Anahtar kelimeler: Mektedir Rütbesiyle Astsubay İçişleri Özlük Jandarma Komutanlığı Süreci Beşinci Kararnamenin
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No
: ██████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR)
: 1- ... Bakanlığı / ANKARA
2- ... Genel Komutanlığı / ...
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi...İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Jandarma Astsubay rütbesiyle görev yapan davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B-6. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenil
mektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesi'nin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacı hakkında verilen ceza mahkemesi kararı ile dosyada mübrez bilgi belgeler incelendiğinde; her ne kadar davacı, 2012 yılı içerisinde 10 grup ardışık şekilde aranmış ise de, aramaların periyodik zamanlarda gerçekleşmediği, tüm aramaların yalnızca 2012 yılının ilk beş ayında yapıldığı, davacının daha sonrasına ait herhangi bir irtibatının tespit edilmediği, beyanları alınan, çeşitli tarihlerde davacıyla ardışık arandığı isnad olunan tanıkların ardışık aramaya ve davacının FETÖ/PDY ile bağlantısına dair bir bilgilerinin olmadığı, davacının 2007-2009 yılları arasında örgüte müzahir lise ve dershaneye gittiği, ders çalışmak dışında başka bir faaliyetinin bulunmadığı, bu tarihten sonra irtibatının olmadığı, ayrıca, hakkında yürütülen adli ve idari soruşturmanın bulunmadığının anlaşıldığı, bu durumda, kesinleşen ceza mahkemesinin vakıa ve somut olgu tespitlerinin idari yargı mercii için de bağlayıcı olduğu ve anılan ceza mahkemesi kararına göre ankesör/sabit hattan yapılan aramaların örgüt mensuplarınca yapıldığının kesin olarak tespit edilemediği, salt ardışık aramanın varlığı, ardışık aranılan diğer kişilerin davacının irtibatı olduğu noktasında bir ifadesi olmaksızın hukuken anlamlı şekilde irtibatı oluşturacak delil sayılmayacağı, örgüte müzahir lise ve dershaneye gitme olgusunun ise, öncesinde dini bir görünüm olan 'cemaat' adı altındaki FETÖ/PDY terör örgütünün kriminalize olduğu █████ Aralık 2013 tarihinden çok önceki yıllara dayandığı (2007-2009), bu tespitlerin dışında davacı hakkında başkaca bir delil, tespit, bilgi ve belge bulunmadığı dikkate alındığında elde edilen delil ve tespitlerin, davacının anılan terör örgütü ile irtibatını ortaya koyma hususunda yeterli düzeyde olmadığı sonucuna varıldığından davacının 375 sayılı KHK'nın geçici 35'inci maddesi kapsamında kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında yer alan, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükmü karşısında, hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük hakların hesaplanarak davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararında; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idareler tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 35/B-6. maddesi uyarınca bir kamu personelinin kamu görevinden çıkarılabilmesi için, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatının olduğunun değerlendirilmesinin yeterli olduğu, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca yapılacak değerlendirme için herhangi bir delile dayanma zorunluluğunun öngörülmediği, yürüteceği kamu hizmetinin doğrudan ülke güvenliğinde ve asayişin sağlanmasında önemli bir yere sahip olması ve görevin hassasiyeti de birlikte dikkate alındığında, davacının terör örgütüyle irtibatının bulunduğu sonucuna varılarak tesis edilen dava konusu işlemin her yönüyle hukuka uygun olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT
:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından █████/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu █████/2016 tarihinde, ülke genelinde █████/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar █████/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve █████/2018 tarihinde sona ermiştir.
█████/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 4/1-(b) maddesinde; █████/1983 tarih ve 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununa tabi personelin Jandarma Genel Komutanının teklifi, İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılmasına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, █████/2016 tarih ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise █████/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Diğer yandan, olağanüstü hâlin sona erdirilmesinden sonra █████/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, ''...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen (Anayasa Mahkemesinin █████/2022 tarih ve E:████████, K:███████ sayılı kararıyla,"...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) ;...6) Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü personeli İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.
'' hükmü getirilmek suretiyle, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(b) maddesiyle benzer düzenlemeye yer verilmiş, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, █████/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir.
Davacı, Giresun İl Jandarma Komutanlığı emrinde J.Asb. Üçvş. olarak görev yapmakta iken, 7145 sayılı Kanunla 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 35. maddenin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmıştır.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
Diğer yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan ceza davası sonucunda... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E...., K.... sayılı kararıyla beraatine karar verildiği ve anılan kararının istinaf edilmeksizin kesinleştiği görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında; 667 sayılı KHK'nın 4. maddesiyle, olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir uygulanmakta iken, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir.
AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: ████████, █████/2001; Petersen/Almanya, B. No: ████████, █████/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: ████████, █████/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu yaptırımın uygulanmasını gerektiren hâllerdir.
Anayasa Mahkemesi █████/2019 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Yukarıda yer verilen mevzuat, karar ve tespitler uyarınca; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karşı yapılan darbe teşebbüsü ve sonrasında yaşanan olağanüstü dönem ve koşullar gereğince alınan tedbirler ve olağanüstü halin sona ermesinden sonra yürürlüğe giren 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesiyle uygulama alanı bulan kamu görevinden çıkarma yaptırımı kapsamında, kamu görevlilerinin Devlete sadakat yükümlülüklerine riayeti konusundaki denetimin en hassas ve azami şekilde yapılması ve disiplin ile emir ve direktiflere mutlak itaat gerektiren askerlik mesleğini ifa eden ve ülkenin güvenliğinden sorumlu olan Jandarma Genel Komutanlığı personeli açısından Devlete sadakatlerinden herhangi bir kuşku duyulmamasını temin edecek şekilde uygulanması gerekmektedir.
Nitekim, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de kişilere tanınan temel hak ve özgürlüklerin, kamu görevinin yerine getirilmesi sırasında devletin geniş takdir yetkisiyle sınırlandırılabileceğini, ayrıca bazı kamu görevlileri açısından, özellikle üst düzey yetkililer, silah kullanma yetkisini haiz kamu görevlileri, hâkimler, savcılar ve istihbari faaliyette bulunan veya ülkenin güvenliği için kritik öneme sahip kurumlarda çalışan kamu görevlileri yönünden daha geniş ve takdir yetkisine dayalı sınırlamalar getirilebileceğini kabul etmektedir. Bu kapsamda, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkına ilişkin başvurularda, devletin egemenlik yetkilerini doğrudan veya dolaylı olarak kullanan veya kamu otoritelerinin genel menfaatini korumaktan sorumlu, devlete özel bir sadakat ilişkisiyle bağlı olan asker ve polis gibi görevliler yönünden özlük ve parasal haklar dışında Sözleşme'nin tarafı olan devletin daha geniş yetkilere sahip olduğu hususunun vurgulandığı görülmektedir. (Vilho Eskelinen ve Diğerleri/Finlandiya, B. No: ████████, █████/2007).
Davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması sonucunda verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E..., K... sayılı beraat kararında, "...Sanık ...'ın Soruşturma Aşamasında kollukta Vermiş Olduğu Savunmasında; '2008-2009 yılları arası Yozgat Yerköy'de faaliyet gösteren Maltepe dershanesine gittiğini, 2009 yılı üniversite sınavı puanıyla astsubay yüksekokulu sınavlarına müracaat ettiğini, yapılan mülakatlar sonrası Balıkesir kara kuvvetleri astsubay okulunu kazandığını, 2009-2011 yılları arası burada eğitim gördüğünü ve 2011 Ağustos'da mezun olduğunu, 2 ay İzmir Foça komando okulunda iç güvenlik eğitimi aldığını, sonrasında 3 hafta kadar Ankara Beytepe jandarma okullar komutanlığında oryantasyon eğitimi aldığını, akabinde İzmir Gaziemir ulaştırma ve personel okul komutanlığı emrinde yaklaşık 6 ay kadar eğitim aldığını, gönüllü olarak Şırnak Çakırsöğüt komando tugay komutanlığına astsubay çavuş olarak atandığını, 2012 Mayıs ayından 2014 yılına kadar burada görev yaptığını, 2014-2018 yılları arası Hatay jandarma komando özel harekat tabur komutanlığında personel kısım amiri olarak görev yaptığını, 2018 yılında da Giresun il jandarma komutanlığı personel şube müdürlüğüne atandığını ve halen burada görev yaptığını, 17 Haziran 2019 - 19 Aralık 2019 tarihleri arası Afrin'de görevli olduğunu, ... nolu hattın kardeşi H.O. adına kayıtlı olduğunu, yaklaşık 2011 yılından beridir kendisinin kullandığını, Üniversite sınav hazırlığı amacıyla gittiği Maltepe dershanesinin bu yapıya ait olduğunu, diğer dershaneden ucuz ve ekonomik olması nedeniyle buraya gittiğini, liseden sınıf arkadaşı S.Y. ile birlikte bu dershaneye gittiklerini, S.Y.'ın kendisine daha rahat ders çalışmaları için üniversite öğrencilerinin kaldığı ve zaman zaman gittiği evlere kendisinin de gelebileceğini söylediğini, bunun üzerine kendisinin de bu evlere ders çalışmak amacıyla zaman zaman gittiğini, bu evlerde kendilerine ders çalışmada yardımcı olan kimse olmadığını, gittikleri evde kalan üniversite öğrencilerini hatırlamadığını, astsubaylı sınavını kazandıktan sonra bu şahıslarla ilişki ve irtibatı olmadığını, Ardışık olarak arandığı şahıslardan İ.S.'ı Balıkesir astsubay okulundan devresi olması nedeniyle tanıdığını, Ş.B.'yi astsubay yüksekokulu ve İzmir sınıf okulundan tanıdığını, örgütsel herhangi bir faaliyetleri olup olmadığını bilmediğini, ankesörlü hatlardan aranıp aranmadığını net olarak hatırlamadığını, aranmış ise de hiçbir şekilde buluşmadığını, ankesörlü hatlardan kendisini arayanın kim olduğunu bilmediğini çünkü buluşmaya gitmediğini" savunmuştur.
Sanık ...'ın Sulh Ceza Hakimliğinde Vermiş Olduğu Savunmasında; ""Ben bu konuda daha önce kollukta ayrıntılı olarak beyanda bulundum. O beyanım doğrudur, tekrar ederim. İzmir noktasında ardışık olarak aranmışım. O ardışık aramaların kim tarafından yapıldığını bilmiyorum. Ancak isminin mutlu olduğunu anımsıyorum. Daha öncesinde yozgatta dershaneye gitmiştim. Yozgatta bulunduğum süre zarfından dersahanemizde tarih öğretmeni olarak görevli i.k. isimli şahıs tarafından takip ediliyordum. Bir çok noktada tarafıma yapılan ankesör aramaların bu şahıs tarafından yapıldığını düşünüyorum. Emin değilim ancak öyle olduğunu düşünüyorum. İ.k. benim yozgatta olduğum sırada evlerine gittiğim dönemde benimle ilgilenen şahıstı. Evde abi olarak kim vardı bilmiyorum. Birçok kişi vardı ancak kim olduğunu bilmiyorum. Dershaneden sonra irtibatım olmadım. Hiç bir şekilde görüşme sağlamadım. İzmirden kaynaklı aramalarda mutlu olabileceğini düşünüyorum. Soy ismini hatırlamıyorum. İsmail kırım ya da onun yönlendirdiği şahıslar tarafından arandığımı düşünüyorum. İzmirdeki ardışık aramalarda bazı askeri personeller le görüşme yapmış olabilir. İsmail kırım ve şahin özdere benim askeri okuldan arkadaşımdır. Örgüt üyeliği ya da bu örgüt çatısı altında bir görüşmem asla olmamıştır. ... benim liseden arkadaşımdır. Daha sonrasında dershaneye gittim. Ben dershaneye gittiğim dönem bunların ciddi anlamda baskı kurduğunu anladım. Dayım ve annem ismail kırıma gidip oğlumun peşini bırak şeklinde beyanlarda bulundu. Onlarda biz peşini bırakamayız şeklinde konuştu. Benim tek bir telefon numaram vardır. Hiç bir zaman değiştirme gereği duymadım. Hatırladıklarım bunlardır. Samimi beyanlarda bulundum. Bildiğim hususların hepsini anlattım. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum" şeklinde beyanda bulunduğunun... Ardışık İrtibat Baz görüşme raporu kayıtlarına göre; Sanık ...'ın kullandığı (kardeşi H.O. adına kayıtlı) ... nolu hattın; ... nolu sabit hattan █████/2012 tarihinde yaklaşık 3 dakika arayla kendisi gibi asker olduğu tespit edilen İ.S. isimli şahısla ardışık olarak arandığı, ...nolu sabit hattan █████/2012 tarihinde yaklaşık 1 dakika arayla kendisi gibi asker olduğu tespit edilen S.Y. isimli şahısla ardışık olarak arandığı, ... nolu sabit hattan █████/2012 tarihinde yaklaşık 4 dakika arayla kendisi gibi asker olduğu tespit edilen G.G. isimli şahısla ardışık olarak arandığı, ... nolu sabit hattan █████/2012 tarihinde yaklaşık 1 dakika arayla kendisi gibi asker olduğu tespit edilen S.Y. isimli şahısla ardışık olarak arandığı, ... nolu sabit hattan █████/2012 tarihinde yaklaşık 1 dakika arayla kendisi gibi asker olduğu tespit edilen E.A. isimli şahısla ardışık olarak arandığı,... nolu sabit hattan █████/2012 tarihinde yaklaşık 2'şer dakika arayla kendisi gibi asker olduğu tespit edilen G.G. ve C.K. isimli şahıslarla ardışık olarak arandığı, ... nolu sabit hattan █████/2012 tarihinde yaklaşık 1 dakika arayla kendisi gibi asker olduğu tespit edilen S.Y. isimli şahısla ardışık olarak arandığı, ... nolu sabit hattan █████/2012 tarihinde yaklaşık 1'er dakika arayla kendisi gibi asker olduğu tespit edilen Ş.B. ve M.S.G. isimli şahıslarla ardışık olarak arandığı, ... nolu sabit hattan █████/2012 tarihinde yaklaşık 1 dakika arayla kendisi gibi asker olduğu tespit edilen S.Y. isimli şahısla ardışık olarak arandığı, ... nolu sabit hattan █████/2012 tarihinde yaklaşık 2 dakika arayla kendisi gibi asker olduğu tespit edilen S.Y. isimli şahısla ardışık olarak arandığı tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Sanık ... aşamalardaki savunmalarında; 2008-2009 yılında 19 yaşında iken Yozgat/Yerköy'de bu yapıya ait dershaneye ekonomik kaynaklı olarak liseden sınıf arkadaşı S.Y. ile birlikte gittiklerini, yapıya ait evlere ise o yıllarda üniversite sınavlarına hazırlanmak sebebiyle S.'ın daveti üzerine gittiğini, astsubaylık sınavlarını kazandıktan sonra bu yapıyla hiç irtibatının olmadığını, Ş.B.'nin askeri okuldan devresi olduğunu, kendisini ankesörden arayan şahısları tanımadığını, bunların kendilerini de amaçlarına alet etmek için yapılan aramalar olduğunu, bu yapının iç yüzünü gördükten sonra hiçbir şekilde görüşmesinin olmadığını, yine tekrardan gelerek kendisiyle görüşmeye çalıştıklarını fakat dayısının yönlendirmesiyle bu yapıdan uzak durduğunu belirtmiştir.
...
Sanık hakkında düzenlenen HTS verisi döküm/detay inceleme bilirkişi raporunda: TSK personeli olarak görev yapan FETÖ/ PDY silahlı terör örgütü mensubu kişilere yönelik yapılan operasyonlar sonucu alman ifadeler, ihbarlar, dosya içeriklerinin incelenmesi ve askeri personel görev listeleri üzerinde yapılan çalışmalar doğrultusunda, şahıslar ifadelerinde kendilerinden sorumlu “Mahrem Abi” olarak nitelendirilen şahısların kendileri ile görüşme sağlamak için kendi adlarına abone kaydı olmayan bakkal, büfe gibi iş yerlerinde bulunan herkesin kullanımına açık kontörlü telefon hatlarından kendilerine ulaştıklarını beyan ettikleri anlaşılmış, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün Asker, Emniyet, Adliye gibi kurumlar içerisinde bulunan örgüt mensubu şahıslar ile ilgilenen kişilerin örgüt içerisinde MAHREM İMAM olarak adlandırıldıkları, bu şahısların kurumlar içerisindeki örgüt elamanları ile farklı metotlar ile iletişime geçtikleri ve kendilerini bu şekilde gizli tuttukları, bu “Asker Ahilerinin” örgüt üyesi askerlerin cep telefonlarını kendi cep telefonlarına kaydederken farklı şifreleme metotları kullanarak kaydettikleri, HTS analizlerinden de anlaşılacağı üzere büfe/bakkal gibi işyerlerindeki kontörlü telefonlarından örgüt üyesi askerleri ararken ardışık arama ve kripto şifreleme yöntemiyle arama yaptıkları ve aynı tarih ve zaman aralığında yine başka asker şahısların cep telefon numaralarını arayarak irtibata geçtikleri veya şahıslar ile buluşma öncesi görüşme yaptıkları değerlendirilmiştir.
...
Somut olay ele alındığında; dosya arasında sanığın kim tarafından arandığı hususunda kati bir bilgi olmamakla birlikte HTS kayıtları yahut başkaca bir delille sanığın telefon numarasının arayan şahıs tarafında yukarıda belirtilen çeşitli şifreleme yöntemleri ile kodlandığına dair her hangi bir delile ulaşılamamıştır. Bununla birlikte arama tarihleri nazara alındığında aramaların periyodik dönemlerde gerçekleşmediği ve tüm aramaların 2012 yılında beş ay gibi bir dönemde yapılmış olduğu da görülmektedir.
...
Her ne kadar ankesör/sabit hat arama delili örgütün mahrem yapısının deşifre edilmesi ve örgüt üyeliğinin tespiti bakımından önemli bir delil ise de somut olayda yukarıda açıklandığı üzere; aramaların periyodik zamanlarda gerçekleşmemiş olması, tüm aramaların yalnızca 2012 yılının ilk beş ayında yapılmış olması, sanığın daha sonrasına ait herhangi bir irtibatının tespit edilememiş olması, aşamalarda beyanları alınan, çeşitli tarihlerde sanıkla ardışık arandığı hususu isnad olunan tanıkların ardışık aramaya ve sanığın FETÖ/PDY ile bağlantısında dair bir bilgilerinin olmadığına dair beyanları, sanığın sabit hat aramaları neticesinde sohbet adı atındaki örgütsel toplantılara katıldığına dair her hangi bilginin dosya arasında bulunmadığı, sanık hakkında elde edilen aramalar dikkate alındığında Yargıtay 16. Ceza Dairesinin █████████ E. █████████ K. Sayılı ilamında belirtilen kriterleri taşımadığı..." tespitlerine yer verildiği görülmüştür.
Bununla birlikte, UYAP kayıtları üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davacı tarafından örgüte ait eve ders çalışmaya birlikte gittiklerini belirttiği ve davacı ile birlikte sabit/ankesörlü telefon hatlarından aranan S.Y.'nin Jandarma Astsubay olarak görev yapmakta iken, 667 sayılı KHK ile kamu görevininden çıkarıldığı, kamu görevinden çıkarılma işlemine karşı yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve...sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararının iptali istemiyle açılan davada,...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği, söz konusu karara karşı yapılan temyiz başvurusunun Dairemizin █████/2024 tarih ve E:██████████, K:█████████ sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği; S.Y.'nin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı dava sonucunda verilen... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E..., K...sayılı kararında, "...HTS Kayıtları: Bilgi Teknolojileri ve İletişim kayıtlarına ve dosyadaki 30.07.2019 tarihli tutanağa göre; sanığın ... no.lu GSM hattının; Ordu ilinde kurulu bulunan ... numaralı ankesörlü/sabit hattan 30.04.2012 tarihinde saat 21.43.48 ve 21.44.46'de arandığı, 26 ve 40 saniyelik görüşmeler yapıldığı, aynı gün aynı sabit hattan saat 21.45.30'da H.O.'ın 545 ... 89 numaralı GSM hattının arandığı ve 0 saniye görüşme yapıldığı, bu GSM hattının askeri personel Ö.O.'ın babası H. O. adına kayıtlı olduğu, ardışık arama durumu itibariyle hattın Ö. tarafından kullanıldığının değerlendirildiği, Emniyet kayıtlarında yapılan ataştırmada, bahse konu hattın Ö. tarafından Noter Araç Satış işlemlerinde kullanıcı olarak beyan edildiği, 1990 doğumlu S.Y.'ın 2009 giriş yılı itibariyle Jandarma Astsubay rütbesinde askeri personel olduğu, Ordu ilinde görev yapmadığı, görev yaptığı diğer yerlerin Ankara, Tekirdağ, Van ve Bursa illeri olduğu, 1989 doğumlu Ö.O.'ın 2009 giriş yılı itibari ile Jandarma Astsubay rütbesinde askeri personel olduğu, göre Ordu ilinde görev yapmadığı, görev yaptığı diğer yerlerin Hatay, Balıkesir, İzmir ve Şırnak illeri olduğu, 18.12.2018 tarihli beyan edilen son adresinin Merkez/Giresun olduğu, Tekirdağ ilinde kurulu buluan...numaralı ankesörlü/sabit hattan 12.10.2012 tarihinde saat 19.53.57'de arandığı ve 31 saniyelik görüşme yapıldığı, 19.01.2013 tarihinde saat 14.06.59'da arandığı ve 19 saniye görüşme yapıldığı, 26.07.2012 tarihinde saat 21.12.53 ve 22.10.22'de arandığı ve 34 ve 27 saniyelik görüşmeler yapıldığı, 28.02.2013 tarihinde saat 20.38.51 ve 20.39.49'da arandığı ve 27 ve 44 saniyelik görüşmeler yapıldığı, ... numaralı sabit hattan 24.10.2011 tarihinde saat 13.31.56'da arandığı ve 11 saniyelik görüşme yapıldığı anlaşılmıştır. ... sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yönetici/üyelerinin kullanımı için oluşturulmuş ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan ağ özelliğini bilerek sisteme ancak şifre ile girilebilen dönemde Bylock sistemini kullandığı, sanığın muvazzaf asker olduğu süreçte, yine bahse konu terör örgütünün mahrem iletişim yöntemi olan şekilde kamuya açık sabit hatlardan arandığı, aynı sabit hatlardan aynı gün içerisinde ve aynı dakikalarda yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan şekilde sanığın görev yaptığı komutanlık, rütbe ve yaşı ile uyumlu bir asker şahsın da arandığı, bu şekilde sanığın kimliğinin deşifre olmaması adına azami özen gösterildiği; Yargıtay 16. Ceza Dairesinin █████████ esas █████████ karar ve 19.12.2019 tarihli kararında da izah edildiği şekilde, FETÖ/PDY örgütünün mahrem yapılanması içinde yer alan muvazzaf askerlerin ve bağlı oldukları örgüt abilerinin birbirleriyle tipik haberleşme yönteminin somut olayda da gerçekleştiği, sanığın müdafii huzurunda soruşturma aşamasında alınan ifadelerinde bylock kullandığını ikrar etmesi karşısında kovuşturma aşamasında suçtan kurtulmaya yönelik olarak önceki ifadelerini inkar ettiği, bu itibarla kovuşturma aşamasındaki savunmasına itibar edilmediği, sabit hatlardan yapılan aramaların ekseriyetle mesai saatleri dışında gerçekleşmiş olması ve konuşma süreleri dikkate alındığında örgütün mahrem imamlarıyla birebir olarak bağlantılı olduğu, bu şekilde örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve atılı suçu işlediği anlaşılmıştır..." tespit ve değerlendirmelerine yer verildiği görülmüştür.
Yine, davacı ile birlikte sabit/ankesörlü telefon hatlarından aranan G.G.'nin Jandarma Astsubay olarak görev yapmakta iken, 375 sayılı KHK'ya eklenen Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevininden çıkarıldığı, bu işlemin iptali istemiyle açılan davada,...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği, söz konusu karara karşı yapılan temyiz başvurusunun Dairemizin █████/2024 tarih ve E:████████, K:█████████ sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği; G.G.'nin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı dava sonucunda verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E..., K... sayılı kararında, "...Sanık hakkında yapılan araştırmalarda; sanığın kullanımında olan kendisi adına kayıtlı ... numaralı hattın ... numaralı hattan █████/2013 tarihinde 1 kez, █████/2013 tarihinde 1 kez, █████/2013 tarihinde 1 kez, █████/2014 tarihinde 1 kez, olmak üzere toplamda 4 kez arandığı ve bu aramalarda 0 ve 59 saniyelik görüşmelerinin bulunduğu, arama yapılan hatların büfe, market ve ankesörlü telefonlar olduğu ve bu telefonların örgütün askeri personel olan üyeleri ile iletişim kullandıkları hatlardan olduklarının tespit edildiği, sanığa yönelik yapılan aramalardan öncesinde veya sonrasında dosyamız sanığı M.C.M.'nın da arandığı, adı geçen sanıkların da sanık B. gibi asker kişilerden olduğu ve hakkında aynı suça ilişkin olarak soruşturma veya kovuşturma işlemi yapıldığının tespit edildiği görülmüştür. Sanık aşamalarda etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunmuş, kendisini FETÖ/PDY'ye bağlı şahıslarla tanıştıran kişinin M.Y. olduğunu, arayan şahısların K.O. isimli şahıs (Mahkememizin ████████ Esas sayılı dosyasında yargılaması devam eden, daha önce hakkında asker şahıslarla ilgilendiği iddiası ile mahkumiyet hükmü kurulan şahıs) ve ... kod adlı C.K. (Mahkememizin ███████ esas sayılı dosyasında etkin pişmanlık kapsamında ifade veren asker şahısların beyanlarında ile askerler ile ilgilendiği belirtilen hakkında yakalama kararı devam eden) olduğunu belirtmek suretiyle şahısları teşhis ettiği anlaşılmıştır. Tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde, sanığın ikrarı ile de sabit olduğu üzere sanığın, örgütün askeri personeli ile ilgilenen mahrem kişiler tarafından sanıkla ilgilenildiği, sanığa yönelik yapılan aramaların kullanıldığı hatların sanığın görev yaptığı Kastamonu ilinde bulunduğu, bu kapsamda aramaların yapıldığı yerler, sanığın beyanı ve sanığın kendisi gibi asker kişilerin aranması, kendisi ile iletişim kuran örgüt üyesi ile atanmış olduğu Kastamonu'da bir araya gelmesi dikkate alındığında, sanığa yönelik yapılan aramaların sanıktan sorumlu olan mahrem imam tarafından yapıldığı, bu kapsamda sanığın örgüt içerisinde askeri personellerle ilgilenen kişiler ile buluşması, bu kişiler tarafından büfe veya market telefonları kullanılarak aranması hususları değerlendirildiğinde, sanığın terör örgütü ile fiili ve organik bağının bulunduğunun, bu nedenlerle sanığın örgüt hiyerarşisi içerisinde hareket ettiğinin ve sanığın eyleminin üzerine atılı suça vücut verdiği kanaatine varılmış,..." tespit ve değerlendirmelerine yer verildiği görülmüştür.
Davacı ile birlikte sabit/ankesörlü hatlardan aranan S.Y. ve G.G. hakkında yukarıda yer verilen hususlar, ...Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E..., K... sayılı kararında yer verilen tespitler ile davacının yargılama kapsamındaki savunmasında yer alan, liseden sınıf arkadaşı S.Y. ile birlikte örgüte müzahir Maltepe dershanesine gittikleri, S.Y.'nin kendisine daha rahat ders çalışmaları için üniversite öğrencilerinin kaldığı ve zaman zaman gittiği evlere kendisinin de gelebileceğini söylediği, bunun üzerine kendisinin de bu evlere ders çalışmak amacıyla zaman zaman gittiği şeklindeki beyanı ile İzmir'de sabit hatlardan yapılan aramayı yapan kişinin ismini M. olduğunu düşündüğü ancak soy ismini hatırlamadığı, Yozgat'ta bulunduğu süre zarfından dershanede tarih öğretmeni olarak görevli İ.K. isimli şahıs tarafından takip edildiği, İ.K.'nın Yozgat'ta olduğu sırada evlerine gittiği dönemde kendisiyle ilgilenen şahıs olduğu bir çok noktada yapılan ankesör aramalarının bu şahıs ya da onun yönlendirdiği kişiler tarafından yapıldığını düşündüğü şeklindeki kendi beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakının bulunduğu sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu durumda, dava konusu işlemin iptali ile davacının yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarelerin temyiz isteminin kabulüne;
2. Dava konusu işlemin iptali ile davacının yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun redine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!