Anahtar kelimeler: Çöpe Kalındığı Astsubay İlinde İçişleri Jandarma Yapmakta Tokat Parasal Süreci

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Bakanlığı / ANKARAVEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Davacının, Jandarma astsubay olarak görev yapmakta iken, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalındığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; Tokat İlinde çöpe atılmış vaziyette bulunan FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait dokümanların üzerinde yapılan inceleme neticesinde davacının parmak izlerinin tespiti üzerine davacı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde ... sayılı soruşturmanın açıldığı, davacının soruşturma kapsamında alınan ifadesinde Tokat GOP Üniversitesi İktisat Bölümünde öğrenci olarak öğrenim gördüğü dönemde Eylül 2011- Ocak 2012 tarihleri arasında FETÖ/PDY terör örgütüne ait öğrenci evinde kaldığını, 2012 yılının Ocak ayından sonra örgütle irtibatı kalmadığını beyan ettiği, dava konusu işleme dayanak alınan 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca bir kamu personelinin kamu görevinden çıkarılabilmesi için, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulu'nca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunulduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğunun değerlendirmesinin yeterli olduğu ve bu konuda idareye takdir hakkı tanındığı, yürütülen hizmetin mahiyeti ve üst düzey sadakat yükümlülüğü gereği askeri personele ilişkin tasarruflarda bu takdir hakkının daha geniş olduğunun kabulü gerektiği, bu kapsamda davacının Tokat Cumhuriyet Savcılığı nezdinde verdiği ifade göz önüne alındığında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisak düzeyinde ilişkisinin olduğunun değerlendirmesinin makul ve hakkaniyete uygun olduğu anlaşıldığından, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Davacının her ne kadar üniversite yıllarında okuduğu sırada Tokat ilinde Eylül 2011-Ocak 2012 tarihleri arasında örgüt evinde kaldığı, burada örgüt ablaları ile görüştüğü, bu evde Risale'i Nur ve FETÖ'nün kitaplarını okuduğu, düzenli olmasa da kitap okuma faaliyetleri yaptığını beyan ettiği, yapılan soruşturma kapsamında ele geçirilen kitap ve materyaller üzerinde yapılan inceleme neticesinde parmak izlerine rastlandığından bahisle kamu görevinden çıkarılmasına karar verilmiş ise de, davacı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararıyla kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davacının üniversiteyi kazandığı ilk yılda kısa bir dönem (Eylül 2011-Ocak 2012 tarihleri arasında) örgüt evinde kaldığı ve bu dönemde örgüt ablaları ile kalarak anılan kitapları okuduğu, Ocak 2012 döneminden sonra örgüt evi ile bağını kopardığı, daha sonra 2015 yılında üniversite eğitimini tamamladığı, 2017 yılında girdiği Jandarma Sözleşmeli Astsubaylık sınavını kazandığı, █████/2017 tarihinde astsubay eğitimine başlayarak █████/2018 tarihinde Jandarma Sözleşmeli Astsubaylık Çavuş olarak mezun olduğu, yapılan atama sonucu Balıkesir İli, Havran İlçesi, Havran İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde astsubay olarak █████/2018 tarihinde göreve başladığı, davaya konu ... tarih ve ... sayılı işlem ile kamu görevinden çıkarılarak ilişiğinin kesildiği, davalı idare tarafından, davacının gerek astsubaylık mesleğine girmeden önce gerekse astsubaylık mesleğine girdikten sonra terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu yönünde somut herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulamadığı, dolayısıyla davacının yıllar önce üniversite öğrencisi iken kısa bir süre örgüte ait öğrenci evinde kalmış olmasının ve örgüte ait kitap ve materyaller üzerinde parmak izlerine rastlanmış olmasının tek başına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisaklı olduğunun göstergesi olarak kabulüne hukuken olanak bulunmadığı, davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum ve gruplara iltisakı yahut irtibatı olduğunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde somut olarak ortaya konulamadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Açıklanan gerekçelerle davacının istinaf başvurusunun kabulüne ve İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak dava konusu işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihlerinden ödemenin yapılacağı tarihe kadar işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı idare tarafından; davacının FETÖ/PDY'ye ait örgüt evinde kaldığı, söz konusu örgüt ile irtibat ve iltisak düzeyinde ilişkisinin olduğu, ayrıca davalı idareyi harçtan muaf tutmayan söz konusu kararın hukuka aykırı olduğu belirtilerek kararın bozulması gerektiği iddia edilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT
:Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından █████/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu █████/2016 tarihinde, ülke genelinde █████/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar █████/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve █████/2018 tarihinde sona ermiştir.█████/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 4/1-(b) maddesinde; terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen, █████/1983 tarihli ve 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununa tabi personelin, Jandarma Genel Komutanının teklifi, İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, █████/2016 tarih ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise █████/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.Diğer yandan, olağanüstü halin sona erdirilmesinden sonra █████/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, ''...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen (Anayasa Mahkemesinin █████/2022 tarih ve E:████████, K:███████ sayılı kararıyla,"...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) ;...6) Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü personeli İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.'' hükmü getirilmek suretiyle, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(b) maddesiyle benzer düzenlemeye yer verilmiş, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, █████/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir.Jandarma astsubay olarak görev yapan davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca İçişleri Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işlemi ile kamu görevinden çıkarılmıştır.Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.Diğer yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan açılan adli soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Sor. No:..., K:... sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında; 667 sayılı KHK'nın 4. maddesiyle, olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir uygulanmakta iken, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir.AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: ████████, █████/2001; Petersen/Almanya, B. No: ████████, █████/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: ████████, █████/2009, § 28).Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu yaptırımın uygulanmasını gerektiren hâllerdir.Anayasa Mahkemesi █████/2019 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.Uyuşmazlıkta, her ne kadar Bölge İdare Mahkemesi kararında; davacının, terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulu'nca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilmesine yol açacak bir tespitin bulunmadığı belirtilmiş ise de; dava dosyasında yer alan soruşturma raporu ile ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... tarih ve Sor. No:..., K:... sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı incelendiğinde; davacının üniversite eğitimi döneminde, Tokat İlinde Eylül 2011- Ocak 2012 tarihleri arasında örgüte ait evde kaldığı, burada örgüt ablaları ile görüştüğü, bu evde Risale'i Nur ve FETÖ/PDY'ye ait kitapların okunduğu ve düzenli şekilde yapılmasa da yapılan bu kitap okuma faaliyetlerine katıldığı hususlarının davacının kendi ifadesiyle sabit olduğu, Tokat İl Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü Kimlik Tespit Büro Amirliğinin ... tarih ve ... Olay Rapor nolu Ekspertiz Raporu parmak/avuç içi mukayesesi ve inceleme raporunda da; █████/2016 tarihinde Tokat/Merkez ... Mahallesi ... Yolu üzeri ... Aile Çay Bahçesi alt kısmında engebeli ve ağaçlık alan içerisinde bir takım kitaplar ve diğer materyallerin bulunduğu, yapılan inceleme neticesinde bu kitapların FETÖ/PDY terör örgütü lideri tarafından yazılan ve █████/2016 tarihli darbe girişimi sonrasında mahkeme kararıyla yasaklanan kitaplar olduğu, ele geçirilen kitap ve materyaller üzerinde yapılan teknik incelemelerde de davacının parmak izlerine rastlanıldığının tespit edildiği bilgilerine yer verildiği anlaşılmıştır.Bu durumda; davacının adli ve idari soruşturma kapsamında verdiği kendi beyanları ile yukarıda yer verilen parmak/avuç içi mukayesesi ve inceleme raporunda yer alan bilgiler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile irtibatının/iltisakının varlığına dair yeterli düzeyde tespitin dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulüyle, İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.Diğer yandan, Bölge İdare Mahkemesi kararının yargılama giderleri yönünden de temyizen incelenerek bozulması istenilmekte ise de, Dairemizin bu kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesince yeniden karar verileceğinden, bu aşamada davalı idarenin söz konusu temyiz istemi hakkında karar verilmesine olanak bulunmamaktadır.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne;2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararı kaldırılarak dava konusu işlemin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihlerinden ödemenin yapılacağı tarihe kadar işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.KARŞI OY
:... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının onanması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyoruz.