Anahtar kelimeler: Mahsuba İnceleyen Sayı Süreç Dosyayı İstismarı Hukukî Basit İzmir Cinsel
Ceza Genel Kurulu         ████████ E.  ,  ███████ K.
    "İçtihat Metni"

    KARARI VEREN
    YARGITAY DAİRESİ
    : 9. Ceza Dairesi
    MAHKEMESİ
    :Ağır Ceza
    SAYISI
    : 25-100
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/1-a, 43/1, 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 13.05.2019 tarihli ve 350-257 sayılı hükmün, katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesince 17.10.2019 tarih ve 2587-1314 sayı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Söz konusu hükmün katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 21.12.2020 tarih ve 1119-6010 sayı ile; ''...5271 sayılı CMK'nın 217. maddesinin birinci fıkrasında 'Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir' ve aynı Kanunun 210. maddesinin birinci fıkrasında ise 'olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez.' hükümlerine yer verilmiş olup bu kapsamda ilk derece mahkemesince olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurenin duruşmaya getirtilerek iddiaya konu 27.08.2018 tarihli istismar eylemiyle ilgili detaylı ifadesi alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken duruşmada dinlenen mağdureye çocuk izlem merkezinde alınan ifadesinin okunulmasıyla yetinilerek yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi karşısında, anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
    Dosyanın gönderildiği İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesi ise 31.03.2021 tarih ve 25-100 sayı ile; "...CMK'nın 210. maddesinde olayın delili bir tanığın açıklamalarından ibaret ise tanığın duruşmada mutlaka dinleneceği, daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunmasının dinleme yerine geçemeyeceği belirtilmiş, CMK'nın 236/2. maddesinde işlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk veya mağdur bu suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebileceği, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zorunluluk arz eden hâllerin saklı olduğu belirtilmiş, CMK'nın 236/5. maddesinde TCK'nın 103. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen suçlardan mağdur olan çocukların soruşturma evresindeki beyanlarının bunlara yönelik hizmet veren merkezlerde Cumhuriyet savcısının nezaretinde uzmanlar aracılığıyla alınacağı, mağdur çocuğun beyan ve görüntülerinin kayda alınacağı, kovuşturma evresinde ise ancak maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından mağdur çocuğun beyanının alınması veya başkaca bir işlem yapılmasında zorunluluk bulunması hâlinde bu işlemin mahkeme veya görevlendireceği naip hâkim tarafından bu merkezlerde uzmanlar aracılığıyla yerine getirileceği belirtilmiştir. CMK'nın 236/5. maddesi 17.10.2019 tarihinde yasaya eklenmiştir. CMK'nın 210. maddesinde olayın delili sadece bir tanığın açıklamalarından ibaret ise tanığın duruşmada mutlaka dinlenmesi gerektiği düzenlenmiş ise de CMK'nın 236/2. maddesi gereğince çocukların soruşturmada veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebileceğinin düzenlendiği, CMK'nın 210. maddesinden sonra yürürlüğe giren ve özel bir düzenleme olan CMK'nın 236/5. maddesinde TCK'nın 103. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen suçlardan mağdur olan çocukların soruşturma evresindeki beyanlarının bunlara yönelik hizmet veren merkezlerde Cumhuriyet savcısının nezaretinde uzmanlar aracılığıyla alınacağı, mağdur çocuğun beyan ve görüntülerinin kayda alınacağı, kovuşturma evresinde ise ancak maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından mağdur çocuğun beyanının alınması veya başkaca bir işlem yapılmasında zorunluluk bulunması hâlinde bu işlemin mahkeme veya görevlendireceği naip hâkim tarafından bu merkezlerde uzmanlar aracılığıyla yerine getirileceğinin düzenlendiği, CMK'da yapılan düzenlemelerin bu suçların mağduru olan çocukların korunabilmesi için mümkün olduğunca mahkeme huzuruna çıkarılmasının engellenmesine yönelik olduğu ancak maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için zorunluluk hâllerinde tekrar beyanlarının alınmasına izin verdiği, Mahkememizin bozma öncesi ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dava dosyasında 19.12.2018 tarihli ilk celsede CMK'nın 210. maddesi dikkâte alınarak, mağdurun o tarihteki yaşı sebebiyle CMK'nın 236. maddesindeki usullere uygun şekilde sosyal hizmet uzmanı eşliğinde adli görüşme odasında hazır edilerek duruşmaya bağlandığı, bu şekilde beyanlarının alındığı, mağdurenin soruşturma aşamasında alınan beyanı, kovuşturma aşamasında alınan bu beyanları ve olaydan sonra sanık tarafından mağdureye gönderilen telefon mesajları hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eylemlerinin sübutu açısından herhangi bir şüphenin kalmadığı..." gerekçesiyle bozma kararına direnerek sanığın önceki hüküm gibi mahkûmiyetine karar vermiştir.
    Direnme kararına konu bu hükmün de katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekili ile sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.10.2021 tarihli ve 92801 sayılı onama istekli tebliğnamesi ile dosya, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 19.01.2022 tarih ve 25849-471 sayı ile direnme kararının yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş anılan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    II. UYUŞMAZLIK KONUSU VE ÖN SORUN
    İlk Derece Mahkemesi ile Özel Daire arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında çocuğun basit cinsel istismarı suçu bakımından eksik araştırma ile hüküm kurulup kurulmadığının belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 27. maddesi uyarınca öncelikle; İlk Derece Mahkemesi kararının yeni hüküm niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
    III. ÖN SORUNA İLİŞKİN BİLGİLER
    İncelenen dosya kapsamından;
    İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında katılan mağdura yönelik çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf istemi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verildiği temyiz üzerine dosyayı inceleyen Özel Dairece CMK’nın 210 ve 217. maddeleri göz önüne alınarak olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurun duruşmaya getirtilerek iddiaya konu 27.08.2018 tarihli istismar eylemiyle ilgili detaylı ifadesinin alınması gerektiğinin gözetilmesi isabetsizliğinden hükmün bozulmasına karar verilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesince katılan mağdur vekiline duruşma gün ve saatini bildirir tebligatın yapıldığı, katılan mağdurun dinlenilmediği ve 31.03.2021 tarihli ilk celsede bozma kararına direnilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
    IV. GEREKÇE
    Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi;
    a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,
    b) Bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak,
    c) Bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak,
    d) Önceki kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak,
    Suretiyle verilen hüküm, direnme kararı olmayıp yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi hâlinde ise incelemenin Yargıtayın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir.
    Ön Soruna İlişkin Hukuki Değerlendirme
    İlk Derece Mahkemesinin direnme kararında, önceki hükümde yer almayan CMK'nın 210 ve 236/2-5. maddelerinde düzenlenen usul işlemlerine yer verilerek mağdurun yeniden dinlenilmesine yer olmadığı yönündeki yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurulduğu anlaşılmış olup, bu yeni hükmün doğrudan Ceza Genel Kurulunca ele alınması mümkün olmadığından, dosyanın temyiz incelemesi yapılması için Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.
    Ulaşılan sonuca göre esas uyuşmazlık konusu değerlendirilmemiştir.
    V. KARAR
    Açıklanan nedenlerle;
    İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2021 tarihli ve 25-100 sayılı kararı yeni hüküm niteliğinde olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!