Anahtar kelimeler: Cismani Bam Yazildiği Başkan Katip Adana Ölüm Üye Birleşen Sebebiyle

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ

T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ███████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ... Esas, ... Karar
DAVACI
: ... - ... ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: ... - ... ...
VEKİLİ
: Av. ... -
Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin
... Esas Sayılı Dosyası
:
DAVACI
: ... - ... ...
VEKİLİ
: Av. ... -
DAVALI
: ...-... - ...
Birleşen .... Asliye Hukuk Mahkemesinin
... Esas Sayılı Dosyası
:
DAVACI
: ... - ... ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALILAR
: 1- ... - ... ...,
VEKİLİ
: Av. ...
2- ... - ... ...
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
:
DAVA
: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin █████/2020 tarihinde davalı ... nezdinde sigortalı bulunan ... adına kayıtlı ve ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçla müvekkilinin eşi ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen kazada motosiklette yolcu konumunda bulunan müvekkilinin sürekli olarak iş göremez hale geldiğini, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı ... nezdinde sigortalı olduğunu, meydana gelen kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını belirterek 10.000,00 TL maddi tazminat tutarının temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemenin iş bu dava dosyası ile birleşen .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2020 tarihinde davalı ... adına kayıtlı ve davalı ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçla müvekkilin eşi ...'in sevk ve idaresindeki ... pakalı motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen kazada motosiklette yolcu konumulda bulunan davacı ...'in dizindeki tibia kemiğinin kırıldığını ve yapılan ameliyatla buraya platin takıldığını, dava konusu trafik kazasının gerekleşmesinde araç sürücüsü ... kaza tespit tutanağında kusurlu bulunduğunu, belirterek işbu dava ile müvekkilinin geçirmiş olduğu kaza nedeniyle yaşadığı elem ve ızdıraptan kaynaklı müvekkili lehine kaza tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 100.000,00 TL manevi tazminat ve kazaya karışan araç ile davalıların taşınır ve taşınmaz malvarlıkları üzerinde teminatsız olarak ihtiyati haciz uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemenin iş bu dava dosyası ile birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin bulunduğu araç ile davalı ... tarafından sigortalanmış aracın kaza yapması sonucunda kalıcı iş göremezlik ve manevi tazminat yönünden dava açılmış olduğunu, davanın .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında görüldüğünü, kalıcı iş göremezlik ve geçici iş göremezlik yönünden bahsi geçen dosyada bilirkişi raporlarının alındığını, geçici iş göremezlik tazminatı talep ettiklerinden bu davayı açtıklarını, iş bu davanın .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, tedavi giderlerinin teminat dışı olduğunu, müteraffik kusur ve hatır taşıması hususunun değerlendirilerek hesaplanacak tazminattan indirim yapılması gerektiğini, belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, asıl dava dosyası ve bu dava dosyası ile birleşen ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası yönünden açılan maddi tazminat davalarının; tarafların sulh olmaları sebebiyle konusuz kaldıkları anlaşılmakla bu davalar yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
: Karara karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin kaza tarihinde 21 yaşında olduğunu, kaza nedeni ile %10 oranında engelli hale geldiğini, birçok ameliyata maruz kaldığını ve 9 aylık bir tedavi süreci geçirdiğini, buna rağmen mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının, müvekkilinin yaşı, kazanın tarihi, maluliyet oranı, iyileşme süreci, meydana gelen yaralanmanın niteliği ve kusur durumu dikkate alındığında çok düşük olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve manevi tazminatın talepleri doğrultusunda tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Karara karşı birleşen dosya davalısı ... istinaf dilekçesinde; meydana gelen kazada kusurun tamamen müvekkiline yükletilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, olayda asli kusurlu olan tarafın motosiklet sürücüsü olduğunu, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunu kabul etmediklerini, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, kusur durumu, olayın ağırlığı ve olay tarihi göz önüne alındığında mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının çok yüksek olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, yaralanmalı trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf etmiştir.
Davalı ... vekilinin kusur raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Sürücü ... kendi sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı olomobiliyle ... caddesi üzerinde bulunan ... Otomotiv isimli iş yerinden D/400 Karayolu istikametine ... caddesi üzerine çıkış yaptığı esnada otomobilinin sol ön yan kısımlarına, D/400 karayolu ... Bulvarını takiben ... caddesi üzerinden Güney kuşak bulvarı istikametine seyir halindeyken ... Otomotiv İsimli iş yeri önüne gelen sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikletin ön kısımlarının çarpışması sonucu motosiklet sürücüsü ile motosiklette yolcu konumunda bulunan ...'in yaralandıkları, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
Kazada davalı sürücünün karşıya geçmek için kendi şeridinde ilerleyen davacının yolcu olduğu motosikletin geçişini beklemeden hareket ettiği ve bu şekilde kazanın gerçekleştiği anlaşılmış olup davalı sürücünün tam kusurlu olarak kabul edilmiş olması yerindedir.
Diğer yandan davacı, motosiklette yolcu olup kask dışında bir ekipman takmasına yasal bir zorunluluk bulunmamaktadır. Ayrıca kazada Davacının bacağı kırılmış olup kask takıp takmaması ile zarar arasında bir illiyet bağı yoktur. Davalı vekilinin kusur raporuna yönelik istinafı yerinde değildir.
Taraf vekillerinin hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik istinaf başvurularının değerlendirilmesinde;
6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda 15.03.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'nin sürücüsü, davalı ...'in işleteni olduğu aracın, davacının yolcu olduğu motosiklete çarpması şeklinde meydana gelen trafik kazasında, davacının %10 oranında kalıcı maluliyet meydana gelecek biçimde yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde davacının bir kusurunun bulunmadığı, tüm kusurun davalı sürücüde olduğu anlaşılmıştır. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacının yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın düşük olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin reddine, davacı vekilinin istinafının kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
HMK 353/1-b-2 maddesine göre "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilebileceği düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına, davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE,
3-HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.10.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının yeniden hüküm kurulmak üzere KALDIRILMASINA,
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla;
4-Asıl dava ve asıl dava dosyası ile birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası yönünden açılan maddi tazminat davalarının tarafların sulh olmaları sebebiyle konusuz kaldıkları anlaşılmakla bu davalar yönünden esas hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
a-Asıl davada maddi tazminat yönünden alınması gereken 80,70 TL karar harcından, peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 26,30 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
b-Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasında harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
c-Mahkemenin iş bu asıl dava dosyası ve bu dava dosyası ile birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası yönünden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
d-Asıl dava yönünden Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi kapsamında ... Arabuluculuk Bürosu tarafından düzenlenen arabulucu ücret kararı uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin karar kesinleştiğinde davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydı amacı ile tahsil müzekkeresi düzenlenmesine,
e-Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası yönünden Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi kapsamında ... Arabuluculuk Bürosu tarafından düzenlenen arabulucu ücret kararı uyarınca 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin karar kesinleştiğinde davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydı amacı ile tahsil müzekkeresi düzenlenmesine,
f-Asıl ve Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasında maddi tazminat yönünden taraf vekillerinin beyanları nazara alınarak taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Mahkemenin asıl dava dosyası ile birleşen .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası üzerinden açılan manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE; 75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
a-1-Harçlar Kanunu uyarınca birleşen ... Esas ... Karar sayılı dosyada manevi tazminat yönünden alınması gerekli 5.123,25‬ TL karar harcından peşin alınan 341,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.781,7‬0 TL harcın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
a-2-İlk derece mahkemesince 04.10.2022 günlü karar ile davalılar ... ve ...'dan tahsiline karar verilen 683,10 TL harcın davalılardan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine,
a-3-Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce davalılar ... ve ...'dan tahsiline karar verilen bakiye harçtan mahsubu ile bakiyesinin tahsilinin istenmesine,
b-Manevi tazminat yönünden davacı tarafından yapılan 341,00 TL peşin harç ve 54,40 TL başvurma harcının davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
c-Birleşen .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası yönünden, davacı tarafından yapılan 106,00 TL müzekkere gideri ve 299,00 TL davetiye gideri olmak üzere toplam 405,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 303,75 TL yargılama giderinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
d-.... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasında davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesap olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
e-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminatın reddedilen kısmı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesap olunan 25.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
f-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının ilgililerine iadesine,
6-İstinaf giderleri bakımından;
a-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
b-Harçlar Kanunu gereğince davalı ...'dan alınması gereken (davalının İlk derece Mahkemesinin 15.000,00 TL'lik miktara ilişkin istinaf başvurusun reddi nedeni ile bu miktara göre belirlenen) 1.024,65 TL istinaf karar harcından, davalı ... tarafından peşin yatırılan 256,20 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 768,45‬TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
c-Davalı ... tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
d-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
e-Davacı tarafından harcaması yapılan 288,50 TL istinafa dosya gönderme giderinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
f-Kesin olan iş bu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri beş yüz kırk dört bin (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.27.02.2025
... ... ... ...
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
( Karşı Oy)
KARŞI OY GEREKÇESİ
Dairemizin sayın çoğunluğu tarafından iş bu dosyada temyiz kesinlik sınırınını 6100 sayılı HMK'nın 362. Maddesi ve aynı yasanın Ek 1/2 maddesi gereğince 544.000,00TL olduğu kabul edilerek buna göre Dairemizin kararının kesin olduğu belirtilmiş ise de Anayasa Mahkemesinin █████/2025 günlü resmi Gazetede yayınlanan ████████ esas ████████ sayılı █████/2024 günlü kararı ile 6100 Sayılı HMK'nın █████/2016 tarihli ve 6763 Sayılı Kanunun 44. Maddesi ile eklenen ek 1. Maddesinin 2 numaralı fıkrasında yer alan "...341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır." hükmündeki " 341 inci, 362 nci ve" ibarelerinin Anayasanın 13 ve 36 maddelerine aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline karar verilmiştir. Söz konusu kanun maddesindeki "362." ibaresinin iptaline karar verilmiş olması nedeni ile artık 6100 sayılı yasanın 362. Maddesinde yer alan Bölge Adliye Mahkemelerince verilen kararların temyiz sınırını belirleyen parasal sınırlara ilişkin olarak Bölge Adiye Mahkemesince hüküm verildiği tarihteki miktarın uygulanması olanaklı değildir. Zira temyiz sınırına ilişkin olarak Bölge Adliye Adliye Mahkemesinin "karar tarihindeki" miktara göre temyiz sınırının belirlenmesine ilişkin hükmün Anayasa'nın 13 ve 36. Maddelerine aykırı olduğu Anayasa mahkemesince tespit edilmiş ve bu tespite ilişkin karar Resmi Gazetede yayınlanmıştır. Dolayısı ile artık Anayasa'ya aykırı olduğu tespit edilen bir kanunun hükmüne göre temyiz kesinlik sınırının belirlenmesi olanaklı değildir.
Türk Anayasal sisteminde, "Devlete güven" ilkesini sarsmamak ve ayrıca devlet yaşamında bir kargaşaya neden olmamak, kazanılmış hakları korumak için iptal kararlarının geriye yürümezliği kuralı kabul edilmiştir. Anayasa'nın bağlayıcılığı, Anayasa Mahkemesi kararlarına tüm devlet organlarının uyma zorunluluğu ve Anayasa'nın üstünlüğü ilkesi, Anayasa'ya aykırı bir kuralın aykırılığının saptanmasından sonra uygulama alanı bulmasını kesinlikle önler.
Her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararının resmi Gazetede yayınlanmasından 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de
T.C. Anayasası’nın 153 üncü maddesinin 6 ncı fıkrasında, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir (Danıştay 4. Dairesi. 09.05.2011 tarih ve █████████ E., █████████ K. sayılı kararı).
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.03.2012 tarihli ve ███████-12 E., ████████ K. sayılı kararında ve yine 21.01.2004 tarihli ve ███████-44 E., ███████ K. sayılı ve 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., ███████ K. sayılı kararlarında da: “Uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usulî kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal sonrası oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir.” yönünde değerlendirme ve açıklama yapılmıştır.
Normlar hiyerarşisi gereğince Kanunların Anayasa'ya uygun olması gerekmektedir, yine Yönetmeliklerin de Kanunlara uygun olması gerekmektedir. Buna göre nasıl ki Kanuna aykırı olan bir yönetmelik hükmüne göre hüküm tesis edilemeyecek ise Anayasa'ya aykırı olduğu tespiti yapılan bir Kanun hükmünün de uygulanması olanaklı değildir.
Tüm bu açıklamalara göre Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir. Şu halde Anayasa Mahkemesinin Resmi Gazetede yayınlanan iptal kararı ile Anayasa'ya aykırı olduğu tespit edilen bir Kanunun Hükmünü halen uygulamaya devam ederek tarafların temyiz yasa yollarının olmadığının kabulü tarafların Adil Yargılanma Hakkı kapsamında olan Mahkemeye Erişim haklarının çok açık bir şekilde ihlali sonucunu doğuracaktır.
Bu nedenlerle eldeki dosyada dosyamız davalısı tarafından ilk derece Mahkemesinin █████/2022 günlü kararına karşı istinaf yasa yoluna başvuru yapılmış olup bu tarihteki Temyiz sınırı olan 107.090,00 TL miktarı esas alınarak dairemizce verilen kararın temyize tabi olduğu kanaatinde olduğumdan dairemizin kararının kesin olduğu yönündeki karar katılmadığımdan dairemiz kararına bu yönü ile karşı oy kullanmaktayım.
...
Başkan ...
Karşı Oy
¸
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!