Anahtar kelimeler: Usûlüne Adalet Evrakı Görüşü Gaziantep Başvuran Ertelenmesine İstemi Uyuşturucu Bakanlığının

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.SUÇ
: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmaİNCELEME KONUSU KARAR
: MahkûmiyetKANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıGaziantep 16. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 30.03.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 16.08.2023 tarihli ve ██████████sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.09.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.09.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;“5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise “Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.” hükmüne yer verildiği,5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesinde ise, "...soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." hükmünün yer aldığı,Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin █████/2021 tarihli ve ██████████ esas, █████████ karar sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin █████/2021 tarihli ve ██████████ esas, █████████ karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının bir önem arz etmediği,Dosya kapsamına göre;1- Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen █████/2015 tarihli ve ██████████ soruşturma, ████████ sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüphelinin öncelikle bilinen adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi gereğince tebliği yerine, mernis adresine doğrudan anılan Kanun'un 21/2. maddesi gereğince █████/2015 tarihinde mahalle muhtarına tebliğ edildiği, dosya kapsamında sanığın anılan adresine daha önce usulüne uygun olarak yapılmış herhangi bir tebligatbulunmadığı ve bu durumda tebligatın usulsüz olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmediği, bu nedenle infazına da başlanamayacağı, denetimli serbestlik müdürlüğünce yapılan tebligatların da hukukî sonuç doğurmayacağı, bu durumda denetim süresinin de başladığının kabul edilemeyeceği, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden sanık hakkında durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,2- Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin █████/2015 tarihli ve █████████ esas, ██████████ karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, sanığa 10 gün içinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurması gerektiği uyarısını içeren tebligatın yapılması ve sanığın başvuruda bulunmaması üzerine, yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için sanığa "önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı, bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması, bu tebligata rağmen de başvuruda bulunmadığı takdirde sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirlerine uymamakta ısrar etmiş olacağı, somut olayda denetimli serbestlik çağrı yazısının █████/2015 tarihinde sanığın doğrudan "mernis" adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi gereğince tebliğ yapılmasını takiben yükümlülüklerine uymadığı gerekçesiyle denetim dosyasının kapatıldığı, bu hâlde sanığın davet edilmesinden bahsedilemeyeceği gibi, yükümlülüklerine uymamakta da ısrar etmiş sayılamayacağının kabulünün gerektiği cihetle, kamu davası hakkında durma kararı verilerek, hükmolunan denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması hâlinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde,3-Gaziantep Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün █████/2015 tarihli ve █████████ DS sayılı çağrı yazısının █████/2015 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın 10 gün içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvuruda bulunmadığından █████/2015 tarihli karar ile komisyon tarafından dosyanın kapatılmasına karar verildiği, sanığa ayrıca uyarı yazısının tebliğ edilmeden denetimli serbestlik dosyasının kapatıldığı anlaşılmakla, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan davada "kovuşturma şartı" olan "ısrar koşulu"nun da gerçekleşmediği, kamu davasının durmasına dair karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde,4- Kabule göre de, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen █████/2015 tarihli ve ██████████ soruşturma, ████████ sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheliye █████/2015 tarihinde ve Gaziantep Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün █████/2015 tarihli ve █████████ DS sayılıçağrı yazısının ise █████/2015 tarihinde tebliğ edildiği gözetildiğinde, erteleme kararı henüz kesinleşmediğinden usulüne uygun tedavi ve denetim faaliyetinden söz edilemeyeceği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,İsabet görülmemiştir.”Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇEA. Şüpheli hakkında, 21.02.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 21.04.2015 tarihli ve ██████████ Soruşturma, ████████ Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz süresi ve merciinin gösterildiği, kararın, şüpheliye 18.06.2015 tarihinde MERNİS adresine doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca çıkarılarak muhtara teslim edildiği, tedbirin infazı için dosyanın 27.04.2015 tarihinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,B. Şüphelinin, çağrı yazısının tebliğine rağmen süresi içerisinde başvurmaması nedeniyle kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2015 tarihli ve ██████████ Soruşturma, ██████████ Esas, ██████████ sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,C. Yapılan yargılama sonucunda, Gaziantep 16. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 08.03.2016 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.D. Gaziantep 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2016 tarihli kararını takiben, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine, hapis cezasının aynen infazına dair Gaziantep 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.08.2018 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı ek kararının ve bu karara yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Gaziantep 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2018 tarihli ve ████████ D.İş sayılı kararının, asıl kararın kanun yararına bozulması halinde hukuki değerden yoksun olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede;7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinde; "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." düzenlemesi ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsendiği dikkate alındığında; tebligatın öncelikle bilinen en son adrese, MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8. maddelerinin ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği dikkate alındığında,Dosya kapsamına göre;21.02.2015 tarihli eylemi nedeniyle verilen 21.04.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi karar tebliğinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca doğrudan MERNİS adresine çıkarılarak muhtara teslim edilmesi nedeniyle tebligatın usulsüz olduğu, dolayısıyla usulüne uygun tebligat yapılmadığı için erteleme kararı şüpheli tarafından öğrenilmiş olsa bile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu nedenle yükümlülük ihlâlinden de söz edilemeyeceği anlaşıldığından; Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılıKanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi,Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.III. KARARA. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,B. Gaziantep 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2016 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,11.02.2025 tarihinde karar verildi.