Anahtar kelimeler: Taşıdığı Dairece Kesinlik Şartı Eksiklikleri Uyularak Atılan Bozmaya Sayisi Adliye

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVA TARİHİ
: 16.03.2020KARAR
: KabulTaraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Tekirdağ ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1482 ada 538 parsel sayılı taşınmazına 04.07.2001 tarihinde onanan 1/1000 ölçekli Revizyon ve İlave Uygulama İmar Planında “Ortaöğretim Tesis Alanında” kaldığını, on dokuz yıl boyunca imar kısıtlaması nedeniyle taşınmazını kullanamadığından taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için Milli Eğitim Bakanlığına karşı kamulaştırmasız el atma sebebiyle açılan davanın yanlış hasma yöneltildiğini, davanın Milli Eğitim Bakanlığına karşı değil, Tekirdağ Büyükşehir ve Süleymanpaşa Belediye Başkanlılarına karşı yöneltilmesi gerektiğini, belediye sınırları içinde arsa ve arazi düzenlemesinde belediyelerin yetkili bulunduğunu, belediye ve mücavir alan dışında ise yetkinin valilikçe kullanıldığını, idarenin bu davada taraf olmasının hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu, haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin 08.09.2022 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza, mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak dava tarihindeki değerini belirleyen usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi taşınmazın imar durumu ve konumuna göre belirlenen bedelin uygun olduğu, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazın davalı idarenin yetki ve sorumluluk alanında kaldığı ve husumetin doğru yöneltildiği anlaşıldığından, davalı idare vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir; ancak kamulaştırmasız el atma davaları belirsiz alacak davası niteliğinde olduğundan değerlendirme dava tarihine göre yapıldığından, bedelin tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, ıslah edilen miktara ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru görülmediğinden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı1. Bölge Adliye Mahkemesinin 08.09.2022 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arsa niteliğindeki Tekirdağ ili, Süleymanpaşa ilçesi, ... Mahallesi 1482 ada 538 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik bulunmamış, ancak; hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu yönteme uyulmadan, dava konusu taşınmaza göre yüzölçümü küçük ve eski satış tarihli taşınmaz emsal alınarak değer biçildiğinden rapor inandırıcı görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen KararBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza, mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak dava tarihindeki değerini belirleyen usul ve uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, taşınmazın imar durumu ve konumuna göre belirlenen bedelin uygun olduğu, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazın davalı idarenin yetki ve sorumluluk alanında kaldığı ve husumetin doğru yöneltildiği anlaşıldığından, ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik koşullar, yargılamanın geçirdiği safahat dikkate alınarak davanın ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulü ile 669.625,00 TL el atma bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince davacılardan biri yönünden kararın kesin olduğuna dair kararın hatalı olduğunu, Yargıtay bozma ilamına göre geçerli kabul edilmeyen emsalin tekrar esas alınarak bozma ilamına aykırı karar verildiğini, dosyaya sunulan emsallerin dikkate alınmadığını, yasal faize hükmedilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürmüştür.2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen değerin çok yüksek olduğunu, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda değerlendirme yapılmadığını ileri sürmüştür.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “...Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “...Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.4. 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi.3. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.3. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyulmuşsa da bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; bozma öncesi hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza göre yüzölçümü küçük ve eski satış tarihli taşınmaz emsal alınarak değer biçilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiş olup bozma sonrası aynı emsal satış esas alınarak farklı metrekare değeri belirleyen rapora göre hüküm kurulması bozmayı gerektirir.4. Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkân tanınması, lüzumu hâlinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ve dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede uygulanan düzenleme ortaklık payı oranının ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.