Anahtar kelimeler: Anlaşarak Uhdesinde Ksayılı Zayi Kimliği Akdedilmiş Müşaviri Müşavirlik Müşavir Defter

T.C.

İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: ZAYİ BELGESİ VERİLMESİ
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen ZAYİ BELGESİ VERİLMESİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması neticesinde verilen █████/2024 tarih ve ████████ E. ████████ K.sayılı kararın İstinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin █████/2024 tarih ve █████████ E. █████████ K.sayılı kararı ile hükmün kaldırılarak dosyanın iadesi üzerine yeniden yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile eski mali müşaviri olan ... arasında akdedilmiş olan ...tarihli ve ...No.lu mali müşavirlik hizmet sözleşmesinin 30.09.2023 tarihi itibarıyla haklı sebeple karşılıklı olarak anlaşarak feshedildiğini, mali müşavir ...'in uhdesinde bulunan ve müvekkili şirkete teslim edilmesi gereken defter ve belgelerin teslim edilmediğini, kendisine ... 20. Noterliğinin ...Yevmiye no'lu, ... tarihli ihtarnamesi keşide edilerek; uhdesinde bulunan 2021, 2022 ve 2023 yıllarına dair şirkete ait tüm kanuni defterler, belgeler ve bilgilerin 7 gün içinde teslim etmesinin ihtar edildiği, mali müşavirin ... 13. Noterliğinin ... yevmiye no'lu, ... tarihli ihtarnamesi ile cevap vererek defter ve belgeleri teslim ettiğini beyan ettiği, ancak beyanların asılsız olduğu, teslim etmesi gereken defter ve belgeleri teslim etmekten imtina ettiği, ...Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu. Mali müşavir ...'ın savcılık dosyasına sunduğu 13.10.2023 teslim tutanağında, kanuni defter ve belgeleri teslim alan sıfatıyla ... imzasının göründüğünü, ancak bu tutanakta ne şirkete ait kaşe ne de şirket imza yetkililerince atılmış bir imza bulunduğunu, teslim tarihinde şirketin müdürü ve yetkilisinin Sinan Yılmaz olduğunu, imzaya yetkili olmayan, şirkette şoför konumunda çalışan kişinin 2023 yılına ait kanuni defter ve belgeleri teslim almasının usule ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, defterlerin şirket imza yetkililerine teslim edilmediğini, ...'ün defterlerin tam ve eksiksiz olduğunu denetlemeye ve defterleri teslim almaya yetkili kişi olmadığını, durumun SMM ... tarafından da bilindiğini, zira belgelerin teslimi hususunda 13.10.2023 günü şirketin eski sekreteri olan ..., şoför ... ve müvekkili şirketin muhasebe işlerini verdiği ... firmasında çalışan bir muhasebeci ile birlikte SMM ...'ın ofisine gittiğini, ancak SMM ...'in ticari defterleri ... firmasına teslim etmeyi reddettiğini ve teslimi eksik ve usulsüz olarak ... adına yaptığını, müvekkili şirkete ait 2023 yılı ticari defterlerinin zayi olduğunun tespitine karar verilmesini ve bu hususta zayi belgesinin verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesinde zayi olan defter ve belgeler açık ve net olarak anlaşılamadığından talebin somutlaştırılarak kaybolan defter ve belgelerin tek tek açıklanarak bildirilmesi için davacı vekiline HMK.nun 31.maddesi gereğince süre verilmiş, davacı vekili 29.04.2024 tarihli beyan dilekçesinde dava konusu kaybolan defterlerin 2023 yılına ait Defter-i Kebir, Yevmiye Defteri ve Envanter Defteri olduğunu belirtmiştir.
CEVAP
:
Dava hasımsızdır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; yasal defterlerin (Defter-i Kebir, Yevmiye Defteri ve Envanter Defteri) kaybedilmesi nedeniyle zayi belgesi verilmesi isteminden ibarettir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda █████/2024 tarih ve ...E. ... K.sayılı karar ile "..Somut olayda davacının defterlerin zayi olduğunu dava dilekçesinde ismi geçen şirket çalışanı ...'e teslim tutanağının düzenlendiği 13.10.2023 tarihinde öğrendiğinin kabulü gerekir.
Bir an için bu tarihin kabulü şüpheli bulunsa dahi dava dışı SMM ...'ın davacı şirketin ihtarnamesine cevaben gönderdiği ... 13. Noterliğinin ... yevmiye no'lu, ... tarihli ihtarnamesi davacı şirkete 13.11.2023 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı taraf en azından bu tarihte defterlerin kaybolduğunu öğrenmiş durumdadır.
Görüldüğü gibi davacı taraf defterlerin kaybolduğunu hangi tarihte öğrendiğini savunursa savunsun 15 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonda dava 26.03.2024 açılmıştır. Bu nedenle davanın hak düşürücü süre yönünden usulden reddine karar vermek gerekmekte olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Hükmün istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin █████/2024 tarih ve ... E.... K.sayılı kararı ile "...TTK'nın 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün (█████/2022 Tarihli 7417 sayılı Kanun ile değişik) içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir." hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda; davacı taraf ticari defterlerinin dava dışı mali müşavir tarafından teslim edilmemesi nedeniyle zayi olduğunu iddia etmiş olup bu konuda savcılığa suç duyurusunda bulunmuş ve savcılık tarafından █████/2024 tarihinde, dava dışı mali müşavir tarafından ticari defterlerin dava dışı ...'e teslim edildiği ve üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğine dair somut delil bulunmadığından bahisle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Davacı KYOK'a karşı █████/2024 tarihli dilekçe ile itiraz etmiş olduğundan, ticari defterlerin ... adına teslim edildiğine dair tutanaktan ve iddiasına göre defterlerin zayi olduğundan en geç bu tarih itibariyle haberdar olmuş ve dava █████/2024 tarihinde otuz günlük hak düşürücü süre geçmeden açılmış olduğundan Mahkemece, işin esasına girilmek suretiyle davada re'sen araştırma ilkesinin geçerli olduğu da gözetilerek, ticari defterlerin teslimine dair adı geçen tarafından imzalanmış bir tutanak olup olmadığının araştırılması, bu hususta gerekli olması halinde üçüncü kişilerin beyanlarına başvurulması ve neticeten yukarıda yer verilen yasal düzenleme gereği ticari defterlerin zayi olduklarının kabul edilip edilemeyeceğinin tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur." gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-4 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir
Mahkememiz hükmünün kaldırılarak dosyanın iadesi üzerine yeniden yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı taraf dava dışı muhasebecileri SMM ... hakkında görev yaptığı döneme ilişkin ticari defterleri iade ve teslim etmediğinden bahisle Güveni Kötüye Kullanma suçundan şikayetçi olarak ... CBS'na suç duyurusunda bulunmuş, soruşturma sonunda şüphelinin 2023 yılına ait defterleri ise 13.10.2023 tarihinde şirket personeli olan ...'e teslim ettiğini beyan ederek teslim tutanaklarını dosyaya sunduğu, şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair müşteki vekilinin soyut iddiası dışında şüpheli savunmasının aksine delil bulunmadığı gerekçesi ile 19.02.2024 tarih ve ... srş.No ... K.sayılı kararıyla KYOK kararı verdiği, karara karşı yapılan itirazın... 8.SCM.nin 03.04.2024 tarih ve ... D.İş sayılı kararıyla reddedilerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
Savcılık dosyasına davacı şirketin 2023 yılına ait Yevmiye Defteri, Kebir Defteri, Envanter Defteri, Karar Defteri, Pay Defteri, Genel Kurul Müzakere Defteri, Mali Mühür, 2021, 2022 ve 2023 Yılı Alış ve Satış faturaları, KDV, Muhtasar, Geçici Vergi, Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi ve diğer yazışmalarla ve muhasebe ile alakalı olan tüm evrakların 13.10.2023 tarihli tutanak ile davacı şirket personeli ...'e imzası karşılığında teslim edildiğine ilişkin tutanak sunulmuştur.
Savcılık soruşturmasında söz konusu tutanak ile yetinildiği ve KYOK kararı verildiği anlaşıldığından tutanakta imzası olan davacı şirket personeli ...'ün tutanak tanığı olarak dinlenmesine karar verilmiştir.
Davacı tanığı ... beyanında; "Ben o tarihlerde davacı firmada şoför olarak çalışıyordum, 2024 yılında ayrıldım, olay gününü hatırlıyorum, biz mali müşavir ...'nın ofisine gittik, kendisi evrakları hazırladığını söyledi, kapalı bantlı bir koli teslim etti ve bir form çıkarttı, ben de formun altına imza attım ancak kolinin içeriğini kontrol etmedim, kontrol etsem bile zaten hangi belgenin olup olmadığını anlamam mümkün olmadığından koliyi açıp bakmadım, o haliyle teslim aldım, dışarı çıktık, dışarıda yeni sözleşme yapılan mali müşavirlik firmasının personeli bekliyordu, onlarla birlikte koliyi aldık, şirkete geldik, yanlış hatırlamıyor isem ismi ... hanımdı, ... hanım koliyi açıp kontrol etmek istedi, ... hanım kontrol etmesine müsade etmedi, koliyi elinden almaya çalıştı, kız hamileydi ittirdi, araya girmek istedim, elimi tırmaladı basit çizikler oluştu, olayın büyümemesi için yatıştırıcı davranmak amacıyla olay yerinden ayrıldık, şirkete geldik, koliyi açıp kontrol ettiğimizde söz konusu evrakların bazılarının eksik olduğunu gördük, kendisini aradık, telefonlarımıza cevap vermedi, başka bir numaradan aradık açtı, evrakların eksik olduğunu söyledik, o da ben size teslim ettim elimde evrak var dedi, bildiklerim bu kadardır, tanıklık ücreti talebim yoktur." demiştir.
Davacı taraf dava dışı muhasebecileri SMM ...'in ticari defterleri eksik olarak şöförleri ...'e teslim edildiğini iddia etmektedirler. Hatta bu nedenle noterden ihtar çekilerek, dava dışı SMM ... hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunmuştur.
Dinlenen davacı tanığı ve aynı zamanda 13.10.2023 tarihli "Evrak ve Belge Teslim Tutanağı" tanığı ..., defterlerin kapalı kutu halinde aldığını, kontrol etmediğini, daha sonra kontrol ettiklerinde eksiklikleri fark ettiğini söylemektedir.
Tanık sözlerinin doğru olması asıldır (Emsal: Yargıtay HGK.nun 03.10.2019 tarih ve ... E. ... K. - Yargıtay HGK.nun ..., K. ...). Ancak tabiki bu ilke mutlak değildir. Tanık beyanı salt ya da diğer deliller ile olayı aydınlatabildiği ölçüde dikkate alınır. İnanılır ve güvenilir bulunmayan bir tanık delilinin olaya temel alınması ve ona göre bir hüküm kurulabilmesi mümkün değildir (Tanıklık Beyanının Delil Değerinin Değerlendirilmesi Hakkında Bir İnceleme (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25.02.2015 Tarihli Kararının Değerlendirilmesi - Doç. Dr. Cenk AKİL & Arş. Gör. Meltem ERCAN ÖZLER - TAAD, Yıl:9, Sayı:34, Nisan 2018).
Her ne kadar davacı vekili söz konusu durumu tanık anlatımlarında olduğu gibi daha açık ve net ortaya koymasa da dava dilekçesinin açıklamalar kısmının 6.bendinde belgelerin eksik teslim edildiğinden bir cümle bahsettiği, teslimden hemen sonra şifahi girişimlerin ardından vakit kaybetmeden 02.11.2023 tarihinde noterden ihtarname çekildiği göz önüne alındığında ve tanık beyanları ile birlikte tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, davacıya tutanakla teslim edilen belgelerin 2023 yılına ait Defter-i Kebir, Yevmiye Defteri ve Envanter Defteri yanı sıra Karar Defteri, Pay Defteri, Genel Kurul Müzakere Defteri ve Mali Mühür olduğu, davacının tutanaktaki bir kısım defterlerin teslimi ile ilgili itirazının olmadığı düşünüldüğünde, yaklaşık 2 hafta içerisinde defterleri tam olarak teslim alıp kaybetmesi hayatın olağan akışına ve günlük yaşam tecrübelerine uygun olmadığı düşünüldüğünden davacının iddialarına itibar edilerek davanın kabulüne karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KABULÜNE,
1-Davacının 2023 yılına ait Defter-i Kebir, Yevmiye Defteri ve Envanter Defteri'nin zayi olduğunun tespiti ile 6102 sayılı TTK.nun 82/7. maddesi hükmü uyarınca ZAYİ BELGESİ VERİLMESİNE,
2-Alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile eksik 187,80-TL karar ve ilam harcının DAVACIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davanın niteliği gereği yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
4-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İLGİLİ TARAFA İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.█████/2025
KATİP ...
HAKİM ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!