Anahtar kelimeler: Ezine Medenî Uğranılan Oluşması Tazmini Usulden Ret Bursa Kesinlik Şartı

MAHKEMESİ
: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk DairesiSAYISI
: █████████ Esas, 2024/2 KararDAVA TARİHİ
: 24.09.2018KARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ezine Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki tapu kaydının hatalı oluşması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, kesinlik, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin maliki olduğu Çanakkale ili, Ezine ilçesi, Geyikli köyü 1019 parsel sayılı taşınmazı 49.750 m² yüzölçümü ile 30.05.1989 tarihinde satın aldığını, yapılan ölçümler sonucu taşınmazın gerçek yüzölçümünün 39.941,07 m² olduğunun tespit edildiğini, yüzölçümündeki azalma nedeniyle oluşan eksikliğin davalı idareden tazmin edilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu davada Hazineye yöneltilebilecek kusur ya da sorumluluk bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde neredeyse 10 dönüm kadar azaldığına dair şerh olan taşınmazı devrederken müvekkillerinin zarara uğradığını, düzeltme şerhinin tasarruf yetkisini ve mülkiyet hakkını kısıtladığını, müvekkillerinin tapu kayıtlarına güvenerek taşınmazı satın aldıklarını, 20 yıl boyunca tapuda yazan yüzölçümünden daha az metrekare kullandıklarını, müvekkillerinin zararlarının giderilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep etmiştirB. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 09.03.1995 tarihinde davacılar tarafından satın alındığı, tapu kaydındaki yüzölçümünün 49.750,00 m² olduğu, Çanakkale Kadastro Müdürlüğünün 15.05.2015 tarihli ve 39 sayılı düzeltme kararı ile parselin ölçü ve sınırlandırma hatasının düzeltilmesi neticesinde hesaplanan koordinatlara göre sayısal olarak hesaplanan 39.941,07 m² yüzölçümü ile düzeltilmesine karar verildiği, davacıların düzeltme kararının kaldırılması için dava açtıkları, Ezine Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek 25.04.2018 tarihinde kesinleştiği, davacıların taşınmazı düzeltme işleminin kesinleşmesinden önce taşınmazı 21.02.2018 tarihinde 49.750,00 m² yüzölçümü ile sattıkları, zararın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 41 inci maddesi gereğince yapılan düzeltme işleminin kesinleşme tarihi olan 25.04.2018 tarihinde doğduğu, davacıların zararın doğduğu anda malik olmadıkları anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.2. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesinin birinci fıkrası.3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4-383 Esas, ████████ Karar sayılı kararında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir.4. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan ... duygularını sağlamak bakımından aynî hakkının saptanması, herkese açık tutulmasında tekel hakkı sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir.5. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince açılan davalarda, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır. Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup bu tarihe göre tapusu iptal edilen taşınmazın niteliği ve değeri belirlenmelidir. Taşınmazın niteliği arazi ise net gelir metodu yöntemi ile arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir.3. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacıların davaya konu taşınmazda malik olmadıkları anlaşıldığından mahkemece davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARDavacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.