Anahtar kelimeler: Bam Emrinden Esaskarar Eskişehir İstirdat Başlattığını İlamsız Yazim Geç Haberdar

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 4. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ4. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023NUMARASI
: ████████ E. ████████ K.DAVACIVEKİLİDAVALIVEKİLLERİDAVANIN KONUSU
: İstirdatKARAR TARİHİ
: █████/2025KARARIN YAZIM TARİHİ
: █████/2025Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece verilen karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davacı, davalının Eskişehir 8. İcra Müdürlüğünün █████████ sayılı dosyası üzerinden kendisine karşı 64.735,51 TL tutarında ilamsız icra takibi başlattığını, ödeme emrinden geç haberdar olması sebebiyle icra takibine yasal süresi içerisinde itiraz edilemediğini, icra dosyasına 81.984,75 TL tutarında ödeme yapıldığını davalıya karşı borcu bulunmadığını, davaya konu icra takibinin dayanağı olarak 01.03.2019 tarihli finansal danışmanlık sözleşmesinin gösterildiğini, 01.03.2019 tarihli sözleşme gereği 20.07.2020 tarihinde ve öncesinde davalıya karşı bir borcunun bulunup bulunmadığının araştırılmasının gerektiğini, sözleşmede iş sahibinin ... Elektrik Makina Sanayi Mühendislik İşletme ve Bakım Ltd. Şti. olduğunu, kendisinin sözleşmede müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığını, davalının takibe dayanak sözleşme gereği ... ... Ltd. Şti.'ne danışman sıfatıyla hizmet verdiğini, asıl borçlunun ... ...Ltd. Şti. olduğunu, iş sahibi ... Ltd. Şti. icra takibine konu alacak nedeniyle temerrüte düşürülmediğini, davalı tarafından dava dışı şirkete karşı gönderilmiş bir ihtarname bulunmadığını, takip dosyasında ödeme güçsüzlüğü içerisinde olduğunu gösterir bir durumun bulunmadığını, davalının danışmanlık sözleşmesinden doğan alacağının bulunmadığını belirterek borcu olmadığının tespitine ve icra takibinin iptaline, borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 81.984,75 TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı, davacı tarafın dava şartı olan arabuluculuk başvurusunda bulunmadığını, menfi tespit ve istirdat isteminin tek bir davada talep edilemeyeceğinden davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, Eskişehir 8. İcra Müdürlüğünün █████████ sayılı takip dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibine süresi içerisinde itiraz edilmediğini, takibin kesinleşmesi üzerine üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının haczinin talep edildiğini, ... Bankası hesabında mevcut mevduat ile kısmi tahsilat sağlandığını, her iki tarafın tacir olduğu sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefalet konusunun TBK düzenlenen adi kefalet olmadığını, TTK 7. maddesinde düzenlendiğini, alacaklının alacağını elde edemediğinde borçlular, kefil veya kefiller arasında bir öncelik sırası gözetmeksizin arzu ettiğine doğrudan başvurabileceğini, ... ...Ltd.Şti.'nin kendisine olan finansal danışmanlık sözleşmesinden kaynaklı borcundan dolayı Diyarbakır İcra Müdürlüğünün ██████████ sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, ... Ltd. Şti.'ye karşı alacak davası açıldığını, Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ Esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini, istirdat davasında ispat yükünün davacı konumundaki borçluya ait olduğunu belirterek davanın reddine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:Mahkemece, kefalet sözleşmesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 581 ile 603. maddeleri arasında düzenlendiği, Türk Borçlar Kanunu'nun 581 inci maddesinde “kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşme” şeklinde tanımlandığı, kefalet sözleşmesinin, alacaklı ile kefil arasında kurulan ve alacaklıya kişisel güvence sağlayan bağımsız nitelikte bir borç ilişkisi olduğu, kefalet sözleşmesinin geçerli olmasının Türk Borçlar Kanunu'nun 583 ve 586'ncı maddelerinde kefalet sözleşmesi için öngörülen koşulların varlığına bağlı olduğu, Türk Borçlar Kanunu 583 maddesinde; ''Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.'' düzenlemesinin bulunduğu, davalı takip talebinde borcun sebebi olarak, 01.03.2019 tarihli finansal danışmanlık sözleşmesine dayandığı, 01.03.2019 tarihli sözleşmenin davalı ... ile dava dışı ... Elektrik Makina Sanayi Mühendislik İşletme ve Bakım Ltd. Şti. arasında akdedildiği, davacı şirketin sözleşmeyi müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imza ettiği, sözleşmede davacı kefilin, sorumlu olacağı azamî miktar ve kefalet tarihinin belirtilmediği, Türk Borçlar Kanununun 583. maddesi uyarınca kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesinin şart olduğu, takibe konu finansal danışmanlık sözleşmesinde TBK.nun 583. maddesinde belirtilen şekil şartına uyulmadığı, kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu, davacının geçersiz olan sözleşmeye dayanılarak başlatılan takip kapsamında ödemiş olduğu bedelin iadesini istemekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının Eskişehir 8. İcra Müdürlüğünün █████████ sayılı takip dosyasına konu 81.984,75 TL yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının takip kapsamında ödediği 81.984,75 TL'nin davalıdan istirdatına, 81.984,75 TL'nin █████/2022 tahsil tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,karar verilmiş; karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı, ara buluculuk dava şartının gerçekleşmediğini, davacıya finansal danışmanlık hizmetinin sunulduğunu, faturalar ve ödeme dekontlarının bulunduğunu, sözleşmenin konusunun grup firmalarına finansal danışmanlık hizmetinin verilmesi olduğunu, davacı şirketin grup firmalarından olduğunu, davacı şirket adına da iş ve işlemler yürütüldüğünü, davacı şirket adına fatura düzenlendiğini ve davacı şirket tarafından aylık olarak kendisine ödemeler yapıldığını, yapılan ödemeler eksik olduğundan davacıya karşı icra takibi başlatıldığını, kendisi tarafından finansal danışmanlık sözleşmesi kapsamında davacı firmaya doğrudan hizmet sunulduğunu, davacı tarafından ödeme ediminin zamanında ve eksiksiz olarak yerine getirilmediğini, alacağının bulunup bulunmadığı konusunda bilirkişi incelemesi talep edildiğini, bilirkişi incelemesi yapılmadan davanın kabul edildiğini, doğrudan kefaletin ele alındığını, ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesinin yapılmasının gerektiğini, davacı şirkete doğrudan hizmet sunduğunu, bu konunun █████/2022 tarihli dava dilekçesinde "Müvekkil şirketin, 01.03.2019 tarihli Finansal Danışmanlık Sözleşmesi gereği 20.07.2020 tarihinde ve öncesinde davalı ...'ya karşı herhangi bir borcunun bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir " şeklinde açıklandığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, finansal danışmanlık sözleşmesine dayalı olarak davacı aleyhine başlatılan icra takibi dosyasına yapılan ödemenin istirdadı istemine ilişkindir.Gerek istinaf sebebi yapılan ve gerekse HMK'nın 355. Maddesine göre kamu düzeni nedeniyle resen dikkate alınması gereken hususların incelenmesinde;HMK'nın 266.maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.HMK’nın 281. maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır.Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda yargı denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez.Somut olayda, tarafların tacir olduğu, █████/2019 tarihli finansal danışmanlık sözleşmesini davacının müteselsil kefil, davalının danışman, dava dışı ... ... .... iş sahibi olarak imzaladığı, davalının anılan sözleşmeye dayanarak davacıya doğrudan danışmanlık hizmeti verdiğini iddia ettiği, davalının davacı adına düzenlediği faturaları ve davacı şirketin kendisine gönderdiği paraların belgelerini dosyaya sunduğu, mahkeme tarafından uzman bilirkişi görüşüne baş vurulmadan karar verildiği anlaşılmaktadır.Mahkeme tarafından, taraf delilleri, tarafların ticari defter ve kayıtları, tüm diğer kanıtlar incelenerek konusunda uzman bilirkişi tarafından uyuşmazlığı aydınlatan bilirkişi raporu hazırlanması sağlanarak varılacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yargılamanın yeniden yapılması için dosyanın mahalline gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1/a/6. maddesi uyarınca Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi █████/2023 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar ve ilam harcının talep halinde istinaf yoluna başvuran davalıya iadesine,4-İstinaf kararının yerel mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.BaşkanE-İmzalıÜyeE-İmzalıÜyeE-İmzalıKatipE-İmzalı