. Tesis bağlantı yollarından birine ilişkin fotoğraf Şekil 2’de gösterilmiş, İçme Suyu alt başlığında; Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının illere göre hazırladığı 2022 yılı çevre
durum raporunda Amasra Belediyesi, yer altı su kaynaklarından temin edilen suların; evsel,
ticari, sanayi, inşaat, resmi ve tarım alanında kullanılmadığı, Yer altı kaynaklarından
temin edilen Uğurlar Köyü İçme Suyu miktarının; 19 lt/sn olduğu ancak İçme Suyu Arıtma Tesisi
bulunmadığı, bölgede içme suyu arıtma tesisi bulunmadığı belirtilmiştir. Gömü ve
Tarlaağzı bölgesini gösterecek topografik haritada (Şekil 3) tesis ile yerleşim bölgeleri
arasında arazide kot farkının olduğu, tesiste mevzuatsal açıdan alınacak önlemlerin
yerinde olması, lavvar tesisinden kaynaklı şlam atıklarının kil, silt vb. doğal içerikli atıklar
içereceğinden ve belirli periyotlarla izleme çalışmalarının olması dolayısıyla içme suyu ve
yeraltısuyu açısından kirlilik oluşturacağı düşünülmediği, Su Kirliliği ve Çevresel Kirliliklerin Modellenmesi ve Analizi alt başlığında, Nihai ÇED Raporunda belirtilen hususlara, Çevre Mevzuatında belirtilen standartlara uygun olarak tasarlandığı belirtilmiş, yine genel olarak Nihai ÇED Raporunda belirtilen hususlara Atıksu ve Yağmursuyu Arıtımı, Havuz Hacimleri ve Arıtma Sistemleri, Atıksu Arıtma Yöntemleri, Saha Yağmursularının Toplanması ve Kullanımı, Proje Sahası ve Drenaj Sistemi, Betonlama ve Drenaj, Yeraltı Suları Analiz ve Değerlendirmesi, Yeraltı Suyu Ölçümleri ve Analizleri, Analiz Sonuçları, Alınacak Önlemler ve Yönetmelik Uyumu, Atık Yönetimi, Liman Dolgu Alanı ve Kömür Taşıma Bantları, Deniz Kirliliği ve Etkileri, Balıkçılık ve Turizm Üzerindeki Etkileri, Gürültü Kirliliği, alt başlıklarıyla kısaca yer verilmiştir.
Bilirkişi Raporunun; 3.1.3-) ... Enerji ve Maden Tic. A.Ş. tarafından yapılması planlanan ‘Kömür
Hazırlama (Lavvar) Tesisleri ve Dolgu Alanı ile Rıhtım Projesi’ ile ilgili olarak verilen
‘Çevresel Etki Değerlendirme Olumlu’ kararına yönelik olarak: insan, bitki, toprak,
hava ve su kaynaklarını fiziksel, biyolojik ve sosyo ekonomik yönlerden olumsuz
biçimde etkileyip etkilemeyeceği başlığında; Proje Alanının Amasra İlçesinde Tarlaağzı Köyü ve Gömü Köyü’nü; Merkez İlçesinde
Çamlık, Kaman ve Kazpınarı Köylerini kapsadığı, Tarlaağzı köyünün Batı Karadeniz
kıyısında kurulmuş geçimini genellikle hayvancılık, arıcılık, balıkçılık ve Amasra
ilçesindeki maden ocağından sağladığı, Gömü Köyünün Tarlağazı köyü ile benzer fiziki özellikler taşıdığı, köyün deniz kıyısında olmasına
karşılık denizin kıyısından yükselen sarp kayalıklardan dolayı deniz ulaşımının Tarlaağzı
köyü balıkçı barınağından sağlandığı, köyün ova üzerine kurulduğu, tarım ve
denizciliği başlıca geçim kaynağı olduğu, proje sahasına Amasra-Bartın karayolundan ve Tarlaağzı Köy yolundan ulaşımın mümkün olduğu, dür. Arazi hazırlık, mobilizasyon ve inşaat aşamasında ağır ekipmanların proje
sahasına taşınması için, alternatif 1,7 km’lik yol yapılması gerekliliğinin ortaya çıktığı, ilaveten, saha sınırları içinde, tüm ünitelere ulaşımın sağlanabilmesi için servis yolları yapılacağı, Entegre Projenin inşaat aşamasında toplam 150 kişinin, işletme aşamasında
ise 133 kişinin istihdam edilmesi planlandığı, çalışacak personelden; 100 kişi dolgu
alanı ve rıhtım sahası, 50 kişi ise Lavvar Tesislerinin inşaatında çalışacağı, işletme
aşamasında ise 65 kişi rıhtım sahası ve 68 kişi ise Lavvar Tesislerinde çalışacağı, Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürlüğü’nün ... sayılı yazısında proje
kapsamında yapılmak istenen, lavvar tesisleri, lavvarlanmış kömür stok sahası, atık
depolama sahaları ve kazı fazlası depolama sahalarının yörede bulunan yatırımlar ya da
yapılması planlanan yatırımlar açısından bir sakıncasının bulunmadığının belirtildiği, Filyos Liman Projesinin fizibilitesini olumsuz etkilememesi amacıyla,
yapılması planlanan rıhtım tesisinde 3. şahıslara hizmet verilmeyeceğinin vurgulandığı, Entegre Proje bileşenlerinden Dolgu Alanı ile Rıhtım projesinin, taşkömürünün civardaki
sanayilere sevki için inşa edileceği, kömür ithalatına kapalı olacağı, Tersaneler ve
Kıyı Yapıları Genel Müdürlüğü’nün ... tarih ve ... sayılı görüş yazısında
Entegre Projenin, yatırımları açısından herhangi bir sakınca teşkil etmediği ve ÇED
Raporunun uygun bulunduğunun belirtildiği, bu çalışmalar neticesinde alanda tespit edilen denizel flora ve fauna türlerine ait
detayların, endemiklik durumları, alanın ekolojik yapısı, faaliyetin inşaat ile işletme
aşamasında denizel flora ve fauna türleri üzerinde olası etkileri ve bu etkileri bertaraf
edecek önlemler Nihai ÇED Proje Ekinde verilen ‘Ekolojik Değerlendirme Raporu’nda’
verildiği, ayrıca, deniz ekolojisindeki değişimleri izlemek amacı ile numune
noktaları ile mevsimsel izleme programına da yer verildiği, proje alanının büyük bir kısmını orman
arazileri oluştururken, diğer kısımlarında tarım ve mera arazileri bulunduğu, Bartın İl
Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün ... tarih ve ... sayılı görüş yazısında
belirtildiği üzere, Kömür Hazırlama (Lavvar) Tesisleri ve Dolgu Alanı ile Rıhtım Entegre
Projesi sınırları içerisinde kalan tarım arazilerinin kati proje aşamasında tarım dışı amaçlı
kullanım için 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu, Mera alanlarının
tahsis amacı değişikliği için 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında Bartın İl Tarım ve
Orman Müdürlüğü’nden gerekli izinlerin alınacağının belirtildiği, Bartın İl Tarım ve
Orman Müdürlüğü’nün... tarih ve ... sayılı görüş yazısında proje sınırları
içerisinde kalan tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı için 5403 sayılı Toprak Koruma ve
Arazi Kullanımı Kanunu, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu’nun; "İstihsal Yerlerindeki
Değişiklikler" ile ilgili 7. maddesi, "Su Ürünlerini Zarardan Koruyacak Tedbirler" ile ilgili 9.
maddesi ve "Sulara Zararlı Madde Dökülmesi" ile ilgili 20. Maddesi hükümleri
doğrultusunda;
1)Su ürünleri istihsal sahası ve üreme ortamları olan dere, akarsu gibi yapıların
tahrip edilmemesi,
2) Su ürünlerinin beslenme ortamlarının bozulmaması,
3) Dere yataklarının değiştirilmemesi,
4) Akarsuyun doğal yapısının değiştirilmemesi
5) Su kirliliğine neden olunmaması şeklindeki şartlara uyulması
Ayrıca Mera alanlarının tahsis amacı değişikliği için 4342 sayılı Mera Kanunu
kapsamında gerekli izinlerin alınması kaydıyla bir kurumları açısından sakınca
bulunmadığının belirtildiği, Toprak kirliliği Proje alanının mevcut kirlilik yükünün belirlenmesi amacıyla, 51
noktadan numune alınarak, SGS Dilovası Çevre Laboratuvarı tarafından
gerçekleştirildiğinin belirtildiği, Bilirkişi Raporunun Flora ve Fauna alt başlığında; Nihai ÇED Proje EK-14 ( Ekolojik Değerlendirme ) de flora ve fauna üzerine yapılan
tespitlerin keşif sırasında yapılan tespitler ile uyumlu olduğu, söz konusu
değerlendirmenin gerek gözlem gerekse literatür anlamında inceleme ile oluşturulduğu, Flora anlamında 3 adet endemik tür tespiti yapılmış ancak bunların nadir ve lokal endemik
tür olmadığı tespiti yapıldığı, fauna anlamında herhangi bir endemik türe rastlanmadığı
tespitlerine yer verildiği, Ekolojik değerlendirmede kullanılan yöntem, gözlem ve
değerlendirmelerin mevcut duruma uygun olduğu, tespitlerin yerinde ve yeterli olduğunun değerlendirildiği, Proje alanındaki flora ve fauna türlerinin korunmasına yönelik olarak bir takım
alınması gerekli önlemler ve dikkat edilmesi gereken hususların ekolojik değerlendirme de
ifade edildiği ve söz konusu tespit ve değerlendirmelere uyulması halinde projenin flora
ve fauna anlamında kalıcı bir hasara neden olmayacağının tespit edildiği, alınması gereken tedbirlere
ilişkin değerlendirmelerin yerinde ve uygun olduğunun değerlendirildiğinin belirtildiği, Dere Yatağı alt başlığında, Proje sahasında yer alan Gömü ve Çapak derelerine ilişkin olarak DSİ 23. Bölge
Müdürlüğünce Gömü ve Çapak Dereleri Derivasyon Projeleri konulu...tarih ve
... sayılı yazı ile proje sahibine yönelik yazısına değinildiği, saha incelemeleri sırasında dere yatağında mevcut durumda ıslah çalışması
görülmediği, ancak ÇED raporunda belirtilen önlemlerin alınarak saha içerisine mevcut
durumda tesis inşaatı aşamasında olduğu için ve taahhüt ettiği teknik uygulamaları ilgili
kurum ve kuruluşların desteğinde uygulandığında dere yataklarında herhangi bir kirlilik
problemi ile karşılaşılamayacağı ancak keşif sırasında görünen mevcut durum şeklinde
kalırsa sahanın beton olmayışı, dere yatağı şevlerinin mevcut durum gibi olması problem
oluşturabileceği değerlendirmesinin yapıldığı, Yeraltı Suları Kirliliği, Yer Altısuları Analiz ve Değerlendirmesi alt başlıklarında; Proje alanındaki yeraltı sularının analiz edilerek ve değerlendirildiği, Yeraltı sularının
kalitesinin, ilgili yönetmeliklerde belirtilen standartlara uygun olarak kontrol edildiği, yapılan
analizlerde, yeraltı sularında ağır metal ve diğer kirletici maddelerin bulunup bulunmadığının tespit edildiği, bu değerlendirmelerin, çevresel etkilerin minimize edilmesi ve yeraltı
sularının korunması açısından önemli olduğunun belirtildiği, Nihai ÇED Raporundaki analiz sonuçlarının paylaşıldığı, yine Nihai ÇED Raporundan Sızdırmazlık Önlemleri, Drenaj Sistemleri, Gözlem Kuyuları alt başlıklarına değinilerek, bu kapsamda yapılan yeraltı suyu analizleri ve alınacak önlemlerin, projenin
çevresel etkilerini minimize edecek şekilde planlandığı, ilgili bakanlıkların yasal
mevzuatına uyulması sürecinde tesisten kaynaklı içme ve kullanma suyuna problem
oluşturma niteliği olmadığı, projede önerilen proseslerin teknik açıdan uygun olduğu, Toprak Kirliliği ve Ağır Metaller alt başlığında da
Nihai ÇED Raporunda bahsedilen tedbirlerin alınması ve taahhütlerin yerine getirilmesi
durumunda; Kömür Hazırlama (Lavvar) Tesisleri ve Dolgu Alanı İle Rıhtım Entegre
Projesi ile ilgili olarak verilen ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu’ kararının: insan, bitki,
toprak, hava ve su kaynaklarını fiziksel, biyolojik ve sosyo ekonomik yönlerden çevreyi
olumsuz yönde etkilemeyeceği değerlendirmesinin yapıldığı belirtilmiştir.
Bilirkişi Raporunun 3.1.4-) Projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin alınacak önlemler
ve verilen taahhütler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olup olmadığı başlığında; ... Enerji ve Maden A.Ş.’ye ait Bartın İli Amasra İlçesi Gömü Köyü Kömür
planlanan ‘Kömür Hazırlama (Lavvar) Tesisleri ve Dolgu Alanı İle Rıhtım Projesi’ için
Dokay-Çed Çevre Mühendisliği Ltd. Şti. tarafından 4 yılda hazırlanan ‘Kömür Hazırlama
(Lavvar) Tesisleri ve Dolgu Alanı İle Rıhtım Entegre Projesi’, Ekleri ile birlikte toplam 4172
(dört bin yüz yetmiş iki) sayfa olduğu projenin
Çevresel açıdan hava kirliliği yönünden yapılan toz ölçümleri ve alınacak önlemlerin
teknik ve bilimsel açıdan uygun olduğu, İşletme açısından toz ölçümlerinin periyodik olarak
izlenmesinin yerinde olacağı, Gürültü kirliliği modellemesinin teknik ve bilimsel açıdan
uygun olduğu, belirtilen mesafelere göre gürültü seviyelerinin gürültü kirliliğinin yayılmasını
önlemek için alınacak önlemlerin yeterli olduğu, tesis sahasında oluşan yağmur sularının
biriktirilmesi ve arıtma tekniği çevre mühendisliği açsından uygun olduğu, ancak tesis sahası
içerisindeki suların endüstriyel sınıfta değerlendirileceğinden sızdırmaz beton yapılarak
saha sularının diren edilmesi gerektiği, tesis bağlantı yollarının toz oluşmaması için beton olması gerektiği,
hazırlanan ÇED Raporunda alınan önlemlerin Raporda yer verilen yönetmelikler göz önünde alınarak hazırlandığı, proje alanına özgü jeolojik, hidrojeolojik, madencilik, çevre ve ekolojik bilgiler
bakımından yeterli olduğu, söz konusu bu bilgiler birbiri ile entegre edilmiş, proje alanına
ve çevresine yönelik muhtemel olumsuz etkilerini önlenmesine yönelik olarak yapılan plan
ve projeler (Yönetmeliğin öngördüğü Haritalar (Topografik harita, Jeolojik Harita, Şimdiki
Arazi Kullanımı Haritası, Vaziyet Planı, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı vb.),
Jeolojik-Jeoteknik Etüt Raporu; Hidrografik ve Oşinografik Etüt Raporu; Hidrojeoloji
Raporu; ... Enerji ve Maden Ticaret A
:Ş. tarafından Bartın İli, Amasra İlçesi ve
Merkez İlçe Gömü, Tarlaağzı, Kazpınarı ve Gavurpınar Köylerinde Yaptırılacak Olan, Kömür Çıkarma, Kömür Hazırlama Tesisleri Projeleri İçin Ekolojik Değerlendirme Raporu; Dalgakıran, Dolgu Koruma ve Kronman Duvarları Hesap Raporu ile Mendirek Jeoteknik
Hesap Raporu; Rüzgar, Dalga İklimi, dalga Transformasyonu, Liman İçi Çalkantı,
kumlanma Potansiyeli ve Derin Deniz Deşarj Sistemi seyrelme Modellemeleri Raporu;
Hava Kalitesi Dağılımı Modellemesi Raporu; Akustik Raporu; Kömür Hazırlama (Lavvar)
Tesisleri ve Dolgu Alanı ile Rıhtım Projeleri İçin Peyzaj Onarım Planı Raporu; 2 adet
Lavvar Atık ve Kazı Fazlası Depolama Tesisi Tasarım Projelerinin Teknik Raporu(Bölüm
5
: Kömür Zenginleştirme (Lavvar) Tesislerinden Çıkan Atık Miktarlarının Yapılması
Planlanan İki Adet Atık Depolama Sahası Depolanmasındaki Sürecin Kümülatif Olarak
Değerlendirilmesi); Bartın İli Amasra ve Merkez İlçelerinde Yapılması Planlanan 2 Adet
Lavvar Atık Depolama Sahası ve Kazı Fazlası Toprak Depolama Sahası Projelerinin: Şev
Kinematik analizi ve Şev Düzenleme Çalışması Teknik Raporu; Bartın İli Amasra İlçesi,
Gömü ve Kazpınar Köyü Sınırları İçerisinde Kalan Atık Depolama Tesisi-1, Lavvarlanmış
Kömür Stok Sahası-1, Lavvarlanmış Kömür Stok Sahası-2, Kömür Hazırlama Tesisi-1,
Kömür Hazırlama Tesisi-2, Atık Depolama Tesisi-2, Kazı Fazlası Malzeme Depolama
Alanlarında Zeminlerin Araştırılmasına Yönelik Jeofizik Etüd Raporu; 2 adet Lavvar Atık
ve Kazı Fazlası depolama tesisi Kaza ve Afet durumlarında; Çevredeki Yerleşim
Birimlerinin Olumsuz Yönde Etkilenebilirliğini Değerlendiren Risk analiz Raporu; DSİ 23.
Bölge Müdürlüğü’nün ...Tarih ve ... sayılı Dere Islahları Proje Onay
Yazısı, Projesi ve İTÜ Tesis Yerleşim Gerekçe Raporu; Tasman Değerlendirme Raporu
ve Tasman Jeomekanik Değerlendirme Raporu; Acil Durum Eylem Planı; Kömür
Yoğunluğu Analiz Raporu ve Kömür Yıkanabilirlik Çalışma Raporu ve Kömür
Zenginleştirme (Lavvar) Tesislerinden Çıkan Atık Miktarının Yapılması Planlanan İki Adet
Atık Depolama Sahasına ve proje dışında planlana 160.000 m3 Atık/pasa sahasında depolanmasındaki Sürecin Kümülatif Olarak Değerlendirmesi; kapatma planları bilimsel
esaslara ve akademik çalışmalara göre hazırlanmış, çevre üzerindeki muhtemel olumsuz
etkilerini yönelik alınacak önlemlerin yeterli olduğu, verilen taahhütlerin ise yerinde ve
kabul edilebilir düzeyde olduğu sonucuna varıldığı belirtilmiştir.
Bilirkişi Raporunun; 3.1.5-) Proje başvuru dosyası ve ekleri ile keşif esnasında elde edilecek bilgilere
projeye ilişkin verilen ‘ÇED Olumlu’ kararının 2872 sayısı Çevre Kanununa, bu
kanuna dayanılarak hazırlanan ÇED Yönetmeliği’ne ve kamu yararına uygun olup
olmadığı, söz konusu proje hakkında ÇED sürecini başlatılarak ÇED raporu
düzenlenmesinin gerekip gerekmediği başlığında; ülkemizin enerji ithalatının toplam ithalatımızın yaklaşık dörtte birini oluşturması
nedeniyle, önümüzdeki dönemde küresel enerji piyasalarındaki fiyat ve arz gelişmeleri,
Türkiye ekonomisini hem büyüme dinamikleri hem de cari açık açısından etkilemeye
devam edeceği, dış ticaret açığının %60-70’ini net enerji ithalatından kaynaklandığı, hızla büyümekte olan enerji talebinin karşılanabilmesi için petrol, doğal gaz ve taşkömürü
ithalatının sürekli arttığı, bu proje ile birlikte Türkiye’nin dış kaynaklara olan bağımlılığının azaltılması, cari açığın azaltılması, bölgenin kalkınma potansiyelinin ortaya
çıkarılması, bölgede ve ülkede sayıları hızla artan sanayi tesislerine sağlıklı ve sürekli
kaynak sağlanmasını amaçlanması nedeniyle kamu yararına uygun bir proje olduğu, Proje sahibi ... Enerji ve Maden Tic. A.Ş. firmasınca taşkömürü maden projesi
için şu ana kadar 600.000.000,- USD($) harcanmış olduğu, Nihai ÇED Projesinde yer
alan projeler ile birlikte toplam maliyeti yaklaşık 850 milyon USD tutarında olduğunun ifade
edildiği, yatırımları, tamamlanan maden yeraltı (kuyular, galeriler vb.) ve yerüstü
düzenleri inşası, ekipmanlar, makinalar, güç ünitesi düzenleri, şalt tesisi montajları ve
ilave olarak gerekli olacak tam mekanize üretim ekipmanları, pano içi hazırlıklar, lavvar
ve rıhtıma ait inşaat ve proje finansman maliyetlerinden ve giderlerinden oluştuğu, ekipman tedariğinde tedarikçi finansmanından mümkün olduğu kadar faydalanmanın hedeflendiği, tedarikçi finansmanının mümkün olmadığında finansmanın öz kaynaklardan
sağlanacağı, Dolgu Alanı ve Rıhtım fizibilite çalışmasına esas teşkil eden (Kazı, dolgu,
dolgu koruma, dalgakıran, rıhtım, altyapı inşaat işleri ile hizmet binaları ve elektrik işleri
dahil) yatırımların toplam bedeli 70.000.000,-USD($) olması beklendiği, Entegre Proje
kapsamında yapılması planlanan Lavvar Tesisleri toplam bedeli 12.000.000,-USD($)
olacağı ve proje yatırımlarının, öz kaynak ve kredi kuruluşundan finanse edileceğinin öngörüldüğü, bu nedenle projenin kamu yararına olduğunun açıkça görüldüğünün belirtildiği, geçen zaman içerisinde projenin değişen kapsamı ve proje ile ilgili bir takım teknik bilgiler tekrarlanarak Sonuç olarak; Proje başvuru dosyası ve ekleri, Bakanlığın Görüş yazısı, başvuru
sahibi firmanın ÇED süreci devam eden ‘Kömür Hazırlama (Lavvar) Tesisleri ve Dolgu
Alanı ile Rıhtım entegre’ projesinin çevresel etkilerinin kümülatif etkilerinin
değerlendirilmesi, ilgili mevzuat hükümleri ile █████/2024tarihli mahallinde yapılan keşif
esnasında elde edilen bilgilere göre; ... Enerji ve Maden Tic. A.Ş. tarafından
yapılması planlanan ‘Kömür Hazırlama (Lavvar) Tesisleri ve Dolgu Alanı ile Rıhtım
Entegre Projesi’ ile ilgili yeniden ÇED süreci başlatılarak ÇED raporu düzenlenmesi
gerekmediği belirtilmiştir.
Bilirkişi Raporunun 3.1.6-) ‘ÇED Olumlu’ kararına dayanak alınan proje tanıtım dosyasının gerek çevresel, gerekse bilimsel alanlarda eksikliklerin olup olmadığı, varsa bu
eksikliklerin düzeltilebilir nitelikte olup olmadığı hususlarının değerlendirilmesi
başlığında;
... Enerji ve Maden A.Ş.’ye ait Bartın İli Amasra İlçesi Gömü Köyü planlanan
‘Kömür Hazırlama (Lavvar) Tesisleri ve Dolgu Alanı İle Rıhtım Projesi’ için
...Çevre Mühendisliği Ticaret Ltd. Şti. tarafından hazırlanan Proje başvuru dosyası(PTD),
T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafında tespit edilen eksiklerin de
giderilerek revize edildiği, Revize edilen ve http://eced.cbs.gov.tr (e-ÇED yazılım portalı)
web adresine yüklenerek ÇED Yönetmeliği’nin 15. Maddesinin (a) bendi uyarınca
incelenen ve değerlendirilen Nihai ÇED Raporu (2023) gerek çevresel, gerekse bilimsel
alanlarda eksiklik bulunmadığı sonucuna varılmış ve söz konusu proje için yeni bir ÇED
sürecinin başlatılmasına gerek olmadığı kanaatine varıldığı değerlendirilmesinde bulunulduğu, Turizme Etkisi
alt başlığı altında, Sosyal Etki Değerlendirme Raporu’na göre ... köyünün mevcut nüfusunun turizm
sezonundaki yoğunluğa bağlı olarak günlük 1000 kişiyi geçebildiği, Köyün Ankara ve
İstanbul gibi büyükşehirlere göç vermiş, genellikle yaz tatillerinde göç veren nüfustan
köylerine geri dönüp tatil yapan kişilerin mevcut olduğu, ... Köyünün turizm sezonundaki
nüfusunun günde 5000 kişiyi bulabildiği, bu sayıya ulaşılmasının nedeninin hem
köydeki pansiyonculuğun gelişmesi hem de göç edenlerin tatillerini geçirmek için
köylerine geri dönmesi olduğu, Bölgenin ekoturizm bölgesi olarak görüldüğü, proje alanının 250 m yakınında bir turizm tesis alanı, 310 m
yakınlarında kırsal yerleşim alanı, 950 m yakınlarında manzara (turistik) yolu ve 1000 m
yakınlarında ise askeri alan bulunduğu, ayrıca proje alanının sınırında bir balıkçı
barınağı ve tarım arazisi yer aldığı, kırsal yerleşim alanının Atık Depolama Tesisi-
1’e olan uzaklığı 110 m, manzara (turistik) yolunun uzaklığı 580 m, askeri alanın uzaklığı
850 m ve turizm tesis alanının uzaklığı ise 1400 m olduğu, ayrıca Atık Depolama Tesisi-1’in
sınırında tarım arazisi bulunduğu, Lavvar tesislerinin turizme çevresel açıdan etkisinin, çevresel mevzuatlara uyulmadığı
veya aksatıldığı taktirde olumsuz yönde olabileceği, bu tesislerin, kömür yıkama işlemlerinde
kullanılacağı ve çevresel faktörleri etkileyebileceği, özellikle su kirliliği, toprak erozyonu, hava
kirliliği, gürültü kirliliği ve bitki-hayvan yaşamı üzerinde etkileri göz önünde
bulundurulmasının gerektiği, bölgeye gelen turistlerin faaliyetler düzgün yapılmazsa, çevresel
mevzuatlar ışığında çalıştırılmaz ve kontrolleri düzenli sağlanmazsa turizmi
etkileyebileceği ancak Proje Başvuru Dosyasında belirtilen önlemlerin alınması ve verilen
taahhütlere tamamen uyulması halinde turizme olumsuz etkisi olmayacağı, yine Rıhtım projesinin de bölgede bulunan balıkçı barınağı ve halk plajını gemi
taşımacılığının yarattığı çevresel faktörlerden turizmin sınırlı ölçüde etkilenebileceği, ancak
Proje Başvuru Dosyasında belirtilen önlemlerin alınması ve taahhütlerin yerine getirilmesi
durumunda turizme olumsuz etkilerinin ortadan kalkacağının düşünüldüğü belirtilmiştir.
Bilirkişi Raporunun 3.1.8-) Sonuç ve Kanaat bölümünde ise; yukarıda yer verilen değerlendirmeler ışığında;
Projeye ait Nihai ÇED Raporunun Bir bütün olarak değerlendirilmesinden; ‘ÇED Olumlu’ kararının 2872 sayılı Çevre Kanununa, bu kanuna dayanılarak hazırlanan
ÇED Yönetmeliği’ne ve kamu yararı, ülke ekonomisi ve yöre halkının bireysel menfaatleri,
ekoloji ve sürdürülebilirlik açısından uygun olduğu;
Nihai ÇED Raporu’nun jeolojik, madencilik, çevre mühendisliği, doğal süreç,
ekolojik ve ekonomik yönden yerinde olduğu, uygulanması halinde olumsuz etkisinin
olmayacağı, ÇED sürecini eksiksiz tamamladığı, ‘ÇED Olumlu’ kararı verilmesinin yerinde
olduğu;
Nihai ÇED Raporunda (2023 tarihli) verilmiş taahhütlerin yeterli ve gerçekçi
olduğu, █████/2024 tarihinde proje alanında yapılmış gözlem, tetkik ve inceleme
sonucunda proje sahibinin Nihai ÇED Raporunda vermiş olduğu taahhütlerin bir kısmının
yerine getirildiği, diğerlerinin ise yerine getirilmeden projenin başlatılmayacağının
taahhüt edildiği, sonuç olarak projenin çevre üzerine yapabileceği muhtemel olan
etkilerinin alınacak önlemlerle yerine getirilebilir olduğu; Projenin, proje alanına özgü jeolojik, hidrojeolojik, madencilik, çevre ve
ekolojik bilgiler bakımından yeterli olduğu, söz konusu bu bilgiler birbiri ile entegre edilmiş,
projede öngörülen tesisler ile 1 adet ÇED Gerekli Değildir kararı verilen (Danıştay Altıncı
Dairesinin E
:█████████, K:█████████ sayılı ilamı ile iptal edilen ancak bu iptal
kararından sonra ÇED sürecine tabi tutulacak olan) Lavvar tesisi projesinin kümülatif
olarak değerlendirildiği,
Projenin çevresel etkileri bakımından mevzuata uygun olduğu, proje alanına özgü jeolojik, hidrojeolojik, madencilik, çevre ve ekolojik
bilgiler bakımından yeterli olduğu, söz konusu bu bilgiler birbiri ile entegre edilmiş, proje
alanına ve çevresine yönelik muhtemel olumsuz etkilerini önlenmesine yönelik olarak
yapılan plan ve projeler bilimsel esaslara ve akademik çalışmalara göre hazırlandığı,
taahhütlerin yerinde ve kabul edilebilir düzeyde olduğu;
Projenin, Tarlaağzı balıkçı barınağının kuzeydoğusunda yer aldığı, balıkçılık faaliyetlerini doğrudan etkilemeyecek şekilde tasarlandığı, ancak inşaat ve
işletme aşamalarında deniz suyu kalitesindeki olası değişiklikler ve gürültü kirliliği,
balıkçılık faaliyetlerini etkileyebileceği, ancak etkilerin önlenmesi için gürültü bariyerleri ve
çalışma saatlerinin düzenlenmesi gibi önlemler alınacağı taahhüt edildiği,
Turizm açısından, ÇED raporunda taahhüt edilen yükümlülükler yerine
getirildiğinde, doğrudan bir etki olacağının düşünülmediği, Proje Başvuru Dosyasında
belirtilen önlemlerin alınması ve verilen taahhütlerin yerine getirilmesi durumunda turizm
bakımından herhangi bir olumsuz bir durumla karşılanmayacağı; özellikle su kirliliği,
toprak erozyonu, hava kirliliği, gürültü kirliliği ve bitki-hayvan yaşamı üzerinde etkileri göz
önünde bulundurarak alınan önlemlere ve verilen taahhütlere uyulması halinde turizmi
olumsuz etkilemeyeceği; projenin çevresel etkilerinin kümülatif değerlendirilme raporu, ilgili mer’i mevzuat
hükümleri ile █████/2024 tarihli mahallinde yapılan gözlem, keşif ve inceleme esnasında
elde edilen bilgilere göre; yeniden ÇED süreci başlatılarak ÇED raporu düzenlenmesine gerek olmadığı; değerlendirilen Proje Başvuru Dosyasında (Nihai ÇED Raporu (2023))
gerek çevresel, gerekse bilimsel alanlarda eksiklik bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmektedir.
Dava konusu projenin geçirdiği idari ve hukuki aşamadan anlaşılacağı üzere, projeye ilişkin süreç öncelikle; Bartın İli, Amasra ve Merkez İlçesi, ... Köyü ve ... Köyü sınırları içerisinde yapılmak üzere; Kömür Hazırlama (Lavvar) Tesisleri ve Dolgu Alanı ile Rıhtım Projesi ayrı ayrı planlanarak çevresel etki değerlendirme süreçlerinin işletildiği, söz konusu projelere ilişkin ÇED Gerekli Değildir/ ÇED Olumlu Kararlarının yargı kararlarıyla, bu projelerin; entegre proje niteliğinde olması, projelerin çevresel etkilerinin kümülatif olarak değerlendirilmesi ve alınacak önlemlerin tüm projelerin birlikte değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle iptal edilmesi neticesinde, projenin entegre bir proje olarak planlanarak, Bartın İli, Amasra İlçesi, ..., ..., ..., ... ve ... Köyleri sınırları içerisinde yapılacak olan Kömür Hazırlama (Lavvar) Tesisleri ve Dolgu Alanı ile Rıhtım Projesi ile ilgili olarak ... tarihli, ... sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu kararı alındığı görülmektedir.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan ÇED Yönetmeliğinde, ÇED Yönetmeliğine tabi birden fazla projeyi kapsayan entegre projenin yapılmasının planlanması halinde entegre projenin ÇED Yönetmeliğinin Ek-1 veya Ek-2 listesine tabi olması durumuna göre tek ÇED başvuru dosyasının veya PTD'nin hazırlanmasının isteneceği açıkça düzenlenmiş olmakla birlikte, "entegre proje"nin tanımına yer verilmediği, bununla birlikte, gerek uygulamada, gerekse yargı kararlarında proje sahibi tarafından eş zamanlı olarak yapılması planlanan birden fazla projenin bulunması durumunda, söz konusu projelerin konu veya işlev bakımından birbirine hizmet eden yönlerinin bulunması durumunda entegre proje olarak değerlendirilerek, projenin parçası tüm tesislerin çevresel etkilerinin gerek inşaat, gerekse işletme aşamasında tüm unsurları ile birlikte kümülatif olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Kararda detaylarıyla yer verilen Bilirkişi Raporunun incelenmesinden; raporda yer verilen tespit ve değerlendirmelerin, uzmanlık alanları bakımından ayrı ayrı değerlendirme yapılmaksızın, projeye ilişkin ÇED Raporunda ve eki olan diğer raporlarda yer verilen çevresel etkilere ilişkin çalışmaların, raporlamaların ve ÇED Raporunda verilen taahhütlerin tekrarı niteliğinde olduğu, projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin tespiti ile bu çevresel etkilerin en aza indirilmesi için yeterli olup olmayacağı hususunun belirlenmesi konusunda kapsamlı teknik ve yeterli bilimsel veri içermediği, Nihai ÇED Raporunun tekrarı niteliğinde olduğu, bununla birlikte, entegre projeyi oluşturan unsurlar bakımından da kümülatif bir değerlendirme yapılıp yapılmadığının incelenmediği görülmektedir.
Bu itibarla; bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte olmadığı sonucuna varıldığından, uyuşmazlığın tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözümlenebilmesi amacıyla, dava konusu projenin tüm unsurlarıyla birlikte; hem lavvar tesisleri hem de deniz dolgu alanı, dalgakıran ve rıhtım projesinin bir bütün olarak ve projenin çevresel etkilerinin gerek inşaat, gerekse işletme aşamasında tüm unsurları ile birlikte kümülatif olarak değerlendirilmesi, hem kara ve hem de deniz ortamındaki flora ve yaşam alanları ile kara ve deniz ortamındaki fauna ve yaşam alanlarına etkilerinin, proje alanı ve etki alanındaki su ürünleri ve balıkçılık faaliyetlerine, tarım arazilerine, tarım faaliyetleri ile hayvancılığa olası etkilerinin, çevresel gürültü, toz yayılımı, trafik yükü, atıksu, katı atık ve diğer tüm çevresel etkiler bakımından detaylı olarak irdelenmesi gerektiğinden, Nihai ÇED Raporunda yer verilen tüm taahhütlerin çevre ve insan sağlığı üzerinde olabilecek etkilerinin ve alınacak önlemlerin yeterliliğinin, orman mühendisi bilirkişinin tespitleriyle birlikte, ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre yeniden değerlendirilmesi amacıyla; tarafların iddia ve savunmalarında belirtilen hususlar da göz önüne alınarak ek rapor alınması veya gerekirse yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Bu itibarla, karara dayanak alınabilecek nitelikte bulunmayan bilirkişi raporu esas alınarak davanın reddi yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Ayrıca; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin edilen nüfus kayıt örneğinden, davacılardan ...'nın █████/2024 tarihinde vefat ettiği ve bu suretle taraf ehliyetini yitirdiği, davanın da yalnızca ölen davacıyı ilgilendirdiği ve mirasçılarına intikâl eden bir hak niteliğinde olmadığı anlaşıldığından, adı geçen davacı yönünden dava dilekçesinin iptaline karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, █████/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY
:
Temyize konu İdare Mahkemesi kararında; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 2. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, Mahkeme kararının onanması gerektiği oyu ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!