Anahtar kelimeler: Korede Kötülendiğini Mezar Menşei Taşı Battığı Görselleri Distribütörü Asılsız Medya

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVA
: Tazminat (Haksız Rekabetten KaynaklaDavanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA
: Davacı vekili; müvekkili şirketin ... markasının Türkiye distribütörü olduğunu, davalı tarafın müvekkili şirket hakkında sosyal medya ve internet üzerinden ... firmasının iflas ettiğine dair asılsız haber yaptığını, markanın menşei olan Kore'de yerel olarak yayınlandığı iddia edilen haberlerle markanın battığı, haber görselleri ve paylaşımlarda mezar taşı kullanarak markanın öldüğü izlenimi verildiğini, kötülendiğini, markanın bittiği, iflas ettiği algısının oluşturulmaya çalışıldığını, ancak yapılan bu haber içeriklerinin hiçbir dayanağı olmayan bilgiler olduğunu, firmanın ortaklık yapısının değişimi için yerel yasalara ve ticaret teamüllerine göre koruma talebinde bulunulduğunu, marka ve ilgili üretici firmanın araç üretmeye ve araç ithalatına devam ettiğini, davalının sosyal mecradaki kitlesi ve oto haberleri yaparak ün kazandığı düşünüldüğünde böylesine asılsız bir haberin kasten ve kötü niyetle yapıldığını açıkça gösterdiğini, yapılan bu asılsız haberlerin kısa sürede yayılması araç ve yedek parça satışlarına etki edeceğini, bu sebeple müşterilerin yeni aldıkları aracı dahi iade etmeye çalıştığını, davalı tarafın yaptığı itibar zedeleyici ve asılsız haberlerin haksız rekabet oluşturduğunu belirterek davalı tarafın, https://...com/ internet sitesinde ... isimli instagram hesabında ve otoinfo.tv facebook hesaplarında yaptığı haber ve paylaşımların kaldırılmasına ve bu nedenle bu site ve platformlarda tekzip ve özür metni yayınlanmasına, davalı aleyhine 100.000-TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili; birçok internet sitesinde ... firmasının iflas ettiği yönünde haberler yayınlandığını, müvekkilinin de birçok haber sitelerinde yayınlanmış olan haberi paylaştığını, bu nedenle davacı şirketin marka değeri, ticari itibarının ve manevi haklarının zedelenmesinin söz konusu olmadığını, ... markasının iflas ettiği yönündeki haberlerin tüm internet sitelerinde paylaşıldığını, müvekkilinin özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı iddiasını hiçbir şekilde kabul etmediklerini, müvekkilinin her ne kadar sosyal medya aracılığı ile paylaşım yapmış olsa da takipçi sayısının çok olması neticesinde basın olarak nitelendirilebileceğini, bu nitelendirme neticesinde Basın Kanunu ve Anayasa'da düzenlenen haber verme hakkını kullandıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece; her ne kadar davalı tarafça birçok haber sitelerinde yayınlanan haberi paylaştığını belirtilmiş ise de yapılan paylaşımların içeriği, davacı hakkındaki "mezar taşı'', ''markanın battığı'' şeklindeki nitelendirmeler dikkate alındığında internet sitesinde davacı hakkında olumsuz ve karalayıcı nitelikte söylemlerinin bulunduğu, davalının pek çok kişinin takip ettiği https://...com internet sitesi, ''...'' instagram hesabı ve ... facebook hesaplarında, davacı aleyhine davacının ticari itibarını zedeleyecek ve gereksiz yere incitici açıklamalarla kötüleyici şekilde yaptığı paylaşımların haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı ...'ın, davacıya yönelik olarak https://...com internet sitesi, ''...'' instagram hesabı ve otoinfo.tv facebook hesaplarında paylaştığı haber ve paylaşımların kaldırılmasına, 10.000-TL manevi tazminatın davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ
: 1-Davacı vekili; tekzip ve özür metni yayımlanmasına ilişkin talepleri hususunda bir karar verilmediğini, hükmedilen tazminat oranı belirlenirken hangi kriterlerin dikkate alındığının belirtilmediğini, manevi tazminat olarak çok düşük bir miktara hükmedildiğini, müvekkili şirketin ticari faaliyetinin büyüklüğü, paylaşımların 3600'den fazla beğeni alması, 300'ü aşkın yorum yapılması dikkate alındığında hükmedilen tazminatın çok düşük kaldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2-Davalı vekili; asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, ... firmasının iflas ettiğine ilişkin haber sitelerinde birçok habere yer verildiğini, müvekkilinin de bir çok haber sitesinde yer verilen bu haberi paylaştığını, müvekkilinin var olan haber kendi işi ile ilgili olduğundan sitesinde paylaşmasında kusuru bulunmadığını, müvekkilinin gazeteci olduğunu, haksız rekabet oluşturacak bir mesleği bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.GEREKÇE
: Dava, haksız rekabetin men'i ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Haksız rekabet, 6102 sayılı TTK'nın 54 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Haksız rekabetin amacı, TTK'nın 54/1. maddesinde "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" olarak ifade edilmiş, 2. fıkrada ise haksız rekabet tarif edilerek "rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" şeklinde belirtilmiştir. Buna göre genel ilke belirlenirken haksız rekabetin varlığı için taraflar arasında rekabet ilişkisinin mevcudiyeti, failin yarar sağlamış olması, failin kusurlu olması ve haksız rekabete uğrayanın zarar görmesi şartı aranmamıştır. Failin kusurlu olması ve haksız rekabete uğrayanın zarar görmüş olması, sadece haksız rekabet nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında rol oynamaktadır. Haksız rekabet kabul edilen bazı haller TTK'nın 55. maddesinde sayılmıştır. TTK'nın 56. maddesinde ise; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini, TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir. TTK’nın 55(1)-a-1 maddesinde “Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek” haksız rekabet olarak düzenlenmiştir. Madde kapsamında kötülemeden bahsedilebilmesi için; ortada başkalarının şahsı, emtiası, iş mahsulleri, faaliyetleri yahut ticari işleri hakkında sözlü, yazılı veya resimli şekilde bir açıklama bulunması, nihayet bu beyanın yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici olması gerekmektedir. Yanlış açıklama, içeriği gerçekle bağdaşmayan, belirli bir vakıa veya olay ya da durum hakkında içeriği objektif olarak yanlış olan açıklamalardır. Yanıltıcı beyan, mahiyeti, tarzı ve içeriği birlikte değerlendirildiğinde açıklamanın muhatabının hataya düşmesine sebep olabilecek, yanlış izlenim bırakabilecek açıklamalardır. Gereksiz yere incitici beyan ise, içeriği doğru olmakla birlikte ölçüsüz bir şekilde ve amacını aşarak kişi, faaliyetleri, iş ürünleri vb. hakkında olumsuz intiba yaratan açıklamalardır. Gerçeğe uygun olmayan açıklamalar objektif olarak doğruluğu ve yanlışlığı tespit edilebilen açıklamalardır. Olaylar/olgular hakkındaki her türlü kötüleyici nitelikteki yanlış açıklamalar haksız rekabet olarak değerlendirilecektir. Açıklama gerçek ise bu durumda haksız rekabetten bahsedilemez. Yanıltıcı açıklamadan kastedilen ise; açıklamanın takdim ediliş tarzının, seçilen sözcüklerin resimlerin veya yapılan karşılaştırmanın hedef kitlede veya kişilerde bıraktığı genel izlenim neticesinde açıklama konusunun olduğundan değişik ve olumsuz algılanmasıdır. Gereksiz yere incitici beyanlar, amacını aşan değer yargılarını ifade etmektedir. Amacın aşılmasıyla birlikte, gerçek dahi olsa açıklamalar gerçek dışı veya gerçeğe uymayan, gerçekle bağdaşmayan veya gerçeğe ters hâle gelmektedir. Zira burada gerçek olmasına rağmen, açıklama amacını aşan bir durum ortaya çıktığından bu açıklama gereksiz yere incitici olmaktadır. Somut olayın özelliklerine göre genel olarak toplumda ve özellikle hedef alınan muhatabın algılama seviyesi dikkate alındığında, gerçek dahi olsa teamülün kabul ettiği tolerans sınırının aşılması halinde açıklama, TTK’nın 55/(1)-a-1 maddesi gereğince haksız rekabet teşkil edecektir. "Bir açıklamanın yanlış olup olmadığı tespit edilirken yegâne ölçüt gerçekle bağdaşıp bağdaşmadığı iken, yanıltıcı olup olmadığı veya gereksiz yere incitici olup olmadığı tespit edilirken kullanılacak ölçüt, açıklamanın orta yetenekteki olağan muhatabıdır. Bir açıklamanın belirli kişi veya kişiler tarafından ne şekilde algılandığı değil, açıklamanın orta yetenekteki olağan muhatabının algılama şekli önemlidir" (Yargıtay HGK'nın █████████ esas, ████████ karar sayılı, 11.3.2021 tarihli ilamı). Somut olayda davalı, kendisine ait "https://....com" isimli internet sitesi ile ''...'' instagram ve "..." isimli facebook hesaplarında davacının distribütörlüğü yaptığı ... isimli firmanın iflas ettiğine, iflas başvurusu yaptığına dair haber içeriklerine yer verildiği ve paylaşımların yapıldığı hususu ihtilaf dışıdır. Her ne kadar davalı tarafça birçok haber sitelerinde yayınlanmış olan haberin paylaşıldığı ileri sürülmüşse de paylaşımların içeriğinde doğum ve ölüm tarihli mezartaşı görseline yer verildiği, ''markanın battığı'' şeklinde nitelendirmelerde bulunulduğu dikkate alındığında yapılan paylaşımların haber amacından uzaklaşarak gereksiz yere incitici bir hal aldığı, teamülün kabul ettiği tolerans sınırını aştığı sonucuna varılmaktadır. Bahsi geçen paylaşımlar davacı tarafından satışı yapılan ... firması hakkında müşteri kitlesinde olumsuz bir intiba oluşturabilecek niteliktedir. Davacı, ... firmasının Türkiye distribütörü olup bahsi geçen firmanın araç ve yedek parçalarının Türkiye'de satışını yaptığından, davacının pazarladığı araç ve yedek parçaların piyasadan çekilen, fabrikası kapanan firma ürünüymüş gibi olumsuz bir intibaya yol açacak niteliktedir ve bu paylaşımlardan davacının ticari faaliyetlerinin etkileneceği açıktır. Bu paylaşımların erişime tamamen açık olan web sayfasında ve sosyal medya hesaplarında yayımlanması nedeniyle rekabet ortamını etkilemeye elverişli olduğu, açıklamanın ulaştığı kitlenin ortalama bir ferdi nezdinde küçük düşürücü nitelikte olduğu anlaşılmakla, bu paylaşımların haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. 6098 sayılı TBK'nın 58/1 maddesinde kişilik hakkının zedelenmesinden zarar görenin, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. TBK'nın 58. maddesine göre hâkimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir (Yargıtay 11. HD'nin █████████ E., ████████ K. sayılı ve █████/2014 tarihli ilamı). Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, kullanılan ifadeler, birden fazla hesapta paylaşım yapılması, davacının manevi zararının boyutu dikkate alınarak mahkemece takdir edilen 10.000-TL manevi tazminatın bir miktar düşük kaldığı, manevi tazminatın 20.000-TL olarak takdirinin somut olaya uygun olacağı değerlendirilmiştir. Diğer taraftan TTK'nın 59. Maddesinde mahkemenin, davayı kazanan tarafın istemiyle, gideri haksız çıkan taraftan alınmak üzere, hükmün kesinleşmesinden sonra ilan edilmesine de karar verebileceği, ilanın şeklinin ve kapsamının mahkemece belirleneceği düzenlenmiştir. Dava dilekçesinde davalıya ait hesaplarda ve internet sitesinde tekzip ve özür metni yayınlanması talep edilmiş olup, davacının talebinin TTK'nın 59. Maddesi çerçevesinde değerlendirilerek davacının bu talebinin kabulü gerekirken bu hususta karar verilmemesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin manevi tazminatın miktarı ile karar özetinin ilanına ilişkin istinaf nedenleri haklı görüldüğünden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına,yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Davalının, davacıya yönelik olarak "https://...com" internet sitesi, ''..'' instagram hesabı ve ... facebook hesaplarındaki ... firmasının iflas ettiğine dair haber içeriklerinin ve paylaşımların kaldırılmasına, karar kesinleştiğinde karar özetinin davalıya ait https://mesutabi.com internet sitesi, ''...'' instagram hesabı ve otoinfo.tv facebook hesaplarında yayınlanmasına, 20.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin ek karara ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı █████/2022 tarihli ek kararın KALDIRILMASINA; Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 Tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davalı ...'ın, davacıya yönelik olarak https://...com internet sitesi, ''...'' instagram hesabı ve ... facebook hesaplarında paylaşmış olduğu haber ve paylaşımların kaldırılmasına, Karar kesinleştiğinde karar özetinin davalıya ait https://mesutabi.com internet sitesi, ''...'' instagram hesabı ve ... facebook hesaplarında yayınlanmasına," 20.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; "Alınması gereken 1.366,20-TL harcın, mahkeme veznesine yatırılan 1.707,75-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla olan 341,55-TL'nin talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yatırılan 1.425,50-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından sarf edilen 38-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 7,60-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Kabul edilen manevi tazminat bakımından davacı vekili için takdir olunan 20.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Reddedilen manevi tazminat bakımından davalı vekili için takdir olunan 20.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan, 1.056-TL'sinin davacıdan, 264-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine," Davacı tarafından peşin yatırılan 80,70-TL istinaf karar harcının isteği halinde davacıya iadesine, Alınması gereken 683,10-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 602,40-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan 94,50-TL posta masrafının davanın kabulü oranında hesaplanan 20-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 69,60-TL posta masrafının davanın reddi oranında hesaplanan 55-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2025