Anahtar kelimeler: Gününün İstekli Davetiye Bittiği Geldi Salı Gelmedi Günde Diyarbakır Sözlü

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.02.2024 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde, temyiz eden davacılar vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalılar gelmedi. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Şırnak ili, ... ilçesi, ... köyü 30, 32, 288, 290, 291, 292, 293, 294, 295, 296, 297, 298, 299, 300 ve 301 parsel sayılı taşınmazların davacı ...’nın dedesi ... ... ve onun kardeşleri olan ... ... ve ... ... mirasçıları ... ve ... ... ile ... ...’in fiili zilyet ve tasarruflarında olduğu halde, Tapulama Komisyonunun belirtilen taşınmazları ortada haklı bir sebep olmadığı halde bilinmeyen bir nedenle davalılar ve murisleri adına tespit ettiğini, taşınmazların taksim sonucunda davacı ve murisine intikal ettiğini iddia ederek tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur.II. CEVAPDavalılar, aşamalarda sundukları sözlü ve yazılı beyanlarında; açılan davayı kabul etmediklerini, çekişmeli taşınmazların davalılara ait olduğunu, dava açılması için Kanun'da belirlenen hak düşürücü sürenin dolduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece yapılan yargılama sonucu; çekişmeli taşınmazların kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarih ile eldeki davanın açıldığı tarih arasında Kanun'da belirlenen hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili ile bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazların kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarih ile eldeki davanın açıldığı tarih arasında Kanun'da belirlenen hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, tayin olunan maktu vekalet ücreti yönünden isabetsizlik bulunmadığı, ihtiyati tedbir kararı nihai kararın kesinleşmesine kadar devam edeceğinden bu yöne değinen istinaf taleplerinin de isabetsiz olduğu gerekçesiyle bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili; Yerel Mahkemenin uyuşmazlık konusunu tespit etmeden davayı kadastro tespitinden önceki sebebe dayandırdığını, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının kök muris ... ... ...'ın mirasçısı olduğunu, ... vefat ettikten sonra geriye mirasçı olarak çocukları ..., ... ve ...'in kaldığını, dosyada bulunan ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 31.03.1987 tarihli ve ███████ Esas, 1987/9 Karar sayılı veraset ilamında kök murisin çocuklarından ... ve ...'in miras bırakmadan ölmeleri nedeniyle mirasın kök murisin torunları ... oğlu ... ve ... ...'e kaldığının belirtildiğini, Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde belirtilen süre içinde ... ... mirasçılarının dava konusu taşınmazdaki hisseleri için dava açtıkları halde yukarıda belirtilen veraset ilamına göre ... ... o dönemde mirasçısız öldüğünden kendisi ve mirasçısı adına dava açılamadığını, her ne kadar veraset ilamında ve nüfus kaydında ... ...'nın çocuksuz vefat ettiği belirtilmişse de aslında ... ...'nın ... adında bir oğlu olup her nedense o dönemde nüfus kaydına geçirilemediğini, davacı ...'nın ...'nın oğlu olduğunu, yani muris ... ...'nın mirasçısı olduğunu, bu nedenlerle açılan davanın süresinde olduğunu, nitekim dosya arasında bulunan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasında verilen karar ile ... ...'nın aile nüfus kayıtları oluşturulurken hata yapılarak kendisine farklı bir soyad verildiği ve ölümünden sonra nüfusa kaydedildiğini, davacı lehine kazandırıcı hak oluştuğunu, kadastro tespitine dayanak gösterilen eski tapu kayıtlarında usulsüzlük ve sahtecilik işlemleri yapıldığını, kadastro çalışmaları sırasında davalıların dava konusu taşınmazların davacının dedesi ve kardeşleri tarafından kendilerine satıldığını iddia ettiğini, buna ilişkin eski tapu kayıtlarını ileri sürerek kendileri adına tespit ve tescil sağladıklarını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Şırnak ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 30, 32, 288, 289, 290, 291, 292, 293, 294, 295, 296, 297, 298, 299, 300 ve 301 parsel sayılı taşınmazlar yönünden inceleme yapıldığında; 30 numaralı parsel hakkındaki kadastro tespitinin 26.01.1979 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edildiği, 32 numaralı parselin 17.01.1985 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edildiği, 31 numaralı parselin ifraz görerek 288, 289, 290 numaralı parsel numaralarını aldığı, taşınmazların 26.01.1979 tarihinde tapuya tescil edildiği, 26 numaralı parselin ifraz görerek 299, 300, 301 numaralı parsel numaralarını aldığı, taşınmazların 26.01.1979 tarihinde tapuya tescil edildiği, 27 numaralı parselin ifraz görerek 296, 297, 298 numaralı parsel numaralarını aldığı taşınmazların 26.01.1979 tarihinde tapuya tescil edildiği, 28 numaralı parselin ifraz görerek 291, 292, 293, 294, 295 parsel numaralarını aldığı, taşınmazların ise 26.01.1979 tarihinde tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı 534,70 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.