Anahtar kelimeler: İzlenecek Halinin Malullük Malul Yolun Ekim Ayı Tesisleri Maluliyettinin Maluliyet

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No
:142-81Dava, davacının maluliyettinin tespiti istemine ilişkindir.Mahkemece, ilamında belirtildiği üzere, davanın kabulü ile davacının %75 oranında malul bulunduğu ve maluliyet başlangıcının 06.05.2003 olduğunun tespitine karar verilmiştir.Hükmün, davalı Kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.Sürekli iş göremezlik ve malullük halinin belirlenmesinde izlenecek yolun ne olduğu 506 sayılı Kanunun 109. maddesinde (2008 yılı Ekim ayı başında yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun “Sağlık Raporlarının Usul ve Esasları”na dair 95. maddesinde) hükme bağlanmıştır.Buna göre, kurum sağlık tesisleri tarafından raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin S.S.Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz hakları mevcuttur.Söz konusu kurulun raporlarının Kurumu bağlayacağı diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmayıp başka sağlık kurumları,tarafından inceleme ve araştırma yapılmasını isteyebilecekleri 28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının gereğidir.Nitekin somut olayda, davacının bir tür kalp rahatsızlığı sebebiyle, yargılama aşamasında alınan 11.11.2009 gün ve 87-5949 sayılı Yüksek Sağlık Kurulunun da davacının çalışma gücünde %60 oranında bir kayıp bulunmadığına dair kararında bir değişiklik olmadığının belirlenmesi sonrasında, Adli Tip 3. İhtrisas Kurulu'nun 29.04.2011 gün ve 4051 sayılı Raporunda davacının meslekte kazanma güç kaybının %75 olduğu sonucuna vardığı anlaşılmaktadır. Anılan son raporun içeriğinde maluliyet başlangıç tarihi 06.05.2009 olarak belirlenmiş iken, sonuç kısmında bu tarih 06.05.2003 olarak geçmiş, mahkemece de bu raporun sonuç kısmı esas alınarak hüküm tesis edilmiştir.Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi raporu arasında çelişki ortaya çıkması durumunda, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06.10.2010 gün ve 10-390 / 449 sayılı kararında da belirtildiği şekilde, çelişkinin Adli Tıp Kanunu'nun 15. maddesi gereği Adli Tıp Genel Kurulunca giderilmesi gereklidir.Mahkemenin, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.O hâlde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.SONUÇ
:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.