Anahtar kelimeler: Rize Samsun Kesinlik Şartı Eksiklikleri Sayisi Esastan Adliye Hazırlanan Davacılar

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.KARAR
: İstinaf başvurusunun esastan reddineİLK DERECE MAHKEMESİ
: Rize 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A R3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-A maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, Rize ili Merkez ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 802 parsel sayılı 5.062,31 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1734 ada 75 parsel numarasıyla ve 3.664,66 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı Sınırlı Sorumlu Rize Modern Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi adına tapuda kayıtlı bulunan eski 668 parsel sayılı 4.077,21 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 1734 ada 77 parsel numarasıyla ve 3.772,30 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkilleri adına kayıtlı taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini, eksikliğin davalı Sınırlı Sorumlu Rize Modern Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi adına kayıtlı taşınmaz ile sınırındaki yoldan kaynaklandığını ileri sürerek dava açmıştır.Davalı Sınırlı Sorumlu Rize Modern Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi vekili cevap dilekçesinde; davacılar adına kayıtlı taşınmazın müvekkilinin taşınmazına kaymasının söz konusu olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaz ve çevresinde müvekkili kurum tarafından açılmış bir imar yolunun bulunmadığını, iddia edilen taşıt yolunun müvekkili kurum tarafından yapılmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; mülkiyeti Hazineye ait yolların zilyetlik, imar ihya gibi nedenlerle özel mülkiyete konu edilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dava konusu taşınmazın yenileme çalışmaları sonucu tapu alanının azalmasının nedeninin günümüz teknolojisi ile yapılan ölçü ve hesaplama yöntemlerinin, kadastro yapım aşamasında kullanılan ölçü ve hesaplama yöntemlerine göre hassasiyet derecesinin daha yüksek olmasından kaynaklandığı, yenileme çalışmalarının tekniğine ve mevzuatına uygun olarak yapıldığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, çekişmeli taşınmazlara yönelik tesis kadastro tespitinin 1956 yılında yapılmasına, teknik bilirkişinin raporunda paftaların grafik yöntem ile üretildiğini açıklamasına, taşınmazların tesis kadastro tespit tarihine en yakın hava fotoğrafı olan 1956 yılına ait hava fotoğrafının incelenmesinde, çekişmeli 1734 ada 75 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide yeşil renk ile çizilen sınırlarının ve yolun olduğunun belirlenmesine, 1734 ada 77 parselin ise kadastro paftasında çizilen sınırlar ile uygulama kadastrosu sırasında çizilen sınırların birbirleri ile uyumlu olduğunun belirlenmesine göre, tesis kadastrosu sırasında sınırlandırma hatası yapıldığı, yapılan bu sınırlandırma hatasının ise uygulama kadastrosu sırasında düzeltildiğinin teknik bilirkişi raporu ile belirlenmesine göre, mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı" belirtilerek, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına, çekişmeli 1734 ada 75 parsel sayılı taşınmazın batı sınırında bulunan yol ve yoldan sonra gelen 1745 ada 13 parsel sayılı taşınmazın dava konusu edilmediğinin anlaşılmasına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.S O N U Ç
: Açıklanan nedenlerle;Temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz edenden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.