Anahtar kelimeler: Dairece Şartı Eksiklikleri Uyularak Dayanan Bozmaya Sayisi Hazırlanan Tesciline Uncu
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ
    :Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ Esas, ████████ Karar
    DAVA TARİHİ
    : 08.11.2012
    KARAR
    : Kabul
    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Konya ili, Hadim ilçesi, Bolat köyü 174 ada 23 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için acele kamulaştırma dosyasında yapılan tespitlerin eksik ve hatalı olduğunu, münavebe ürünlerinin hatalı belirlendiğini, ürünlerin verim ve fiyat verileri gibi kapitalizasyon faizinin de düşük alındığını, objektif değer artışının %100 oranında uygulanması gerektiğini, sonuçta bu dosyada taşınmaz için gerçek değerinin altında bedel belirlendiğini, taşınmazın çok daha değerli olduğunu, yargılama sonucunda tespit edilecek bedele kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
    III. MAHKEME KARARI
    Mahkemenin 30.01.2014 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın kamulaştırma konusu kısmının tapu kaydının iptali ile taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
    IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Birinci Bozma Kararı
    1. Mahkemenin 30.01.2014 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
    2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda; aynı kamulaştırma kapsamında Daireye intikal eden dosyaların buğday, taze fasulye, patates münavebesi uygulanması gerektiği gerekçesiyle bozulduğu dikkate alınarak eldeki dosyada da belirtilen şekilde değerlendirme yapılması gerekirken, münavebe planı değiştirilerek buğday, domates, buğday münavebesi uygulayan ve buğdayı iki kez değerlendirmeye alan rapora göre hüküm kurulmuş olması, kabule göre de; Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğünden dosyaya getirtilen veriler dikkate alındığında dekar başına ortalama verim miktarları sırasıyla buğday için 395 kilogram, domates için 1.500 kilogram olduğu hâlde, bilirkişi raporunda bu verilere uyulmadan ve verilerden ayrılmayı gerektiren nedenler varsa bunlar da açıklanmadan değerlendirme yapılmış olması ve ayrıca sulu şartlarda ürünlere ait dekar başına üretim giderleri (gider kalemleri ayrı ayrı gösterilmek suretiyle) dosyaya getirtilerek bu yönden de rapordaki verilerin uygunluğunun denetlenmemiş olması, dava konusu taşınmaz üzerindeki ağaçların yaş ve cinslerine göre 2012 yılı itibarıyla rayiç fiyatlarını gösterir listenin Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğünden getirtilip buna göre değerlendirme yapılması ve bilirkişi raporunun bu listeye göre denetlenmesi gerekirken kıymet takdir komisyonunca belirlenen ağaç bedelinin ÜFE artışı dikkate alınarak 2012 yılına endekslenen değerine hükmedilmesi, Mahkemece enkazın akıbetinin araştırılması, kim tarafından alındığının saptanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu konuda hiçbir inceleme yapılmadan enkaz bedelini düşen bilirkişi raporuna göre karar verilmesi, fark bedele dava tarihinden itibaren dört aylık sürenin bittiği tarihten, karar tarihine kadar faiz uygulanması gerekirken, 30.04.2013 tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması ve faizin karar tarihine kadar olduğunun belirtilmemesi, yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren davacı idare yararına da vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
    B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    Mahkemenin 20.04.2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın kamulaştırma konusu kısmının tapu kaydının iptali ile taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
    C. İkinci Bozma Kararı
    1. Mahkemenin 20.04.2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; taşınmazın değeri belirlenirken, bilirkişi raporunda bilinmeyen masraflar, idarecilik payı ve sermaye faizinin masraflara dahil edilmek suretiyle az bedele hükmedilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
    D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın kamulaştırma konusu kısmının tapu kaydının iptali ile taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedeline yasal faiz uygulanması yerine kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranı üzerinden faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, kıymet takdir komisyonu tarafından tespit edilen bedelin uygun olduğunu ileri sürmüştür.
    2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin taşınmazın gerçek değerini yansıtmadığını, bozma konusu yapılmadığı halde mütemmim cüz değerinin bozma sonrasında düşük hesaplandığını, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3’ünden fazla olmaması gerektiğini, tespit edilen bedele uygulanan faiz hükmünün hatalı olduğundan düzeltilmesi gerektiğini, yasal faiz işletilmesi nedeniyle enflasyon karşısında değer kaybı oluştuğunu ve bu sebeple kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları.
    3. Değerlendirme
    1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Arazi niteliğindeki Konya ili, Hadim ilçesi, Bolat köyü 174 ada 23 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
    3. Davalı vekilinin temyiz dilekçesinde, bozma konusu yapılmadığı halde mütemmim cüz değerinin bozma sonrasında düşük hesaplandığı yönünde açık temyiz itirazında bulunulmuş olup, yapılan incelemede her ne kadar mütemmim cüz değerinde usulî kazanılmış hak ihlal edilerek düşük bedel üzerinden hesaplama yapıldığı tespit edilmişse de, münavebe ürünleri arasında yer alan buğday samanı ürününde verim miktarının bozma öncesine göre yüksek alınması suretiyle mütemmim cüz değeri üzerinden eksik ödenen bedelin davalı lehine karşılandığı anlaşıldığından bu husus bozma gerekçesi yapılmamıştır.
    4. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    5. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve █████ sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, ████████ Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerekirken, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak gösterilmesi doğru değildir.
    6. Mahkemenin ilk kararıyla ödenmesine hükmedilen bedel için uygulanacak faiz bitiş tarihinin hükümde hatalı gösterilmesi isabetsizdir.
    7. Hüküm fıkrasında Mahkemenin ikinci kararıyla hükmedilen bedele ilişkin faiz hükmü kurulması gerekirken, maddi hata ile dava dosyası ile ilgisi bulunmayan bir başka dosyaya ait bedele ilişkin faiz hükmü kurulması hatalıdır.
    8. Davacı idare harçtan muaf olduğu halde aleyhine harca hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
    Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesi uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
    2. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (4) ve (6) numaralı bentlerinde yer alan "08.11.2012" tarihlerinin hükümden çıkartılması, yerlerine ayrı ayrı "09.03.2013" tarihinin yazılması, hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan "20.01.2014" tarihinin hükümden çıkartılması, yerine "30.01.2014"tarihinin yazılması, hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinin tümüyle hükümden çıkartılması, yerine "Mahkemenin ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla tespit edilen 9.339,53 TL kamulaştırma bedelinden ilk kararla ödenmesine karar verilen 3.443,50 TL bedelin mahsubu ile bakiye 5.896,03 TL fark bedele 09.03.2013 tarihinden 20.04.2021 tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına" cümlesinin yazılması, hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinde yer alan "4.720,22" ve "5.292,72" sayılarının hüküm fıkrasından çıkartılması, yerlerine sırasıyla "9.339,53" ve "673,41" sayılarının yazılması, hüküm fıkrasının (8) numaralı bendinin hükümden tümüyle çıkartılması, yerine "Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!