Anahtar kelimeler: Aşikar Niyeti Satımdan Sinden Davalıborçlu Aşağı Olmamak Kötü Devami Den

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Öncelikli olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini,------Sayılı dosyasına davalı-borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile TAKİBİN DEVAMI ve alacak tutarının %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesi ile birlikte yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine ve --- İcra Müdürlüğü ----- sayılı icra takibinin iptaline karar verilmesini, kötü niyeti aşikar olan davacının %20’den aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine, ayrıca yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için defter inceleme günü verildiği, davacının ---- talimat yazılarak rapor alınmasını talep ettiği, davalının yerinde inceleme talebinde bulunduğu görüldü.
Talimat Teknik bilirkişi █████/2025 tarihli bilirkişi raporu sonuç kısmında:
" Davacı şirketin 2022 ve 2023 yılları kayıtları incelenerek raporda ayrıntılı olarak sunulmuş olan
tespitler ve açıklamalar doğrultusunda;
* Davacı şirket ile davalı şirket arasında 2022 yılında gerçekleşmiş olan bir ticari ilişkinin olduğu,
* Davacı şirketin kayıtlarında davalı şirket ile olan alışverişin davalı şirketten fatura geldiğinde davalı
şirket alacaklandırılmak, ödeme yapıldığında ya da davalı şirkete fatura düzenlendiğinde de davalı
şirket borçlandırılmak, suretiyle açık cari hesap şeklinde izlenmiş olduğu,
* Raporda ayrıntılı açıklamaları ile dökümü de yapılmış olduğu üzere açık cari hesap şeklinde izlenmiş
olan kayıtlar sonrasında 31.12.2022 ve icra takip tarihi olan 23.03.2023 tarihleri itibariyle davacı
şirketin davalı şirketten 238.881,31 TL alacaklı olduğunun görülmekte olduğu,
* Davacı tarafın davaya konu icra takibi ile davalı taraftan talep etmiş olduğu asıl alacak tutarının
238.881,34 TL olduğu,
* Davacı şirketin 2022 ve 2023 yılları kayıtlarının muhasebe usul ve prensiplerine uygun olarak
tutulduğu, e-defter kayıtlarının süresinde oluşturularak e-defter beratlarının da süresinde alınmış
olduğu, (2022 ve 2023 yılları Aralık e-yevmiye defteri beratı rapora eklenmiştir.)
* Her iki tarafın vergi daireleri tarafından dosyaya gönderilmiş olan Ba ve Bs formları üzerinde yapılan
incelemelerde, yapılan bildirimlerin taraflarca karşılıklı olarak düzenlenen faturalar yönünden birbirini
teyit ettiğinin görülmüş olduğu, " görüşünü bildirir rapor tanzim edilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
Davalı defterlerine ilişki teknik bilirkişi █████/2024 tarihli bilirkişi raporu sonuç kısmında:
" Yukarıda yapmış olduğum inceleme ve tespitlerime istinaden, hukuki durumun
değerlendirilmesi ve nihai takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere;
Davalının yasal defter kayıtlarına göre; icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan
238.881,31 TL alacağı bulunmaktadır. Söz konusu tutar davacının icra takibinde yer
alan toplam alacak tutarıyla uyumludur (0,02 kuruş fark ihmal edilmiştir).
Tarafların mal ve hizmet alım satımlarına ilişkin beyanlarının uyumlu olduğu
görülmüştür.
Bununla birlikte, söz konusu beyanlarda yer alan tutarlar ile davalının
yasal defter kayıtlarında yer alan tutarlar da uyumludur. " görüşlerini bildirir rapor tanzim edilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
DELİLLER
*---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı icra dosyası kayıtları
*Davacı ve davalı şirket şirket ticari defter kayıtları,
*Taraf şirketlere ait BA-BS (vergi kayıtları) formları,
*Bilirkişi raporları,
*Tüm dosya kapsamı,
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
Davaya konu uyuşmazlığın tespiti; taraflar arasında yer alan ticari ilişki nedeniyle fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
---- İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosyamız arasına celp edilmiş, davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık dava açma süresi içinde açtığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında uyuşmazlığın çözümü için ticari defterlerin incelenmesine karar verilerek taraflara defterlerini sunmak üzere kesin süre verilmiş, taraflar defterlerini sunmuştur.
Davalının defterleri mahkememiz yetki çevresindeki bilirkişi tarafından incelenmiş, davacının Ticari defterleri ----- Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat aracılığı ile incelenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu/ Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."
(-2)"Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz v usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."
(3
: "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md. 23) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4
:"Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5)"Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.
"Türk Tcaret Kanunu madde 64- (1)
: "(Değişik fıkra: █████/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2)"Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür.
"
Madde 83- (1)
: "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir.
"Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.
Ticari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.(HMK.) m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketidir. Davalı taraf da bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır.Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişi raporları alınmıştır.Somut olayda;---İcra Dairesi'nin ----- esas sayılı dosyasındaki takip talebi ve ödeme emrine göre , takibin davacı şirket tarafından davalı şirketten talep ettiği 238.881,34 TL asıl alacak olduğu, ödeme emrine göre icra takibinin tarihinin 22.03.2023 olduğu, taraflar arasında Gizlilik ve Münhasır İl bayiliği sözleşmesi bulunduğu, davacının █████/2022 tarihli 305.226,09 TL bedelli faturaya istinaden davalıdan medikal ürünlerin satın alındığı, bu satımdan doğan tutarı davalı şirkete ödediğini, akabinde tarafların bu faturaya konu medikal ürünlerin iadesi konusunda mutabık kalındığını ve ödenen paranın geri verilmesi konusunda da mutabık kalındığı, davacının iade faturası düzenlediği ve ürünlerin tamamını davalıya iade ettiğini, davalının yalnıza 60.000 TL yi iade ettiğini, kalan bedeli iade etmediğini iddia etmiştir. Davalı ise iade faturasının 5 ay sonra düzenlendğini , davacının müvekkilinin kabulü olmadan faturaya konu malları iade etmek istediğini, müvekkili tarafından yapılan ödemenin cari hesaba mahsuben olduğunu ve davanın reddine karar verlmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık , taraflar arasında █████/2022 tarihli 305.226,09 TL bedelli faturaya konu malların iadesi hususunda anlaşma sağlanıp sağlanmadığı, davacı tarafından malların iadesinin yapılıp yapılmadığı, davalı tarafından bedelin iadesinin yapılıp yapılmadığı, faturaya konu malların iadesine ilişkin düzenlenen iade faturasının süresinde olup olmadığı hususlarındadır.
Tarafların ticari defterleri ve dosyaya sunulan tüm belgeler incelenmiş, mahkememizde oluşan kanaate göre; Davacı tarafın ticari defterleri ve davalı tarafın ticari defterlerinin delil kabiliyetlerinin bulunduğu, davacı tarafından 07.02. 2022 tarihinde banka kanalıyla davalıya 200.000 TL ödeme yapıldığı, banka dekontunun açıklama kısmında ürün sipariş öncesi ön ödeme ifadesinin yer aldığı, davacı tarafından 09.02.2022 tarihinde banka kanalıyla davalıya 50.000 TL ödeme yapıldığı ve açıklama kısmında sipariş öncesi ödeme ifadesinin yer aldığı, davalı tarafından davacıya 16.02.2022 tarih ve ----- nolu 19.099,76 USD+KDV (258.666,18 TL +KDV tutarlı KDV dahil Toplam 305.226,09 TL fatura düzenlendiği, davacı tarafından 09.03.2022 tarihinde banka kanalıyla 50.000 TL ödeme yapıldığı ve sipariş öncesi ödeme ifadesinin yer aldığı, sonrasında, davacı tarafından davalıya 04.07.2022 tarih ve ----- NOLU 257.718,14 TL +kdv TUTARLI Kdv dahil 304.107,40 TL iade faturası düzenlendiği, iade faturasının senaryosu sonrasında davalı tarafından 30.11.2022 tarihinde banka kanalıyla davacıya 60.000 TL ödeme yapıldığı ve c. Hesaba mahsuben açıklamasının yer aldığı, davalının iade faturasını kayıtlarına aldığı ve itiraz etmediği , her iki tarafın ticari defter kayıtları birbiri ile uyumlu olduğu, davacının iddialarının ispatı için karine oluşturduğu, davalı ise iade faturasına itiraz etmemesi ve kayıtlarına alması, iddialarını ispat edemediği anlaşılmakla açılan davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE,
2-Davalının ---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin 238.881,34-TL asıl alacak ve işleyecek faiz yönünden asıl alacağı takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle DEVAMINA,
3-Hükmedilen asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00- TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-Karar ve ilâm harcı olan 16.317,98-TL harçtan peşin alınan 2.885,09-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 13.432,89-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 38.221,01- TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davacı tarafça yapılan toplam 7.220,00- TL yargılama gideri ve 3.090,59-TL harç toplamının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzene karşı verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!