Anahtar kelimeler: Yüzlerce Halihazırda Genelinde Davacıbirleşen Şubesi Esaskarar Markanın Sinaî Fikri Yazildiği

T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINAT.C.ANKARA5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████HAKİM
: ...KATİP
: ...DAVACI- BİRLEŞEN DAVACI
: ...VEKİLLERİ
: Av. ...Av. ...BİRLEŞEN DAVALI
: 1- ...VEKİLİ
: Av. ...DAVALI
: 2- ...VEKİLLERİ
: Av. ...Av. ...DAVA
: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2023GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2023Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı-birleşen davacı vekili █████/2022 tarihli dava ve █████/2023 tarihli birleşen dava dilekçelerinde özetle; Müvekkilinin, hâlihazırda Türkiye genelinde yüzlerce ayrı şubesi olan eğitim sektöründe tanınan, saygın kurumlardan biri olduğu, işletmekte olduğu eğitim kurumlarında “...” ibaresini esaslı unsur olarak kullanmakta ve bu marka adı altında eğitim hizmeti vermekte olduğu, müvekkili şirket ... markasını esaslı olarak kullanmakta ve uzun yıllar eğitim sektöründe hizmet vermekte olup ortalama tüketiciler nezdinde ayırt ediciliğe ulaşmış olduğu, davalı tarafın ise tescil ettirmiş olduğu markaya “...” ibaresinden farklı olarak yalnızca “... “ibaresini eklemiş olup, bu markanın tescilinin tüketicide seri marka algısı yaratabileceği, yakın zamanlı bir başka marka tecavüzü davalarında bilirkişi incelemesi sonucunda aynı hizmet kolunda benzeri marka kullanımının iltibasa yol açabileceği kanaatine varılmış olduğu, müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğu hususlarını beyan etmekte, ... sayılı ret kararının iptaline ve ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve markalar sicilinden terkinine, karar verilmesini talep etmektedir.CEVAP
:Birleşen davalı ... vekili █████/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu edilen marka başvurusu ile davacıya ait markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, markaların bir bütün olarak değerlendirilmesi halinde, davacı markalarının orta düzeydeki tüketici tarafından başvuru konusu marka ile benzer olarak algılanması ve karıştırılma ihtimalinin doğmasının mümkün olmadığı, itiraza mesnet davacı markaları ile başvuru markasının karşılaştırılması halinde markaların anlam, ..., fonetik ve bıraktıkları genel izlenim (toplu intiba) yönünden benzer olmadığı, zira başvuru konusu marka ile itiraz konusu markaların tertip tarzı, yazım stilleri, ihtiva ettikleri farklı ..., renk ve kelime unsurları, markalar arasında karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmakta olup, markaların bütünsel algılamada ortalama tüketici nezdinde görsel, işitsel ve kavramsal anlamda benzerlik taşımadığı, taraf markalarında “...” ibaresinin ortak unsur olarak yer aldığı; başvuru markasının, beyaz zemin üzerine siyah renkte “...” ibaresini içerdiği, ibarenin üzerinde siyah ve yeşil renkleri içeren ... unsurunun yer aldığı, itiraza mesnet davacı markalarının ise bir kısmının kelime markası olduğu, bir kısmının ..., renk unsuru ve ilave kelime unsurları içerdiği, markaların karşılaştırılması halinde taraf markalarının ortak unsur dışında farklı kelime unsurları ihtiva ettiği, içerdikleri farklı ... ve renk unsurları, tasarım şekilleri, logoları, sahip oldukları kompozisyonları, konumlandırılış tarzı ve mevcut bulunan tüm unsurlar birlikte değerlendirildiğinde benzerliklerinin bulunmadığı, başvuru sahibi adına tescilli ... sayılı marka da göz önüne alındığında taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin doğmayacağı, markaların bütüncül olarak değerlendirilmesi sonucu bıraktığı genel izlenim itibariyle başvuru markasının itiraza mesnet markalardan görsel, işitsel ve anlamsal olarak yeterli düzeyde ayırt edici niteliği haiz olduğu ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, taraf markalarında ortak unsur olarak yer alan “...” ibaresinin, redde konu hizmetler bakımından ayırt edici gücü oldukça düşük bir ibare olduğu, başvuru markasının yeterli düzeyde ayırt edici niteliği haiz olduğu, markaların bütüncül olarak değerlendirilmesi halinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle makul derecede ..., gözlemci ve dikkatli olduğu varsayılan ortalama tüketici nezdinde karıştırılması ihtimali doğmayacak nitelikte ayırt edici olduğu, markaların benzer olmadığı, ilgili tüketicilerin bir bütün olarak okunup algılanacak davalı markası ile davacı markaları arasında ilişki kurması ve davalı markasının davacının seri markası olarak algılaması, aynı ticari işletmeye ait olduklarını ve/veya iktisadi ya da idari yönden bağlantılı işletmelere ait ürünler olduğunu sanmasının da söz konusu olmadığı, hususlarını beyan etmekte ve davanın reddini talep etmektedir.Davalı ... VE TİC. LTD. ŞTİ. vekili █████/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava dilekçesinde “...” markası olarak belirttiği 31.03.2009 tescil tarihli ve ... tescil nolu marka "..." markasının kendilerinde bulunan şekli için yapılmış bir tescil olduğu, oysaki müvekkilinin iptal davası konusu edilen markası “...” olup, bu markanın tüketici nezdinde karıştırılmasının mümkün olmadığı, müvekkili şirketin 2002 yılı sonunda kurularak 2003 yılında faaliyetlerine başlamış olup o tarihten itibaren eğitim ve dershanecilik alanında ... ilinde faaliyet göstermekte olduğu, dershanelerin kapanması sonrası 2015 Eğitim öğretim yılı başlangıcından itibaren de “... ... ...” adı ile ... ilinin en iyi ... okullarından birisi olarak eğitim hayatına devam etmekte olduğu, içerisinde “...” kelimesi geçen 41.sınıfta ... yaklaşık ... marka kaydı bulunmakta olduğu, davacıların itirazlarına ve davaya dayanak olarak sundukları kendi markaları ile müvekkili firmanın “... ...” markası arasında gerek görsel açıdan gerekse diğer açılardan hiçbir çağrışım dahi bulunmadığı, konu ile ilgili içerisinde ... ibaresi geçen tescili kesinleşmiş birçok marka bulunmakta olduğu, dava dışı başka bir davacı tarafından yine dava dışı bir başka şirkete karşı açılan ve "......" ibareli markanın iptali için açılmış bulunan ... Esas sayılı dosyasına sunulan 14.11.2018 tarihli bilirkişi raporunda huzurdaki dava ile aynı konuda yapılan değerlendirme sonucunda bilirkişilerce verilen rapor neticesinde davacı talebini red etmiş ve dava konusu ... kararını usule ve yasaya uygun bulmuş, kararının gerekçesinde de olarak da bilirkişi raporuna dayanmış olduğu, davacı markalarının kullanılmadığı, müvekkilinin önceki tarihli markasının bulunduğu hususlarını beyan etmekte ve davanın reddini talep etmektedir.UYUŞMAZLIK
:... Mahkemesi'nin █████/2023 tarih ... sayılı kararı ile söz konusu dava dosyası, mahkememize ait yukarıda yazılı esas sayılı dava dosyası ile birleştirildiğinden, birleşen dava dosyası, dosyamız arasına alınarak yargılama birlikte yürütülmüştür.Davalar, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali ve 6769 sayılı SMK m.25 hükmüne göre açılan Markanın Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;...-... Kararının İptali İstemi Bakımından; Davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekip gerekmediği, birleşen davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davalı şirkete ait ... sayılı "...+... ..." ibareli marka başvurusu ile davacı-birleşen davacıya ait redde mesnet markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunup bulunmadığı, davalı şirketin önceki tarihli markasından kaynaklı müktesep hakkının bulunup bulunmadığı,II-Markanın Hükümsüzlüğü İstemi Bakımından; Davalı şirkete ait ... sayılı "...+... ..." ibareli marka ile davacı-birleşen davacıya ait markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı, davalı şirket tarafından ileri sürülen kullanmama def'inin yerinde olup olmadığı, davalı şirketin önceki tarihli markasından kaynaklı müktesep hakkının bulunup bulunmadığı, davacı-birleşen davacının gerçek hak sahipliğinin bulunup bulunmadığı, bunlara bağlı olarak davalı şirket markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, ... veya teknik hususlara ilişkin bilirkişi raporu aldırılmış, █████/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:İşlem dosyasının tetkikinde; Davalı şirketin 22.09.2020 tarihinde "...+... ..." ibareli ... sayılı marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında 28.12.2020 tarih ve 363 sayılı Bülten’de ilan edildiği, söz konusu ilana karşı davacı yanın "..." ibareli markaları mesnet göstererek itirazda bulunduğu, davalı şirketin karşı görüş ibraz ettiği, dilekçesinde kullanmama def'i ileri sürdüğü, davacı yanın marka kullanım ispat formu ibraz ettiği, yayına yapılan itirazın ...'nca kısmen kabulüne karar verilerek marka tescil başvurusundan 41.sınıf hizmetlerin çıkarıldığı, bu karara karşı davalı şirket tarafından itirazda bulunulduğu, davacı şirketin itiraza karşı görüş dilekçesi sunduğu, yeniden yapılan itirazı değerlendiren ... sayılı ... kararı ile itirazın kabulüne ve başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılmasına karar verdiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır....-... Kararının İptali İstemi Bakımından Yapılan Değerlendirme:6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır. Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur. Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir.Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir. Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır. Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür.Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır. Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır. Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır. Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, itiraza mesnet markalar, hukuki nitelendirme hali hariç olmak üzere maddi vakıalara ilişkin tespitler barındıran bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;İptali istenen ... kararı ile başvuruya dahil edilen hizmetler; "Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, ... ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi ... ve eğlence etkinlikleri için bilet rezervasyonu ve bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete vb. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri." şeklindedir. Zira davacı-birleşen davacının yayıma itirazı üzerine söz konusu hizmetler ... kararı ile başvurudan çıkarılmış, davalı şirketin ...'nın bu kararına yapmış olduğu itiraz üzerine, iptali istenen ... kararı ile söz konusu hizmetler başvuru kapsamında yeniden alınmıştır.Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda tablolaştırıldığı üzere; davaya konu marka başvurusuna ... kararı ile iade edilen ve iş bu davanın konusunu oluşturan "Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, ... ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi ... ve eğlence etkinlikleri için bilet rezervasyonu ve bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete vb. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri." ile redde mesnet markaların kapsamlarında yer alan 41.sınıftaki hizmetler aynı veya aynı türdür.Dava konusu "...+... ..." ibareli marka incelendiğinde; “...” ibaresinin alt kısmında çok küçük puntolarla yazılmış “..." ibarelerinden, üst kısmında yine çok küçük puntolarla yazılmış “...” ibaresinden oluşmakta, kelime unsurlarının üst kısmında “...” ibaresi ile eşit baskınlıkta konumlandırılmış ... unsuru yer almaktadır. Ancak ... unsuru eğitim kurumları tarafından sıklıkla kullanılan kitap figürünün bir versiyonu olarak oluşturulmuş olması nedeniyle markaya yeterince ayırt edicilik katmamaktadır.Davacı-birleşen davacıya ait redde mesnet markalar incelendiğinde; "..." ibarelerinden oluşmaktadır.Taraf markalarında ortak olan “...” ibaresinin, ...’ya göre “Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü; hars, ekin; Bir topluma veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünü; Muhakeme, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi; irfan; Bireyin kazandığı bilgi; Uygun biyolojik şartlarda bir mikrop türünü üretme” anlamlarına geldiği tespit edilmiştir. "..." ibaresinin özellikle “Bireyin kazandığı bilgi” anlamı nedeniyle başvurusu yapılan birtakım hizmetleri niteleyen ve dolaylı bakımdan çağrıştıran, günlük hayatta ve özellikle eğitimcilik ve yayıncılık sektöründe yaygın kullanımı olan, Kurum nezdinde birçok farklı sahip tarafından ek ibareler ve ... unsurları ile birlikte çok sayıda başvuruya konu edilmekte olan, tüketicinin sıklıkla karşılaştığı türden bir ibare olması nedeniyle ayırt ediciliğinin zayıf olduğu düşünülmektedir....Dairesi'nin 03.10.2023 tarih ...sayılı kararı ile onanan ... Dairesi'nin 23.12.2021 tarih ... sayılı kararında da; "..." ibaresinin 41.sınıfta yer alan hizmetler bakımından ayırt ediciliğinin düşük olduğu belirtilmiştir.Taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; her ne kadar markaların kapsamlarında yer alan 41.sınıf hizmetlerin aynı veya aynı tür olduğu tespit edilmişse de, gerek 41.sınıfta yer alan hizmetlerin dikkatli ve bilinçli tüketici kesimine hitap etmeleri, gerekse markalar arasında müşterek olarak bulunan "..." sözcüğünün 41.sınıf hizmetler bakımından ayırt ediciliği düşük zayıf karakterli bir ibare olması, gerekse başvuru markasında yer alan "..." sözcüğünden kaynaklı olarak, başvuru markasının, redde mesnet markalardan umumi intiba olarak farklılaşması nedeniyle, daha önce redde mesnet markaları gören, işiten, bu markalı hizmetlerden yararlanan dikkatli ve bilinçli tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu markayı 41.sınıfta yer alan hizmetler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, bu hizmetlerden faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı redde mesnet markalardan farklı bir marka olarak algılayacağı gibi marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı da kurmayacağı, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Davalı şirket vekili her ne kadar müktesep hak iddiasında bulunmuşsa da, müktesep hak iddiasına mesnet gösterilen ... sayılı markanın tescil tarihi ile dava konusu marka tescil başvuru tarihi arasında 5 yıldan daha az süre bulunduğu, dolayısıyla, dava konusu marka tescil başvuru tarihi itibariyle, davalı şirketin önceki tarihli markasının potansiyel hükümsüzlük tehdidi altında bulunduğu anlaşıldığından müktesep hak iddiası yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak; dava konusu marka başvurusu ile redde mesnet alınan markalar arasında, davaya konu 41.sınıfta yer alan hizmetler bakımından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığından, ... kararının iptali isteminin reddine karar verilmiştir.II-Markanın Hükümsüzlüğü İstemi Bakımından Yapılan Değerlendirme:6769 sayılı SMK m.25/1 hükmüne göre; 5'inci veya 6'ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması halinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır. Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur. Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir.Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir. Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır. Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür.Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır. Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır. Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır. Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka tescil belgeleri, hukuki nitelendirme hali hariç olmak üzere maddi vakıalara ilişkin tespitler barındıran bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;İlk olarak; davalı yanın, davacıya ait hükümsüzlüğe mesnet markalar hakkında ileri sürdüğü kullanmama def'i irdelenmiştir.SMK m.19/2 hükmüne göre; 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir.SMK m.25/7 hükmüne göre; 6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar.Buna göre somut olayda yapılan incelemede; marka işlem dosyasına sunulan delillerin, "... , "..." markalarının eğitim hizmetleri bakımından 2015-2018 yıllarına ait kullanımlarına ilişkin olduğu, iş bu hükümsüzlük davasının █████/2022 tarihinde açılmış olduğu dikkate alındığında, davacı-birleşen davacının 2017-2022 tarihleri arasında SMK’nın 19/2. madde hükmü kapsamında itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin yeterli delil sunmamış olduğu anlaşıldığından davacı-birleşen davacı şirketin SMK’nın 6/1 kapsamındaki hükümsüzlük talebinin sadece kullanmama def’ine tabi olmayan ... ve ... sayılı markalar bakımından dinlenebileceği kanaatine varılmıştır.Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda tablolaştırıldığı üzere; dava konusu marka kapsamında 41.sınıfta yer alan hizmetler ile davacıya ait ... sayılı marka kapsamında 41.sınıfta yer alan hizmetler aynıdır. Davacıya ait ... sayılı marka kapsamında yer alan 35.sınıftaki hizmetler ile dava konusu marka kapsamında tescil edilen 41 ve 43.sınıftaki hizmetler arasında benzerlik ilişkisi tespit edilememiştir.Dava konusu "...+... ..." ibareli marka incelendiğinde; “...” ibaresinin alt kısmında çok küçük puntolarla yazılmış “...” ibarelerinden, üst kısmında yine çok küçük puntolarla yazılmış “...” ibaresinden oluşmakta, kelime unsurlarının üst kısmında “...” ibaresi ile eşit baskınlıkta konumlandırılmış ... unsuru yer almaktadır. Ancak ... unsuru eğitim kurumları tarafından sıklıkla kullanılan kitap figürünün bir versiyonu olarak oluşturulmuş olması nedeniyle markaya yeterince ayırt edicilik katmamaktadır.Davacı-birleşen davacıya ait olup, dava konusu marka kapsamında yer alan 41.sınıftaki hizmetler ile aynı hizmetleri içerdiği tespit edilen ... sayılı markanın "..." ibaresinden oluştuğu tespit edilmiştir.Yukarıda detaylı olarak izah edildiği üzere; markalarda müşterek olarak bulunan "..." sözcüğü 41.sınıfta yer alan hizmetler bakımından zayıf karakterli, ayırt ediciliği düşük bir kelimedir.Buna göre; taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında, her ne kadar markaların kapsamlarında yer alan 41.sınıf hizmetlerin aynı veya aynı tür olduğu tespit edilmişse de, gerek 41.sınıfta yer alan hizmetlerin dikkatli ve bilinçli tüketici kesimine hitap etmeleri, gerekse markalar arasında müşterek olarak bulunan "..." sözcüğünün 41.sınıf hizmetler bakımından ayırt ediciliği düşük zayıf karakterli bir ibare olması, gerekse başvuru markasında yer alan "..." sözcüğünden kaynaklı olarak, başvuru markasının, mesnet markadan umumi intiba olarak farklılaşması nedeniyle, daha önce mesnet markayı gören, işiten, bu markalı hizmetlerden yararlanan dikkatli ve bilinçli tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu markayı 41.sınıfta yer alan hizmetler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, bu hizmetlerden faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı mesnet markadan farklı bir marka olarak algılayacağı gibi marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı da kurmayacağı, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Davalı şirket vekili her ne kadar müktesep hak iddiasında bulunmuşsa da, müktesep hak iddiasına mesnet gösterilen ... sayılı markanın tescil tarihi ile dava konusu marka tescil başvuru tarihi arasında 5 yıldan daha az süre bulunduğu, dolayısıyla, dava konusu marka tescil başvuru tarihi itibariyle, davalı şirketin önceki tarihli markasının potansiyel hükümsüzlük tehdidi altında bulunduğu anlaşıldığından müktesep hak iddiası yerinde görülmemiştir.SMK m.6/3 hükmüne göre; Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.Marka başvurusunun bu sebeple reddi için marka başvurusundan önce ve markaya konu işaretin aynısı veya benzerinin yoğun ve sıkı kullanımı sonucu işarete belirli bir düzeyde ayırt edicilik kazandırılması gerekir. (...)Somut olayda yapılan değerlendirmede; Davacı-birleşen davacı tarafından marka işlem dosyasına sunulan deliller incelenmiş, davacı-birleşen davacının, davaya konu “...” ibareli markanın aynısı ya da benzerinin kullanımına ilişkin herhangi bir delile rastlanmamıştır. Sunulan delillerin genel olarak "... " ve "..." markalarının eğitim hizmetleri bakımından 2015-2018 yıllarına ait kullanımlarına ilişkin olduğu, davaya konu markanın, davacı-birleşen davacı şirketin “...” esas unsurlu markasal kullanımlarına görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan benzer olmadığı düşünüldüğünden, SMK m.6/3 hükmü koşulunun somut olayda gerçekleşmediği kanaatine varılmıştır.Yukarıda izah edilen gerekçelerle; dava konusu markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından hükümsüzlük isteminin reddine karar verilmiş ve bir bütün olarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
:1-Asıl ve birleşen davaların REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL maktu karar ve ilam harcından asıl ve birleşen davada peşin alınan 260,60 TL'nin düşümü ile bakiye kalan 9,25 TL'nin davacı-birleşen davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-Davalı ve birleşen davalı kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacı-birleşen davacıdan alınarak davalı ve birleşen davalıya verilmesine,4-Davacı-birleşen davacı tarafından yapılan 260,60 TL peşin harç, 260,60 TL başvurma harcı, 101,10 TL vekalet harcı 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 55,42 TL dosya kapağı masrafı, 532,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 4.709,72 TL yargılama giderinin davacı- birleşen davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davalının yapmış olduğu 51,20 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin davacı-birleşen davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-HMK m.333 hükmü uyarınca karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iade edilmesine,Dair, Davacı-b. davacı vekilinin, Birleşen davalı Kurum vekilinin ve Davalı şirket vekilinin yüzüne karşı, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2023Katip ...E-imzaHakim ...E-imza