Anahtar kelimeler: Konusumenfi Kaşesi Faktoring Kargo Ciro Turizm İmzasının Kambiyo Çalışıldığı Çekin

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO
:████████KARAR NO
:████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:█████/2024NUMARASI
:████████ E. - █████████ K.DAVANIN KONUSU
:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2025Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirket ile dava dışı ...Turizm arasında ticari ilişki kapsamında keşide edilen çekin, ... Kargo aracılığıyla müvekkile gönderildiği ancak teslim edilmeden şüpheli kişilerce ele geçirildiği; çek üzerinde müvekkil şirketin kaşesi ve imzasının sahte olarak kullanılarak ciro edildiği ve çekin faktoring şirketlerinden tahsil edilmeye çalışıldığı; bu durumun müvekkilin zararına yol açtığı; davalı tarafın söz konusu çeki Bakırköy ... İcra Dairesi’nden takibe koyduğu, müvekkilinin bu çeke ilişkin hiçbir borcunun bulunmadığı; çek üzerindeki imzanın sahte olduğu, ciro zincirinin en başından itibaren kopuk olduğu; bu nedenle, müvekkilin borçsuzluğunun tespiti, takibin durdurulması, davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi ve ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesini özetle; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, konusu bir miktar para olan ticari davalarda (alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit, istirdat vb.) 01 Eylül 2023’ten itibaren dava açmadan önce ara bulucuya başvurma zorunluluğunun bulunduğu; somut davada bu şartın yerine getirilmediği, bu nedenle öncelikle davanın usulden reddinin gerektiği; dava konusu çekin kargo ile taşınmasının yasalara aykırı olduğu; davacı tarafın davasının borçtan kurtulmaya yönelik kötü niyetli bir girişim olduğu; ayrıca, çekin kargo ile gönderildiği iddia edilmesine rağmen, kaybolduğu iddia edilen tarihten itibaren davacı tarafından hiçbir işlem yapılmamış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu; müvekkilinin dava konusu çeki iyi niyetli bir şekilde ciro yoluyla aldığı; çek üzerindeki imza ve diğer iddiaların müvekkilinin bilgisi veya kontrolü dışında geliştiği; çekin ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı, bu nedenle çek hamilinin iyi niyetli olduğunun kabulünün gerektiği; davacı keşidecinin, çekin ilk cirosunun sahte olduğunu ileri sürerek müvekkile karşı şahsi defide bulunmasının kambiyo hukuku ilkelerine aykırı olduğu; müvekkili şirketin iyi niyetli olduğu, davacı tarafın kötü niyetle sürecin uzatıldığı; öncelikle, ara buluculuk dava şartı yerine getirilmediği için davanın usulden reddi, aksi halde, davanın esastan reddi talep edilmiştir.İlk Derece Mahkemesi Kararı
:Mahkemece; Açılan davanın ara buluculuğa ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden REDDİNE," karar verilmiştir.İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; menfi tespit davaları öncesinde zorunlu ara buluculuk başvuru yapılması gereken davalardan olmadığını, bu nedenle dava şartı eksikliği bu nedenle dava şartı eksikliği olduğu iddiasının yanlış olduğunu, bu nedenle yerel mahkeme kararı usule ve yasaya aykırı olup istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmek üzere yerel mahkemeye geri gönderilmesine karar verilmesini talep ettiğini beyanla, istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmek üzere yerel mahkemeye geri gönderilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davanın kambiyo senedine dayalı açılan menfi tespit davası olduğu, kambiyo senetlerinin Ticaret Kanunu'nda düzenlendiğini, bu tür davaların TTK'nın 3 ve 4/1-a maddeleri uyarınca ticari dava niteliğinde olduğunu, mutlak ticari davalarda dava açılmadan önce ara buluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş olduğu davacı tarafça dava açılmadan önce bu şart yerine getirilmediğini, müvekkili aleyhine ikame olunan davada; dava şartının yerine getirilmemesi nedeniyle usulden reddine karar verilemesi usul ve yasaya uygun olduğu ve davacının tüm istinaf nedenlerinin reddine karar verilmesin talep etmiştir.GEREKÇE
:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. 6102 Sayılı TTK 5/A maddesi uyarınca, Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar (Değişik ibare: 7445 - 28.3.2023 / m.31 / Yürürlük / m.43/1-a) “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.7445 sayılı kanununun 43/1-a maddesinde "bu kanunun 31 inci, 34 üncü, 36 ncı, 37 nci, 38 inci ve 41 inci maddeleri █████/2023 tarihinde yürürlüğe girer" hükmü getirilmiştir.6325 Sayılı Kanunun 18/A.2 maddesinde ise, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması durumunda bir işlem yapılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir düzenlemesi bulunmaktadır.Bu yasal düzenlemeler uyarınca, 01.09.2023 tarihine kadar açılan menfi tespit istemli davalar arabuluculuk dava şartına bağlı değil iken 7445 sayılı kanununun yürürlüğe girmesi ile 6102 sayılı TTTK 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar para olan menfi tespit davalarında arabuluculuk zorunlu hale getirilmiş, dava şartı olarak düzenlenmiştir.Davacı vekili tarafından █████/2024 tarihinde açılan menfi tespit istemli eldeki davanın arabuluculuğa başvurulmadan açıldığı, 6325 sayılı Kanunun m.18/A.2 maddesi gereğince, arabuluculuk dava şartı yerine getirilmemiş olduğundan davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaati ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih ve ████████ E. █████████ K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2025