Anahtar kelimeler: Hukukiş Ölen Rücuan Gelirler Vefat Bağlanan Tazminine Sahiplerine Kazası Ödemelerin
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi
    :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
    No
    :91-194
    Davacı, iş kazası sonucu vefat eden sigortalı hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkemece, yapılan yargılama sonunda kararında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ...tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
    2-Dava, 16.08.2004 tarihli iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin rücuan tahsili istemine ilişkin olup, 5510 sayılı Yasanın 21. maddesiyle yeniden getirilen “sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı” tazmin hükmünün, 5510 sayılı Yasanın yürürlüğü öncesinde gerçekleşen iş kazalarından kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı gözetildiğinde davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26 ve 87. maddeleridir.
    Hükme esas alınan kusur raporunda;olayın meydana gelmesinde ... İnşaat San ve Tic.Ltd.Şti.nin %30 oranında kusurlu olduğu,davalı ... İnş.San. ve Tic.Ltd.Şti.'nin %25 oranında kusurlu olduğu,davalı ...'nin %5 oranında kusurlu olduğunu,işçi ...'ın ise %40 oranında kusurlu olduğunun belirtmiş olduğu anlaşılmaktadır.
    Teselsüle dayanan davalarda; Kurum, sigortalı ya da hak sahiplerine yaptığı sosyal sigorta yardımlarının tümünün tazminini bütün sorumlulardan birlikte veya sorumluların her birinden ayrı ayrı yada sadece birinden istemek hakkına sahiptir. Davacı Kurum tarafından, davanın Borçlar Kanununun 50 ve 51.maddelerinde yer alan teselsül hükümlerine dayalı olarak açılmasına göre; ilk peşin sermaye değerli gelirler ile yapılan ödemelerin toplamının %60 kusur karşılığının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen karar verilmesi isabetli bulunmuşsa da,yargılama giderleri ve harcın tahsiline ilişkin hüküm tesis edilirken sadece davalıdan tahsiline karar verilerek, HukukMuhakemeleri Kanununun 297. maddesinde (mülga HUMK’nun 388 ve 389. maddelerinde) belirtilen unsurları içeren, tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösterir, infazda tereddüde yol açmayacak şekilde bir hüküm oluşturulması yasa gereği iken, teselsül hükümleri gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    Ne var ki, bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
    SONUÇ
    :Hüküm fıkrasının; harç giderine ilişkin, (3). bendinde yer alan “davalı” ibaresinin silinerek, yerine, “tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen” ibaresinin yazılmasına, vekalet ücretine ilişkin, (4).bendinde yer alan “davalı” ibaresinin silinerek, yerine, “tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen” ibaresinin yazılmasına, yargılama giderine ilişkin (5).bendinde yer alan “davalı” ibaresinin silinerek, yerine, “tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen” ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!