Anahtar kelimeler: Konusupatent Patentlerin Patent Süreçte Ürünü Fikrî Açtığını İstemli Ruhsat Geliştirdiğini

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk MahkemesiTARİHİ
:█████/2024NUMARASI
:████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
:Patent (Tecavüzün Mevcut Olmadığının Tespiti İstemli)İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2025Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili firmanın "..." isimli ürünü geliştirdiğini ve ruhsat aldığını, ancak bu süreçte yapılan patent araştırması sonucunda davalı tarafa ait ... ve ... sayılı patentlerin varlığının tespit edildiğini, ruhsat başvurusu sırasında "..." isimli ürünü için davalıya karşı tecavüzün olmadığının tespiti davası açtığını, ancak İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin █████/2021 tarih ve ████████ E., ███████ K. sayılı kararı ile "ruhatsız bir ürün için tecavüzün olmadığının tespiti isteminin hukuki yarardan yoksun olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, dava konusu süreçte sadece ürünün ticari isminin "..." olarak değiştirildiğini, ancak ruhsatlandırma sürecinde herhangi bir teknik değişiklik yapılmadığını, ayrıca daha önce tecavüzün tespiti istenen beş patentten üç tanesinin koruma süresinin dolduğunu, müvekkiline ait "..." ürününün, davalıya ait ... ve ... numaralı patentlerin bağımsız istemlerini ihlal etmediğini, bağımlı istemlerin ihlalinden de söz edilemeyeceğini, bu nedenlerle, müvekkiline ait ürünün davalı tarafa ait ... ve ... sayılı patentlerle korunan unsurlara tecavüz etmediğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı cevap dilekçesini özetle; dava konusunun ihtilaf teknik incelemeyi zorunlu kıldığı, dava konusu hususun müvekkilinin ilgili teknik birimlerince incelenmesi gerektiği, ancak müvekkilin yurtdışı menşeli olması nedeni ile ilgili teknik incelemenin zaman aldığı, müvekkili ile yapılacak istişareler sonrasında cevap dilekçesinin hazırlanacağı, ingilizceye tercüme edilerek müvekkilin onayına sunulması, müvekkilinin yorumları doğrultusunda dilekçenin Sayın Mahkemeye sunulacağı, dilekçenin yasal süresi içinde sunulmasının mümkün olmadığı, davaya konu ruhsat dosyalarında inceleme yapılması gerektiğini, bu nedenle süre uzatımını arz ve talep ettiğini,█████/2022 tarihli süre uzatım talebi dilekçesi ile davaya cevap sunulabilmesi için davacı yana ait davaya konu ürüne ilişkin bilhassa ruhsat dosyasının ilgili kısımları olmak üzere gerekli bilgi ve belgelerin dosyaya ibrazının/celbinin ve bunların kendilerince incelenmesinin sağlanması gerektiği, ancak söz konusu bilgi ve belgelerin dava dosyasına sunulmamış olması nedeniyle bundan sonra dosyaya sunulacak yeni bilgiler ve belgelere ve davanın esasına ilişkin cevap sunma hakkı, her türlü savunma hakkı ve delil sunma hakkını saklı tutarak HUMK 121. Madde uyarınca delillerini sunmaktan imtina eden davacı yan tarafından ispat sunulamayan haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, işbu talep kabul edilmediği takdirde, davacının tecavüz olup olmadığı iddiasını inceleyip cevap verilebilmesi için davacı yanın davaya konu ettiği ilaç ürününün ruhsat dosyasının dava dosyasına ibrazı ve kasaya alınması için davacı yana kesin mehil verilerek ihtarat yapılmasını ve ruhsat dosyasının kasaya alınması halinde Mahkeme nezdinde, alınmaması halinde Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nda yerinde incelemek üzere gün tayin edilmesini arz ve talep etmiştir.Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ürünün ruhsat dosyasının müvekkilinin ticari sır niteliğindeki bilgilerini içermekte olduğu, yasal düzenleme gereği de gizli bilgi olduğu, müvekkilinin ciddi bir maliyete katlanarak ruhsat başvurusunu yaptığı ürününe ilişkin bilgilerin Beşeri ve Tıbbi Ürünler Ruhsatlandırma Yönetmeliği’nin 28. maddesi gereğince gizli olduğu, bu gizliliğin Bakanlıkça da korunduğu, Sayın Mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği takdirde davalı yanın da mahkemeye bildireceği teknik uzmanın, gizlilik koşullarına uyarak incelemeye katılabileceği, bir itirazlarının olmadığı, ... sayılı dava dosyasında Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu nezdinde hem davalı vekili, hem de davacı yanca bildirilen bir teknik uzmanın katılımı ile ruhsat dosyasının incelendiği, bu dosyada davalı vekilinin de bulunduğu, bilirkişi raporları ve ruhsat dosyasında yer alan bilgilerden haberdar olduğu, bu dosyada iki ayrı heyetten alınan bilirkişi raporlarında “Müvekkiline, ait ürünün davalı yanın ..., ..., ... ve ... numaralı patentlerinde koruma altına alınan bileşimlerden ve proseslerden farklı olduğu ve davalının patentlerine yönelik birebir veya eşdeğer tecavüzün söz konusu olmadığı” görüş ve kanaatine varıldığı, davalı yanca verilen dilekçede delillerin bildirildiği, müvekkiline ait bilimsel çalışmaların ifade edildiği, ancak bu delillerin ibraz edilmediği, davalının delillerini sunmamasının iddia ve talepleri ile çelişki yarattığı, açıklanan nedenlerle ve delillerle ispatlanacağı üzere davalı dilekçesinde belirtilen taleplerin reddine, gizli nitelikteki olan müvekkiline ait belgelerin kasaya alınmasına ve nihai olarak haklı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin ikinci cevap dilekçesinde özetle; davacı yana ait davaya konu ürüne ilişkin bilhassa ruhsat dosyasının ilgili kısımları olmak üzere gerekli bilgi ve belgelerin dosyaya ibrazının/celbinin ve bunların davalı tarafından incelenmesinin sağlanması gerektiği, ancak söz konusu bilgi ve belgelerin dava dosyasına arz edilmediği, davacının dava dilekçesinde, cevaba cevap dilekçesinde yer verdiği bilgilerin doğruluğunun ancak ruhsat dosyasının ilgili teknik kısımlarının incelenmesi suretiyle davalı tarafından teyit edilebileceği, ruhsat dosyası veya ilgili bölümler paylaşılmadan salt beyanlara itibar edilmesinin mümkün olmadığı, ilgili bilgi ve belgelerin paylaşılmasının sakınılmasının müvekkilinin tescilli patentlerine ilişkin tecavüzün varlığına işaret ettiği, davacının cevaba cevap dilekçesinde daha önce 3. FSHHM nezdinde ikame ettikleri ████████ E. sayılı dosyada bilirkişi incelemesi yapıldığını ve işbu dosyadaki bilirkişi raporlarına tarafların erişimi olduğu ve ruhsat dosyasında yer alan bilgilerden bu kapsamda haberdar olunduğunun iddia edildiğini, ancak söz konusu davaya konu ruhsat dosyasının incelenmesi ve bilirkişi raporunun hazırlanmasının üzerinden süre geçmiş olup ilgili ruhsat dosyasındaki olası değişikliklerin/eklemelerin veya çıkarımların bilinmesinin de, her ne kadar davacı tarafından değişiklik yapılmadığı iddia edilse de, takdir edileceği üzere inceleme yapılmadan mümkün olmadığı, huzurdaki davaya konu ruhsat dosyası incelenmeden önceki tarihli bir dava dosyasının esas alınması ve salt bu beyanlara dayalı savunma beklenmesinin abesle iştigal olduğu, bilirkişi incelemesi ile işbu davanın açıldığı tarih arasında ruhsat dosyasında isim değişikliği dışında bir değişiklik olmadığı yönündeki davacı beyanına da ruhsat dosyasının ilgili teknik kısımları incelenmeden itibar edilmesinin mümkün olmadığı, teknik incelemeye dair cevap sunulabilmesi için Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu nezdinde kayıtlı davaya konu edilen ilaç ürünü ruhsat dosyasının incelenmesinin akabinde mümkün olacağı, bu aşamada davacı yanın davaya konu ürününün müvekkilinin patent belgelerine tecavüz teşkil edip etmediği hususunda halen kesin bir kanıya varılamadığı, tecavüz teşkil edildiği kanısında olduklarını, ancak bununla ilgili teknik açıklamaları güncel ruhsat dosyasının incelenmesi akabinde sunulabileceğini, HMK 121. madde uyarınca delillerini sunmaktan imtina eden davacı yan tarafından ispat olunamayan haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, davanın devamına karar verilmesi halinde tecavüzün tespiti kapsamında ilgili ürünün ruhsat dosyasının dava dosyasına ibrazı ve kasaya alınması için davacı yana kesin mehil verilerek ihtarat yapılmasına ve ruhsat dosyasının kasaya alınması halinde Mahkeme nezdinde, alınmaması halinde Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nda yerinde inceleme için gün tayin edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi Kararı
:Mahkemece; "Davanın KABULÜ ile; davacı tarafça üretilen "..." isimli ürünün, TPMK nezdinde davalı adına tescilli bulunan ... ve ... sayılı patentlere tecavüz etmediğinin tespitine, " karar verilmiştir.İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili lehine vekalet ücreti hükmedilmeyerek, yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalının davanın açılmasına sebebiyet vermemiş olması durumunun tek başına davalı tarafı yargılama giderleri bakımından sorumluluktan kurtarmayacağını, davalı tarafça ilk duruşmada davanın kabul edilmediğini, bu kapsamda HMK madde 312 bakımından istisnai durumun gerçekleşmediğini, davacı taraf yargılama giderlerinin tarafına yükletilmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek gerekçesini HMK madde 312/2'ye dayandırmakta ve işbu maddede yer alan şartların bir arada gerçekleşmediğini beyanla, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 30.05.2024 T. ████████ E. ████████ K. sayılı “davanın kabulüne” dair kararının yargılama gideri, harçlar ve vekalet ücreti yönünden müvekkili lehine bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı, dava konusu ürün için ruhsat başvurusu yaptığı tarihte müvekkilin huzurdaki işbu davaya konu patentlerini de kapsayacak şekilde daha önce de İstanbul 3. FSHHM nezdinde tecavüzün olmadığının tespiti davası ikame ettiğini, ancak dava tarihi itibariyle ruhsat alınmadan tescilli patentlere tecavüzün olmadığının tespiti isteminin hukuki yarardan yoksun olduğu gerekçesiyle mahkemece davanın reddine karar verildiğini, söz konusu ürün için hali hazırda ruhsat alındığını, davayı açmakta hukuki yararlarının bulunduğunu, müvekkili işbu dava açılmadan evvel davacının ruhsat başvurusuna konu ürünlerinin kendisine ait patente tecavüz teşkil ettiği yönünde davacı yana hiçbir uyarı göndermediği gibi, davacı da müvekkilinden bu konu hakkındaki görüşlerini sormadığını, kısacası müvekkili bu davanın kendisine karşı yöneltilmesine sebep olacak şekilde hiçbir hal ve harekette bulunmadığını, ayrıca, ön inceleme duruşmasının tamamlanması akabinde yürütülen bilirkişi incelemesine kadar müvekkili davalının dava konusu ürününün detayına sahip olmadığından, müvekkili salt davacının “patente tecavüz teşkil etmedi yönündeki ve hiçbir bilgi/belge sunulmadan ileri sürülen beyanına dayalı davanın talep sonucunu kabul etmesinin de mümkün olmadığını beyanla , ilamının yargılama gideri, harçlar ve vekâlet ücreti yönünden hukuka uygun olması nedeni ile davacı tarafından ileri sürülen istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava davacıya ait "..." isimli ürünün ürünün, davalı adına tescilli ... ve ... sayılı patent haklarına tecavüz teşkil etmediğinin tespitine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş "davalının dava açılmasına sebebiyet vermediği, davalı adına tescilli patentin olması nedeniyle bir anlamda davalının yasal hasım niteliğinde olduğu gözetilerek davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir.( benzer nitelikte Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ██████████ esas █████████ karar sayılı ilamı ile ilk derece mahkemesi tarafından aynı nitelikte verilen kararın onanmasına karar verilmiştir. )" gerekçesi ile davacı yararına vekalet ücreti hüküm altına alınmamış , yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmıştır.Davacı vekili mahkeme kararını yargılama giderlerine ilişkin istinaf etmiştir. SMK Madde 154- (1) hükmüne göre, "Menfaati olan herkes, Türkiye’de giriştiği veya girişeceği ticari veya sınai faaliyetin ya da bu amaçla yapmış olduğu ciddi ve fiili girişimlerin sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil edip etmediği hususunda, hak sahibinden görüşlerini bildirmesini talep edebilir. Bu talebin tebliğinden itibaren bir ay içinde cevap verilmemesi veya verilen cevabın menfaat sahibi tarafından kabul edilmemesi hâlinde, menfaat sahibi, hak sahibine karşı fiillerinin tecavüz teşkil etmediğine karar verilmesi talebiyle dava açabilir. Bildirimin yapılmış olması, açılacak davada dava şartı olarak aranmaz. Bu dava, kendisine karşı tecavüz davası açılmış bir kişi tarafından açılamaz."Eldeki dava SMK 154/1 maddesine göre açılmış bir tespit davasıdır. Bu davanın açılabilmesi için hak sahibine bildirim yapılmış olması dava şartı olarak düzenlenmemiştir. Davacının ilgili ilaç ruhsatı almakla, Türkiye’de giriştiği veya girişeceği ticari veya sınai faaliyetin ya da bu amaçla yapmış olduğu ciddi ve fiili girişimlerin sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil edip etmediği hususunda dava açmakta hukuki yararı bulunmaktadır. 6100 sayılı HMK’nın 326. maddesinin (1). bendinde “Kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir”, (2). bendinde ise “davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa mahkeme yargılama giderlerini haklılık oranına göre paylaştırır.” hükmü yer almaktadır. Bu yargılama giderleri hem davayı kazanan tarafça daha önce peşin olarak ödenen hem de dava sonunda ödenmesi gereken harç ve masraflar ile yargılama gideri olan vekâlet ücretidir. SMK 154/1 maddesine göre açılan tespit davası bakımından yargılama giderlerinden sorumluluk konusunda, 6100 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinde öngörülen düzenlemeden farklı bir düzenleme öngörülmemiştir. Aynı kanunun 312/2 . maddesinde ise “ davalı davanın açılmasına kendi hal ve davranışı ile sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilemez.” denilmektedir.Somut olaya gelince, davalının davanın açılmasına sebebiyet vermediği, ancak yargılama giderlerinden sorumlu olmak istemeyen davalının, aleyhine açılan davada, ön inceleme duruşmasına kadar (ön inceleme duruşmasından önce) davayı tamamen ya da haklı olup olmadığını bildiği kısım yönünden kabul etmesi gerekirken, açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği,HMK’nun 312/2 maddesinin eldeki davada uygulama yeri olmadığı, dava davacı taraf lehine sonuçlandığından HMK'nın 326. maddesi gereği yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulması,davacı yararına yargılama giderleri ile vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekirken, davacının sorumlu tutulmasının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının 6100 sayılı HMK 353/1-b.2 maddesi hükmü gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,2-İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin █████/2024 tarih, ████████ E. ████████ K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-Davanın KABULÜ ile; davacı tarafça üretilen "..." isimli ürünün, TPMK nezdinde davalı adına tescilli bulunan ... ve ... sayılı patentlere tecavüz etmediğinin tespitine, 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile 187,80 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 59,30 TL başvurma harcı, 59,30 peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı, 30.000,00 TL bilirkişi ücreti, 420,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 30.550,10 TL'nin, davanın kabul edilmiş olması sebebiyle, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 1169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı'nın davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, █████/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2025