Anahtar kelimeler: Urfada Şanlı Problemleri Lisanslı Müştemilatı İllerde Üstlendiğini Yapım Mektubu Feshettiklerini

MAHKEMESİ
: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk DairesiSAYISI
: ████████ E., ████████ KKARAR
: Başvurunun Esastan ReddiİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 8. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.1-Davacı davasında 16.10.2017 tarihli sözleşme ile davalıya ait lisanslı tarım ürünleri ve müştemilatı tesislerinin yapım işini üstlendiğini, sözleşmenin 12. maddesine göre davalıya 21.800.000,00 TL bedelli avans teminat mektubu verdiğini, karşılığında 2.700.000,00 TL avans aldığını, davalının Şanlı Urfa’da yapılacak işler için yer teslimini yaptığını, ancak imar problemleri nedeniyle ancak iki ay sonra inşaat çalışmalarına başlayabildiklerini, sözleşme konusu diğer illerde ise davalı tarafından yer tesliminin gereği gibi yerine getirilmediğini, gönderdikleri 16.05.2018 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiklerini davalıya bildirdiklerini belirterek sözleşme masraflarına yönelik 1.033.320,00 TL damga vergisi tutarı,alınan malzeme bedeli olarak 6.254.000,00 TL’dan alınan 2.700.000,00 TL avansın düşümü ile bakiye 3.554.000,00TL,Şanlı Urfa’da yapılan imalatlar için 1.000.000,00 TL’nin davalıdan tahsili ile 2.700.000,00 TL ve 6.540.000,00 TL bedelli teminat mektuplarının iptaline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında 2.700.000,00 TL’lik teminat mektubunun paraya çevrildiğinden istirdatına karar verilmesini istemiş, sonraki beyanında ise bu talebinden ve malzeme bedeli ile ilgili bakiye 3.554.000,00 TL alacak talebinden feragat ettiğini açıklamıştır.İlk Derece Mahkemesince; davacının açmış olduğu 3.554.000,00 Türk Lirası değerli alınan malzemeye yönelik davası, 2.700.000,00 Türk Lirası bedelli teminat mektubunun iptali iken istirdata dönüşen davasının feragat nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, davacının açmış olduğu iş bedeline konu (hafriyat) alacak davası, damga vergisinden kaynaklı alacak davası ve 6.540.000,00 Türk Lirası bedelli teminat mektubunun iptali davası ile ilgili olarak dosya kapsamına göre, işe başlama ve bitirme tarihinin sözleşmenin 8.maddesinde düzenlenmiş olduğu, buna göre sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 5 gün içinde her iş yeri için ayrı ayrı yer teslimi yapılarak işe başlanılacağı, yüklenicinin taahhüdünün tümünü, işyeri teslim tarihinden itibaren 330 takvim günü içinde tamamlayarak geçici kabule hazır hale getirmek zorunda olduğu, sürenin hesaplanmasında, havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmayan dönemi ve resmi tatil günleri dikkate alındığından ayrıca süre uzatımın verilmeyeceğinin düzenlendiği, teminata ilişkin hükümlerin 9.maddede kararlaştırılmış olup 9.1.1 maddesi uyarınca 6.540.000,00 Türk Lirası bedelli kesin teminatın yüklenici tarafından verildiği, kesin teminatın ve ek kesin teminatın geri verilmesi hususunda Yapım İşleri Genel Şartnamesindeki hükümlerin uygulanacağının kararlaştırıldığı, dosya kapsamından; Şanlıurfa işine ait iş programında yer teslimi yapılan █████/2017 tarihinde işe başlanılması ve 18.12.2017 tarihine kadar proje onaylarının tamamlanmasının öngörüldüğü, 19.12.2017 tarihinde başlayan inşaat işlerinin 206 gün içerisinde 12.07.2018 tarihinde tamamlanmasının hedeflendiği, siloların montajına 09.02.2018 tarihinde, taşınma ekipmanları ve diğer çelik işlerinin montajına 23.02.2018 tarihinde başlanılması gerektiği, davacı tarafça davalıya 16.05.2018 tarihli ihtarname gönderilip 5 gün süre verildiği, ihtarnamenin bitiş tarihi 21.05.2018 tarihi olup bu tarihte davanın açıldığı, bu tarih ve iş programı dikkate alındığında, iş programına göre inşaat işleri kapsamında gösterilen silo montajları ile diğer çelik işlerinin montajının büyük bir kısmının tamamlanmış olması gerektiği, ancak sadece inşaat kazısının yapıldığı, davacı tarafından hazırlanan ve davalıya sunulan iş programında yer alan yapım iş süreleri dikkate alındığında davacı yüklenicinin Şanlıurfa işini gerektiği gibi yürütmediğinin anlaşıldığı, Babaeski işi ile ilgili olarak davacı yüklenicinin edimlerini onaya sunulan iş programındaki gibi yerine getirmediği ve işe sözleşmede ön görüldüğü biçimde başlamadığı ve ilerletmediğinin anlaşıldığı, Babaeski ve Şanlıurfa işleri dışındaki Merkez / Aksaray, Lüleburgaz/ Kırklareli ve Uzunköprü / Edirne işleri ile ilgili olarak bu işlerde yaşanan 211 günlük gecikmelerde yüklenici davacı firmanın kusurunun olmadığı, idari şartnamede ihale sürecinde öngörülen 90 günlük süre esas alınarak 90 gün sonunda tekliflerin geçerlilik süresinin dolduğu, yüklenicinin rızası olsa dahi sürenin en fazla 180 gün olabileceği, bu yerler için 211 günlük bir gecikmenin olduğu ve bu işlere ilişkin sözleşmede öngörülen sürelerde yer tesliminin yapılmadığı, fiyat farkı olmayan bir sözleşmede gecikmeden dolayı artan maliyetin karşılanamaması karşısında davacının sözleşmeyi feshinin haklı olduğu, 5 ayrı iş için tek sözleşme yapıldığı, sözleşmenin bütün olarak ele alınması gerektiği, bu durumda 3 yerle ilgili durum da nazara alınarak davacının sözleşmeyi haklı olarak feshettiği sonuç ve kanaatine varıldığı, davacı tarafça sözleşmenin feshinin haklı olduğunun kabulü nedeniyle sözleşme uyarınca yapılan masraflar ve iş bedelinin (hafriyat) istenebileceği, bu kapsamda yapılan inceleme ve değerlendirmede davacı tarafça sözleşme uyarınca 1.033.320,00 Türk Lirası damga vergisi ödenmiş olup, sözleşmenin haklı olarak feshi nedeniyle menfi zarar kapsamında isteneceği, ancak tek sözleşme içerisindeki 5 ayrı yer ve bu 5 ayrı yerin bedelleri kapsamında sözleşme tarihi itibariyle sözleşme bedelinin yıllık binde 9,48 ine isabet eden damga vergisi tutarının 540.529,69 Türk Lirası olduğu, damga vergisine konu alacak talebinin yerinde olduğu denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda hafriyata yönelik miktarın 697.722,37 Türk Lirası olarak belirlendiği, diğer masraf olarak yapılan hesaplamaların ise dava konusu kalemler içerisinde yer almadığı anlaşılmakla iş bedeline konu davanın 697.722,37 Türk Lirası üzerinden kısmen kabulüne, dava tarihi öncesi itibariyle temerrüt oluşmadığından alacağa dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, bu kalemden fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerektiği, davacının 6.540.000,00 Türk Lirası bedelli kesin teminat mektubunun iadesi / iptali isteği ile ilgili olarak mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre kesin teminatın iadesinde Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümlerinin uygulanacağının sözleşmede kararlaştırıldığı, sözleşme kapsamında üç yer olan Uzunköprü, Lüleburgaz ve Aksaray için işe başlanılamadığı davacının kusurunun bulunmadığı, tek bir sözleşme olma durumu da nazara alındığında sözleşmenin bütün olarak ele alınması gerektiği, bu yerler için kesin kabul yapılacak bir durumun da olmadığı, SGK borcuna yönelik bir iddianın bulunmadığı, iptal koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davacının 3.554.000,00 Türk Lirası değerli alınan malzemeye yönelik davasının feragat nedeniyle reddine, davacının 2.700.000,00 Türk Lirası bedelli teminat mektubunun iptali iken istirdata dönüşen davasının feragat nedeniyle reddine, davacının iş bedeline (harfiyat) konu davasının kısmen kabulü ile 697.722,37 Türk Lirası'nın 21.05.2018 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu kalemden fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının damga vergisinden kaynaklı alacak davasının kısmen kabulü ile 540.529,69 Türk Lirası'nın 21.05.2018 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının Denizbank Ankara Ticari Merkez Şube tarafından düzenlenen 13.10.2017 tarih 3700TM8816 mektup nolu 6.540.000,00 Türk Lirası bedelli teminat mektubunun iptali davasının kabulü ile teminat mektubunun iptaline karar verilmiştir.2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesince; davacı yüklenicinin yer teslimi yapılan iki işe ilişkin yapmış olduğu imalatlar itibariyle iş programının gerisinde kaldığı, her ne kadar sözleşmede sürenin yer teslimlerinden itibaren başlayacağı belirtilmiş ise de sözleşmenin götürü bedel sözleşme olduğu, tüm iş için 330 gün süre kararlaştırılmış olup sözleşme tarihinden itibaren davacının fesih ihtarına kadar geçen süre nazara alındığında ve davalı tarafça da yer tesliminin yapılamamış olması nedenleriyle tarafların sözleşmenin fesihle sonuçlanmasında ortak kusurlu olduklarının anlaşıldığı, davacı tarafça keşide edilen ihtarname 16.05.2018 tarihli olup, ihtarnamede 3 iş günü süre tanınması ve dava tarihi dikkate alındığında faizin dava tarihinden başlatılmasının da usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.3- Bu karara karşı süresinde taraf vekillerince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunmadığı ve denetime elverişli olduğu, ayrıca vekalet ücreti hesabında hata yapılmadığı da gözetildiğinde taraf vekillerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi kararına ilişkin taraf vekillerinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı harçların temyiz eden taraflardan alınmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesine gönderilmesine 16.12.2024 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.