Anahtar kelimeler: Mündemiç Nama Çekmesi Koymak İcraya Meni İfa Atmanın Edebilecek Tereddüdün
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ
    :Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    KARAR
    : Davanın Kabulü
    1- İlk Derece Mahkemesince, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan el atmanın önlenmesi davasında verilen ilk kararda, davacıların nama ifa yönündeki taleplerinin Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından kabul edildiği ve aşamalarda kesinleştiği hususunda tereddüdün mevcut olmadığı, anılan mahkemenin nama ifa kararının içerisinde davalının dava konusu taşınmazdan el çekmesi talebinin işin mahiyeti gereği mevcut olduğu, dolayısıyla anılan mahkeme kararında mündemiç olan meni müdahale yönündeki karara rağmen yeniden hüküm kurulmasının mümkün görülmediği, davacıların kesinleşmiş mahkeme ilamını icraya koymak suretiyle haklarını elde edebilecek durumda oldukları, bu nedenle davacının talebinde hukuki yararının olmadığı gerekçesiyle davanın HMK'nın 114/1-h ve 115/1-2 maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
    2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin █████/2021 tarih, ████████ Esas, █████████ karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    3- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin █████/2021 tarih, ████████ E., █████████ K. sayılı kararına karşı davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 09.11.2022 tarih ve █████████ E. █████████ K. sayılı ilamıyla; ...'a ifaya izin kararının, hukuken müdahalenin men'i kararını içermemekle birlikte bağımsız olarak cebri icra yoluyla infazının kâbil olmadığı, bu izinin yüklenicinin inşaattan el çekerek arsa malikine teslim etmesini emreder nitelikte eda hükmü gücünde olmadığı, bu durumda, davacının, yüklenicinin inşaattan el çektirilerek müdahalenin meni talebinde bulunmasında hukuki yararı olduğu, Mahkemece talebin esası incelenerek karar verilmesi gerekirken, yazılı hususlar dikkate alınmadan hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
    4. İlk Derece Mahkemesince ikinci kararda, bozmaya uyularak, nam'a ifaya izin kararının, kesinleşmesi sebebiyle davacı arsa sahiplerinin yüklenicinin inşaattan el çektirilerek müdahalenin men'i talebinde bulunmalarında hukuki yararlarının mevcut olduğu ve özellikle Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde verilen kararın mahiyeti gözetilerek davacıların nama ifa izni kararının infazına ve arsa maliklerinin iş yapmasına engel olarak inşaatı teslim etmeyen yüklenicinin inşaattan el çektirilmesine dair taleplerinin haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    5. İlk Derece Mahkemesinin bozma üzerine verdiği ikinci karara karşı davalı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma ilamının içeriği ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re'sen gözetildiği; kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; davacıların nama ifa yönündeki taleplerinin Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından kabul edildiği ve kesinleştiği gözetildiğinde davalı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
    SONUÇ
    : Yukarıda açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin davalı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcın ilgilisinden alınmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesine gönderilmesine 16.12.2024 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!