Anahtar kelimeler: Yılıda Sayısal İştigal Yazılım Alanının Baskı Firmanın Markanın Sinaî Fikri

T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ████████
HAKİM
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACI
: ... - ...
VEKİLLERİ
: Av. ... -...
Av. ... -...
Av. ... -...
DAVALI
: 1- ... ...
VEKİLİ
: Av. ... ...
DAVALI
: 2- ... - ... ...
VEKİLİ
:Av. ...
...
DAVA
: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2023
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili █████/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın 1939 yılıda ... tarafından ... ’de kurulduğunu, ana iştigal alanının bilgi işlem, yazılım, baskı sistemleri ve sayısal görüntüleme donanımları üretimi ve bunların dünya çapında pazarlama ve satışı olduğunu, ... ’nin ikiye bölünmesi ile 1 Kasım 2015 tarihinde kurulmuş olan ... Inc. şirketinin kişisel bilgisayarlar, yazıcılar, baskı sistemleri ve dijital görüntüleme donanımları ile ... ise bulut yönetimi, sunucular ve sistemler, veri depolama, ağ oluşturma ve yazılım mal ve hizmetleri ile iştigal ettiğini, .....’in bağlı şirketi olarak faaliyet gösterdiğini ve ... .‘in fikri mülkiyet haklarının özellikle tanınmış “...” markalarının yönetiminin toplandığı ve yönetildiği firması olduğunu, ... Inc.’in ürün ve hizmetlerinin uzun yıllardır tanınmış “...” markası, “... logo” ve “...” seri markaları altında tüketiciye sunulduğunu, “...” markalarının tüm dünya çapında olduğu gibi Türkiye’de de ... nezdinde müvekkili şirket adına tescilli ve koruma altında olduğunu, müvekkili şirketin “...” ibaresini içeren pek çok markanın sahibi olduğunu, ... nezdinde ... sayı ile tanınmış marka olarak kayıt altında olduğunu, müvekkilinin, davalı tarafından 16 ve 40.sınıflarda yapılmış olan 14.12.2020 tarihli ve ... sayılı marka başvurusundan başvurunun 12.02.2021 tarihli ve 366 sayılı ...’nde yayınlanması üzerine haberdar olunduğunu ve başvurunun yayımına karşı 6769 sayılı SMK’nun 6/1, 6/5 ve 6/9 madeleri çerçevesinde itiraz edildiğini, söz konusu itiraza ilişkin kararda marka başvurusunun müvekkilinin itiraza dayanak ... sayılı “...” unsurlu markası ile benzer görüldüğünü ve markaların aynı/aynı tür ve benzer malları/hizmetleri kapsadıklarının tespit edilerek marka başvurusunun kapsamından 40.sınıftaki “Baskı hizmetleri, ciltçilik hizmetleri” hizmetlerinin çıkarılmasına karar verildiğini, müvekkilinin itiraza dayanak ...sayılı “...” markalarına ilişkin kullanım delili sunulmadığından bu markaların yapılan incelemede dikkate alınmadığını, itiraza konu başvuru ile müvekkilinin itiraza dayanak ... sayılı ve ... sayılı markaları ile arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığının tespit edildiğini, ... söz konusu kararda itiraza konu başvurunun müvekkilinin ... sayılı markası dışındaki itiraza dayanak diğer markalarla olan benzerliğinin incelenmediğini, ... Başkanşığı tarafından verilen kararda karıştırılma ihtimali bulunmadığı tespit edilen müvekkiline ait ..., sayılı “...” markaları yönünden bir inceleme yapılmamış olmasının, kararın eksik inceleme sonucunda verildiğini ortaya koyduğunu, davaya konu marka ile müvekkilinin dayanak markaları arasında dava konusu markanın kapsamında kalan mal ve hizmetler bakımından da karıştırılma ihtimali bulunduğunu, markaların görsel ve işitsel olarak benzediğini, markaların birebir aynı “...” ibaresini logosal bir kullanımla asli ve ayırt edici unsur olarak içerdiklerini, dava konusu markanın, ... sayılı marka ile aynı görseli haiz 7, 9, 35 ve 42.sınıflarda tescilli ...sayılı “...” markasıyla da benzer olduğunu, davalı markasının müvekkiline ait ve sırasıyla 9 ve 35.sınıflarda tescilli olan ... sayılı ve ... sayılı “...” markaları ile benzediğini, müvekkilinin ... markalı bir baskı/matbaa/fotokopi makinesinde ... ... markalı bir kağıt ürünün veya matbaa ciltleme malzemesinin kullanılmasının sunulan malların kaynağı bakımından tüketiciyi yanıltacağını, dava konusu markanın “...” ibaresinin müvekkilinin “...” markalarının logosuyla benzer biçimde mavi renk tonuyla, içi dolgulu daire şekli içerisinde vurgulanacak şekilde yazılmış olmasının markayı stil ve konsept olarak müvekkili markalarına daha da yakınlaştırdığını, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olduğunu, davalı yanın müvekkilinin tanınmış markasından haksız yarar sağlayabileceğini ve müvekkilinin ayırt edici karakterini zedeleyebileceğini iddia ederek; ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 08.12.2022 tarihli ve ... sayılı kararının iptaline, davaya konu ... sayılı markanın tümden hükümsüzlüğüne ve dava sonuna kadar dava konusu markanın devrinin önlenmesi hususunda, takdiren teminatsız olarak, tensiple birlikte, ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:
Davalı ... vekili █████/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın, davalının 14.12.2020 tarihinde tescilini talep ettiği ... başvuru numaralı “... ... ...” ibareli marka başvurusunun, adına tescilli ve itiraza gerekçe olarak gösterdiği ... sayılı “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...” ibareli markalar ile talep edilen sınıflarda yer alan mal veya hizmetlerin tamamı açısından benzerlik veya karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu iddia ettiğini, söz konusu iddiaların haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davaya konu edilen marka başvurusu ile kısmi ret kararına gerekçe olarak gösterilen markalar arasında tescil edilen mal veya hizmetler yönünden benzerlik veya karıştırılma ihtimali bulunmadığını, tescil kapsamından çıkarılan mal veya hizmetlere ilişkin benzerlik veya karıştırılma ihtimali olmadığını, davacı tarafın SMK m.6/5 tanınmışlık gerekçelerine dayalı itirazının ve kötü niyetle yapıldığına yönelik iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek; davanın süresi içinde açılıp açılmadığının tespiti ile süre aşımı halinde usulden reddini, esasa ilişkin olarak davacı yanın istemleri ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... SAN. VE TİC. A.Ş., davaya cevap dilekçesi ibraz etmediğinden 6100 sayılı HMK m.128 hükmü gereği, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır.
UYUŞMAZLIK
:
Dava, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali ve 6769 sayılı SMK m.25 hükmüne göre açılan Markanın Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davalı şirkete ait ... sayılı "... ... ..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı, davacı markalarının tanınmış olup olmadığı, davalı şirketin kötü niyetli olup olmadığı, tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, özel veya teknik hususlara ilişkin bilirkişi raporu aldırılmış, █████/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
İşlem dosyasının tetkikinde; Davalı şirketin 14.12.2020 tarihinde "... ... ..." ibareli ... sayılı marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında 14.02.2021 tarih ve 366 sayılı Bülten’de ilan edildiği, söz konusu ilana karşı davacı yanın 07.04.2021 tarihinde ... ... sayılı markalarını mesnet göstererek 6769 sayılı SMK’nın m.6/1, m.6/5 ve m.6/9 hükümleri kapsamında itirazda bulunduğu, davalı şirketin 27.05.2021 tarihinde itiraza karşı görüş dilekçesi ibraz ettiği, dilekçesinde ... sayılı markalara ilişkin olarak kullanmama def'i ileri sürdüğü, yayına yapılan itirazın ... ...'nca incelenmesi sonrasında SMK m.6/1 hükmü gereği bir kısım hizmetlerin başvuru kapsamından çıkarıldığı, kalan emtialar bakımından itirazın reddedildiği, bu karara karşı davacı şirket tarafından 16.03.2022 tarihinde yeniden itirazda bulunulduğu, davalı şirketin 22.04.2022 tarihinde itiraza karşı görüş dilekçesi ibraz ettiği, yeniden yapılan itirazı değerlendiren ... 'nun ... sayılı ... kararı ile itirazın reddine karar verdiği, bu kararın davacı ... vekiline 09.12.2022 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu marka 20.12.2022 tarihinde tescil edilmiştir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır. Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur. Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir.
Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir. Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır. Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür.
Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır. Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır. Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır. Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar, hukuki nitelendirme hali hariç olmak üzere maddi vakıalara ilişkin tespitler barındıran bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
I-... Kararının İptali İstemi Bakımından Yapılan Değerlendirme:
Dava konusu marka başvurusu, 14.12.2020 tarihinde yapılmış olup; itiraz aşamasında başvuru sahibi davalı, davacının itirazına dayanak gösterdiği ... sayılı markalar için kullanmama def'i ileri sürmüştür. Davacıya, kullanım delillerini sunması için süre verilmiş; ancak davacı, iş bu markaların kullanımını tevsik eden herhangi bir delil sunmamıştır. ... ... da, kullanım ispatına ilişkin delil sunulmadığı gerekçesiyle, SMK m.6/1 kapsamında yapılan incelemede ... sayılı markaları dikkate almamıştır.
Davacı yanın ...ayılı markalar için herhangi bir kullanım delili sunmadığı marka işlem dosyasından anlaşılmaktadır. Dolayısıyla kullanımı ispatlanmayan iş bu markaların, ... karar iptali yönünden yapılacak iltibas değerlendirmesinde dikkate alınmaları mümkün değildir. İltibas değerlendirmesi ...sayılı davacı markaları dikkate alınarak yapılmıştır.
Mahkememize aldırılan bilirkişi raporunda tablolaştırıldığı üzere;
Dava konusu marka kapsamında yer alan "Matbaa ve ciltleme malzemeleri." emtiaları ile davacı markaları kapsamında yer alan "Ticari veya endüstriyel kullanım için matbaa makineleri; matbaa makineleri. Baskı hizmetleri." mal ve hizmetleri benzerdir. “Matbaa ve ciltleme malzemeleri” ile “matbaa makineleri” matbaacılık hizmetinin ifası esnasında birlikte kullanılan mallar olduğu gibi, matbaacılık ürünlerinin üretimi sırasında da hammadde-üretim aracı şeklinde birlikte kullanılan ve aralarında tamamlayıcılık ilişkisi bulunan benzer mallardır. Yine “matbaa ve ciltleme malzemeleri” baskı hizmetinin tüketiciye sunulması esnasında kullanılan üretim girdileri olup, hizmet ile emtia arasında birlikte kullanımdan kaynaklı benzerlik vardır.
Dava konusu marka kapsamında yer alan "Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar." emtiaları ile davacı markaları kapsamında yer alan "Baskı hizmetleri." benzerdir. “Basılı yayınlar, basılı evrak” emtiası, baskı hizmetlerinin ürün çıktısı olup söz konusu mal ve hizmet arasında birlikte tüketim ve tüketiciye arzdan kaynaklı benzerlik vardır.
Dava konusu marka kapsamında yer alan "Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları." emtiaları ile davacı markaları kapsamında yer alan "Bilgisayarlarla birlikte kullanım için yazıcılar; kopyalama, tarama, faks ve yazdırma için hepsi bir arada makineler; fotokopi makineleri. Baskı hizmetleri." mal ve hizmetleri benzerdir. Baskı hizmetleri ve fotokopi makineleri ile “kırtasiye tipi kağıt ürünler, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları” emtiası arasında benzerlik ilişkisi bulunmaktadır. Zira baskı hizmetlerinin ifası esnasında, kağıt emtiası mutlaka kullanılan bir mal olduğu gibi, fotokopi makinelerinin de tamamlayıcı ürünleridir. “Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları” malları ise, genelde baskı hizmetlerinin sunulduğu büyük kırtasiyelerde iş bu hizmet ile birlikte yan yana satılan tüketicinin yakın bir ihtiyacının farklı yönlerini gideren, tamamlayıcı nitelikte düşük düzeyli benzer mallardır.
Dava konusu marka kapsamında yer alan "Büro makineleri." emtiaları ile davacı markaları kapsamında yer alan "Bilgisayarlarla birlikte kullanım için yazıcılar; kopyalama, tarama, faks ve yazdırma için hepsi bir arada makineler; fotokopi makineleri." emtiaları benzerdir. Fotokopi makineleri de bir büro makinesi türü olmakla birlikte, aralarında aynı ticari kaynaktan gelme ve ikame içerme nedeniyle benzerlik vardır.
Dava konusu marka kapsamında yer alan "Kağıdın işlenmesi." hizmeti ile davacı markaları kapsamında yer alan "Üç boyutlu (3D) baskı hizmetleri; başkaları için ilave/eklemeli imalat hizmetleri; başkaları için parçaların, bileşenlerin ve modellerin özel imalatları, yani üç boyutlu baskı ekipmanlarının ve bileşenlerinin özel imalatı." hizmeti benzerdir. Üç boyutlu baskı bileşeni olarak kağıdın imalatı ile kağıdın işlenmesi arasında, mamul-yarı mamul düzeyinde ilişki olduğu gibi, bu hizmetler çoğunlukta aynı ticari kaynaktan gelen ve tamamlayıcılık içeren benzer hizmetlerdir.
Sonuç olarak; dava konusu marka kapsamında yer alan “16.sınıf: █████ Matbaa ve ciltleme malzemeleri. █████ Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. █████ Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları. █████ Büro makineleri. 40.sınıf: █████ Kağıdın işlenmesi.” mal ve hizmetleri bakımından taraf markalarının emtia listeleri benzer/ilişkili mal ve hizmetlerden oluşmaktadır.
Davalı ... başvurusu kapsamında yer alan “16.sınıf: █████ Kağıt, karton (mukavva); kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular; kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç): kağıt havlular, tuvalet kağıtları, kağıt peçeteler. █████ Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri. █████ Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar.” malları bakımından ise taraf markalarının emtia listeleri farklı mal ve hizmetlerden oluşmaktadır.
Dava konusu marka başvurusu; beyaz zemin üstüne lacivert renkte düz yazı karakteri ile alt alta yazılmış büyük boyutlardaki ... ibaresi ile çok küçük boyuttaki ... ibaresinden ve bu ibarenin başında büyük boyutta ve vurgulu şekilde yer alan oval, lacivert zemin üstüne beyaz renkte yazılmış ... logosundan oluşmaktadır. Markada yer alan “...” ibaresinin bütünsel açıdan bilinen bir anlamı olmamakla birlikte; bu sözcük “iyi dilek, azarlama, şaşma, sevinç vb. duyguları bildirmede kullanılan bir ünlem” olan ... kelimesi ile İngilizcede “paket” anlamına gelen ... kelimelerinin bitişik yazılması ile türetilmiş fantezi bir ibaredir. ... ibaresi ise ... ve ... kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir logodur. Bu kapsamda markanın ayırt edici esaslı unsuru ... sözcüğü ile ... logosudur.
İtiraza mesnet gösterilen ve kullanmama def'ine tabi olmayan davacı markaları ise; "...", "...", "..." ve "..." şeklinde, markalardan ikisi çizgisel formda ... markası olarak tasarlanmış olmakla birlikte, ... şeklindeki kısaltmanın figüratif yazımı imajını da haizdir. Diğer iki marka ise oval, siyah zemin üstüne beyaz renkte yazılmış ... logosundan oluşmaktadır. Markaların tamamında ... ibaresi ayırt edici esaslı unsur ya da bu unsurun parçası konumundadır.
Taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; dava konusu marka kapsamında yer alan "16.Sınıf: Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları. Büro makineleri. 40.Sınıf: Kağıdın işlenmesi." mal ve hizmetleri bakımından, karşılaştırılan markalar arasında emtia benzerliği bulunduğu, davacı markalarının esas unsurunun "..." logosu olduğu, davaya konu markanın esaslı unsurunun ise "..." logosu ve "..." sözcüğü olduğu, markaların yazım stilleri ve "..." şeklini merkeze alan umumi marka kompozisyonları dikkate alındığında, "..." logosunun müşterekliğinden kaynaklı olarak markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, davacı markalarında esas unsur olarak bulunan "..." logosunun, dava konusu markada ayırt edilemeyecek derecede benzer şekilde bulunduğu, dava konusu markada bulunan "..." ibaresinin, "..." logosunun oluşturduğu ayırt edici etkiyi izale etme gücünün bulunmadığı, "..." ibaresi markanın esaslı unsurlarından biri olsa da, "..." logosunun da ayrı ve bağımsız özerkliğini koruyacak şekilde söz konusu markanın esaslı unsurlarından bir diğeri olduğu, buna göre; daha önce davacıya ait markaları gören, işiten, bu markalı emtialardan yararlanan ilgili tüketici kesiminin, daha sonra başvuru markasını yukarıda yer verilen mal ve hizmetler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, bunlardan faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu marka ile davacıya ait itiraza mesnet markalar arasında ilişki kuracağı, markaların aynı ticari kökenden geldiği hususunda yanılsamaya düşerek tüketim tercihinde bulunacağı, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılaması ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu hususunda kafa karışıklığı yaşayacağı, dolayısıyla, yukarıda belirtilen mal ve hizmetler bakımından, karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu kanaatine varılmıştır.
II-Markanın Hükümsüzlüğü İstemi Bakımından Yapılan Değerlendirme:
Hükümsüzlük davasında davalı yan, hükümsüzlüğe dayanak markalar bakımından kullanmama def'i ileri sürmemiştir. Bu nedenle hükümsüzlük istemi bakımından, davacının hükümsüzlüğe dayanak markalarının tamamının, tüm emtialarıyla değerlendirmeye esas alınması gerekmiştir.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda tablolaştırıldığı üzere;
Davalı markası kapsamında yer alan “16.Sınıf: Kağıt, karton (mukavva); kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular; kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç): kağıt havlular, tuvalet kağıtları, kağıt peçeteler. Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları.” emtiaları, hükümsüzlüğe mesnet gösterilen davacı markalarının mal ve hizmetleri ile aynı ve aynı tür mallardır.
... kararının iptali bakımından yapılan değerlendirme kapsamında gerekçesi ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; ... sayılı davalı markasının kapsadığı “16.Sınıf: Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Büro makineleri. 40.Sınıf: Kağıdın işlenmesi.” emtiası bakımından ise taraf markalarının emtia listeleri benzer ve ilişkilidir.
Davalı markası kapsamındaki “16.Sınıf
: Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri. Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar.” malları bakımından ise taraf markalarının emtia listeleri farklı mal ve hizmetlerden oluşmaktadır.
Dava konusu marka başvurusu; beyaz zemin üstüne lacivert renkte düz yazı karakteri ile alt alta yazılmış büyük boyutlardaki ... ibaresi ile çok küçük boyuttaki ... ibaresinden ve bu ibarenin başında büyük boyutta ve vurgulu şekilde yer alan oval, lacivert zemin üstüne beyaz renkte yazılmış ... logosundan oluşmaktadır. Markada yer alan “...” ibaresinin bütünsel açıdan bilinen bir anlamı olmamakla birlikte; bu sözcük “iyi dilek, azarlama, şaşma, sevinç vb. duyguları bildirmede kullanılan bir ünlem” olan ... kelimesi ile İngilizcede “paket” anlamına gelen ... kelimelerinin bitişik yazılması ile türetilmiş fantezi bir ibaredir. ... ibaresi ise ... ve ... kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir logodur. Bu kapsamda markanın ayırt edici esaslı unsuru ... sözcüğü ile ... logosudur.
Hükümsüzlüğe mesnet davacı markaları ise; "...", "...", "...", "...", "...", "..." ve "..." şeklinde, markalardan ikisi çizgisel formda ... markası olarak tasarlanmış olmakla birlikte, ... şeklindeki kısaltmanın figüratif yazımı imajını da haizdir. Diğer üç marka ise oval, siyah zemin üstüne beyaz renkte yazılmış ... logosundan, biri ise dikdörtgen siyah zemin içindeki beyaz daire üzerine yazılmış "..." ibaresinden oluşmaktadır. Markalardan bir diğer ise salt "..." ibaresinden oluşmaktadır. Markaların tamamında ... ibaresi ayırt edici esaslı unsur ya da bu unsurun parçası konumundadır.
Taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; dava konusu marka kapsamında yer alan "16.Sınıf: Kağıt, karton (mukavva); kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular; kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç): kağıt havlular, tuvalet kağıtları, kağıt peçeteler. Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları. Büro makineleri. 40.Sınıf: Kağıdın işlenmesi." mal ve hizmetleri bakımından, karşılaştırılan markalar arasında emtia benzerliği bulunduğu, davacı markalarının esas unsurunun "..." logosu olduğu, davaya konu markanın esaslı unsurunun ise "..." logosu ve "..." sözcüğü olduğu, markaların yazım stilleri ve "..." şeklini merkeze alan umumi marka kompozisyonları dikkate alındığında, "..." logosunun müşterekliğinden kaynaklı olarak markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, davacı markalarında esas unsur olarak bulunan "..." logosunun, dava konusu markada ayırt edilemeyecek derecede benzer şekilde bulunduğu, dava konusu markada bulunan "..." ibaresinin, "..." logosunun oluşturduğu ayırt edici etkiyi izale etme gücünün bulunmadığı, "..." ibaresi markanın esaslı unsurlarından biri olsa da, "..." logosunun da ayrı ve bağımsız özerkliğini koruyacak şekilde söz konusu markanın esaslı unsurlarından bir diğeri olduğu, buna göre; daha önce davacıya ait markaları gören, işiten, bu markalı emtialardan yararlanan ilgili tüketici kesiminin, daha sonra başvuru markasını yukarıda yer verilen mal ve hizmetler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, bunlardan faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu marka ile davacıya ait itiraza mesnet markalar arasında ilişki kuracağı, markaların aynı ticari kökenden geldiği hususunda yanılsamaya düşerek tüketim tercihinde bulunacağı, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılaması ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu hususunda kafa karışıklığı yaşayacağı, dolayısıyla, yukarıda belirtilen mal ve hizmetler bakımından, karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu kanaatine varılmıştır.
SMK m.6/5 hükmüne göre; Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
SMK m.6/5 hükmü uyarınca; önceki tarihli tescil edilmiş veya tescil başvurusu yapılmış olan bir marka, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi sebebiyle, aynı veya benzeri sonraki tarihli marka başvurusunun, aynı veya farklı nitelikteki mal ya da hizmetlere ilişkin tescil talebinin reddini talep edebilir. Bir markanın sadece tanınmış marka niteliğini haiz olması, otomatik olarak o markanın farklı türdeki mal veya hizmetlere ilişkin olarak sonraki tarihli marka başvurusunu engelleme hakkı bahşetmez. Tanınmış marka hakkı sahibinin genişletilmiş korumadan yararlanabilmesi için;
A) Tanınmış markanın itibarından haksız yarar elde edilmesi,
B) Tanınmış markanın itibarına zarar verilmesi,
C) Tanınmış markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi, olasılıklarından en az birinin gerçekleşmesi veya gerçekleşme ihtimalinin bulunması gereklidir. Ayrıca, sonraki tarihli marka başvuru sahibinin, marka başvurusunda haklı bir nedeninin de bulunmaması gerekir.
Tanınmışlık, statik ve dogmatik bir durum değildir. Aksine; sürekli güncellenen, dalgalanabilen, bir çok değişkene bağlı dinamik bir süreci içinde barındırır. Bir markanın tanınmış marka niteliğinde olup olmadığı; a)Toplumun ilgili kesimince markanın tanınma düzeyi, b) Markanın kullanıldığı coğrafi alan, kullanım süresi ve yoğunluğu, c)Marka promosyonlarının ve reklamlarının süresi, yoğunluğu, hedef aldığı alan, d)Markanın tesciller veya tescil başvuruları ile korunduğu coğrafi alanın büyüklüğü, e) Markanın resmi mercilerce tanınmışlığına delalet eden karar ve uygulamaları, f) Markanın ekonomik değeri, g) Markanın hitap ettiği mal veya hizmetlerin pazar payı, gibi tahdidi olmayan kriterler dikkate alınmak suretiyle, yapılacak global bir değerlendirme neticesinde her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Hemen belirtilmelidir ki; bir markanın tanınmış marka niteliğini haiz olmasının; yukarıda yer verilen tüm kıstasların sağlanması gerektiğini şart koşmadığı gibi, yukarıda yer verilen kıstaslardan yalnızca birinin gerçekleşmesinin mutlak anlamda ilgili markayı tanınmışlık seviyesine çıkaracağını da göstermez. Burada önemli olan husus; her somut olayda, yukarıda yer verilen kıstaslardan da yararlanarak, global bir değerlendirme yapılması, bunun sonucunda tanınmışlık vasfı ve varsa bu tanınmışlığın etki alanının belirlenmesidir.
Tanınmış markanın itibarından haksız yararlanılmasından söz edilebilmesi için; tanınmış markanın iyi şöhret ve itibar sahibi olması, ilgili tüketici kesimi nezdinde markanın olumlu bir imajının olması gerekir. Bu nedenle imaj transferine konu olabilecek sonraki tarihli marka başvurusunun, tanınmış markanın itibarından haksız yararlanma tehlikesi doğurabileceği söylenebilir. Burada önemli olan, sonraki tarihli markayı gören tüketicinin, önceki tarihli tanınmış markanın kendi zihninde oluşturduğu olumlu imaj ile sonraki tarihli marka arasında bir bağlantı (link) kurması, imaj transferi ihtimalinin bulunması, böylece tanınmış markanın olumlu imajının sağladığı kolaylıktan yararlanarak sonraki tarihli marka başvuru sahibinin ticari avantaj sağlama ihtimalinin bulunmasıdır. Böylece, sonraki tarihli marka başvuru sahibi, tanınmış marka sahibinin uzun uğraşlar sonucu oluşturduğu kalite ve güven birikiminden parazitvari yararlanarak, kendi lehine haksız bir avantaj sağlayacaktır.
Tanınmış markanın itibarına zarar verilebilmesi için; Tanınmış markanın, arzu edilmeyen olumsuz imaj tehlikesine maruz kalacağı bir hal olasılığı içerisinde bulunması gerekmektedir. Tanınmış markanın itibarının zarar görme tehlikesi altında bulunup bulunmadığı incelenirken, tescile konu mal ve hizmetlerin kapsamı dikkate alınmalıdır. Örneğin; tanınmış bir içecek markasının, aynı veya benzerinin tuvalet temizliği emtialarında marka olarak kullanılması halinde, böyle bir olumsuz imaj tehlikesi söz konusu olabilir.
Tanınmış markanın ayırt etme gücünün zedelenmesi için; Sonraki tarihli marka başvurusu nedeniyle, tanınmış markanın ayırt etme gücünün zayıflaması ve bu suretle markanın reklam değerinin düşme ihtimali bulunmalıdır. Tanınmışlık derecesi ve karşılaştırılan markaların hitap ettiği mal veya hizmetlerin birbirleri ile yakınlığı arttıkça, markanın ayırt ediciliğinin zedelenmesi ihtimali de artmaktadır. Bu durumda, markanın muhatap çevresi, sonraki tarihli marka nedeniyle, önceki markanın artık sadece tanınmış marka sahibine ve onun ürünlerine ait olmadığı kanısına varmaktadır.
Somut olayda yapılan değerlendirmede; Davacının ... nezdinde sunduğu itiraz dilekçesi ve ekleri incelenmekle; ... markasının tanınmışlığını ispata yönelik olarak dayandığı delilin ... sayılı tanınmış marka tescili kaydı olduğu anlaşılmıştır. ... sayılı tanınmış marka dosyası incelendiğinde; 06.11.2014 tarihli ... kararı ile tanınmış marka kabul edildiği tespit edilmiştir. İçinde sektörden kimsenin de bulunduğu bilirkişi heyetinin görüşüne göre; dava konusu marka başvurusunun yapıldığı tarih 14.12.2020 itibariyle davacının "..." markasının “bilgisayar donanım ve yazılımları” sektöründeki bilinirliği sürmekte olup, markanın tanınmış marka olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Davalı markasının kapsadığı farklı addedilen “16.sınıf: Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri. Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar.” malları ile davacı markasının tanınmış olduğu “bilgisayar donanım ve yazılımları” çok farklı ve ilişkisiz mal/hizmetlerdir. Davalının markasını “16.sınıf: Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri. Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar.” üzerinde kullanması durumunda, davacının tanınmış ... bilgisayar markasının toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yarar sağlaması, markanın itibarına zarar vermesi veya markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğması mümkün görünmemektedir. Zira, markanın itibarından haksız yararlanmadan bahsedilebilmesi için, her şeyden önce imaj transferinin gerçekleşmesi gerekir. Dava konusu olayda imaj transferi şartının gerçekleşmesi bu denli ilişkisiz mal ve hizmetler bakımından söz konusu değildir. Tüketiciler, “bilgisayar” emtiası üzerinde bilip tanıdıkları ... markasının benzeri olan ... ... ibaresini “plastik ... ürünleri” ya da “badana fırçaları” üzerinde gördüklerinde, taraf markalarını ilişkilendirmeyecekler ve tanınmış ... markasından edindikleri izlenimi davalı markasına nakletmeyeceklerdir. Zira markalar arasında benzerlik olsa da, mal ve hizmet sektörlerinin farklılığı bu şekilde imaj transferine uygun değildir. Bu koşullarda, davalı markasının, davacının tanınmış markasından haksız yarar sağlaması mümkün görünmemektedir. Ayrıca, “bilgisayar” emtiası üzerindeki tanınmışlığın, 16. Sınıftaki “plastik ... ürünleri” ya da “badana fırçaları” bakımından imaj zedelenmesine, itibar kaybına ve markanın ayırt ediciliğinin zayıflamasına yol açmayacağı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle; davacının ... ibareli markası tanınmış marka olmakla birlikte, somut olayda SMK 6/5 maddesinde sayılan koşullar gerçekleşmediğinden tanınmışlıktan kaynaklı tescil engeli ve hükümsüzlük nedeni bulunmamaktadır.
SMK m.6/9 hükmüne göre; Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.
Kötü niyetli marka başvurusu; Kişiyi, hukuk düzeninin tescil ile elde edilecek hakları kullanması amacı taşımaksızın, hukuka ve ahlaka aykırı olarak, bu hakların hukuk düzenince tasvip edilemeyecek şekilde başka amaçlarla kullanılması olarak tanımlanabilir. Hangi hallerde kötü niyetli olarak marka başvurusunda bulunulmuş sayılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlikte, genel olarak markayı kullanmaktan ziyade şantaj veya başkasından haksız para elde etmek veya başkalarının ticaretine engel olmak gibi amaçlarla yapılan marka başvuruları kötü niyetle yapılmış başvuru olarak kabul edilmektedir. Kanunun ayrıca müeyyideye bağladığı hususlar tek başına kötü niyet emaresi olarak kabul edilmez. Zira Kanun tarafından zaten müeyyidesi gösterilmiş marka başvuruları için ayrıca kötü niyeti de sebep göstermek doğru görülmemektedir. (...)
Somut olayda; davaya konu marka ile itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markaların bir kısım mal ve hizmetler bakımından iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmalarının haricinde davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasına dayalı istemler yerinde bulunmamıştır.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; "16.Sınıf
: Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları. Büro makineleri. 40.Sınıf: Kağıdın işlenmesi." mal ve hizmetleri bakımından ... sayılı ... kararının İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Dava konusu ... sayılı markanın "16.Sınıf: Kağıt, karton (mukavva); kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular; kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç): kağıt havlular, tuvalet kağıtları, kağıt peçeteler. Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları. Büro makineleri. 40.Sınıf: Kağıdın işlenmesi." mal ve hizmetleri bakımından HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-6769 sayılı SMK m.27/6 hükmü uyarınca hükümsüzlük kararı kesinleştiğinde bir örneğinin re'sen ...'e gönderilmesine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL'nin düşümü ile bakiye kalan 89,95 TL'nin müteselsilen davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davanın kısmen reddolunması ve davalıların kendilerini vekil ile temsil ettirmeleri sebebiyle AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-Davanın kabul ret oranının takdiren 1/2 olarak kabulüne,
8-Karar ve ilam harcının davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması sebebi ile davacının peşin yatırdığı 179,90 TL peşin karar ve ilam harcının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 25,60 TL vekalet harcı, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 45,42 TL dosya kapağı masrafı, 550,50 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 4.301,42 TL yargılama giderinin 1/2'si olan 2.150,71 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan 2.150,71 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı ... tarafından yapılan 25,60 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin 1/2'si olan 12,80 TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'ne verilmesine, kalan 12,80 TL'nin davalı ... üzerinde bırakılmasına,
11-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iade edilmesine,
Dair, Davacı vekilinin, Davalı Kurum vekilinin ve Davalı şirket vekilinin yüzüne karşı, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2023
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!